• Günlerdir recep tayyip erdoğan bunu dile getiriyor en son dünkü konuşmasında şunu demişti;

    "madem terör örgütü ile bu kadar içli dışlısınız, madem teröristlerin gönlünü etmek uğruna türkiye’nin müttefikliğini hiçe saymayı göze alıyorsunuz, size bir teklifimiz var. biz sizler gibi değiliz, bizim terörist bile olsa kimseyi taammüden öldürmek gibi niyetimiz olamaz. şeyh edebali’nin torunları öldürmek değil yaşatmak için çalışır.
    suriye’deki sorunun en kestirme yolu, bunun için de teklifimiz, hemen bu gece tüm teröristler silahlarını malzemelerini bırakıp belirlediğimiz güvenli bölgeden dışarı çıksınlar. münbiç’ten ırak sınırına kadar bölgede bu dediğimiz barış pınarı harekatı sona ermiş olacak."

    Adam dediğini yaptırdı öyle yâda böyle adamlar geldi seve seve masaya oturdu sahada kaybettinlerini anladılar sonra masada da kaybettiler çünkü mecburlar.
    Bazı trollere de buradan kendilerine pay çıkarmak kaldı.
    Ağlayın durun kimin umurunda.
    6 0 ...
  • Pence geldi, ypg nin çekilmesi için 120 saat (5 gün) müsade edildi. Zaten maksadımız 30 km derinlikti ve bunu da şu anda aldık. Diretseydik kendi tezimizi yalanlamış olacaktık. Zaten ağır silahlar kaçırıldı. ileri gidersek işin şekli değişecek. Terörden ziyade mesele suriyenin toprağını işgale ve ilhaka girecek. Bu da bizi zora sokacak. Türkiye istediğini aldı. Hem Ekonomi bıçak sırtında. Kış geliyor. Güvenli bölge için araziye konuşlanıp gerekli askeri üsleri kurarsak en azından minimum zararla bizim için olabildiğince maksimum fayda sağlayan bir operasyon olacak. Aksi halde yanımızda kimse yok. Destek yok. Köstek çok. Belirsizlik çok. Risk yüksek. Tüm dünyayı karşımıza almak akıl karı değil. ülkeyi tehlikeye sokamazlar.

    En akıllıcası ve doğrusu buydu. Realist olmak şart.
    3 2 ...
  • bugün kuzey ırak'ta bir kürdistan kurulamıyorsa, bu ankara antlaşması'nın 5. maddesinden dolayıdır sevgili ayk73.

    1923'te cumhuriyetimiz ilan edildiğinde sahip olduğumuz hangi toprak parçası elimizden çıktı acaba?
    bu hususta defalarca yazdım, bilale anlatır gibi anlattım.
    ama siz ankara havaalanında kürdistan bayrağını göndere çekiyordunuz, o yüzden görmemişsindir.

    cumhuriyet tarihimiz boyunca toprak kaybeden tek hükümet akp hükümetidir.
    (bkz: ege adaları)

    kıyılarımızdan 2 mil açıktaki resmi olarak aydın vilayetimize bağlı olan eşek adasında yunan savunma bakanı geldi kuzu çevirme yaptı, hiçbiriniz ses çıkarmadınız.
    (bkz: yunanların eşek adasında kuzu çevirme yapması)

    bir diğer merak ettiğin mevzu megiddo muharebesi.
    zaten çoktan kaybedilmiş bir coğrafyada sergilediğimiz son direniş.

    nablus ve megiddo'da mustafa kemal paşa bir orduyu(daha doğrusu ordudan geriye bir şey kalmamıştı, anca yarım kolordu) tamamen imha olmaktan kurtarmıştır.
    bunu da yazdım, okumadıysan şuradan okuyabilirsin---> (bkz: #39748231)

    bunları hepiniz eşşek gibi biliyorsunuz da işinize gelmiyor...
    6 0 ...
  • savaşta kazanıp, masa başında kaybetme karakteristiğimiz yine nüksetti...

    barış pınarı harekatı'na çok güçlü ve kararlı bir şekilde başladık.
    terörist mevzilerini dağıttık, teröristleri 3'e, 4'e, 5'e böldük.
    bu doğal bir sonuçtu.
    zira türkler savaşçı bir milletti ve harp etmek türklerin en iyi bildiği şeydi...

    barış pınarı harekatı ile indirdiğimiz ve indirebileceğimiz balyozu durdurmaya, yumuşatmaya, en azından muharebe meydanında bunu yapmaya kimsenin gücü yetmezdi.
    zaten akıllı olan da böyle bir işe kalkışmazdı. kalkışamadılar da zaten.

    fakat ne olduysa zafere yürüyen ordu bir anda durduruldu, ateşkes ilan edildi...

    şimdi yazacaklarımı iyi okuyun sevgili arkadaşlar.

    ben bu yazıyı erdoğan'a ve akp'lilere yazdım...

    yıl 1897.
    2. abdülhamid han dönemi.

    girit'te bir isyan çıkar. öyle böyle değil.
    bu isyan sırasında binlerce rum milis yunan ana karasından girit'e getirildi ve osmanlı'ya karşı savaştılar.
    osmanlı da bu durumdan haberdardı tabi.
    yunanistan devleti girit'e silahlı milis (hatta asker) gönderiyor, osmanlı ile savaşıyordu.
    bu harp ilanıydı.

    osmanlı, yunanistan'a nota verdi.
    ingiltere devreye girdi, yunanistan'dan yana tavır aldı.

    sabrettik...

    yunanistan ingiltere'den aldığı güçle daha da ileri giderek osmanlı toprağı olan epir'i(yanya) işgal etti.

    sabrımız sona erdi...

    osmanlı devleti haklı olarak yunanistan'a savaş ilan etti.
    esasen bu bir sürprizdi.
    ekonomisi batmış, hasta adam osmanlı'nın kılını kıpırdatacak hali yoktu ingilizlere göre.
    ama yunanistan'ın girit'te olaylar çıkarması, yetmezmiş gibi topraklarımızı işgal etmesi kanımıza dokunmuştu.
    haklı olarak harp ilan ettik.

    avrupa'yı hazırlıksız yakaladık, tabi avrupa'nın şımarık çocuğu yunanistan'ı da...

    osmanlı yunanistan'a harp ilan eder etmez, ilk iş olarak yunanistan'ın işgal ettiği epir'i ve yunanistan'ın 93 harbi ile birlikte bedavadan sahiplendiği teselya'yı işgalden kurtararak geri aldı.

    bakın burayı bir kez daha tekrar ediyorum.
    sene 1897.
    epir osmanlı toprağı.
    yunanistan epir'i işgal etti, osmanlı harp ilan ederek epir'i ve teselya'yı geri aldı.
    bunu lütfen aklınızda tutun, birazdan buraya döneceğiz...

    osmanlı'nın yıldırım hızıyla epir ve teselya'yı geri alması yunanistan'da panik yarattı, osmanlı ordusu zafer kazanmış, moral olarak güçlenmiş bir şekilde yönünü atina'ya çevirdi.
    şımarık yunan'ın başkenti mehmetçik'in kızıl elması olmuştu...

    ordumuz atina'ya ilerliyordu.
    yunanlar ise atina'nın kuzeyinde savunma hattı oluşturdular.
    iki ordu atina'nın kuzeyinde dömeke denilen mevkide karşılaştı.
    dömeke muharebesi ve barış pınarı harekatı

    yunanlar burada osmanlı'yı püskürteceklerine inanıyorlardı.
    iyi hazırlanmışlar, savunmalarını güçlü kurmuşlardı. (26 ağustos 1922'de afyon'da kurdukları gibi)
    üstelik yunan ordusu'nun yardımına italyan gönüllüler ve bir tabur danimarka askeri dahil olmuştu.
    ("danimarka ne alaka?" diye sormayın, zira o dönem yunan kralı olan 1. yorgi danimarka asıllıdır. danimarkalı askerlerin burada olması bundandır.)

    17 Mayıs 1897'de başlayan muharebe ertesi gün kesin osmanlı zaferi ile sonuçlandı.

    yunan ordusu'nun elde kalan kuvvetleri düzensiz bir şekilde güneye çekildiler.
    sadrazam halil rıfat paşa zaferi payitaht'a bildirdi ve atina üzerine yürümek için padişahın iznini istedi.
    cevap gelmedi...
    zat-ı şahaneleri sadece kazanılan zaferi tebrik etmişti.

    halil rıfat paşa payitahta bir telgraf daha çekerek orduyu atina üzerine yürütmek için abdülhamid'e yalvardı...
    evet yalvardı...

    ama ingilizler ve ruslar çoktan devreye girmişti.
    abdülhamid ordumuzun atina üzerine yürümesine izin vermedi.
    20 mayıs 1897'de ateşkes mütarekesi imzalandı...

    zafer kazanan osmanlı ordusu, atina'nın kuzeyinde çakılı kaldı...

    osmanlı'nın dömeke'de kazandığı zaferden tam 6 ay sonra taraflar barış antlaşması için istanbul'da masaya oturdular.

    4 aralık 1897'de osmanlı devleti ve yunanistan krallığı arasında istanbul antlaşması imzalandı...

    istanbul antlaşmasına göre osmanlı teselya'yı yunanistan'a verecek, girit hristiyan bir vali tarafından yönetilen özerk bir statüye sahip olacaktı.
    yunanistan'da osmanlı'ya savaş tazminatı ödeyecekti. (lakin bu tazminat hiç ödenmedi.)

    savaş meydanında kazanılan zaferler masa başında heba edilmişti.
    bir osmanlı vilayeti olan girit özerkliğe kavuşmuştu.

    bundan sonra girit'te "türkler savaşı kazandı bizi kesecekler" diye bir propaganda başlatıldı.
    girit'li rumların endişelerinden(!) dolayı istanbul antlaşması'nın garantör devletleri ingiltere, rusya, fransa ve italya girit'e asker çıkardılar.
    "merak etmeyin biz barış için buradayız, siz askerlerinizi çekin" dediler.
    osmanlı askeri girit'ten çekildi...(1898)

    koskoca girit'in kaderi hristiyan rum bir valiye ve avrupalı garantör devletlere bırakılmıştı.
    ama girit osmanlı toprağıydı hala...(güya)

    bir sene sonra girit'e yeni bir vali seçilecekti.
    osmanlı'nın seçtiği valileri garantör devletler onaylamadı. osmanlı "peki kimi atayalım vali olarak" diye sordu.
    yunanistan'dan gelen prens otto'yu girit'e vali olarak atadılar...
    adaya vali olarak atanan prens otto, kandiye'deki valilik binasına yunanistan bayrağı çektirdi.

    bu arada girit'e yunanistan'dan yoğun şekilde göçler başladı.

    osmanlı bu bayrak eylemini çok şiddetli bir şekilde "kınadı..."

    osmanlı'nın çok üzüldüğünü(!) gören avrupalı devletler prens otto'dan ricacı oldular ve bayrağı indirdiler.
    aslında bu bayrak meselesi osmanlı'nın tepkisini görmek içindi.

    birkaç yıl sonra bir kez daha bayrak provokasyonu yaptılar.

    osmanlı sürekli kınıyordu, kınamaktan başka bir şey yap(a)mıyordu.

    nihayet 1910 yılında kandiye valilik binasına ve girit meclis binasına bir kez daha yunan bayrağı asıldı.
    girit meclisi "yunanistan'la birleşme kararı" aldı.
    osmanlı yine kınadı, protesto etti.
    ama nafile.
    girit bağıra bağıra elden gitti.

    girit'in elden gittiğini anlayan osmanlı kınamaktan başka ne yaptı peki?
    girit ile ilgili haberlere yayın yasağı getirildi...
    müthiş(!) bir çözüm...

    ve akdeniz'in kalbi girit 1913 yılında tamamen elimizden çıkmış oldu...

    yani, 1897 yılında savaş meydanında kazandığımız zafer sonucunda teselya ve girit'i kaybetmiş olduk.
    zafer ve toprak kaybı...
    bunu bizden başkası başaramaz sanırım...

    neyse, yeniden istanbul antlaşması'na dönelim.
    tarih neydi?
    4 aralık 1897...
    yunanistan ve osmanlı arasında imzalanan istanbul antlaşması'nı tüm dünyaya ingiliz büyükelçisi "artık savaş sona erdi" diye duyuruyordu.
    osmanlı'nın başkentinde.
    zafer kazanan osmanlı'nın toprak kaybettiği antlaşma, osmanlı'nın zaferi diye yutturuldu...

    bugün...
    yıl 2019.
    istanbul antlaşmasından tam 122 sene sonra.
    barış pınarı harekatı'nda zafere ilerleyen ordumuz durduruldu.
    ve ateşkes ilan edildi.
    bu ateşkes ilanını tüm dünyaya, türkiye'nin başkentinde abd başkan yardımcısı mark pence duyurdu.

    122 yıl önce türkiye'nin başkentinden duyuru yapan ingiliz büyükelçisi,
    122 yıl sonra türkiye'nin başkentinden duyuru yapan abd başkan yardımcısı...

    122 yıl önce halkımız antlaşma ile zafer kazandığımıza inanıyordu, girit ve teselya gitti.
    122 yıl sonra halkımız hala zafer kazandığımıza inanıyor...

    122 yıl önce zafer kazandığımızı zannedenler "abdülhamid han muzaffer daima..." diyordu.
    122 yıl sonra zafer kazandığımızı zannedenler "erdoğan dünyaya diz çöktürdü" diye tweet atıyor...

    değişen bir şey var mı?
    yok...
    ben utanıyorum, korkuyorum...

    #tarih
    #barispinariharekati
    14 4 ...
  • bunları öğrendiğim sayfaları kendime saklamak isterim belki ama sevdiğim insanların da bu güzellikleri okuması ve benimle duygularını paylaşmasını da isterim. hele ki ilk baskılar olursa, iki tarafın da mutlu olacağı bir hediyeleşmedir.
    14 0 ...
  • --spoiler--
    ulan gerizekalılar, bugüne kadar hükumete gelmiş insanlar ne yapmış da harekatın durmasına tepki gösterebiliyorsunuz.
    elinde ekonomimi var, ürettiğin bir şey mi var.
    birisi püf dese uçacak ekonomimizi düzeltmeye çalışan bunu da açık açık yapan birisi var. adam uğraşıyor.
    siktirin gidin amk bi boktan anlamayan gerizekalıları.
    anca ona buna aktroll diyin
    -spoiler--
    Allahın salağı, madem sonunu getiremiyecektin, ne demeye başladın diye sormazlar mı adama?!?
    Saldırıya geçtikten sonra mı aklına geldi zayıf ekonomin?
    Bu akp lilerde iş RTE yi savunmaya gelince beyin falan komple kitleniyor .
    8 2 ...
  • (bkz: akp döneminde olmuştur)

    türkiye ateşkes yapacak.
    teröristler güven içerisinde çekilecek.
    teröristler güven içerisinde çekildikleri zaman barış pınarı harekatı sona erecek...

    açıklayan; mike pence.

    videosu şurada;
    https://streamable.com/u0snd

    tek kelime ile rezalet.
    şu durumun habur'daki rezaletten, megri megri rezaletinden bir farkı yok.

    biz oraya neden girdik?
    terör örgütünü yok etmek için.

    şimdi?
    terör örgütünün güvenli çekilmesine imkan sağlayacağız.

    bizim böyle bir ateşkese ihtiyacımız mı var?
    biz zaten istediğimizi elde edecek potansiyele ve güce sahibiz.
    neden ateşkes yapalım?
    nedenlerini biliyorum ama yazmayacağım. pek çok kişi de biliyor nedenlerini...

    akp'liler seviniyor.
    sevinecekler, "zafer kazandık" diyecekler.

    ama bir zafer kazanılmadığı ilerleyen günlerde anlaşılacak.

    bu ateşkesi gururuna yedirebilen bir subay, astsubay varsa çıksın desin ki "arkadaş ben bu ateşkesi yiğitliğime yediriyorum, gayet de memnunum..."

    diyebileceğim tek şey; yazıklar olsun...

    edit: türkiye bir operasyon düzenliyor, bu operasyonun bitirilme kararını abd başkan yardımcısı açıklıyor. hem de türkiye'de açıklıyor.
    bu durum sizin gururunuza dokunmuyorsa kanınızı, milliyetinizi, kişiliğinizi sorgulayın.

    edit2: vay arkadaş, sizin ben idrak yollarınıza sokayım.
    hala güvenli bölge diyor adam.

    güvenli bölgene sokayım.

    amerikan başkan yardımcısı geliyor senin ülkende, senin başkentinde, senin operasyonunun bittiğini açıklıyor.

    ve siz hala güvenli bölge diyorsunuz.

    yuh...
    30 12 ...
  • abd başkan yardımcısı televizyonda canlı canlı anlatıyor. hala kaynak isteyen var amk ne acayip bir ülkede ne acayip insanlarla bir arada yaşıyoruz..

    hala yalan haber diyen bile var. yeminle sağlam adamı delirtir bunlar.
    11 2 ...
  • Bu mevzuyu televizyona taşıyacak kadar utanmamaları beni hayrete düşürüyor...

    Bunlar ailesinden biri “oruç tutmasa” görüşmez, konuşmazlar...

    Öyle de dini bütünlerdir...
    8 1 ...
  • hayırlı tiktoklar.

    yine esra erol, yine bir ahlaksızlık vakası.

    esra erol da tiktokçu adama kaçan gurbetçi kadın

    yukarıdaki fotoğrafta sarı bluzlu kadın saadet hanım.
    yanındaki sakallı ise ferhat yılmaz. tiktokçu ferhat ve saadet.

    başörtülü yaşlı kadın da saadet'in anası.

    kahramanımız saadet hanım.
    saadet hanım evli ve 2 çocuğu var, avusturya'da yaşıyor.
    tiktok uygulaması vasıtasıyla tanıştığı ferhat yılmaz'a kaçıyor. şu an ikisi de kastamonu'da yaşıyorlar.

    saadet hanım 2 çocuğundan büyük olanı bırakıyor, küçük olanı yanına alıp geliyor türkiye'ye.

    bu arada saadet'in kaçtığı ferhat da evli. boşandım diyor ama kolpa yapıyor.

    ferhat yılmaz şu an şantajdan dolayı yargılanıyor, eski sevgililerini videoya çekip bir şekilde şantaj yapıp onlardan para istiyormuş.

    an itibariyle ferhat yılmaz'ın dolandırdığı eski sevgilisi canlı yayına bağlandı. kavga var.

    adam kaç tane kadını kandırıp para sızdırmış, gerizekalı saadet'de hala "biz birbirimizi seviyoruz" diyor.
    lan bu adam seni pavyona satar salak.

    valla şu programlarda çıkan rezil hayatları izleyip ne kadar kaliteli bir hayat yaşadığımıza şükrediyoruz.

    edit: tiktokçu ferhat bütün tiktok videolarını silmiş ama saadet'le aşk yaşadığını profilinde belirtmiş.
    esra erol da tiktokçu adama kaçan gurbetçi kadın
    esra erol da tiktokçu adama kaçan gurbetçi kadın
    26 3 ...