• (#40265861) hayal aleminde gezen yazar.

    Suriye, abd’nin projelerine teslim olmadı demiş. Suriye’nin kendisi proje olm. :) Osmanlı’dan kopan arap ülkelerinin neredeyse hepsi ingiliz ve amerikan kuklasıdır. Bu ülkelerin bayrakları bile ingiliz tasarımıdır. Batı uşağı yöneticilerle idare edilir.

    Savunduğu mel un ve babası denen hafız esad deyyusunun Suriye seçimleri’nde ne kadar rey aldığına gidip baksın bir zahmet.

    Rte’nin kazandığj Her seçimden sonra “oyları çalıyorlar yhaaa.” diye yaygara yapan bu zümre her seçimde %95 oy alan beşar esad’ı halk yanlısı olarak görüyor. Bir de fotoğraf paylaşmış. Yanındaki halkmış. Bu zekâyla nasıl yaşıyorsun anam babam sen?
    0 0 ...
  • Amk böyle cipsin ben nasıl bi tadı var lan bunun resmen silikon kokuyor bunda kimin emeği geçtiyse hepsinin amk.
    0 0 ...
  • n11 com

    185.
  • içeriğinde pekçok market-mağaza bulundurduğu için ürün satın almadan önce iyi araştırma yapılması ve alışveriş yapılacak mağaza hakkındaki yorumların okunması gerekir. 3 yıldır kullanıyorum hiç sorun yaşamadım; hızlı kargo, ucuz ve genelde kaliteli ürünlerle karşılaştım. tabii 300 lira ve üstü alışverişler yapmadım, zaten bu tarz pahalı sayılabilecek ürünler alacaksanız internetten alışveriş yapmayı pek de önermem şahsen. fakat ufak tefek ıvır zıvırlar konusunda hayat kurtarıcı olabiliyor; mesela 3 tane 300 ml’lik bio true lens solüsyonunu 50 tl gibi komik bir rakama aldım (eczanelerde tanesi 40-50 tl). bu tarz ıvır zıvır konusunda tek geçerim, ne dükkan dükkan dolaşmanıza gerek var ne de kazıklanmaya. fiyatlar gayet uygun.
    1 0 ...
  • «hep»ten kasıt «her insan»sa bu kişi ben olabilirim. ilk ilişkimin başlangıcında zerre kadar değer görmezken bitişinde yalvarışlarla uğurlandım, son ilişkimin başlangıcında utanacağım kadar iltifat alırken sonunda hakaretlerle terk edildim.

    sebebini gerçekten anlayamıyorum. bugüne dek çıktığım veya flört ettiğim, hatta sadece arkadaşlık kurduğum tüm bu insanlardan aldığım tepkiler birbirinden o kadar farklı ki kendim hakkında bir kanıya varmak için bunlardan yararlanmam imkansız.

    fakat açıkçası karakter denilen şeyin biraz da insanın ne olmaya çalıştığıyla tanımlanabileceğini düşünüyorum çünkü kişilik gibi soyut bir kavram ancak niyet gibi başka bir soyut kavramla karşılanabilir ve ne yapmaya çalıştığıma dair sahip olduğum bilginin yalansız ve eksiksiz bir biçimde içimde var olması da bende onu kullanma isteği doğuruyor. şimdi bu bilgiyi paylaşmak ve mümkünse yorumlarınızı dinlemek istiyorum: kalbimize aldığımız kişilerin beş yıllık aralarla tamamen değişmiş olmasından nefret ediyorum ve hayatıma girecekse çıkmayacak birini istiyorum. geleceğimde yer almasını istediğim bu insanın geçmişini bilmemekten nefret ediyorum ve birbirimiz hakkında çevremizdeki onca alakasız insanın bildiği her türlü bilgiye erişme ihtiyacı duyuyorum. bu geçmişi öğrendiğim zaman, aklıma karşımdakini mutlu edecek veya üzecek bir şey gelirse söylemek istiyorum çünkü benimle ne yapmak istediğine karar vermesi için ona kendimi iyice tanıtmak ve bir gün beni yanlış tanıdığına dair herhangi bir yakınmayı dinlemekten kurtulmak istiyorum. birini etkilemek için strateji yapmaktan tiksindiğim için rol yapmıyorum, bence insan köpek gibi seviyorsa köpek gibi davranmalı ve bencilce seviyorsa bencil görünmeli. bunlara baktığım zaman karşı tarafı rahatsız eden şeyi göremiyorum, çünkü saydıklarımın hepsine dokunacak bir kelime bulmam gerekseydi «gerçek» derdim. insanlar gerçekten neden nefret ediyor, anlamıyorum.

    niyetim dışında da çok kötü biri olduğumu zannetmiyorum. beni yakından tanıyan insanlar tarafından daima zeki, yaratıcı, esprili, duygusal gibi sözcüklerle tanımlanırım. hatırı sayılır miktarda takıntılı ve deli olduğum da söylenir lakin bence bu deli kelimesi son yıllarda moda olduğu için biraz yersiz kullanılıyor ve takıntıya gelirsek de bu bir hastalık. hem kusursuz birini istemek aşk değil arzu olurdu. ben kiminle olsam onu eksikleriyle kabul ediyor ve hatta eksiklerini sevmeye çalışıyorum. dolayısıyla beni de bir noksanıma rağmen sevmeleri ve yanımda olduklarını hissettirmeleri bence gayet doğal bir istek.

    özet: elimden gelenin en iyisiyim. buna rağmen kimsenin hayatında kalıcı olamayacaksam ne yapabilirim ki? niye çabalıyorum, niye ümit ediyorum, neyi bekliyorum?
    1 0 ...
  • Her kız bunu yapar yapmak zorundadır çünkü dişi kişisinin dna'sında genetiğinde bu vardır
    Tıpkı iki erkek aslanın kavgasında kazanan aslanla seks yapan dişi aslan gibi
    insanoğlunda kriter kavga değiltiptir daha iyi olana dişi gider.
    2 0 ...
  • ''dna tanrı ile insan arasındaki tek bağlantıdır.''

    salvador dali'nin 1953 yılındaki keşfiyle birlikte dna sarmalına olan hayranlığını dile getirdiği sözüdür. dna sarmalını bundan sonraki 28 yıllık sanat hayatı boyunca pek çok ünlü tablosunda görebilmek mümkündür. ''dna sarmalını taşıyan kelebekler'' adlı bu tablosu en tipik örneğidir.

    sürrealizm

    bir tanrı'ya inanmayıp onun insanoğluyla olan bağlantısına hayranlığını dile getiren dali'nin sanat hayatında siyasetin etkisi büyüktür şüphesiz.

    Ömrünü, troçkist ve dadist akımların etkisiyle, anarko-komünist olarak başlayıp, franco rejimine verdiği destekle bir faşist olarak sonlandırmıştır. “Her sabah uyandığımda Salvador Dalí olmanın eşsiz keyfini yeniden yaşıyorum.” diyen dali maalesef, hiçbir -izme narsisizme bağlı olduğu kadar sadakat gösterememiştir.

    fakat dali şüphesiz sürrealizmin öncü en büyük ressamıdır.
    7 0 ...
  • bu adama üzülüyorum. takımı ligde kayıp, avrupada yok, kupa yok başarı yok. ezeli rakibi gelene geçene yaslıyor.
    oysa nickin aslolan galarasaray olsa çok mutluydu bugünlerde.
    12 5 ...
  • Bir kartal olarak. Her türlü Galatasaray ı desteklediğim karşılaşma.

    Fenerbahçe olsaydı duruş bu olmazdı. Bilmenizi isterim.
    Bugün samimiyet günü oldu öyle devam etsin.
    10 6 ...
  • genelde yaşadığımdır.

    aslında cevabı basit olan soruları sanki dünyada ilk defa iddia ediyormuş ve bir şeyleri çürüttüğünü sanan kişilere karşı aldığım tutumdur.

    şimdi ben yazacağım uzun uzun, o anlayacak da, hadi diyelim anladı..
    cehaletini köşeye bırakıp kusura bakma sağ ol diyecek de ben de ne kusuru diyeceğim..

    ne kazanacağım? bilmiyorum sözlük..

    örneğin bir dakika olmadı, bu başlığı ne için açtım hatırlamıyorum.
    zor zamanlardayım..
    6 0 ...
  • alışveriş yapmayı öğrenen köpek

    Kolombiya'da bir üniversite kampüsünde yaşayan negro adlı köpektir.

    Öğrencilerin, kampüs kantininde, para vererek yiyecek aldığını gözlemleyen negro, bahçeden aldığı ağaç yaprağıyla şansını dener.
    Ve kantin işletmecisi şahane insan, onu boş çevirmez.
    Ve bu durum, negro'nun, sabah rutini olur.

    Hayata dair gülümseten detayların en kralı bu bence...
    Kalp kalp kalp..
    7 0 ...