• içinde bulunduğum durum.
    Tanıdığım bir kadın evli ve kocasını aldatiyor kocasına söylesem kan çıkar olmaz ama bunu bilmenin vebaliyle de yaşamıyorum. Bişeyler yapmam lazım ama ne yapmalıyım bunu da bilmiyorum.

    Keşke hiç öğrenmeseydim.
    3 0 ...
  • provakatör köylülerin kovulması imiş. yallah köyüne denmesi imiş. bunları yazanlara çomar deyince "ama siz anadolu insanını aşağılıyorsunuz" diye ağlıyorlar samimiyetsiz şarlatanlar. bu kadınlar anadolu insanı değil mi lan iki yüzlü riyakar aklı evveller sizi. ülkenin kurucusunun adı anılınca sarımsak gören vampire dönmeye başlamışsınız. bu aslında iyi bir şey aramızdaki nankör vatan hainlerini böyle böyle ayıklayacağız işte. rabbim göstermesin bir kez daha kurtuluş savaşı vermek zorunda kalırsak aramızdaki iskilipli gibileri tespit etme açısından iyi oluyor bir yandan.

    haberin doğruluğu bir yana aramızdaki pislikleri görmek açısından iyi bir deneme olmuş. gerçek veya değil verilecek tepkiler bunlar işte.
    9 3 ...
  • Uyku mu, çizgi-film mi?

    Uyku...

    Hayır, çizgi-film... Çizgi-film... Şirinler, He-Man ya da Voltran... Ama göz kapaklarımı Gargamel tutuyor sanki; çok güçlü, açamıyorum.

    Saat kaç acaba?.. Çok erken olmalı. Okul olsaydı uyanmayı aklımdan bile geçirmezdim, ama yok işte. Bu yüzden uyuyamıyorum. Yarın bu saatlerde kalkıp hazırlanmak, okula gitmek zorundayım. Erken kalkmaktan nefret ediyorum. Saatler bir saat ileriye alınmadı mı hala? Yoksa geriye alındığında mı daha fazla uyuyordum?

    Yarın daha erken kalkıp bir saat geriye alırım ben de. Sadece kendi saatimi ama... Annemle babamın saatini de geriye alırsam doğal akışı sekteye uğratabilirim.

    Uyanmam gerek. Ya da sadece yataktan kalkmam gerekiyor; uyanmasam da olur. Tek gözüm açık da izleyebilirim He-Man'i.

    Hava çok soğuk. ismail Amca kaloriferleri yakmamış hala. Kömür getirmişlerdi, hatırlıyorum. Saat çok erken olduğu için yanmıyor kaloriferler. Balkanlardan soğuk hava dalgası gelmiş olmalı, haberlerde söylemişlerdi. Neyse ki mavi battaniyem beni soğuktan ve iskeletor'dan koruyacak kadar büyük.

    Biraz daha geç kalırsam babam kalkıp TRT'de kovboy filmi izleyebilir. Aynı anda kalkarsak daha da kötü; çizgi-film izleyemeyecek olmam bir yana, babam beni uzaktan kumanda olarak kullanabilir...

    Battaniyemin altından kalkıp kahverengi Grundig marka televizyonumuzun üstündeki kanal tuşlarına "çat" diye basmam gerekebilir. Tuşların yanındaki kibrit çöpüne benzer çubuğu çıkarıp netlik ayarı yapmak zorunda kalmam da bir diğer seçenek.

    Boyum kısa bir defa, zar zor yetişiyorum televizyona. Hayır, kaç defa söyledim, "alıcılarınızın ayarıyla oynamayın" diyorlar diye, anlatamadım. "Alıcılar"ın ne olduğu hakkında hiçbir fikrim yok aslında, ama öyle diyorlar işte. hem ben daha 8 yaşındayım ne anlarım ondan bundan...

    Saat gürültülü bir şekilde ilerlemeye devam ediyor. Akşam yatmadan önce pilini çıkarmalıydım. Ya pilini çıkardığımda zaman durursa... Bu riski alamam.

    He-Man'in bitmesine sadece beş dakika kalmış, bir sonraki çizgi-filmin hangisi olduğunu da hatırlamıyorum...

    Diğer tehlike annem. Ondan da önce kalkmam gerekiyor. Çünkü biliyorum; kesin ekmek almaya yollayacak beni. Aslında gidersem bakkaldan Kurabiye Adam da alabilirim.

    Hava soğuk olmasa üşenmezdim...

    saat erken olmasa üşenmezdim...

    --- 23 sene sonra ----
    Göz kapaklarımı Gargamel tutuyor sanki; çok güçlü, açamıyorum...

    Uyanmak zorundayım. Erken kalkmaktan nefret ediyorum. Kaloriferler, yanıyor, kombiyi açık bırakmıştım.

    tıraş olmalıyım, aslında duşta alsam iyi olurdu, saat kaç ya?

    üff duşa vaktim yok... pazar günü işe gitmekten nefret ediyorum. Mail atsam sonra? Telefonum çalıyor... Arayan patron, sana verdiğim flash belleğin içine "onu" at getir dedi... amına koyayım "o" ne ya?

    Umarım sorun çıkmaz; çok strese girdim, ters bir şey olacak kesin.

    kalkıp yiyecek bir şeyler hazırlamak en iyisi, ulan yalnızlık ne kötü her şeyi tek başıma yapmak zorundayım, tek başıma uyumak yada tek başına kahvaltı hazırlamak...

    hızlı hareket ettim, başım dönüyor ama önce çantamı toplamalıyım, bunu sonra düşünürüm...

    Uyku mu, çizgi-film mi?

    Uyku...

    Hayır, çizgi-film... Çizgi-film... Şirinler, He-Man ya da Voltran...

    oha kahvaltı yapmayı unuttum, markete gidip bir şeyler almalıyım ama üşeniyorum.

    hava soğuk olmasa üşümezdim...

    saat erken olmasa üşenmezdim...
    12 3 ...
  • Uyku mu, çizgi-film mi?

    Uyku...

    Hayır, çizgi-film... Çizgi-film... Şirinler, He-Man ya da Voltran... Ama göz kapaklarımı Gargamel tutuyor sanki; çok güçlü, açamıyorum.

    Saat kaç acaba?.. Çok erken olmalı. Okul olsaydı uyanmayı aklımdan bile geçirmezdim, ama yok işte. Bu yüzden uyuyamıyorum. Yarın bu saatlerde kalkıp hazırlanmak, okula gitmek zorundayım. Erken kalkmaktan nefret ediyorum. Saatler bir saat ileriye alınmadı mı hala? Yoksa geriye alındığında mı daha fazla uyuyordum?

    Yarın daha erken kalkıp bir saat geriye alırım ben de. Sadece kendi saatimi ama... Annemle babamın saatini de geriye alırsam doğal akışı sekteye uğratabilirim.

    Uyanmam gerek. Ya da sadece yataktan kalkmam gerekiyor; uyanmasam da olur. Tek gözüm açık da izleyebilirim He-Man'i.

    Hava çok soğuk. ismail Amca kaloriferleri yakmamış hala. Kömür getirmişlerdi, hatırlıyorum. Saat çok erken olduğu için yanmıyor kaloriferler. Balkanlardan soğuk hava dalgası gelmiş olmalı, haberlerde söylemişlerdi. Neyse ki mavi battaniyem beni soğuktan ve iskeletor'dan koruyacak kadar büyük.

    Biraz daha geç kalırsam babam kalkıp TRT'de kovboy filmi izleyebilir. Aynı anda kalkarsak daha da kötü; çizgi-film izleyemeyecek olmam bir yana, babam beni uzaktan kumanda olarak kullanabilir...

    Battaniyemin altından kalkıp kahverengi Grundig marka televizyonumuzun üstündeki kanal tuşlarına "çat" diye basmam gerekebilir. Tuşların yanındaki kibrit çöpüne benzer çubuğu çıkarıp netlik ayarı yapmak zorunda kalmam da bir diğer seçenek.

    Boyum kısa bir defa, zar zor yetişiyorum televizyona. Hayır, kaç defa söyledim, "alıcılarınızın ayarıyla oynamayın" diyorlar diye, anlatamadım. "Alıcılar"ın ne olduğu hakkında hiçbir fikrim yok aslında, ama öyle diyorlar işte. hem ben daha 8 yaşındayım ne anlarım ondan bundan...

    Saat gürültülü bir şekilde ilerlemeye devam ediyor. Akşam yatmadan önce pilini çıkarmalıydım. Ya pilini çıkardığımda zaman durursa... Bu riski alamam.

    He-Man'in bitmesine sadece beş dakika kalmış, bir sonraki çizgi-filmin hangisi olduğunu da hatırlamıyorum...

    Diğer tehlike annem. Ondan da önce kalkmam gerekiyor. Çünkü biliyorum; kesin ekmek almaya yollayacak beni. Aslında gidersem bakkaldan Kurabiye Adam da alabilirim.

    Hava soğuk olmasa üşenmezdim...

    saat erken olmasa üşenmezdim...

    --- 23 sene sonra ----
    Göz kapaklarımı Gargamel tutuyor sanki; çok güçlü, açamıyorum...

    Uyanmak zorundayım. Erken kalkmaktan nefret ediyorum. Kaloriferler, yanıyor, kombiyi açık bırakmıştım.

    tıraş olmalıyım, aslında duşta alsam iyi olurdu, saat kaç ya?

    üff duşa vaktim yok... pazar günü işe gitmekten nefret ediyorum. Mail atsam sonra? Telefonum çalıyor... Arayan patron, sana verdiğim flash belleğin içine "onu" at getir dedi... amına koyayım "o" ne ya?

    Umarım sorun çıkmaz; çok strese girdim, ters bir şey olacak kesin.

    kalkıp yiyecek bir şeyler hazırlamak en iyisi, ulan yalnızlık ne kötü her şeyi tek başıma yapmak zorundayım, tek başıma uyumak yada tek başına kahvaltı hazırlamak...

    hızlı hareket ettim, başım dönüyor ama önce çantamı toplamalıyım, bunu sonra düşünürüm...

    Uyku mu, çizgi-film mi?

    Uyku...

    Hayır, çizgi-film... Çizgi-film... Şirinler, He-Man ya da Voltran...

    oha kahvaltı yapmayı unuttum, markete gidip bir şeyler almalıyım ama üşeniyorum.

    hava soğuk olmasa üşümezdim...

    saat erken olmasa üşenmezdim...
    12 3 ...
  • Sene 93, aylardan eylül. beyoğlunda tek başıma yürüyorum. Şimdiki kadar olmasa da hatrı sayılır bir kalabalık hakim. Istiklal caddesi üzerinde bir gitar kursu var, bugünkü yapıkredi yayınları'nın bulunduğu binanın hemen yanı, internet kafenin yukarısı, teras kat. Ibrahim hoca'nın açtığı bir kurs burası. Ibrahim hoca Iyi bir eğitimci, kafa da bir adam. Sürekli öğrenciler ile şakalaşıp ortamı yumuşatıyor.

    Yine öyle bir günde, her zaman olduğu gibi, akşam üstü saat 5:30 civarı dersi sonlandırdık. Çanta sırtımda, caddeye adımımı attım. Dışarısı tam olması gerektiği gibi. yağmur yok ama hava kapalı. Esiyor ama soğuk değil. Tahminen 3-4 dakika yürüyorum, ardından sağ şeritteki dükkanlardan birine, ıslak hamburger yemek için giriyorum.

    Yanıma boyu kısa, az sivilceli bir genç garson geliyor. Aha! Liseden sınıf arkadaşım, mehmed! Kimseye kötülüğü olmayan, saf, temiz bir çocuk mehmed. Pek samimi olmasak da Kendisini hemen tanıyorum. Sağ olsun, o da güler yüzüyle siparişimi alıyor. Seviniyorum, bugün ilk defa ıslak hamburgerlerimin içerisine tükürülmeyecek. Seviniyorum, tükürük bezini siktiğimin çocuğu bugün işe gelmeyecek.

    Bir müddet bekledikten sonra ıslak hamburgerlerim "nihayet" geliyor. iştahlıyım. Iki elimle kavradığım hamburgeri hızlıca ağzıma götürüyorum, tam ilk ısırığı alacağım, hamburgerin içerisinden bir ses;

    -"Orospu çocuğu!"

    ?
    ......

    Ürküyorum, ani bir tepkimeyle hamburgerin içini açıyorum. Şlak! Siyah bir kırbaç, beni boynumdan yakalıyor. Birden hamburgerin içerisine çekiliyorum. Ekmekler kapanıyor. Köftenin üzerindeyim. Ne olduğunu anlamaya çalışıyorum, etraf karanlık. Kafamı çeviriyorum, hemen yanımda, hamburgerlerimin içine tüküren orospu çocuğu, pis bir gülüş ile bana bakıyor. Kendisine saldırmak istiyorum, fakat hareket edemiyorum. Yağmur başlıyor, içerisinde bulunduğumuz hamburgerler, garson tarafından cadde üzerindeki çöp konteynırına atılıyor. ıslanıyoruz, aylar geçiyor, asırlar geçiyor, biz ıslanıyoruz. belediye konteynırı terk etmiş, istiklal yağmura kavuşmuş, orospu çocuğu ile ebediyen başbaşayım.
    2 1 ...
  • karatay hoca dan dinlediğime göre, sebeplerden biri şeker, buğday, pirinç tüketimi.
    çünki siz ne kadar çok yesenizde, bunlardan. vücut onları şekere çeviriyor ve yaklaşık iki saat içinde yakamazsanız insülin salgılayıp yağa çeviriyor ve yağ yani kilo olarak depoluyor.
    e ne oldu yedikleriniz hiç bir organınız beslenmedi 2 saat sonra gene açsınız.
    organlar beslenmediği içinde halsizlik normal.

    aç ayı oynamıyor.

    herhangi bir karar vermeden doktorunuza danışınız. söylediklerim sadece kendi tecrübelerim.
    4 1 ...
  • Eğer Gerda gerçekte filmde ki gibi bir kadın ise helal olsun, taş olsa çatlardı yani Gerda yerinde. Herif ne yaparsa yapsın hep anlayışla karşıladı, destek oldu, yalnız bırakmadı. Gerçekte bu kadar hoş karşılamamıştır bu olayı bence, filmde fazla iyi gösterilmiş gibi. Film acayip değişikti ya, Alicia Vikander ve Eddie Redmayne inanılmaz iyi oynamış, hele Eddie o kadın, eşcinsel rolünü, mimiklerini o kadar güzel yapmış ki gerçekten helal olsun. Alicia'ya ise ayrı saygı duymak gerek o da en az Eddie kadar iyiydi. Yalnız Einar rolü için Jared Leto da düşünülebilirmiş, o da böyle sıradışı rollerin oyuncusudur ve çok iyi oynuyor bu tarz rolleri. Eddie de en az onun kadar iyi oynamış böyle sıradışı bir rolü. Lili'ye acayip kıl oldum hep kendini düşünmesi falan sinirimi bozdu.
    1 0 ...
  • Her ortak müdürlerden ortaklığın bütün işleri ve hesapları hakkında bilgi vermelerini isteyebilir ve belirli konularda inceleme yapabilir. Haklı bir sebep olmaksızın bilgi alma ve inceleme hakkı elinden alınan ortak, genel kurulun toplanmasını talep ederek bu konuda karar almasını isteyebilir. Genel kurulun da reddetmesi halinde ise son çaresi mahkeme başvurusudur.
    3 0 ...
  • Bir kaç haftadır ısrarla üst yüz ağrısı çektiğim için sinüzitim tekrarladı sanıyor ve kulak burun Boğaz a gidip aldığım tedaviyle ilaç kullanıyordum. Ağrı artık geçmeyince ve kulağıma vurmaya başlayınca dişçiye gitmeyi akıl ettim ki etmez olaydım. Çekilen röntgen ile sol alt ve süt 20liklerin gömülü bir şekilde Benimle yaşamaya çalıştığını farkettim. Ani bir kararla ameliyat olarak iki dişi de aldırdım. Operasyon 3 saat sürdü. Üst diş elmacık kemiğine dayanmış yaklaşık 6.5 cm olmuş. Ölüyorum haberim Yok. Tam bir işkence. Dudaklarım zaten o açma mekanizması ile yırtıldı. Yüzüm davul kadar şiş ve açım. Konuşamıyorum. Muhallebi ile besleniyorum ona da beslenmek denirse. Başımı öne eğemiyorum. Antibiyotik ağrı kesici hap+iğne kullanıyorum. Ve sakinleştirici iğne. Perşembe’den beri yatak döşek halde ve üstüne üstlük dinlenmek için haftalardır bu tatili beklerken. Ne zaman geçecek hiç ümidim Yok ama bu şiş ile duş almak mümkün değil kan kokusundan midem alt üst. En az 10 gün rapor alınmalı.
    8 3 ...
  • peki erkek haklarını kim koruyacak? kadın hakları diye diye iyice erkek haklarını unuttular amk birde eşitlik derler. bu karılara yüz versen erkeklerin ağzına s*çıp sonundada mağdur olurlar yine.
    5 2 ...