1. 1.
    o zamanın istanbul fahişeleri de ingiliz kucağına oturup şampanya içerken bu annelerimizi "köylü, çomar" diye aşağılamaya kalkıyordu.

    kadere bak ki o fahişelerin torunları bugün kadıköyde izmirde oturup nenelerinin aşağıladığı nenelerimizin emeklerine konup o nenelerin torunu bizleri aşağılamaya kalkıyor.

    ama bu sefer Anadolu halkı artık sadece can veren değil artık ülkeye yön veren oldu yön veren.
    artık bizim kanımızla bize yukarıdan bakan monşerler yönetmiyor bizi
    bizimmmmm gibi rizeli bir abimiz yönetiyor
    biz ölürken şampanya partileri yapan değil camide gözü yaşlı kur'an okuyan bir adam yönetiyor bu ülkeyi.

    elhamdülillah..
    6 -7 ... telefoncu ekrem
  2. 2.
    hiçbirisi de mini etekli ya da taytlı olmayan, başörtülü şalvarlı mütedeyyin imanlı annelerdir. kafelerde restoranlarda "mustafa kemal'in askerleriyiz" diye twit atan boya, fondöten ve allık dükkanı misali dolaşan kozmetik anneler gibi değillerdir. o annelerin çocukları eksiler şimdi.
    çanakkale de cepheye mermi taşıyan anneler
    6 -3 ... zall bana hep abi der
  3. 3.
    hebsi ummedcidir müslümandır allahualem.

    Allah onlardan raazi olsun.
    1 ... kazangap
  4. 4.
    mini etekli değillermiş. o dönemde en modern batı ülkesinde bile kimse mini etekli değildi. günün koşulları ne gerektiriyorsa o giyiliyordu. hala da öyle.
    işte o yüzden bu devirde 7. yüzyıldan kalma iğrenç kıyafetlerin giyilmesi tuhaf ya.
    5 -3 ... strawberry blonde
  5. 5.
    Günün koşulları mini etek giymeyi nasıl engeller anlayabilmiş değilim. Havalar daha mı soğuk oluyormuş ki acaba o zamanlar. düşündürücü.
    1 -3 ... shezofren
  6. 6.
    çanakkale savaşı nizami savaştır ordu destek kıt'alarına sahipti ,lojistik tamdı .

    askeri (özel) mühimmat ve teçhizat levazım birliklerince cepheye ulaştırılıyordu ..

    savaş bölgesine ve sevkıyat hattı ''Silahlı kuvvetlerde, personel, silah, araç, yiyecek vb. ikmal maddelerinin, stratejik ve taktik amaçlarla bir yerden başka bir yere gönderilmesi '' yalnızca askeri birlikler yada yetkili milis kuvvetlerince yapılıyordu ki milislerde çoğunlukla üniforma giyiyordu .

    savaş bölgesi sivilden arındırılmış ve sivilin girmesi yasaktı giren casus suçlaması ile gözaltına alınıyordu .
    (ara not; çanakkale'de sivil savaşçı yada lojistik destek yoktu devleti aliyye ordusu tamamen teçhiz bir ordu idi ve yine tamamen emir komuta zinciri hakimdi)

    devleti aliyye baş komutanlığı ve harbiye nazırlığı 1. dünya savaşında (paylaşım savaşı 1914-1918) kafkaslardan galiçya'ya çanakkale'den yemen'e ,ırak'tan mısır'a ve balkanlara kadar dev bir cephede savaşmakta idi.

    yani devleti aliye ordusu tam tekmili bir ordu idi.

    ufak tefek sivil yardımlarını inkar edecek değilim ama sözlükteki cahillerin ne menem bir aymazlık içinde olduklarını da yazalım da inanan çıkar bende prim alır yalandan vatansever görünürüm olayı olduğunu görelim.
    burada ki olay erzurum 1978 ve sonrası sivil savaş olayı da değildir o dönemde ordu bozulmuş ruslar karşılık görmeden erzurum ve trabzon'a kadar gelmişlerdi . ordu ancak yerel jandarma ve milis şeklinde lokal savunmaya geçti sivillerde rus ordusuna karşı çete savaşına girişti.

    gelelim fotoğraflara o fotoğraflar mustafa kemal önderliğinde başlayan şanlı milli mücadeleye yardıma koşan ve kuvayı milliye 'nin birliklerine destek olan yüce anadolu kadınlarının fotoğraflarıdır .

    burada bunu yani sözlükte defalarca-yazdım en büyük kadın sevkıyat kafileleri de kastamonu-çankırı hattında idi, hepsini saygı ile anıyorum.

    mustafa kemal'in ''köylü milletin efendisidir '' sözünün ,övgüsünün temeli de o köylü kadınlar ve ergen çocuklar eli ayağı azda olsa hala tutan savaşa gidemeyecek(katılamayacak) durumda olan ama sivil sevkıyat katılan yaşlı erkeklerdir.

    o kafilelerden biri (kastamonu-ılgaz hattında ) , fransa'nın güneydoğu ve adana'dan çekilmesine sebebiyet vermiştir.(fransız ateşe militerinin gözlemi ,kastamonu -çankrı hattı) ..

    bilip bilmeden laf olsun torba dolsun ona buna bok atalım bak köylüyü aşağılıyorlar yalanına sarılalım diyen sığırlara ''itlaf '' olunur.

    o fotoğraflar mustafa kemal'in '' kadın askerlerinin '' kuvayı milliye'nin analarının ,yunan karşı çatışan düzensiz vatansever türk çetelerin çetecilerini kız kardeşlerinin fotoğraflarıdır.

    içlerinden kara fatma'yı ve nicesini çıkarttılar.

    o sırada dinci-islamcı hilafet yanlıları ve payitahtın sahibi vahdettin o kadınların yani ninelerimizin mermi taşıdığı kuvayı milliye'ye vatan haini yunan ordusuna ise hilafet ordusu diyordu.

    şimdi kalkmış basur memem kadar beyni olan şeref yoksunları yalana yalan katıp cumhuriyet tarihini lekeleyip yalan tarih yapmaya çalışıyor lar ..
    ,
    ama ne fayda burada biz varız gerçek vatanseverler gerçek kuvayı milliye , sahte kuvva öso değil ..

    yaşasın cumhuriyet ,geçit yok.
    6 -2 ... baris hemen simdi
  7. 7.
    Yok öyle şey nereden çıkardınız?
    Sakallı cübbeli evliyalar mermiye mi ihtiyaç duyacak?
    Çanakkale savaşını beyaz sarıklı erenler kazandı.
    2 ... thebiggraywolf
  8. 8.
    ben direkt merkezden dalayım:

    bu fotografları buraya koyup
    ---...ağzında kelime-i şehadetle şehit olan anadolu köylüsü...
    versus
    --.....istanbul fahişeleriiiii, ingiliz kucağına oturup şampanya içenleerrr.....
    karşıtlığını yaratmanın maksadı ne?

    maksadı şu: anadolu köylüsü feci şekilde istanbul'u yağmalıyor.. çalıp çırpıyor.. bu tarz karşıtlıklar köylünün bu yağmaya itiraz eden şehirliye

    --sen sus! bu ülke bizim! bu ülkeyi biz kurduk! kurtuluş savaşında biz şehit olduk!! düşmanı biz kovduk.. bu ülkenin esas sahibi biziz.. sen misafirsin!! senin söz hakkın yok!!

    demesidir..

    köylünün iddiası doğru mu? değil..

    köylü türkiye'yi istila eden yunan ordularını davul-zurnayla karşılamış, mavi-beyaza boyanmış koyunlar kurban etmiştir.. direnişi organize etmeye çalışan türk subayları bir çok köyde linç edilerek öldürülmüştür..

    rahmi apak'ın "istiklal savaşında garp cephesi nasıl kuruldu" isimli kitabının 77.ci sayfasından bir resimaltı yazısı:

    "....makinalı tüfek bölüğü komutanı yüzbaşı nihat ok (selanikli nihat) bursadan eskişehire dağlardan çekilirken köylüler öldürmesin diye bu kıyafete girmişti...."

    köylü türk askerini gördüğü yerde parçalıyordu...

    pekii, biz istiklal savaşını nasıl kazandık?

    çünkü yunan askeri batı anadolu'ya yerleştikten sonra köylünün karısına-kızına-tarlasına sarkmaya başladı.. köylü taraf değiştirmek zorunda kaldı...

    kurtuluş savaşında en az hissesi olan grup köylüdür...

    kurtuluş savaşı tamamen istanbullular ve balkan göçmenleri tarafından organize edilmiştir. yoksa iş köylüye kalsaydı bugün hepimizin adı hristoydu..

    son not 1: ingiliz/amerikan kucağında kimlerin oturduğu

    "bağdat a ilk amerikan bombası düştüğünde amerika'dan paramızı isteriz"

    cümleciğinden anlaşılabilir...

    son not 2: fotograf tabii ki kurtuluş savaşından.. yobaz gine yalan söylemiş...

    o kadınların sırtlarında mermi taşıması bazı yüksek ideallerden değil. yunan mikiyle kendi aralarında duran tek şeyin atatürk'ün örgütlediği direniş olduğunu bilmelerinden....

    amk köylüleri...
    her yeriniz yalan...
    11 -3 ... arbutus unedo
  9. 9.
    Sende haklısın boya küpü Atatürkçü düşünce derneğinde ki kokonolar taşıdı mermiyi.
    -6 ... napacuhh
  10. 10.
    --spoiler--
    o zamanın istanbul fahişeleri de ingiliz kucağına oturup şampanya içerken...
    --spoiler--

    bunu yazan bir troll it.
    lakin çomarların genel anlamda fikriyatı bu yönde.

    bakın gençler, yesari asım arsoy'un bir şarkısı var.
    biz çamlıcanın üç gülüyüz,
    Aşk bahçesinin bülbülüyüz
    Dillerde gezer söyleniriz
    Gamsız yaşarız eğleniriz
    Yalnız gezene söz atarız
    Naz eyleyene biz çatarız
    Bin bir kokulu gül satarız
    Vallahi cana can katarız...

    biliyor musunuz bu şarkıyı???

    çamlıca'nın 3 gülü'nün hikayesini biliyor musunuz?

    işte sizin ingiliz kucağına oturdu dediğiniz istanbul fahişesi olarak nitelendirdiğiniz kadınlar onlar.

    onlar karakol örgütü üyesiydi.
    evet ingiliz kucağına oturdular.
    ama vatan için, millet için oturdular.

    onların elde ettiği istihbaratla karakol örgütü kaç silah deposu bastı, anadolu'ya kaç mavna dolusu cephane kaçırıldı haberiniz var mı?

    merak edeniniz varsa hıfzı topuz'un "çamlıca'nın üç gülü" adlı romanını okusun.
    çanakkale de cepheye mermi taşıyan anneler

    biz kurtuluş savaşını kadınımızla, erkeğimizle, pezevengimizle, orospumuzla verdik amına koyduğumun çomarları.

    yetmedi mi?

    karakol örgütü üyesi rus kontesi vera hanım'ımız vardı bizim.
    biricik aşkı üsteğmen edirneli salih için neler yaptı o kadın biliyor musunuz?
    alın okuyun sikik çomarlar;
    (bkz: karakol cemiyeti üyesi rus kontesi vera hanım/#41093460)

    orospumuzla, aşuftemizle, başı açık, başı kapalı, kara çarşaflı bir millet olarak bir bütün olarak bir vatan kurtardık biz.

    siz nasıl bir orospu çocuğusunuz çok merak ediyorum?
    14 -2 ... tengir budun