• Önceden rahat batması yazdığım başlık. Evlenebilmem için karşımdaki insanın son derece anlayışlı, sevgi dolu, kültürlü biri olması gerekiyor. Evliliğe dair beklentilerim çok mu büyük, insanlar bana neden sen evlenemezsin diyor?
    Evliliğe dair beklentisi lüks yaşam, kat kat ev, araba, bilmem kaç karat tektaş, elinde hediyelerle gelen bir adet kociş olan kadınlar evleniyor. Erkekler kendilerine üç beş milyarlık yüzük aldıran kadınlarla daha kolay baş edebildikleri için bu istekleri sorgulamıyor. Benim beklentilerim o kadınlardan fazla mı ki benim evlenme ihtimalim düşük olarak değerlendiriliyor. Benimle hayatı delikanlı gibi paylaşacak adam yoksa evlenmeyeyim zaten. Evliliğe bu kadar mesafeli iken evlenmem için tek neden ruhumun doyması olabilir. Deli gibi sevsem de masal yaşamayacağım bu yüzden evliliğe dair endişelerim var.
    ev işlerini yapacak biri olsun diye evlenen erkekler, geçimini sağlasın diye evlenen kadinlarin gerçekleştirdigi bir şey olarak görmüyorum evliliği. Bu basitlikten uzak bir evlilik yapmak isterim. Hayatı paylaşmak isterim, omzundaki yükü paylaşmak isterim. Evde, dışarıda sorumluluklarımızı ortak yerine getirmek isterim. Hayat bu kadar zorken birbirimizin hayatını kolaylaştırmak, mutluluk katmak gerekir. Niye bu isteklerimin dünya üzerinde karşılığı olmadığını söylüyor insanlar. Karşılığı yoksa da bırakın beni kendi halime. Bir evliliğin içinde duygusal anlamda yalnız kalmaktansa kendi dünyamda böyle akmaya devam edeyim.
    4 0 ...
  • insan olanın yapmayacağı, kozmetik sektörünün deney olarak eğlence sektörünün de sirklerde uyguladığı, lüks düşkünü olanların kürklerini kullanmak üzere, et, yumurta, süt severlerin yemek için, merhamet ve vicdan sahibi olmayanların ise zevk için gerçekleştirdikleri fakat hayvanları koruma yasasına göre hâlâ suç değil kabahat sayılan bir eylem. ruh hastalığı desek hastalara hakaret olur, nasıl bir psikopatlık ki yapan kendine yakıştırabiliyor bunu.

    ''yeni yasa tasarısı yürürlüğe girse de suç sayılsa'' deniliyor ama bunun dahi uygulanmayacağından adım gibi eminim. bugüne kadar her şey sadece kağıt üzerindeydi bundan sonra mı değişecek? bunun için mücadele veren insanlar sussun diye bunlarla oyalıyorlar. hayvanlara değer vermeyip de üzerine bir de şiddet uygulayıp bir çöp variline atanlara neredeyse ödül verecekler.

    çocukları dahi hayvanlara düşman edip eziyet yapmaları için gerçekleştirdikleri işkencelerle örnek olan bir kesimden, yolda yaralı köşeye sinmiş insanlardan kaçan ve yağmurda çamur olmuş bir hayvan görünce iğrenerek ya da sadece karşıdan acıyan gözlerle bakan fakat sosyal medyada kendine ''hayvansever'' diyen kesimden bi şey beklemiyorum zaten.

    fakat ses çıkarmadıkça ve bu hayvanların yaralarını sarmayıp onlara en azından iyileşene kadar kucak açmayarak bir köşede bıraktıkça, işkence görmüş psikolojisi çökmüş sokakta acı çeken hayvanlarla daha sık karşılaşabiliriz. hayvan şiddet gördükçe daha da yabanileşir bu yüzden hayvanlara sevmek için yaklaşan kimsenin de yabani olan hayvana kızmaya hakkı yoktur. mahallede 50 kedinin arasında dişi bi kedimiz var, ev kedisiymiş sokağa atmışlar, bi gün arka tarafından kan geldiğini ve afedersiniz bok aktığını gördüm eğilmemle arka tarafının sopa gibi bir şeyle deşilmiş olduğunu fark ettim. o da insanlardan sürekli kaçan hırçın bir kedi.

    ve bundan birkaç gün önce evde durmayıp da sürekli sokağa kaçan ama her gün sabah, öğlen, akşam kapımın önünde biten ve yemek vermem için kapıyı tıklatarak miyavlayan uslu pamuğum ortalıktan yok oldu, en sonunda doğum günümün gecesinde bir evin bodrum katından çıktığını öğrendim, yanına gittiğimde ise işkence ile çöpe atılmış olduğunu ve ordan kaçarak bodrum katına sığındığını öğrendim. dişlerinin ve tırnaklarının kırıldığını, gözlerinin içine gittiğini, her tarafının kapkara olduğunu, sağ ayağının üstüne basamadığını, burnunun, sol gözünün ve ağzının yara olduğunu bununla birlikte grip olduğunu ve salyalarının aktığını, ağzının alt kısmını kapatamadığını ve açlıktan zayıfladığını gördüm, o kadar canı acıyordu ki sadece yüzünü temizleyebildim ve sadece süt, su ile duruyor.

    işsizim ve maddi imkânım yok, arabam yok ama buna rağmen yaralı ve hasta bulduğum kedileri ve köpekleri özel veterinere götürmeye çalışıyorum zira belediyenin vet. görevlilerine verdiğim kedilerim geri gelmedi. bugün pamuğu da götürecektim yine ortalıkta yoktu. yağmur yağıyor diye bir yere sığınmış olabileceğini düşündüm, işimiz yarına kaldı. eminim izmir'de işkence görmüş sokak hayvanları ile bedava ilgilenen özel veterinerler vardır fakat evimin yakınında bir tane bile veteriner yok bulabildiğim tek yer yeşilova oldu o da bedava değil. sosyal medyaya vermek de istemiyorum.

    ama sosyal medyada şiddet gören hayvanların tedavi masraflarının karşılanması için görüntülerini yayınlayarak insanların maddi yönden yardımcı olmalarını sağlayan sayfalar var. bugün de böyle bir sayfa sayesinde bir köpeğin bacaklarının asitle yakıldığını ve kulaklarının kesildiğini öğrendim. söyleyecek bir sözüm kalmadı zira bir köpek bir insana en kötü ne yapmış olabilir, ne yaparsa da yapsın şiddeti hak etmez. kaldı ki şiddet bir hak değildir. yani bu eylemleri gerçekleştirenler tedavi olsalar dahi işe yaramayacağını düşünüyorum, sadece bunun artık caydırıcı cezalarla birlikte ceza kanunu kapsamında yer alması ve bunların uygulanması gerektiğini savunuyorum.

    https://www.instagram.com...taken-by=leylatheprincess
    12 0 ...
  • eğer bu numara tarafından arandıysanız, açmamanız veya geri dönüş yapmamanız gereken bir numaradır. zaten geri dönüş yaptığınızda muhtemelen ulaşamayacaksınız ama siz yine de denemeyin.

    kim veriyor bizim numaralarımızı böyle kişilere insan gerçekten hayret ediyor...

    dolandırıcı olabilitesi yüksek numara. internette bununla alakalı bolca yorum var. ben de buraya yazıp hizmette bulunayım dedim. hazır beni de aramışlar. *
    15 0 ...
  • bi solcu ikiyüzlülüğü. suriye'de milyonlarca insan ölmüş, tek ses etmemiş.
    ırak ta milyonlarca insan ölmüş tek ses etmemiş.
    afganistan, yemen, lübnan, filistin, bosna...

    ama pkk dayak yerken ''savaşa hayır''. oldu canım görürsem söylerim.
    6 3 ...
  • Yazmama kararı alıp bi şeylerin değişmesini bekleyen yazarlarla hiç bir sıkıntım olmadı. Sadece mafyacılık oyunlarıyla herkese gözdağı vermeye çalışan tipitiplerin serzenişi komik geldi ve bu zamana kadar bunla dalga geçtim. Ha bir de başka sözlüğe gidip haklı direnişini itibarsızlaştıranlarla.

    Bu da benim karşı tarafta görünüşümle alakalı açıklamam olsun.

    Eyi günler.
    21 11 ...
  • he amk erkekler hayvan. kız bulamayınca öküz hisleri ayyuka çıkıyor.

    karıyı bulunca da belini kırıyorlar (!)

    sikicem algılarınızı artık.

    erkeklere kurban olun amk meriçleri ve kezoları.
    hayatın neredeyse tüm yükünü yüklendiğimiz yetmezmiş gibi bir de şunlarla uğraşıyoruz erkekler olarak. batsın bu dünya sikerim böyle işi. celallendim.

    ayar etmeyin lan beni !
    8 2 ...
  • fayanslı masa olan ev

    Ahh içimi bir acı kaplar, derin düşüncelere dalarım. Dibine kadar işçi sınıfının evidir bu ev. işte şu görseldeki dramın hiçbir türlüsü yoktur. bak bunu al etrafında oturarak bir film yap 12 dalda oscar alır. Bu masa ki amına koyim virüs gibi bu topraklarda yayılmıştır. camel den sonra en hızlı yayılan buymuş. Bu masanın mucidi tasarımcısı orospu çocuğunun önde gideniymiş fayans kaplayıp masa diye satmak ne bre cahil cühela avel yavşak. oldu olacak bir tane de mavi maşrapa hediye edeydin üstüne de bi alaturka süper seyyar tuvalet. Nerde görsem bu masanın o eşsiz simetrisini ıkınasım gelir. sarı kapalı terliklerin içindeki soğuk suyun çorabıma geçen o ürpertici hissi gelir. parmaklarım kamaşır. Nerde görsem bu masayı, tatsız tuzsuz öylesine "ye de siktir git" kahvaltıları gelir aklıma derin bir hüzüne boğulurum. Sarı bezler gelir aklıma, parmak aralarıma sızan yosun kokulu su gelir. Bu masa ki allah seni alsın. her evde olan ama nerden alındığı kimin sattığı bilinmeyen bir masa. bilinmeyen kaynaklara izin vermek gibi, kendiliğinden gelip mutfaktaki yerini buluverir. Bu masa, nasıl masasın sen? siktir git bu toplumun hayatından amına kodumun masası seni.
    16 2 ...
  • sivasspor'un beşiktaş'ın uzun süredir peşinden koştuğu robinho'yu transfer etmesi olayıdır. bir beşiktaş'lı olarak yönetimi istifaya davet ediyorum sivasspor'dan transfer çalımı yiyecek takım değildir beşiktaş açık ve net.
    3 0 ...
  • Dunya sozlukte 2016dan bu yana hesabim var. Cok sarmadigi icin yazmamistim. Dun uludag sozluk basligina bu zerzevat ile ilgili entry girince fup hemen entry uctu bi de caylak oldum. Sikerim sozlugunuzu diye entry girdim. Burada moderasyondan dem vurup baska sozlukte mod olunca ayni yavsakligi yapmak nasil donekliktir?

    Burada prim basliklari tutmayinca da saga sola saldiriyordu.
    10 3 ...
  • Sözlüğün baş meriçlik görevini bu arkadaş yerine getiriyormuş sanırım. Maşallah herkesle mesajlaşmış falan, her neyse.

    Fark ettiğim şu ki başta bu ve bunun yanında giden insanlar olmak üzere kendisini çok "saygın" ve değerli insan olarak sayıyor. Tabi herkes istediği yere gidebilir kimseyi ilgilendirmez, fakat yine de gündem olduğu için biraz orada yazılanlara da baktım ve bu kişilerin hepsi kendisini bulunmaz Hint kumaşı ve çok değerli saymış. .

    Geçenlerde yine o sözlüğe giden birisine ayarı verdiğimde bir kere buranın en saygın yazarları beni destekliyor taam mı gibi bir cevap vermişti. Şimdi o saygınlar da gitmiş gördüğüm kadarıyla. Ulan sen kimsin seni destekleyen saygınlar kim, fasulye de kendisini nimetten sayar olmuş.

    Daha bu isimler dönse bile burada ki isimlere sallayıp ya onlar kalitesiz bir kere biz kaliteliyiz :s tavırlarından sonra nasıl kişiler oldukları açığa çıkmış olur herhalde.

    Kafam estikce yazan esmedikce yazmayan ve belki bundan sonra öyle buraya bile çok uğramayacak birisi olarak gidip de bunların hiçbirisini yapmadım.

    Bu komik arkadaş ve yandaşlarına başarılar. Ama sadece "komiksiniz".
    29 2 ...