• Izgara et ve salata. içecek olarak Kola ve türevlerini istemez. meyvenin suyunu içeceğinize kendisini yiyin dediği için su ister. Ekmeği geri gönderir. Yemekten sonra asla tatlı yemez. Yanan Mum varsa gıcık olabilir. Afiyet olsun.
    4 0 ...
  • çayınızı yudumlar günün planını çizerken çalan acı ofis telefonudur. telefon sesi duyulduğu anda kim bu sabahın köründe arıyor, acaba hangi iş kitlenecek, yine ne isteyecekler, yine mi revizyon var, telefonu açmasam mı acaba!, gaddemit! şeklinde serzeniş ve düşüncelere sebebiyet verir.

    sabah acı acı çalan ofis telefonu
    3 0 ...
  • Talep arzı doğurur.
    Başlığı açan ahlaksız hem fahişelik artıyor demiş hem 4 kişi ile birlikte olduğunu yazmış.
    Madem bu durumdan şikayetçisin ve bunun toplumsal bir yara olduğunu düşünüyorsun kendin neden yapıyorsun.
    Işte bunun gibi gavatlar yüzünden fahişelik artıyor üniversitelerde. Hayır bir de uzun uzun yazmış ahlaksız gavat.
    Ama yazının amacı üniversitelerde fahişelik değil yazının amacı kızların üniversiteye gönderilmemesi.
    7 0 ...
  • naz mila

    18.
  • zuhal topalın türkiye'ye armağanı sosyete şeysi yoksa esra erol'un mu lan artık hangisinse yayında ve yapımda emeği geçenleri kozmoz bildiği gibi yapsın.
    3 0 ...
  • belediye

    33.
  • Gereksiz yere asfalt döküp rögar kapağını aynı seviyeye getirmek gibi, atomu parçalamak kadar zor şeyi yapamayan yönetim birimi. O rögar kapağı azıcık süratli giden bisiklet motorsiklet gibi taşıtlarda mutlak kaza unsurudur ki bu belediye için hiç sorun teşkil etmez. Kulağı bile duymaz, varsa yoksa ramazan paketi, iftar programı, asfalt üstüne asfalttır.
    1 0 ...
  • komik bir doğa olayı. hayır neresinden tutsan komik. çalışanlarınız kolayca ulaşabilirler. "onun farkında olun" maksadıyla mı yazılıyor acaba? ama o da enteresan. çalışanlar da yalıda kalıyor ednan ve hilmi beylerden bildiğimiz kadarıyla. *
    3 2 ...
  • Gündem denilen şey zaten üstünkörü yaşayanların öne aldığı konular olduğu için andımız meselesinin boş olması normaldir. Bazı şeylerin dışındaysan zaten güler geçersin. Aklın başta olması böyle bişey.

    Hayatında bir kere bile derinlemesine düşünememiş ezik bir insansın kardeşim, sen doğruyum, çalışkanım diye kendini kandırsan ne olur kandırmasan ne olur.
    0 0 ...
  • maksat reklam değil, farkındalık; ancak güzel bir site. tek sıkıntısı sinop'un ayancık dışındaki diğer ilçelerinin (mesela sinop merkez, boyabat...) köylerini göstermemesi ve istanbul kısmının biraz eski kalması. köyünüzle ilgili bir şey biliyorsanız, veya köyünüzde resim çektiyseniz oraya yollayabilirsiniz.
    2 0 ...
  • insanların artık aşk değil, heyecan aramalarından mütevellit yaşanan sıkıntıdır.

    Kimsenin taşın altına elini koymaya, sorumluluk almaya, fedakarlık etmeye, empati kurmaya ne isteği ne de enerjisi var.
    Birçok insan kestirmeden, Zaman geçirebileceği, öpüşüp koklaşabileceği insan bulma derdinde ne yazık ki.
    Zahmetsizce!

    Herşey sahte, vıcık vıcık, yalan dolan, riya!
    Kusulası ve acı!
    5 1 ...
  • En büyük terapimdir. Özgürlüktür, rahatlamadır. Dışarı çıkacak kimsen olmadığında, canın sıkıldığında, işler yolunda gitmediğinde, başka çaren kalmadığında yapılabilecek en iyi şeydir.

    Saat 12'ye yaklaşırken her şeye hazırlanılmış biçimde dışarıya çıkılır. Zaten çalmamış ve çalmayacak olan telefon uçak moduna alınır, ardından yolculuk başlar. Gündüzleri tıklım tıklım ve gürültülü olan caddeye çıkılır, caddenin o sessizliği huzur doludur. ara sokaklara girilir, sonrasında meydana yürünür. Her şeyde olduğu gibi acele etmez, yavaş yavaş, düşüne düşüne yürürsün. Seni görenler, hakkında pek iyi düşünmeyebilir. Hatta bazıları seni görünce karşı kaldırıma geçecektir. Gittiğin Meydandaki boş banka oturur saat kulesini izlersin, yanına oturan bağımlıyla, evsizle sohbet edersin, gececi taksicilerin muhabbetini dinlersin. Bir zaman sonra hepsi gider yine yalnız kalırsın. Asıl terapi o zaman başlar. bir şeyler düşünerek karanlık meydanı seyredersin, saat kulesini incelersin, gelene geçene bakarsın. Saatler bu şekilde geçer, günün stresi uçup gider, sen yalnızlığa daha da bağlanırsın. Saat 3'ü geçtiğinde artık eve dönme vaktidir. Pek anlaşamasan da orda bekleyen, sen gelene kadar rahat uyuyamayan ailen vardır. istemeye istemeye kalkarsın banktan. Etrafta hiç kimsenin kalmadığını görürsün. Bi düzensiz sensindir büyük ihtimal. Nasıl geldiysen öyle dönersin evine. Binaya yaklaştığında cezaevine geri dönüyormuş gibi hissedersin. Girdiğin an tekrar mahkum olursun. Bir gün daha böyle biter. Belki bir gün bağcılar sokaklarında karşılaşırız.
    6 0 ...