deprem

628.
  • ankara’da ilkinde uyanıp, ne oluyor derken ikincisiyle iyi bir cevap veren deprem(ler). 3 kere oldu. Tekrarlaması korkutan şeylerden biri.

    odamda asla yamuk durmayacak olan bir tabloyu yamuk gördüğümde emin oldum. ağır bir tablo, hemen eğilmezdi. köpeğimi yanıma alıp evdekileri uyandırdım. köpeğim herkes uyandığı için mutlu oldu. ama herkes deprem mi oluyor, olabilir diyerek geri uyudu.

    nasıl ya.
    1 0 ...
  • Hani porno filmlerinde adamın ellerini bağlayıp onun gözü önünde manitasina kitlerler ya, hani bunu da ona izletirler ya, hani zavallı adam da hiçbir şey yapamayip çaresizce tüm olup biteni izler ya, hani izlerken hiç ses cikartamaz ya, hani tüm olanları kabullenip sineye çeker ya, heh işte o sikine kilit vurulmuş adam gibiyiz AMK. Bize, bu halka müstahak.
    3 0 ...
  • bence almanya'yı örnek alarak yapılan proje. okula gitmezse çeteler kurabilecek ve gettolar oluşturabilecek yüzbinlerce suriyeli çocuk var.
    bu arada suriyelilerin okul öncesinde okullaşma oranı yüzde 33,59.

    https://www.aa.com.tr/tr/...rtalamasini-gecti/1468778
    0 0 ...
  • Geçen yıl ilk çıktığı zamanki izleyişimde çok saçma bulup 10 dakika bile izlememiştim ama tekrar izlemeye başlayıp 1.sezonunu son 24 saat içinde bitirdim. Bu tamamen benim işsizliğimle de alakalı olabilir çünkü dizide sürükleyicilik ya da merak unsuru hiç yok. olabildiğince seks ve liseli içerdiği için ergen dizisi olarak görülüyor ama kesinlikle bir ergen dizisi değil. Vakit geçirmelik hoş bir dizi, fazlası ya da eksiği değil.
    1 0 ...
  • Prim kasmak icin baslik acmissin. Kendini reklam ediyorsun. Amacin kurtulmak olsa gidersin emniyete yada savciliga bu kadar basit. Burda atip tutmazsin. Demekki seninde vermeye niyetin varda iste nazlaniyorsun. Versemmi vermesemmi durumlari.
    4 1 ...
  • Eder aslında. Ama işte yanlış zaman yanlış insan. Doğru insan bulabileceğimiz de belli değil.

    Ya o değil de arkadaşlar bugün çok güzel bir gün geçirdim. Ve şu an şöyle düşünüyorum seveceksen dibine kadar nefret edeceksen de dibine kadar edeceksin. Yani böyle iliklerine kadar hissedeceksin o duyguyu. Severiz böyle salaklıkları.
    5 0 ...
  • “Sevgili Bilge, bana bir mektup yazmış olsaydın, ben de sana cevap vermiş olsaydım. Ya da son buluşmamızda büyük bir fırtına kopmuş olsaydı aramızda ve birçok söz yarım kalsaydı, birçok mesele çözüme bağlanamadan büyük bir öfke ve şiddet içinde ayrılmış olsaydık da yazmak, anlatmak, birbirini seven iki insan olarak konuşmak kaçınılmaz olsaydı. Sana, durup dururken yazmak zorunda kalmasaydım. Bütün meselelerden kaçtığım gibi uzaklaşmasaydım senden de.

    insanları, eski karıma yapmış olduğum gibi, büyük bir boşluk içinde
    bırakmasaydım. Kendimden de kaçıyorum gibi beylik bir ifadenin içine
    düşmeseydim. Bu mektubu çok karışık hisler içinde yazıyorum gibi basmakalıp sözlere başvurmak zorunda kalmasaydım. Ne olurdu, bazı sözleri hiç söylememiş olsaydım; ya da bazı sözleri hiç söylememek için kesin kararlar almamış olsaydım. Sana diyebilseydim ki, durum çok ciddi Bilge, aklını başına topla.

    Ben iyi değilim Bilge, seni son gördüğüm günden beri gözüme uyku girmiyor diyebilseydim. Gerçekten de o günden beri gözüme uyku girmeseydi. Hiç olmazsa arkamda kalan bütün köprüleri yıktım ve şimdi de geri dönmek istiyorum, ya da dönüyorum cinsinden bir yenilgiye sığınabilseydim. Kendime, söyleyecek söz bırakmadım. Kuvvetimi büyütmüşüm gözümde. Aslında bakılırsa, bu sözleri kullanmayı ya da böyle bir mektup yazmayı bile, ne sen ne aşk ne de hiçbir şey olmadığı günlerde kendime yasaklamıştım. Sen, aşk ve her şeyin olduğu günlerde böyle kararlar alınamazdı. Yaşamış birinin ölü yargılarıydı bu
    kararlar. Şimdi her satırı, “bu satırı da neden yazdım?” diyerek öfkeyle bir öncekine ekliyorum. Aziz varlığımı son dakikasına kadar aynı görüşle ayakta tutmak gibi bir görevim olduğunu hissediyorum. Çünkü başka türlü bir davranışım, benimle küçük de olsa bir ilişki kurmuş, benimle az da olsa ilgilenmiş insanlarca yadırganacaktır. Oysa, sevgili Bilge, aziz varlığımı artık ara sıra kaybettiğim oluyor. Fakat yaralı aklım, henüz gidecek bir ülke bulamadığı için bana dönüyor şimdilik. Biliyorum ki, bu akıl beni bütünüyle terk edinceye kadar gidip gelen aziz varlık masalına kimse inanmayacaktır.

    Bazı insanlar bazı şeyleri hayatlarıyla değil, ölümleriyle ortaya koymak
    durumundadır. Bu bir çeşit alın yazısıdır. Bu alın yazısı da başkaları
    tarafından okunamazsa hem ölünür ve hem de dünya bu ölümün anlamını bilmez; bu da bir alın yazısıdır ve en acıklı olanıdır. Bir alın yazısı da ölümün anlamını bilerek, ona bu anlamı vermesini beceremeden ölmektir ki, bazı müelliflere göre bu durum daha acıklıdır. Ben ölmek istemiyorum. Yaşamak ve herkesin burnundan getirmek istiyorum.

    Bu nedenle, sevgili Bilge, mutlak bir yalnızlığa mahkum edildim. (insanların kendilerini korumak için sonsuz düzenleri var. Durup dururken insanlara saldırdım ve onların korunma içgüdülerini geliştirdim.) Hiç kimseyi görmüyorum. Albay da artık benden çekiniyor. Ona bağırıyorum. (Bütün bunları yazarken hissediyorum ki, bu satırları okuyunca bana biraz acıyacaksın. Fakat bunlar yazı, sevgili Bilge; kötülüğüm, kelimelerin arasında kayboluyor.)

    Geçen sabah erkenden albayıma gittim. Bugün sabahtan akşama kadar
    radyo dinleyeceğiz, dedim. Bir süre sonra sıkıldı. (insandır elbette
    sıkılacak. Benim gibi bir canavar değil ki.) Bunun üzerine onu zayıf
    bulduğumu, benimle birlikte bulunmaya hakkı olmadığını yüzüne bağırdım. (Ben yalnız kalmalıyım. Başka çarem yok.)”
    3 0 ...
  • selam...
    naber?

    libya'ya asker gönderilmesi, türkiye'nin libya'ya müdahalesinin en büyük destekçisi olarak sevgili cumhurbaşkanımıza soruyorum.

    pazar günü berlin'de libya konferansı vardı;
    (bkz: 19 ocak 2020 berlin libya konferansı)

    pazar gününden beri ne oldu?

    berlin'deki konferansta ateşkes kararı alındı.
    taraflar silahları bırakacaktı, uluslararası gözlemciler libya'ya gideceklerdi.

    buraya kadar okeyiz...

    fakat pazar gününden beri, hatta pazar günü konferans devam ederken dahi hafter güçleri saldırılarına devam ettiler.

    bugün de trablus havalimanına füze atmışlar hatta.

    hacı abi sen ne iş yapıyorsun?
    siz hayırdır ya?

    libya'da meşru hükümeti destekliyoruz.
    barışa yanlı olan taraf biziz.
    ateşkes kurallarına riayet ediyoruz.

    abicim sen napıyorsun? uyuyor musun?
    karşı taraftaki terörist köpek ateşkesi bozuyor, sürekli saldırıyor.
    çıksana meydana, dünyayı ayağa kaldırsana.

    hafter itine ultimatom verip, "tek bir silah patlarsa kafanıza bomba yağdırırım" desene.

    sen hayırdır ya?
    hani milli menfaatler, hani doğu akdeniz politikamız? hani kırmızı çizgilerimiz?

    barış pınarı harekatı'nda zafere giden ordumuzu durdurdun, teröristlerle ateşkes yaptın şimdi de libya ve doğu akdeniz politikamızı pasifize mi ediyorsun?
    terörist hafter ile masaya oturmaya mı hazırlanıyorsun?

    ben doğu akdeniz'in ve dahi avrupa'nın en güçlü ordusuna sahibim.
    sen neden böyle pasifsin?
    hafter saldırıyor, tayyip bakıyor resmen.
    yazıklar olsun sana.

    ey türk milleti, ey ümmeti muhammed!!!
    bilin ki libya'da meşru hükümeti ve libya'daki osmanlı bakiyesi türklerin haklarını belgelerle, yazılarla şu ülkede tengir budun'dan başka samimi olarak savunan yoktur.

    bazıları uyumaya ve milleti uyutmaya çalışsa da, ben savunmaya devam edeceğim libya'daki ve doğu akdeniz'deki haklarımızı.
    7 2 ...
  • En sonunda şunu da dediniz ya helal olsun lan size karakterinizi sikeyim sizin.
    Hayvan ve insan kıyası nedir olum bide türk kızı falan demişsiniz.
    Ayıp lan biraz edep biraz karakterli,ahlaklı olun bazı şeylerin şakası yapılmaz ya hani buda öyle bişey.
    6 0 ...
  • devletin resmi kurumlarının, resmi belgeleri ile ortaya çıkan yardımdır.

    milli eğitim bakanlığının bir projesi var.

    projenin adı: suriyeli çocukların türk eğitim sistemine entegrasyonunun desteklenmesi projesi. kısaca pictes deniyor buna. (kısaltması piçleri desteklemek galiba, bana öyle geldi)
    çocuğu okula giden suriyelilere para yardımı

    bu proje kapsamında çocukları okula gidecek suriyelilere çocukları okula kaydolduğunda 470 tl ödeniyor.
    bitmedi, çocuklar okula gittiği sürece de aylık 235 tl ödeniyor.
    çocuğu okula giden suriyelilere para yardımı

    milli eğitim bakanlığı sitesi kaynak;
    https://www.meb.gov.tr/su...is-birligi/haber/17688/tr

    ne güzel lan.
    sen vatanını bırak gel milletin memleketine çök.
    hastanesinden, postanesinden her türlü imkanından bir güzel faydalan.
    tavşan gibi üre, çocuk yap.

    sonra çocuğunu okula göndermen için de sana para versinler...

    ne güzel iş lan.

    ayrıca türk eğitim sistemine entegrasyon diyor. yani bu pislikler sisteme entegre edilecek ve kalıcı olacaklar. avrupa birliği de bunu, yani türkiye'nin demografik yapısının resmen değiştirilmesini destekliyor.

    zerre hakkım varsa haram olsun.
    sadece bunlara değil, bunları ülkeme getirene ve bunları türkiye vatandaşlarından üstün tutup bunlara ayrımcılık, kıyak yapanlara da hakkım her zerresine kadar haram zıkkım olsun.

    evindeki doğalgaz faturasını, elektrik faturasını ödeyemeyen çomarlar gelip şimdi bu projeyi desteklerler tiyniyetsiz utanmazlar.
    17 2 ...