• dünya tarihinde çok önemli bir olaydır.

    her ne kadar tarih kitaplarında birleşmesi diye geçsede aslında italyanın kuzeyinde bulunan sardunya krallığının diğer italyan krallıklarını sindirmesiyle italyayı ele geçirmesidir.

    bunun sonucunda diğer italyan krallıklarında yaşayan halkın çoğu güney ve kuzey amerikaya kaçmışlardır.

    bugün kanada ve amerikada 20 milyon italyan göçmeni var.

    arjantinin %70 i italyan. buda 25 milyon italyan göçmeni demek oluyor.

    brezilyada ise 40 milyon italyan göçmeni yaşıyor bu brezilya nüfusunun %20 sine denk geliyor.

    yine aynı şekilde uruguayda 1 milyon italyan göçmen var buda nüfusun %25 ini oluşturuyor.

    diğer amerika ülkerinde de irili ufaklı italyan göçmen nüfusu var.

    toplamda 140 milyon italyan olduğu söyleniyor ve bugünkü italyanın nüfusu 60 milyon olduğunu bildiğimize göre bunun %90 nı italyan desek toplam 55 milyon italyan ana karadayken 85 milyon italyan ana karadan uzak yaşıyor.
    2 0 ...
  • tv lere çıkıp "köre sadaka" diye dilenen siyasetçi dayıların yapması gerektiğidir. derhal 400 milyon eroluk uçak bağışlanıp, ak saray hastaneye dönüştürülmeli.
    6 0 ...
  • Abdurrahman dilipak'ın kasım 2018 yılında "heykel" yerine "put" diye montajlayarak paylaştığı milliyet gazetesinin başlattığı kampanya.

    atatürk heykeli için yapılan yardım kampanyası

    Bu aralar Her aktrolün günde 1 defa paylaştığı kampanya.

    Bu troller cb'nin başlattığı biz bize yeteriz türkiyem kampanyasıyla aynı tutuyorlar.

    Heykel kampanyasının ayrıntıları: https://teyit.org/gorseli...urunu-gosterdigi-iddiasi/

    Melih gökçek'in Atatürk Orman Çiftliği kavşağına diktirdiği dinozor heykelinin 10 milyon TL harcaması bunun yanında hiç kalır.
    atatürk heykeli için yapılan yardım kampanyası
    6 0 ...
  • al’dan sonra virgül koyunca (seni çok sevdiğim için al, dattım.) burada kız oğlandan bir şey istiyor, oğlan neden alayım bana bir sebep söyle diyor, kız da oğlana bu sihirli cümleyi kuruyor. kız oğlana istediği şeyi aldırıyor. büyük resim görülüyor, işin aslı ortaya çıkıyor, hiçbir soru işareti kalmıyor, her şey olabildiğince net olabildiğince şeffaf bir biçimde anlaşılıyor.
    0 0 ...
  • Gerçekçi yaklaşmak gerekirse bu hastalık alınan tedbirlerin sağlamlığına göre hızlı veya yavaş bir şekilde yayılmaya devam edecek. Eğer bilim adamlarınca bir çözüm bulunmaz ise er ya da geç bir çoğumuza bulaşacak. Kendimizi karantinaya aldık ve olabildiğince evlerden çıkmıyoruz ama bu nereye kadar sürecek? Diyelim ki hastalık kriz noktasına geldi ve sokağa çıkma yasağı ilan edildi (ilan edilir veya edilmez ayrı konu), bunun da bir süresi var. Hastalığın yayılımı belli bir oranda tutulsa bile sürekli diken üstünde olacağız, çünkü en ufak bir rehavette yayılım hızı çok artacak. Eğer bir ilaç veya aşı bulunmazsa dedikleri gibi bu hastalıktan herkese bulaştıktan sonra kurtulacak isek bile bu en azından aylar sürer, nisan mayıs gibi bu iş bitmez yani. Tabi bunun doğurduğu ekonomik sonuçlar olacak, psikolojik sonuçlar olacak. Olacak da olacak. Özetle ben bu corona meselesine pek umutlu yaklaşamıyorum. Çin'i örnek gösterebilirsiniz adamlar hastalığı bitirdi diyebilirsiniz ama bizim bu corona konusunda çinle hiç benzeşmeyeceğimiz aşikar. Üstelik çin için de henüz tehlike yüzde yüz geçmiş sayılmaz.
    2 0 ...
  • Altına imzamı atarım. Bu kafayla yaşasaydım eğer herşey çok daha farklı olurdu. Ama 2 bira kafası biraz yetersiz kalabilir, biz onu 3 yapalım.
    2 0 ...
  • Eğer böyle birşey mümkün olsaydı, bu dünyanın en başarılı insanı, en korkusuz insanı, en sağlam karakterli insanı siz olurdunuz denilen şeydir.

    Alkol alanlar bana hak verirler. 2 bira kafası kısaca. Fazlası ise adamı rezil eder.
    4 0 ...
  • masaldaki yalnız adam ruhunu hayatına katmaya çalışmaktadır. ama ego gibi o da özel olarak bu iş için yapılmamıştır. ve ruhla bir ilişki geliştirmek yerine onu ele geçirmeye çalışır. ego fok derisini neden çalar, tüm diğer yalnızlar ve açlar gibi... ışığı sever, ışığı ve ruha yakın olma olasılığını görür. ona doğru sürünerek yaklaşır. onun temel kamuflaj araçlarından birini çalar. egonun kendine faydası yoktur, neyse odur. ışık tarafından cezbedilmiştir. suyun altında yaşayamasa da ruhla ilişkiye geçmenin özlemini duymaktadır. ego ruha göre kabadır. işleri becerme şekli, çağrışımsal yada duyarlı değildir. fakat güzel ışığa karşı belli belirsiz küçük bir özlem duyar. bu özel bir şekilde ve bir süre egoyu sakinleştirir. böylece ruha açlık duyan ego (yani bendeniz) postu çalar.

    benimle kal diye fısıldar ego, seni mutlu edicem. ruh benliğinden ve ruh evine giriş döngülerinden seni tecrit edicem.

    seni çok, çoook mutlu edicem. lütfen.. lütfen kal.
    7 0 ...
  • Ben kötü bir insan değildim. Ne aksi bir adamım,ne de uysal biriyim. Ne alçağın biriyim,ne de namuslu,ne onurlu biriyim,ne bir kahramanım,ne de bir korkak. Ben hiçbir şey olamadım.
    (bkz: yeraltından notlar)
    8 0 ...
  • levent bulut'un bugün köşesinde gündeme getirdiği durum.

    Yazı şöyle;

    Ülkemizde yanlışlar kadar doğrular da olmakta.
    Bugün artık çağ atlamış yeni bir Türkiye'de yaşıyoruz.
    Allah hayır etsin...
    Allah ıslah etsin...
    Allah korusun...
    Allah saklasın...
    Allah'ım sana şükürler olsun
    Allah yar ve yardımcımız olsun diyerek her işe başlanan ülkemde, artık;
    Yalan, talan, iftira, hırsızlık, rüşvet, adam kayırmaca, haksızlık, hukuksuzluk, gıybet, kamplaşma, kutuplaşma, iftira olmuyor...
    ***

    Haksızlık karşısında kimse "dilsiz şeytan" gibi susmuyor.
    Garip gurebanın, yetim ve öksüzlerin ve kimsesizlerin kimi olunuyor.
    ***
    Bitaraflar bertaraf edilip, yandaşlar ihya edilmiyor...
    Kaç çocuk yapılacağından kürtaja, sezaryenden, öğrenci evlerine kimsenin yaşamına karışılmıyor...
    ***

    "En azından alnı secdeye değiyor ya" denilmiyor.
    "Bakara makara" diyenlere büyükelçilik verilmiyor...
    ***

    Sel bastığında, dere taştığında, bina yıkıldığında, doğa sorumlu tutulmuyor. Göçük altında kalanlar için güzel öldüler denilmiyor.
    Atatürk'e açık gizli eleştiri altında hakaret edilmiyor.
    Facebook, twitter mivitter kapatılmıyor...
    ***

    Birbirleriyle ekmeğini paylaşan insanlar hangi partilisin diye sormuyor.
    Adamına göre muamele olmuyor.
    Çıkarım neredeyse oradayım denilmiyor.
    Takım tutar gibi parti tutulmuyor.
    Bilgiye itibar edilip cehalet dışlanıyor.
    Yüzde 99'unun Müslüman olduğu ülkemde ehliyet ve liyakate önem veriliyor.
    ***

    "Komşusu aç iken tok yatan bizden değildir" hadisine riayet edilip marketlerden ihtiyacından fazlası alınmıyor...
    Kolonya, maske fiyatları yüzde 150 zamlanmıyor.

    Geçilmeyen köprünün, gidilmeyen hastanenin, kullanılmayan otoyolun parasını vatandaş ödemiyor.
    Darbe girişimi olduğunda vatandaşa sokağa çık denilmiyor. Deprem olduğunda milletten bağış beklenmiyor. Virüse karşı halkın kendi OHAL'ini ilan etmesi istenmiyor.
    Salgın yüzünden vatandaş para istemesin diye "bizde de yok" dercesine milletten para beklenmiyor.
    ***
    Tamam tamam...
    Hadi canım sen de deyip şaşırmayın
    Zira şaka yaptım...
    1 Nisaaaaann!
    ***
    Yukarıda acı gerçekler var. Değişti denilen Türkiye evet gerçekten değişti. Mazlumun yanında zulme boyun eğmeyen adaletli bir millet iken, güçlünün ve mağrurun yanında yer alan, bizden sizden diyerek partizanlaşan bir millete dönüştük. Ve bu partizanlık yüzünden iki yakamız bir araya gelmiyor...
    ---------------------------------------------------------------------
    Halk ne istiyor

    Korona ile yatıp korona ile kalkıyoruz... Virüs hızla yayılıyor. Devleti yönetenler ise peyderpey önlem alıyor.
    Aldıkları tedbirler hep bir eksik oluyor. Bu yüzden sosyal izolasyon yeterli değil... Bunu sokaktaki vatandaş, işe gidip gelmek zorunda olan asgari ücretli de görüyor. Ve bu yüzden sokağa çıkma yasağı istiyorlar. iktidar ise inatla çözüm yerine evde kal diye nasihat ediyor.
    ***
    Oysa en baştan yapılması gereken, virüs yayılmadan 2 haftalık bir sokağa çıkma yasağı olmalıydı. 9 yıldır Suriyelilere 40 milyar dolar para harcayan Türkiye; yediği, içtiği, giydiği, bindiği her şeyden vergisini aldığı vatandaşına 2 hafta bakamaz mıydı?

    Pek tabii bakabilirdi. Zira Suriyelilere bir 40 milyar dolar daha harcayacak "bu milletin bereketli bir kesesi olduğunu" bizzat devletin başı söyledi. Şimdi ise yine salgına karşı o "bereketli kese"ye başvurulup bağış isteniyor. Ne diyelim her şey ortada "Kanal istanbul" için para var ama millet için yok!..

    Edit kaynak: https://www.gunboyugazete...iye-cag-atladi-4033yy.htm
    10 3 ...