• Beceriksizliği ile övünen kadındır. Aşırı iticidir. "Ya ben yemek yapamam ki aç kalırsın" ya da "ay ben çok sakarım elimden de bir iş gelmez" diyerek tatlı olduklarını sanarlar.
    7 0 ...
  • "hiçbir şey değişmedi, ama yine de her şey başka bir biçimde var olup gidiyor. anlatamıyorum. bulantıya benziyor bu, ama aynı zamanda onun tam tersi."

    Sartre, bulantı'da tam da bu cümlerle konuşturur Roquentin'i. Bir derealizasyon atağının, fenomenolojik ve nispeten de edebi bir betimlemesi yapılmak istense, bundan daha vuzuhu ve güçlüsünün tasviri epey güç olurdu sanıyorum.

    Öznenin, kendi bedeninin de bir parçasını oluşturduğu uzam, mekan ve zamana karşı mutlak bir yabancılık duygusuna kapılması; bu duygunun tüm algı boyutları üzerinde egemenlik kurması onu en nihayetinde bedeni başta olmak üzere -ki bu da depersonalizasyondur- tüm fiziksel çevreyi ihtiva eden eşyaya karşı bir tür anlam aşımına uğratması demektir. Psikoloji, bir tür algı bozukluğu olan bu duygu-durumu kısaca 'derealizasyon' olarak sınıflandırır ve genellikle tek başına bir bozukluk olmaklıktan ziyade yan-semptom olarak saptandığını ve üretildiğini düşünür. Sözgelimi, anksiyete, travma sonrası stres bozukluğu, major depresyon gibi ana faktörlerin bir yan ürünü olarak görmeye eğilimlidir. Dolayısıyla bu esas sebep saydıkları olgular ortadan kalktığında, bu bozukluğun da kendiliğinden bertaraf olacağı düşünülür. Fakat bu yaklaşım, sözkonusu algı çarpıklığının mahiyeti üzerinde bir soruşturma imkanını kısırlaştığı gibi onun gerçekten bir 'yan-semptom' olduğuna karşı bir kanıt da sağlamaz. Bununla birlikte bu tür algıda bozuklukların tıbbı-biyolojik modelin hakimiyetindeki dar psikiyatrist yöntemlerle salt bir beyindeki deformasyona indirgenmesi ve böylece anti-depresan türevi ilaçlarla diğer olası sebepler göz önünde bulundurulmaksızın durumun bir çözüme kavuşturulabileceği de kesin bir temelden yoksundur.

    Dolayısıyla Psikoloji, Derealizasyon ve çoğunlukla ona eşlik eden depersonalizasyon gibi yeterli gözlem ışığında aydınlatılmamış birçok algı rahatsızlığını artık neredeyse geleneksel kalıplar haline gelmiş terminolojisinden hareketle açıklamaya devam ettikçe duyum ve algı alanındaki potansiyel çalışmaları yavaşlatacağı gibi yanlış, eksik ya da kâfi temellerden yoksun tedavi uygulamalarına da açık kapı bırakmaya devam edecektir.
    3 1 ...
  • hadsiz...cahil...sünepe...yandaş...siyasal islamcı...omurgasız...

    ölmüş bir adama laf atıp pirim yapma peşinde koşan siyasal islamcı çakal...

    yazdığı kitapların yalan dolan dolu olmasını geçin, kendisi abdülhamid'e zaman yolculuğu yaptıracak kadar uçmuş biridir.

    bakınız bu cahil siyasal islamcı, her şeyini geride bırakıp trablusgarp'ta vatan toprağını savunmaya giden kahraman subaylarımıza "briç oynuyorlardı" diyecek kadar da gözü dönmüş bir meczup.
    (bkz: trt nin dandik tarihçisinin libya iftirası)

    "kayı" diye kitap serisi yazdı. paraları cukkaladı tabi.

    bakınız kayı-10 adlı sözde tarih kitabında 124 ve 125. sayfalarına göre Voltaire, islam dini ile alay eden bir tiyatro oyunu sahneliyor, Abdülhamid de Fransa'ya ultimatom vererek oyunu yasaklatıyor.
    https://galeri.uludagsozluk.com/r/2132705/+

    çakal herif.
    bulmuş kendisinden daha cahil bir kitleyi, aklı sıra osmanlıcılık pompalıyor.

    Abdülhamid'in bunu yapması için zamanda yolculuk yapabilmesi lazım.
    Zira Voltaire Abdülhamid tahta geçmeden 98 sene önce ölmüş.
    https://galeri.uludagsozluk.com/r/2132706/+

    utanmaz arlanmaz herif bunu kitabına koymuş, bu kitabın basımına onay verilmiş ve bu kitap satılıyor iyi mi?

    ve şimdi bu yalancı düzenbaz herif kalkmış yüzlerce uluslararası makalesi olan halil inalcık'a laf sokmaya çalışıyor.

    ulan senin beynin kaç gram???
    10 0 ...
  • Siz rahmetli Halil inalcık’ın 95 yaşında dere tepe demeden alan araştırması yaparken giydiği ayakkabı dahi olamazsınız. Anca işte böyle ismini kullanıp ön plana çıkmaya çalışırsınız.

    Bakıyorum bu bilgileri kuru kuru inkar etmekten başka bir şey yapmıyorsunuz. Ya da en fazla türlü hezeyanlarla yazılmış Aşıkpaşazade tarihi’ni kaynak gösteriyorsunuz. Söyleyecek az sayıdaki cümleniz de bitince o mason, bu fetocu...Sizi ciddiye bile almamak lazım da neyse.
    7 0 ...
  • Sadece Müslümanlık üzerinden örnek vereceğim. işte efendim tanıdığım bir kız var, kız kapalı ama aynı anda 2 erkeği idare ediyor.
    işte amcam cumaya gidiyor ama bizim köydeki tarla hakkımıza çöküyor.
    Bakkalın dilinden Allah-kuran düşmez ama tartı da hile yapıyor.
    Patronum namaz kılıyor ama emeğimin karşılığını vermiyor.

    Bunların müslümanlık da dahil hiçbir dinle alakası yoktur.
    Ahlak ile inancı karıştırmamak lazım. Herhangi bir din zaten böyle iğrenç şeyleri yapmayı asla onaylamaz. insan sadece inancından sorumlu olmadığı gibi sadece davranışlarından da sorumlu değildir. Yani dini inancının olması ahlakının bozuk olması gerektiği anlamına gelmez.

    Yani böyle insanlara bakarak din hakkında yorum yapmak doğru değildir. insanların ne yapacağı belli olmaz. Bu davranışları her dinden olan veya hiçbir dinden olmayan insanlar da yapıyor.
    7 1 ...
  • Milliyetçilik, vatana millete faydalı bir birey olmaktan geçer, ırkçılık yapmak değildir. Yahudiler bu konuda Türklerden oldukça başarılıdır, örnekleri de var zaten. Atatürk milliyetçisi iseniz zaten ırkçılık yapamazsınız, kendinizden olmayanı hor göremezsiniz. Türk olmaktan hepimiz gurur duyuyoruz lakin Türk olup da türlü pislik yapanlarda var, bunu da görmezden gelemeyiz.

    Klavye milliyetçiliği yapmak yerine, milliyetçiliği benimseyip topluma hizmet eden insanlardan olalım, herkese de öcü muamelesi yapmayalım, istirham ediyorum!
    7 1 ...
  • "Milliyetçilik, milleti olmayanlar için faşizmdir." (Hüseyin Nihal Atsız)

    Seni Türk olduğun için imha etmek isteyen Rus, Yunan, ingiliz, ermeni, Arap, Fars gibi milletlere karşı pembe götlülük yaparsan, Anadolu gibi binbir emekle yurt edindiğimiz bu topraklarda barındırmazlar. Mülteci olarak onun bunun kapısında yurt dilenecek hale gelirsin.

    Bu dünya öyle "dünya vatandaşı", "takva" falan romantizmini kaldırmaz. 1992 yılının 26 Şubat günü ermeniler tarafından derisi yüzülen Türk bebekler sadece Türk oldukları için katledildiler.

    Kombi yanan sıcak evinizde battaniye altından hümanizm kasmak çok kolay. Bunu da milliyetçilik ilkesiyle devlet kuran Atatürk'e borçlusunuz.
    7 1 ...
  • olur da bu adamlara gönlünüzü kaptırırsanız ve evlenmeyi düşünüyorsanız, bilin ki annesiyle evleneceksiniz. annesiyle arası iyi ise sıçtınız bacılarım.. annesine çok bağlıdır, o ne derse odur. aksi olamaz.

    o yüzden bu erkeklerin annesini tanıyın daha çok. eğer annesi iyi huylu, yumuşak kalpli ve gelinini oğlunu kendinden ayıran bir tehdit olarak görecek biri değilse çok güzel. ancak biraz olsun aksini sezdiyseniz koşarak uzaklaşın bu erkekten. aksi iddia edilemez; 3 yıla ya boşanırsınız ya da kavga dövüşlü bir evliliğiniz olur.

    evet, yengeç burcu erkekleri hakkında hiçbir yerde dile getirilmeyen bir gerçek bunlar maalesef. bir kova erkeği olarak 8-9 tane yengeç erkeğiyle arkadaşlık yapmış biri olarak tecrübelerim en azından ilişki açısından budur. en yakın ve çocukluk arkadaşımın yengeç olduğunu da belirtmek isterim.
    6 2 ...
  • Bacımızdır.

    Bunların evli olanları daha da fenadır. Evinde ne olup bitti, ne yedi ne içti, kim geldi, kim gitti, o ne dedi, bu ne dedi, eşi nerde, nereye gitti, nereye gidecek, afedersin haftada kaç gün sevişirler, kısaca her b.*ku anasına anlatmazsa ölecek tiplerdir bunlar.
    Günde on defa anasını arar.
    Özel hayatı yoktur, onun için, anne ile oğul arasında gizli, saklı yoktur.

    Var böyle manyaklar!
    Evlerden, kadınlardan ırak!
    11 0 ...
  • Şu cümleyi bir türk söyleseydi, hemen ırkçı, faşist, kafatasçı ilan edilirdi. Kürt söyledim mi demokratik hak oluyor..

    Bunların övünecek nesi var ki bu kadar şişiniyorlar, çözemedim.. Demek ki milliyetçilik her milletin içinde bir içgüdü olarak varmış. Milliyetçiliği hiçbir ideoloji yok edemez..

    Bunların milliyetçiliği türk düşmanlığı üzerine kurulu ama.. Ben bir türk olarak türklüğümü seviyorum, bununla istediğim gibi de övünürüm. Diğer türklerin de bunu yapması lazım. Kürtler dahi övünüyorlar, biz niye övünmeyelim ki?? Ne mutlu türk'üm diyene cümlesini bile "ırkçılık" sayan geri zekalı türkler var.. Siz burada ırkçılık edebiyatı keserken, bunlar aşırı bir ulusal dayanışma içerisindeler..

    Türklerde, kürtlerin sahip olduğu milliyetçiliğin zerresi yok.. insaniyetçilik, hümanizm, politik doğruculuk, ümmetçilik zırvalarıyla ulusal bilincimizi kaybedeceğiz.. Türklerin acilen ulusal dayanışmaya sahip olması şart. Ulusal dayanışmanın olmadığı milletler, sıradan bir topluluk olma yolunda ilerler.. Türkler de sıradan topluluk olma yolunda ilerliyorlar.. Bilge kağan cidden çok haklıymış.. Türkler başlarına bela gelmedikçe, bir türlü uyanamıyorlar.
    3 0 ...