bu konuda fikrin mi var? buraya entry ekle. üye ol
  1. 1.
    insanları insandan soğutan en önemli nedenlerdendir. birine ne kadar çok değer verirseniz o kadar uzaklaşır sizden. o kadar vazgeçilmez, bir o kadar değerli , üstün nitelikli bulur kendini. siz onu anlamaya çalıştıkça kendini dünyanın merkezine koyar.

    çocuk gibi şımarma, peşinden koşturmaları huy edinmeye başlar. yeri gelir hakarete varan sözler söyler. eğer siz melek değilseniz yeter be diyerek uzaklaşırsınız bir nevi kutsadığınız insandan. bir yandan da düşünmeden edemezsiniz; acaba benim yüzümden mi böyle oldu?
    kim bilir...

    belki de siz onu yükseltmek için durdugunuz yeri kazıp ona kuleler yapmasaydınız o kişi o kadar yükseğe çıkmayacak siz de çukurda bulmayacaktınız kendinizi.
    7 -2 ... parantez
  2. 2.
    insan tabiatının acı çektiren bir özelliği maalesef. sevdikleriniz yüzünüze bakmıyor ama sevginizden kör olan gözünüz çevrenizde sizi gerçekten sevenleri de göremiyor, onlara acı çektiriyorsunuz. etme bulma dünyası. kendisine verdiğiniz değere karşılık göstermeyenin de aynı duruma düşeceğine emin olabilirsiniz.
    ... serbest radikal
  3. 3.
    çoğu insanın tutamadığı bir egodur şımarmak, gaza gelmek. kedinin uzanamadığı ciğere mundar dedidiği gibi ciğerinde kediye karşı aynı tutumu takınmasıdır kendini bir şey sanmak. sanki seni sadece kedi yiyecek. haberi yokki akşama rakının yanına meze olacağından.. bari seni gerçek isteyene git. ama gitmez. git be ciğerim. uğraştırma. kediyi de küstürme işte.

    bir de bunun boklu hikayesi var ama işin bokunu çıkarmadan gerekli bkz ile olayı aydınlatmak lazım;

    (bkz: kendini bir bok zannedip tuvalete atlamak)
    2 -1 ... kechi
  4. 4.
    alışmadık götte, don durmadığının kanıtıdır. o kişiyi, adam yerine koyan olmamıştır, o ana dek. hattâ, sizden sonra "vay be! böyle kaliteli, mütevazı biriyle birlikte olduysa, bu insan bir bok olmalı" diyen ve onu gerçekten bir bok sananlar da çıkacaktır. prim yapmıştır çünkü.

    bunlar, defolu insanlardır. defosuz aramayayım, o da bir insandır dersiniz. vasıf denilen şeyleri de yoktur. bataklıktır bunlar. çıkmak istedikçe, batarsınız. şimdi, böyle bir insan, daha önce yüklenmediği bir değeri, ne kadar kaldırabilir? daha önce başına gelmemiş ki, görmemiş ki. değer verilmişlerin, sonradan görmesidir işte.

    acilen, eski haline döndürülmesi gerekir. sinirlere, insan psikolojisine zararlıdır bu embesiller.
    2 ... sandalye
  5. 5.
    "çok değer verme ki kendini bir şey sanmasın" sonucu çıkan yargı, doğru mudur, doğrudur.
    2 ... cnnturk
  6. 6.
    "bir şey " viyası yerine degerli sanmak kelimesi konursa deger yerini bulmuştur .
    1 ... misses eko le pew
  7. 7.
    (bkz: insana gerektiğinden fazla değer vermek)
    1 ... parantez
  8. 8.
    (bkz: hak etmek)
    (bkz: değer)
    (bkz: değer vermek)

    (bkz: insana verdiğin değeri gereğinden fazla sanmak)
    (bkz: zaten vermen gerekeni verirsin ki)

    o değeri bir şekilde hak etmiştir bu "değmez" denen insan.
    ... brunglace
  9. 9.
    düşülebilecek en büyük hatalardan biridir. öyle ki insanlar artık eskisi gibi değil. ya da hep böyleydiler ben yeni yeni farkına varıyorum. öyle bir çakallıktır ki almış başını gidiyor. birbirini sınamayı çok sever hale geldik afarkına varmadan. çok değerliymiş gibi davranıp ardından göt üstü bırakmaya bayılanlarımız tahminimizden çok daha fazla. hiç beklemediğiniz bir anda bütün hatalarınızı alışveriş listesi gibi madde madde anlatan bir kağıtla karşılaşmak istemiyorsanız temkinli olmanızı tavsiye ediyorum şiddetle.
    2 ... yavuzum
  10. 10.
    kendi değerinin bilincinde olmayanlar, daha önce hiç kimseden görmediği ilgiyi bir kişiden gördüklerinde önce bir afallar, belki sevinir, biraz şımarırlar.

    karşısındakini şımartmaktan hoşlanan kişi ise önceleri bu durumdan rahatsız olmaz lakin bi zaman sonra artan kapris ve isteklerden, dile getirilen memnuniyetsizliklerden bunalabilir, ilk zamanlar gösterdiği ilgi ve alakanın yarısını dahi gösteremez hale gelebilir.

    hep fazlasını isteyen ise; daha öncesinde hiç görmediği değeri kendisine veren, fikrini her daim soran, isteklerini yerine getirmeye çalışan, sevgisini dile getirmekten kaçınmayan kişiyi önceleri el üstünde tutar ama sonraları bunlar ona yetmeyecektir.

    kendisine gösterilen değer, ona sorsanız zaten olması gereken olarak tanımlanır. karşısındaki bir adım geriye gitse, bunun hesabını, onu üzerek ve kırarak ona sormaktan çekinmez. kendi yaşamına uyması gerektiğini düşündüğü kişinin fikirlerini umursamaz, bilmeden de olsa onun kendini değersiz hissetmesine yol açar. bunu paylaşırsa oldu ya karşı taraf kendisiyle, laf dönüp dolaşıp gene kendi şikayetlerine gelir.

    bir zaman sonra belki bunları bahane edip terkeden kendi olacak, hatta karşısındaki bu ayrılık fikrine itiraz etmez ise verdiği kararla gurur duyacak, kibiri ona bir çok şeyi unutturacak ama gene sonunda kafayı taşa vuran kendi olacaktır.

    eğer ki hep daha fazlasını arar ve bulamaz ise geçmişini, kendisini el üstünde tutanı özleyecek; hatasının bedelini ise gelecekte, belki çok sevdiği ama kendisine fazla değer vermeyen birine katlanarak öder.
    8 ... siyahdalya