erdal eren

608.
  • Erdal Eren, 25 Eylül 1961 tarihinde Giresun'un Şebinkarahisar ilçesinde dünyaya geldi. Ankara Yapı Meslek Lisesi öğrencisi olduğu dönemlerde aynı zamanda Yurtsever Devrimci Gençlik Derneği'nin de üyesiydi.
    12 Eylül Darbesi öncesinde bir askeri inzibat erini öldürdüğü suçlamasıyla hüküm giyen ve darbeden sonra asılarak idam edildi.

    Erdal'ı gördüm
    Darağacında
    On altı yaşında
    Ölürken "netekim"
    Bir şey yapmazdı
    Sadece bakardı

    "Asmayalım da besleyelim mi?"

    https://video.uludagsozluk.com/v/erdal-eren-58927/



    (bu şarkıyla tanımıştım kendisini)
    7 0 ...
  • özellikle bazı ünlüler ve futbolculara tavsiyelerdir.

    kaza yapınca aracı bırakıp kaçın.
    sonra 'polise gidilmesi gerektiğini bilmiyordum' deyin.

    alkol muayenesi filan hepsinden yırtarsınız.
    elinizi kolunuzu sallayarak hayatınıza devam edersiniz.
    8 1 ...
  • Her saat yapılır.
    Bankadan bankaya diğer hesaba geçme süreleri farklıdır. Bazı bankalarda 4 ten sonra yapılan eft işlemi diğer gün eft yapılan hesaba geçer.
    Gece yapılan eftler mesai saatinde hesaba geçer.
    Falan filan...sabahın köründe girdiğim entiriye sokayım.
    3 0 ...
  • azerilerle ilgili unutamadığım tek bir anım var, gerçi birçok var ama beni şoke eden bu olmuştu.
    öncelikle azerilerin birçoğu(en azından benim tanıdıklarım) birşeyi abartmakta tam bir profesyonel. bu ne olursa olsun, playstation öğret 24 saat başından kalkmazlar, oyun öğret onunla kafayı yerler vs... yine bu okunası anılarımdan birini paylaşıyorum;
    üniversite 1.sınıfım. istanbula yeni gelmişim. yurtta kalıyorum. yan odada 2 tane azeri kalıyor. kat baya eğlenceli, herkes kafa dengi falan neyse o zamanlar iyi iddaa yapıyordum. oda arkadaşımla beraber haftasonlarımızın bir kısmını iddaa oynamakla geçirirdik. birgün bu azeriler bizim odanın kapıyı tıklattılar, biz yine gazeteleri almışız iddaa programına bakıyoruz, tabi akıllı telefon falan mı var aq, 2-3 gazeteden iddaa yapmaya çalışıyoruz falan. neyse bunlarda o vakit yurda yeni geldiydi, selamun aleyküm aleykümselam demeye gelmişler. iyi dedim hoş çocuklar, oturun bi çayımızı için. yaktık sigaraları, aldık ellere çayları muhabbet ediyoruz. neyse aradan biraz zaman geçti, birisi dediki ne kadar çok gazete var falan. biz de arkadaşla beraber onların iddaa gazetesi olduğundan falan bahsettik çok hoşlarına gitti. bu arada azerbeycanda lise 3 yılmış çocuklarda 17 yaşındaymış. birisi dediki aaa bizim orada topaz var ona benziyor ama biz orda yaş küçük olunca oynayamıyorduk falan dediler. iyi dedim gelin öğretelim, sonra bayiye beraber gideriz ordan sonra takılırız. tamam dediler. neyse aldık ellere kağıt kalem adamlara iddaa öğrettik bak bu bu demek, şu şu demek. ikisi de birer kupon yaptı. dedik ki birader abartmadan oynayacaksınız bu oyunu yoksa götü kaptırırsınız. tamam dediler. 10ar lira 4 kupon yaptık bayiye gittik yatırdık. bizim arkadaşla yaptığımız kupon tutmadı, bu iki andavalın yaptığı kuponlardan biri tuttu. acemi şansı işte aq. amına kodumun salakları kupon tuttu nasılsa diye pazar günkü programa ikisi de 500er tl para yatırmış gelmiş, bize gösteriyorlar. ulan dedik naptınız amk deli misiniz divane mi? tabi bunlar hemen zannetmiş ki biz bu işi biliyoruz hep tutacak. tabiki yattılar. haftalar haftaları kovaladı, bizimkiler laptop, telefon satmaya başladı. oğlum saçmalamayın etmeyin, yok abi bu sefer tutacak. en son diğer 2 azeri arkadaşlarının mecidiyeköyde kaldıkları eşyalı aparttaki köşe takımını satmışlar. o kupon da tutmadı tabiki. bunlar sömestırdan sonra yurttan da çıktılar, yurt paralarını da basmışlar. sonra topuk. ikisi de bilgi üniversitesinde okuyordu. hatta diğer 2 azeri arkadaşları da öyle. sonra ne yaptılar ne ettiler bilmiyorum.
    2. sene bu sefer başka bir yurttayım. yine aynı katta yine bir başka 2 tane azeri. bahçeşehirde okuyorlarmış falan. hatta birisi reklamcılıkta mı ne yüksek lisans yapıyordu. ali atıf bir hoca derslerine giriyormuş onu anlatıyordu, hoca bunu çok beğeniyormuş falan. bizim eser yenenler de o dönem bahçeşehirde aynı bölümde yüksek lisans mı ne yapıyormuş, bunun sınıf arkadaşıymış. baya baya onunla beraber takılıyordu eleman, yaşı da bizden büyüktü zaten. neyse bigün bu geldi dediki kanka sen playstation oynamayı biliyo musun? tabi kardeş dedim. bize öğretir misin dedi, yanında da öteki azeri. tabi kardeş dedim ne demek aq. bunlarla bir iki defa playstation'a gittim. sevdiler ibneler. benim bahçeşehirde master yapan eleman, okul yerine playstation kafeye gitmeye başladı arkadaşıyla. okula uğramıyor pezevenk. en sonunda işi öyle bir abarttılar ki yurda bi playstation bi de sırf onun için ayrıca büyük tv aldılar, odalarına kurdular. adamlar günde 20 saat playsatation oynamaya başladı. yemin ederim abartmıyorum, yine bunlar bir başka 3 tane azeri arkadaşını yurda getirmeye başladılar, dönüşümlü playstation oynuyolar hepsi. çocuklar hergün bizim yurtta. gitmiyorlar aq. bizim elemanın master yalan oldu. bakın abartmıyorum bi ara odalarına gittim, elemanın biri yatıyor, 4ü oyun oynuyor. napıyonuz amk dedim, nöbetleşe yatıyoruz sırayla oynuyoruz dediler. adamlar 1 ay aralıksız böyle geçirdiler. hergün pizza ice tea playstation. yemin ederim bi ara odalarına kokudan girilmiyordu amk, sonra muhabbeti kestim. sonra yaz tatili falan girdi araya. ben eve çıktım ettim. ne yaptılar ne ettiler hiç bilmiyorum. numaralarını falan sildim attım aq başıma bela olurlar diye.
    velhasıl kelam böyle de garip bir millettir... en azından benim okulda yurtta vs karşılaştığım en az 10 azeri bu şekildeydi.
    4 2 ...
  • fenike

    5.
  • Bugünü anlamak için geçmişe bakmak lazım. Bugün Kudüs'de olanların geçmişi nasılmış diye merak edenlere:
    Zamanında Fenike, Tevrat’ta geçen ve Musa’nın israil halkına çöl boyunca liderlik ettiği ve Yuşa’nın fethettiği Kenan toprakları olarak da bilinir (Tabii ki bu Tevrat ve Zebur’da geçen ifadeler. Hiçbiri, diğer antik metinler tarafından onaylanmamış ve arkeolojik kazılarda da herhangi bir fiziksel kanıt bulunamamıştır). Tarihçi Richard Miles’a göre bölge halkı: “Filistin (Kenani) olarak etnik bir kökeni paylaşan ve şimdiye kadar bu toprağın insanları olan Filistinliler, ortak bir dil, kültür ve dini mirasa rağmen bir kral tarafından her bir şehirde egemen devlet anlayışıyla işlemesinin zor olmasıyla beraber, bölgede çok nadir siyasi bir birlik sağlanmıştır.” Fenike şehir devletleri arasındaki ilişki, Büyük iskender tarafından fethedilmesiyle MÖ 1522 ile 322 yılları arasında deniz ticareti ile gelişti ve onun ölümünden sonra bölge, iskender’in yerine geçmek isteyenlerin kendi aralarındaki savaşa tanık oldu. Bölgedeki eserler ingiltere gibi uzak ve Mısır gibi yakın şehirlerde bulunmuştur ve Fenikelilerin ticaretini yaptığı lüks malların değeri, bu ticaret yapılan halklar açısından da çok kıymetli bulunduğu bir gerçektir.
    Kaynak:
    http://gorgondergisi.org/...ntik-dunyanin-tuccarlari/
    1 0 ...
  • soz6

    12.
  • azerbaycanlı kardeşlerimizin büyük abiyi unuttuğunu gösteren site.

    kalkmış türkiye amerika yolunda gedir diyor. sen de rusya yolunda gedirsin ben sana bir şey diyor muyum?

    ülkeden yapılan seçimlerin sonuçları uluslararası basına 1 ay sonra manşet edildi amk lan. muhaliflerin gazeteci siyasetçi olmaksızın içeride. polisten allah gibi korkuyorsunuz.

    rahatınız kaçmasın diye çoğunuzun sesi çıkmıyor.

    beğenmeyen gelmesin kardeşim. biz de amerika yolunda gidiyor olmamızın sevdalısı değiliz ama tencere dibin kara seninki benden kara. önce türkiye'ye geldiğinde kandaşlarıyla türkçe konuşamayıp rusça anlaşmaya çalışan sonrasında ingilizce ile arayı bulan gençlerine bak.

    ha bu arada, türk kızına laf atan dalyarrağa sözüm var, biz kardeşiz diyerek dönüp benim vatanımdaki kıza laf atma hakkını buluyorsan akla şu atasözü geliyor çuvaldızı kendine batır iğneyi başkasına. demek ki herkese sikecek gibi yaklaşmışsın ki o muameleyi görmüşsün amına koyduğumun hıyarı.

    ayı oğlu ayılar.
    2 1 ...
  • t i b b

    184.
  • t i b b

    Buda burada dursun aile terbiyesi olmayan ezik pislik. Adam gibi tartışmayan, götü sıkışınca hemen küfre sapan, formattan anlamayan ergen.

    Sokaktaki hayvan bile senden daha edebidir.
    11 2 ...
  • t i b b

    172.
  • ben hetoroseksüelim, yani karşı cinsten hoşlanıyorum. eşcinsel olsa idim şu goygoyundan da rahatsız olmazdım. bana entrylerinde ibne mibne diyorsun, hakaret ettiğini sanıyorsun ama düpedüz aptalsın. ibne ne alaka, şuraya gelip sevişen erkekleri atmak ne alaka

    beni eziyor musun yani şöyle davranarak? offff

    edit: azeri olduğumu filan biliyor, entrylerimi stalklıyor demek ki. dikkatimi mi çekmeye çalışıyor napıyor? ben bu entryyi girer girmez de edit attı galiba. benden mi hoşlanıyon amk? bak zaten gizli eşcinseller hep senin gibi millete ibne, top diye sallayanlardan çıkıyor. ben bi tırstım, zaten kaslı cıbıldak fotoğraflar atıyorum. kadınlardan hoşlanıyorum kanka, eğer ters psikoloji yapıp dikkatimi çekmeye çalışıyorsan söyleyeyim.
    8 10 ...
  • Bu gün yaşadığım olay. 2-3 yıl önce açmaya cesaretim olmayan açınca da zırlayıp durduğum fotoğraflara bugün saatlerce baktım ve zerre birşey hissedemedim. Bence acı olan şey tam şu anda başlıyor. Zaman kavramı işte tam da şu anda hissettiriyor kendini.
    7 0 ...
  • kalbinizi açtığınız kişinin sizi anlamaması

    Bir boşluk var içimde,
    Karanlıklarım,
    Ahmaklıklarım,
    Yamaçlarım..

    -tam da o anda açıyorum içimi sana; şahit ol istiyorum boşluklarıma, karanlığıma, ahmaklığıma..

    Zorlanmıyorum; kendimi açabilmenin verdiği inanılmaz bir özgürlük dolaşıyor damarlarımda.

    Zaten anlaşılmak değil; sevilmek istemiştim.

    -ona da ters şeritten girmişiz, trafik polisi ceza yazdı.

    (-ki ben cezaları hiç sevmem; kendime verdiğim en büyük ceza da sensin nitekim.)

    Kimileri anlatamaz, kimileri anlaşılmaz iki ruh bir ortak noktada karşılaşmaz.

    - çukurunda boğul der hayat sana; çukurunda boğul. Çıkaracak biri var!

    Şuraya da boğulmaya yardımcı bir şarkı;

    https://youtu.be/SRJQ2llCvIY

    Fotoğraf: Şanlıurfa- Halfeti
    11 0 ...