• yaklaşık 1 yıllık yazar hayatımda fark ettiğim ve şahsımı üzen berbat bir durum. tamam sözlükte açılan başlıklar saçma olabilir, ne bileyim girilen entrylerin yarısından çoğu abazan entrysi de olabilir. lakin katılımın bu kadar düşük olması gerçekten düşündürücü. sözlükte alabileceğiniz beğeni sayısı en fazla 50. o da çok çok iyi bir entry girdiyseniz veya katılımın maksimum seviyede olduğu saniyelerde entry girdiyseniz... bu sözlük niye böyle diye düşünmüyor değilim. inci sözlük'e bakıyorum tamam troll yuvası diyoruz dalga geçiyoruz ama oradaki katılım bizim sözlüğün 10-15 katı. ekşi sözlük'ü hiç saymıyorum zaten oradaki katılım buraya 100 basar. umarım bu durum bir şekilde düzelir veya düzeltilmeye çalışılır. yoksa böyle ciddiye alınacak bir platform olamayız. neyse, bilahare sevişiriz dostlarım, her şeye rağmen seviyorum burayı.
  • Memintolariyla olsun, yemek tarifleriyle olsun, sekste sınır tanımam mavralariyla olsun, bu serengeti duzluklerinde dikkatlerimizi çekmiş, kiminin taslamalarina kiminin salyalarina mazhar olmus hanim kizlarin birden yazmayi kesmek suretiyle ortadan kaybolmalaridir.

    Geceleri uykum kaciyor onlari düşünürken. 3 yildir uykusuz gecelerimin failleri konumundalar. Nihayetinde kivrak zekami gozlem gucumle birlestirip bir kaniya vardim;

    Bu cins, manita yapıp ortadan kayboluyor babako. Tum bilgi birikimim, bana bunu gösterdi. "Sen biriktirme ayı" dediğinizi duyar gibiyim. Doğru konuş ağzını yüzünü sikerim. Ben küfür ediyor muyum it!

    Not: sizleri seviyorum arkadaslar.
  • Şüphesiz ki çok komik bir hadise. ulan madem ülkene gidebiliyorsun, ne skime burada yaşıyorsun? evet.
    https://www.haberler.com/...gecisinde-9959377-haberi/


  • Gün ortasında muhteşem derecede keyif veren olay. Mareşal Mustafa Kemal Atatürk'ün ordusunda Atatürk düşmanlarına yer Yok.

    Her gün birinizi, bir gün hepinizi...

    --spoiler--
    Sosyal medyadaki paylaşımlarında Atatürk'ün "mason" olduğunu iddia eden ve hakaretlerde bulunan uzman erbaşın, "Atatürk'ün hatırasına alenen hakaret" suçundan tutuklanmasına karar verildi.

    Kumburgaz Jandarma Özel Eğitim Merkezi Komutanlığı'nda uzman erbaş olarak görev yapan Erdal Kaya'nın sosyal medyadaki hesabından Atatürk'e hakaret ettiği iddiası çalıştığı kurum tarafından savcılığa bildirildi. Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı'nın talimatı üzerine gözaltına alınan uzman erbaş Kaya, tutuklanması talebiyle hakimliğe sevk edildi.

    ÇiRKiN MESAJLAR!

    Sevk yazısında, şüphelinin 16 Aralık 2016'da sosyal medya hesabından "M.Kemal'in eline dikkat" ibaresi ile Atatürk'ün bir grup arkadaşı ile çektirdiği fotoğrafı koyarak mason olduğu iddiasında bulunduğu, 16 Nisan 2017'de "Ben şaşırmadım siz şaşıracaksınız" başlığı ile Atatürk'ün misafirlerinin bulunduğu bir fotoğrafı koymak suretiyle Atatürk'ün Türk kadınlarını iran Şahı'na takdim etmiş gibi gösterilmeye çalışıldığı öne sürüldü. Sevk yazısında, şüphelinin bu şekilde atılı suçu işlediği gerekçesiyle tutuklanması talep edildi.

    Büyükçekmece 2. Sulh Ceza Hakimliği, şüpheli Kaya'nın "Atatürk'ün hatırasına alenen hakaret" suçundan tutuklanmasına karar verdi.
    --spoiler--

    Kaynak: http://mobil.hurriyet.com...-icin-flas-karar-40558890
  • hani grup halinde bi restorana gittiğinizde " siz ne yiyorsanız ondan" diyen, hep dinleyen ama anlatmayan, kendini hep geri planda bırakan, aman herkes rahat olsun diyen, " ben" demeyen insanlar var ya işte onlar balık.

    ayrıca balık burcunun geneli para, pul gibi dünyevi şeyleri düşünmeyen, manevi şeylere önem veren insanlar. tek dertleri sevilmek ve bunun için çevirmeyecekleri dolap yok.

    tek kusurları ilişkilerini fazla kurcalamak ve fazla düşünmek. rahat insan değiller. fazlasıyla hassaslar. anlarsanız çok iyi dost çok iyi sevgili olurlar. ama anlarsanız.

    bir balık burcu olarak eyyorlamam bu kadar.
  • antalyaspor tam nasri'lik yer.

    söze bununla başlayayım.
    nasri, üst düzey yeteneklerini çalışma disiplini ile birleştirememiş bir oyuncu.
    bu nedenle yarışmacı hiç bir takım onu istemedi. burada transferi boklamıyorum. aksine antalyaspor maçlarını seyretmek çok keyifli olabilirdi, başlarında rıza çalımbay olmasaydı...

    rıza hocanın en büyük handikapı dünde yazdığım gibi ~ (bkz: 2 puanlı sistem/#37568723)~ iki puanlı sistemin temellerinde yetişmiş bir oyuncu olması. bu kafayla yetişen ve değişimi sevmeyen teknik direktörler yüzünden hala ligimiz yenilmeme üzerine kurulu. bu puan sisteminin sorunlarını hala yaşadığımız için rıza hocanın oyuna bakışı bu nedenle dar.

    nasri'nin antalyaspor'a transferi ise istediği paraları kazanabileceği, yarışmacı olmayan (buradaki kasıt şampiyonluk yarışı ve avrupa kupası) erken emeklilik hayalleri ile bezediği dünyasını gerçeğe çevirme fırsatından başka bir şey değil. nice'in nasri yerine sneijder tercihi de aslında nasri'ni bu yarışmacı dünyadan uzaklaşmak istemesi. bunu gören fevre'nin vazgeçişi.

    antalyaspor bu yüzden onun için ideal bir yer.
    orta sıralarda takılacak, azıcık zorlasa ilk beş için mücadele edecek bir yere ihtiyacı vardı.
    nasri hayalini gerçekleştirdi. doğru takıma geldi ancak o takımın başında kadro ile uyumsuz bir teknik direktör var.
  • Yine yobazlara korkulu anlar yaşatan yazıdır. izmir'in dağlarında neden çiçekler açtığını iyi anlatır.

    http://www.sozcu.com.tr/2...anir-biraz-insan-1985239/

    --spoiler--
    Punta'da bayram vardı… Yunan ordusu Pasaport'tan karaya çıkmış, izmir metropoliti Hrisostomos etekleri zil çala çala koşmuş, haçıyla takdis edip, “evlatlarım, ne kadar Türk kanı içerseniz, o kadar sevaba girmiş olacaksınız” diyerek yere kapanmış, toprağımıza ilk ayak basan Yunan albayının çizmelerini öpüyordu.
    *
    Aniden, uzun boylu, siyah takım elbiseli bir delikanlı fırladı ortaya… Elinde revolver tabir edilen toplu tabanca vardı. Bastı tetiğe, trak trak trak! Efsun alayının sancaktarı karpuz gibi düştü atının sırtından… Şen şakrak kahkahaları suratlarında dondu. Baktılar ki, tek başına, sarıverdiler etrafını, ilk süngüyü iman tahtasına sapladılar, sonra neresine denk gelirse orasına… Hasan Tahsin'di o. Henüz 30'unda.
    *
    Böyle başladı macera.
    *
    Saray hükümetimiz hâlâ işgali yalanlıyor, “bu tür şayialara ehemmiyet vermeyin” diyordu. Mustafa Kemal ise “vakit tamam” demişti, “Anadolu'ya geçiyoruz.”
    *
    Ateşten gömleği giymişti ulus, aktı gitti, aylar yıllar, canlar… Takvimler 30 Ağustos 1922'yi gösterdiğinde, yer gök yarılıyordu. Yüzbaşı Kanellopulos, hatıra defterine çaresizce şunları yazıyordu: “Türk topçusu susmuyor, titreyerek güneşin batmasını bekliyoruz.”
    *
    Onun batmasını beklediği güneş, bizim için doğuyordu.
    *
    Kudurmuştu Ali Kemal… Efendilerinin büyük gazetecisi! Köşesinden kin kusuyordu. “Bu millici mahluklar kadar başları ezilesi yılanlar hayal edilemez, düşmanlar onlardan bin kere iyidir” diyordu.
    *
    O “mahluk”lardan biriydi, izmirli süvari teğmen Yıldırım… 18 yaşındaydı. Vurulmuştu. 40 derece ateşli olmasına rağmen, hastaneden kaçmış, cepheye koşmuş, bugün kendi adını taşıyan Küçükköy istasyonu'nu almaya çalışırken, son nefesini vermiş, bahçesine defnedilmişti.
    *
    Yıldırım toprağa düşerken, 30 kadar Yunan askeri, savunmasız Kuzuluk Köyü'ne girdi. Gözleri Fatma'ya takıldı. 15'indeydi. “Taze incir gibi” dediler, sırıtarak… Kaçtı Fatma, evine kapandı, kapıyı kilitledi. Omuzladılar. Açılmadı. Yakalım dediler, evi yakalım, nasıl olsa çıkar. Çaktılar kibriti, alev alev… Çıkmadı kardeşim. Çıkmadı Fatma.
    *
    Teğmen Şevket, Uşak'tan geçiyordu o sırada… Sakarya'da şehit düşen Yüzbaşı Basri'nin anacığı yakaladı kolundan, “Basrim nerde?” diye sordu. içi çekildi Şevket'in, boğazı düğümlendi. “Arkadan geliyor ana” dedi. Söyleyemedi gerçeği… Ve, ömrünün sonuna kadar unutamadı bu yalanını, “kendimi asla affetmedim” diye yazdı, o güne dair hatırasını.
    *
    “Bedelli askerlik” yoktu o zamanlar. Zenginse canı sağolsun, garibansa vatan sağolsun denmiyordu. Albay “deli” Halit, belinin sağ tarafında “namuslu” dediği tabancasını, belinin sol tarafında “namussuz” dediği tabancasını taşıyordu. işgalciye “namuslu”yla sıkıyor, işgalciden korkup kaçana “namussuz”u gösteriyordu, “tercih senin yiğidim” diyordu, “istersen buyur kaçmaya çalış!”
    *
    Deli'ren biri daha vardı. istanbul'daki işgal kuvvetleri komutanı general Charpy, öfkeden deliye dönmüştü. Elindeki haritayı yırttı, fırlattı attı, “bu hızla yarın izmir'e girerler” dedi. inanamıyordu. 250 bin kişilik devasa ordu, Fahrettin Altay'ın süvarileri tarafından darmadağın edilmişti. Hayalet gibi, bi ordan bi burdan çıkıyorlar, birliklerin arasına dalıyorlar, hızar gibi biçiyorlar, blok halinde hareket etmesi gereken orduyu, lokma lokma bölüyorlardı.
    *
    Kaçıyordu Yunan.
    Ecel peşlerinde.
    *
    Minarelerden ezan sesi yükselirken, Belkahve'deydi Mustafa Kemal, izmir'i seyrediyordu.
    *
    Nif'te kendisi için hazırlanan bağevine gitti. Tek kat, taş, penceresiz, gaz lambasının ışığıyla aydınlanan, buram buram Ege kokan bağevine… Yorgundu. Yemek getirdiler. Yemedi. Cıgara çıkardı. Kahve istedi. “Biliyor musun ismet” dedi… “Bir rüya görmüş gibiyim.”
    *
    Karabasanla başlayan, 3 yıl 3 ay 22 gün süren, mucizeyle biten bir rüya… Çiçekler açıyordu izmir'in dağlarında.
    *
    Bornova'dan boşaldılar aşağıya, dörtnala…
    Sonradan adı Kahramanlar olan semte geldiler.
    Ödenecek bedel vardı daha…
    ikinci tümen dördüncü alaydan, Antalyalı Hakkı, Avanoslu Ahmet ve Konyalı Mehmet, son şehitler!
    Bugün anıtları var orada.
    Şehitler Abidesi.
    “Vatan ve Namus” yazıyor altında.
    *
    Ve…
    *
    Milli mücadele'nin son şehidi Konyalı Mehmet'ten utanmadan izmir Marşı'na dil uzatan, kendi tribünlerinde izmir Marşı söylenmediği için gurur duyan Konyaspor başkanında bylock çıktı iyi mi!
    *
    Allah'ın tokadı yok dedikleri, işte budur.
    *
    Konya'daki somut ibret bir kez daha göstermiştir ki…
    izmir Marşı “vatan ve namus”un turnusol kağıdıdır.
    *
    Eğer biri izmir Marşı'ndan rahatsız oluyorsa…
    Telefonunda olmasa bile, ruhunda bylock vardır!
    --spoiler--
  • yine orduya olan düşmanlığını katıldığı tv (habertürk teke tek) programında kusmuştur.
    götü ile ağzı yer değiştirdiği için sürekli ağzından sıçmaktadır.
    bunlar laboratuvar ürünü tiplemeler.
    yetiştirilir ve ilgili ülkeye gönderilerek kinlerini boşaltır.
    karşınızda judaik nagehan.
    http://www.youtube.com/watch?v=uRyufgf4fus +

    fetö terör örgüt üyeliğinin kanıtı kendi sesi ve yorumunda!
    http://www.youtube.com/watch?v=7N0kmbIav-o +

    buda terör örgütüne ait bankadan kullandığı kirli kredi derhal hemen şimdi tutuklanmalı ve yargılanmalı.
    cep telefonu incelenmeli, kocası olan tencerenin telefonuda incelenmeli bylock kurulumu, silinmesi, ve geçmişe dönük araştırılması.
    http://www.youtube.com/watch?v=sbBSdykNY64 +
  • her sabah sahilde karşılaşılan uzun, ilik gibi kızdır. beraber ısınır, beraber koşarsınız ama bir selam vermeye çekinirsiniz. neyse böğün vereyim bari.
  • Az önce bitirmiş olduğum güzide filmdir. Berlin duvarının yıkılması ve ardından gelişen süreci tatlı bir drama ile anlatmış bize. Konu olarak sosyalist bir annenin koma sonrası çok fazla ömrü kalmaması, gelişmelerden haberdar olmaması ve oğullarının onu üzmemek için hala eski Sovyet dönemi devam ediyormuş numaraları yapmasını anlatıyor. izleyin efendim, ben 9 verdim filme. Sabahın bu saatini böyle bir filme harcadığım için çok mutluyum.

    Günaydınlar tüm sözlük ahalisine.