• yanlış anlaşılmasın. iki hatta değil tek hat ile gerçekleşiyor bu olay. faturasız gibi dilediğin şekilde kullanıyorsun, ödemeni de faturalı gibi ay sonu yapıyorsun. turkcell'in rahat hattı işte böyle bir şey. adı gibi rahat bir kullanım sağlıyor.

    tıpkı adı gibi "rahat" bir uygulama. yok pakatim bitti mi yok internetim kaldı mı yok liralar yetecek mi gibi bir durum yok. kullanıyorsun ve ödüyorsun. büyük kolaylık sağlayacak bu rahat denen hadise.

    insan kafası rahat olsun istiyor. telefon kullanırken de durum böyle. bu yüzden turkcell'in rahatı on numara bir hizmet olmuş. sadece konus, internetini kullan, sosyal medyada takıl, gerisini düşünme diyor resmen. çoğumuzun ihtiyacıda zaten bu.

    Turkcellin yeni sunduğu telefon kullanmanın rahatlığının ön planda olduğu bir hat. Taahhüt deyince herkes bir korkuyordu artık o dert kalmamış kafamız raHAT.
    10 0
  • Melih Gökçek sanırım 4 sene önce yenimahalle'ye benim evin oraya teleferik hattı kurdu. Bir seneden fazla ücretsizdi. Baktı ki vagonlara, koltuklara falan ufak uzak zarar verenler var; 1 lira gibi bir ücret yaptı. Sonra bizim milletimiz para veriyorum nasılsa diye iyice anasını sikmeye başladı. En son tüm vagonlara güvenlik kamerası koydular. Onda bile kameranın ölü bölgesindeki yerlere zarar veriyorlar.

    Yani diyeceğim o ki bizim milletimize demirden y.rrak olsa ikiye ayırır. Paralı sözlükle ilgili diyeceklerim bu kadar.
    11 0 ...
  • Aşk, bir fincan kahve, müzik, kitaplar, herhangi bir hobi edinmek...
    6 0 ...
  • Yaş değil, yaşamakla anlaşılır...

    "Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşçesine."
    -nazım hikmet
    7 0 ...
  • turgut uyar

    1209.
  • Yazdığı şiirlerden birbirine yakın kurulmuş evlerin hüznü tütüyordu. Çok sevdi, çok sevildi.

    "Her şeyden biraz kalır Diyor birileri,
    çoğulluk haklılıktır.
    Kavanozda biraz kahve,
    Kutuda biraz ekmek,
    insanda biraz acı..."
    9 0 ...
  • bugün yine adliyedeydik çok şükür.
    adliyedeyiz uludağ sözlük

    verdiğimiz ifadeler çok beğeniliyor olacak ki sürekli mahkemeye çağırıp devam filmi çekiyorlar.

    suç tarihi 2011, ve 3 sene önce kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş bir dosya yeniden açıldı.

    üstelik bir dava ankara asliye ceza mahkemesinde, bir dava da bakırköy asliye ceza mahkemesinde açmışlar.
    dava açanın dahi haberi yok.

    işgüzarlık diz boyu.

    aynı suç isnadı, aynı davalı, aynı davacı iki ayrı mahkeme olunca biz de böyle ayda bir mahkemeye gidiyoruz.

    bana hakaret davası açılmış ama herhangi bir hakaretim ve küfrüm yok.
    görevini yapmayan, kötü yapan bir bakanı eleştirmişim sadece.
    adliyedeyiz uludağ sözlük

    ya hadi her şeyi siktiret, usulen yanlış bir dava bu.
    davada suç tarihi 2013 yazıyor, ama suç tarihi 2011.
    daha neyin neye dava açtığından haberi yok, bir sürü kırtasiye masrafı, mahkeme masrafı...

    yahu ne yapmaya çalışıyorsunuz?
    bundan bir ceza falan çıkmaz, türk yargısını boş yere oyalıyorsunuz, ama bundan dolayı da şimdi ben şikayetçi oldum.

    azdan az çoktan çok gider, hadi bakalım sürsün sonsuza kadar mahkemeception...
    24 11 ...
  • Artık fazlasıyla özlediğim futboldur.

    Çocukken babamla maça giderdik kahvehaneye. ikimizde sivassporluyuz ama o dönem sivasspor süper ligde olmadığı için babam trabzonspor'a ben ise fenerbahçe'ye sempati duyardım.

    Sezon 1995-96. Trabzonspor ve fenerbahçe kıyasıya yarışa girmiş, diğer takımlar bu iki takımın nalını topluyor. Ama nasıl bir yarış. ikisi de önüne geleni deviriyor, hemde eze eze.

    Tabi haliyle şampiyonu 32'inci haftadaki trabzonspor-fenerbahçe maçı belirleyecek. O gün kahvehaneye her 2 takımı da tutan, hatta başka takımları tutan birçok kişi maçı izlemeye geldi. Kahvehane hıncahınç dolu tabi.

    Maç bitti ve fenerbahçe kazandı ve liderliğe yükseldi. O gün farklı farklı takımları tutan herkes yine dostça ayrıldı kahvehaneden. Kavga yok gürültü yok, adabıyla izledi gitti millet.

    Ama şimdi bakıyorum maç için kavga edenler, birbirlerine ana avrat küfür edenler, cinayet işleyenler türedi. Ve üstelik futbol eskisi kadar masum bir oyun değil artık.

    iddaa'dan cebini dolduran kodamanlar, maçların sonucunu önceden belirleyenler, fikstürü istedikleri gibi yönlendirenler, maç sonu ortalığı karıştıran açıklamalar yapanlar.

    Evet bu masum futbol maalesef bitti. Sadece hafızalarımızda güzel bir anı olarak kaldı.

    Yaşı daha küçük olanlara tavsiyem; futbol için kalp kırmayın, tamam birbirinize takılın şaka yapın ama bu şakayla kalsın sadece. Elin kodamanı türlü dalaverelerle cebini doldururken, siz 5-10 lira parayla şu maçı nasıl izlerim diye plan yapıyorsunuz. Eğlenin, ama futbolda herşeyin masum olmadığını da bilin.
    7 1 ...
  • Özlediğine göre o sesi hala unutmamış,
    Her gün başka ağızlardan duyulan aynı kelimelerin, onun sesiyle bambaşka anlamlar kazanacağını düşünecek kadar özlemiş,
    artık görmeyi, dokunmayı bırakın, duymaya bile razı olmuş birinin isteğidir bu olsa olsa..
    Böyledir işte;
    Bazen sadece sesini duymak bir nebze de olsa bastırır özleminizi, bazen sadece yaşadığını bilmek mutlu eder sizi.
    Bırakın, izin verin, kırmayın o sonbaharı görmekten kupkuru kesilmiş yüreği..
    Sizi özlediğini söyleyen birine çok görmeyin,
    adeta yıllar sonra güneşi görmüşcesine yaşayacağı bir dakikalık da olsa, o tatlı sevinci.
    12 1 ...
  • --spoiler--
    Zimbabwe'de 20 kadar akıl hastasını nakleden şoför hastalarını kaçırınca olanlar oldu. Beceriksizliğinin ortaya çıkmasını istemeyen şoför oradaki otobüs durağına gitti ve bekleyen yolculara onları bedavaya taşıyacağını söyledi. Sonra onları götürüp akıl hastanesine teslim etti ve kaçtı. Olayın içyüzü üç gün sonra anlaşılabildi.

    --spoiler--
    3 1 ...
  • Uzun otobüs yolculuklarında uyumak. Adeta imkansız. Uykusuzluk, mide bulantısı ve yorgunluk güzel üçlü oluyor. Bir de fişkiye gibi yağmur başladı şimdi.
    3 0 ...
  • ikiz kardeşle aynı üni de okuma isteği, akşama kadar tercih şeysini araştırmak, gün boyu çalan telefonlar. Rüyamda valiz hazırlayıp valiz boşalttım, günlerce bunları göreceğim herhalde.
    1 0 ...