1. 1.
    (bkz: şaşkın kemal)

    nasıl oldu bende bilmiyorum ehli mümin kardeşlerim. geçenlerde iş çıkışı aradı bizim mustafa , "qanqa bu akşam içelim mi" dedi.

    ben de, "iyi fikir bro, hep solcular mı içecek az da biz içek la" deyip kabul ettim tabi. her neyse, buluşma saatini ayarladık.

    ben eve geçip hazırlık yaptım fular takıp , sakal tıraşı oldum top sakal yaptım ama. eski, pis, yırtılmış elbiselerimi giydim tabi, solcu zannedilmem gerekiyor zira.

    ayıp lan. çıktım evden sonra. aradım mustafa' yı "qanqa kemal de takıldı peşime ya, gitmiyor pezo" dedi. hanımı terk etti kemal'i, karşı komşunun oğlu ile kaçtı çok içiyor diye. çocuğu da buna bıraktı tabi.

    sinirlendim ben. "çabuk başından def et o karısına bile sahip çıkamayan sünepeyi" diye mesaj atıp çıktım yola.

    mekan belli tabi, girdim içeri fakat o da ne. bizim sünepe kemal de gelmiş oğlu da yanında. "qanqa hoş geldin" dedim asabi bir şekilde, hani anlar da gider diye. nerdee, bizim kemal sofraya çöreklenmiş amk.

    "ya sabır" dedim. mustafa duruma uyandı tabi. "boş ver qanqa içelim biz" dedi. açtık sahte rakımızı mecburen.

    bir iki kadeh yuvarladık o ara. kafamda güzel oldu. az da zehirlenmişim ama. o ara kafamı kaldırdım ne göreyim, kemal oğluna da rakı kadehi koymuş içiriyor.

    "lan halisünasyon mu görüyom, bi daha ucuz diye sahte rakı içmeyeceğim" dedim mustafa duymuş. "yok qanqa yok, kemal çocuğa da içiriyor" desi.

    beynimden vurulmuşa döndüm lan, kalktım ayağa aldım kemal'i elime "lan sen bacak kadar çocuğa nasıl alkol kullandırırsın" deyip başladım tokatlamaya.

    "farketmez abi bokunu yiyim vurma" diye başladı yalvarmaya. sonra kazım girdi araya, mustafa ölmüş o ara sahte rakıdan.

    "değmez farketmez bu pzvenk için elini kana bulama" dedi. çocuğu da ağlamaya başlayınca üzüldüm bu kez. "gel koçum" deyip boğma rakı alığ içtik beraber sonra. evet.
    2 -13 ... frktmz krds frktmz