• Can sıkıntısı eşiği ile doğru orantılı olan eşik.

    Yemin ediyorum geldim bu eşiğe. Masada makas çılak çılak açılıp kapanıyor. Biri tutmazsa az kaldı kesiyorum bak. imdaaat!

    Edit: Kaküldür arkadaşlar o. Şapkalı a ile. (bkz: Tdk)
    7 2 ...
  • ben kılıçdaroğlu'ndan son derece hazzetmesem de, doğma büyüme atatürkçü bir chp'liydim kendisi partinin başına gelene kadar ve o yüzden imamoğlu'na oy verdim. ama korona virüs sürecinde nasıl hayatlarını tehlikeye attığını gördüm ekrem imamoğlu'nun insanlarımızın. başka hiçbir şey değil!

    bu karanlık günlerde istanbul'da toplu taşıma araçlarının sefer sayılarını azaltarak resmen can sağlığımızı tehlikeye attı kendisi.

    ekrem imamoğlu

    bakın onunla ilgili de bir anı paylaşayım ben size...

    beşiktaş yönünden mescidiselam yönüne giden hata bindiğimde durumun fotoğrafını çekmiştim!

    iyi ki de çekmişim. sırf üst katta 50 kişi vardı zaten. yalanları batsın. sosyal mesafe komedisini de o sırada ilk ekrem bey önermişlerdi ama keşke takipçisi de olsalardı konunun! olmamışlar, üstüne sefer sayılarını azaltmışlardı...

    şoförlere "neden zamanında gelmiyor hatlar? duraklarda birikme oluyor yahu." dediğimde, belediyenin iptal ettiği cevabını veriyorlardı!

    insanlar bu otobüse ekrem imamoğlu zammıyla 6 tl veriyordu bir de bu korona virüs günlerinde. düşünün.

    eminim hala böyledir. artık istanbul trafiğini aldırmadan, çalınır çalınmaz, başına bir zarar gelir demeden türkiye'ye gelirken kendi otomobilimi kullanıyorum her anlamda. bu olaydan sonra onca trafikte araç kullanmak ne kadar sinirli olsam da daha katlanılabilir geldi bana hayatımı kaybetmektense. son derece pahalı olan otomobilimin başına bir şey gelecek olması ya da çalınacak olma ihtimali de başarısız bir belediye başkanının yüzünden enfekte olup can vermemden iyidir dedim.

    ama enfekte olmasına neden oldukları bunca insanın hesabını kim verecek? bunları neden kimse konuşmuyor? kör müyüz?
    5 1 ...
  • bir tanesi düğün yapıyordu.

    tarih 1 eylül 1921...
    türk ordusu işgalci yunan ordusuna karşı sakarya'da varolma mücadelesi veriyor.
    yunan ordusu sakarya'yı aşmış.
    ankara'da tbmm'nin taşınması düşünülüyor.
    düşman durdurulamamış...
    türk milleti'nin anadolu'daki bekası yok olmak üzere.

    anadolu'da durum buydu 1 eylül 1921'de.

    peki ya istanbul'da ne yapılıyordu?

    aynı tarih: 1 eylül 1921.
    yer: yıldız sarayı.
    hain padişah vahdettin, türk milleti sakarya önlerinde varolma mücadelesi veriyorken kendisinden tam 41 yaş küçük olan 5. eşi olan nimet nevzad hanımefendi ile evleniyordu...
    (bkz: millet kurtuluş savaşı verirken düğün yapan halife)

    bonus:
    milli mücadele dönemi osmanlıcılar ne yapıyordu
    12 5 ...
  • "Diyanet işlerinin 4 ayda yaptığı harcama 3.8 milyar TL"

    https://www.google.com/am...igi-geride-birakti,879330

    Sarayın masraflarına da atarım da üzülürsünüz.
    8 3 ...
  • hala utanma duygusuna sahip kızların var olduğunu gösterir. uzun süredir görmediğim kızdır. kızlar adama sikecek gibi bakıyor.
    3 0 ...
  • osmanlı dönemine ait bir detay...

    evet, yunanlara ayıp olmasın, rumlar gücenmesin diye istanbul'un fethi kutlamaları yasaklanmıştı bu ülkede...

    hem de kimin döneminde biliyor musunuz?
    ikinci abdülhamid döneminde...

    evet, siyasal islamcı, nurcu, fetöcü, süleymancı, gavsçı, reisçi aptülhamit hayranları bunu pek bilmez, çünkü bu gerçek payitaht abdülhamid adlı saçmalıkta gösterilmedi sevgili arkadaşlar.

    buyrun;

    --spoiler--
    sultan abdülhamid zamanında istanbul’un fethinin kutlanması diye birşey sözkonusu değildi, zira hükümdar “rum vatandaşların hislerinin rencide olabileceği” gerekçesi ile kutlamalara izin vermiyordu...

    bunu, abdülhamid’in tahttan indirilmesinden sonra senelerce doktorluğunu yapan ve hükümdarın kayda geçmiş “gerçek” sözlerinin yeraldığı tek eser olma kimliği taşıyan atıf hüseyin bey’in notlarından öğreniyoruz...

    kaynak: murat bardakçı;
    https://www.haberturk.com...amalarina-izin-vermemisti
    --spoiler--

    işte "rumlar rencide olmasın" diye istanbul'un fetih kutlamalarının yasaklanmasına 1911 yılında son verilmiş, ittihat ve terakki partisi istanbul'un fethi kutlamalarını yeniden başlatmış, hatta şu bildirge ile bunu bütün dünyaya ilan etmiştir;
    yunanlara ayıp olur diye fetih kutlamamak

    abdülhamid'in yasakladığı fetih kutlamaları ittihat ve terakki partisi tarafından başlatılmış, ve cumhuriyet döneminde de kutlanmaya devam etmiştir.

    ama sonra yeniden yasaklanmıştır...

    evet, biliyorum şaşırıyorsunuz ama malesef tarihi gerçekler bunlar.

    istanbul'un fethi kutlamalarının 2. defa yasaklanması da demokrat parti döneminde olmuştur.
    demokrat parti iktidarı da tıpkı abdülhamid gibi, "yunanlara ayıp olur" gerekçesiyle istanbul'un fethi kutlamalarını iptal etmiştir.
    (bkz: istanbul un fethi kutlamasını yasaklayan iktidar/#39536374)

    aynı demokrat parti iktidarı, "ingilizler'e ayıp olmasın" diyerek kutül amare zaferimizin kutlandığı kut bayramı'nı da yasaklamıştır.

    #tarih
    21 5 ...
  • Kapağın sesi buraya kadar geldi...

    şevket çoruh un gazeteciye verdiği ayar
    şevket çoruh un gazeteciye verdiği ayar

    iktidara yakınlığıyla bilinen Sabah gazetesi yazarı Mevlüt Tezel, koronavirüs salgını nedeniyle 17 Mart'ta perde kapatan tiyatroların emekçileri tarafından başlatılan 'Tiyatromuz Yaşasın' kampanyasına ilişkin  yazdığı yazıda, "Salgından önce özel tiyatrolar altın çağını yaşıyordu, kenara hiç mi para koymadınız” ifadelerini kullandı.

    Tezel'in bu ifadelerine oyuncu Şevket Çoruh tepki gösterdi. Hükümet tarafından başlatılan yardım kampanyasına göndermede bulunan Çoruh,

    "Hiç mi kenara para koymadınız Ülke altın çağını yaşarken halka iban gönderiyorsunuz" dedi.

    https://www.cumhuriyet.co...rina-ibanli-yanit-1741845
    17 2 ...
  • Dikkat çekmeye çalışan, kim bilir kimin feyki. Kız olduğuna dahi hemen inanmayın amk. Kızsa da ağır Kezban. Hem de öyle böyle değil.
    6 0 ...
  • fatih sultan mehmet in çocukken çizdiği resimler
    fatih sultan mehmet in çocukken çizdiği resimler
    fatih sultan mehmet in çocukken çizdiği resimler
    fatih sultan mehmet in çocukken çizdiği resimler
    fatih sultan mehmet in çocukken çizdiği resimler
    fatih sultan mehmet in çocukken çizdiği resimler
    fatih sultan mehmet in çocukken çizdiği resimler
    fatih sultan mehmet in çocukken çizdiği resimler

    Fatih Sultan Mehmet'in Çocukluk Defteri

    Günümüzden 567 yıl önce bugün yani 29 Mayıs 1453'te 2. Mehmet, kendinden önce sayısız kere kuşatma altına alınan ancak tüm kuşatmaları püskürtmeyi başaran Constantinepolis'i cihan imparatorluğuna kattı. Fetihten sonraki dönemlerde ''Konstantiniyye'', ''Stanpolis'', ''Dersaadet'', ''Asitane'', vs. gibi isimler ile anılan kadim şehir istanbul, imparatorluğa başkentlik yapmış ve yalnız islam aleminin değil Napolyon Bonapart'ın ”Dünya bir devlet olsa başkenti istanbul olur” sözünden yola çıkarak adeta dünyanın da gözbebeği olmuştur.

    Ancak biz bugün islam alemi için kutlu zafer olarak nitelendirilen fethi konuşmayacağız. Bu kutlu zaferin mimarı, genç hükümdar 2. Mehmet'e ait olduğu düşünülen çocukluk defterinden bahsedeceğiz. Çünkü istanbul'un fethi, bu şehzadenin defterindeki çizimlerde yatıyor.

    1940'lı yıllar,... Ord. Prof. Dr. Süheyl Ünver, Topkapı Sarayı Müzesi Kütüphanesi'nde yaptığı araştırmalar sırasında içinde çeşitli çizimlerin bulunduğu bir defter bulur. ilk gördüğünde onu etkilemeyen defterin sonraki yıllarda çalışmaları sırasında üç kez daha eline ilişmesi Ünver'in defterle ilgilenmesini sağlar. Defteri etraflıca incelemeye karar veren Süheyl Ünver, defter yapraklarındaki gelişigüzel çizimlerde; at başları, baykuş, kartal, leylek, balık çizimleri, Doğulu ve Batılı özellikler taşıyan portre çalışmaları, Osmanlıca ve Grekçe alfabe ile Farsça iyi okunamayan yazıların olduğunu görür. Bunun yanında; defterin şehzade Mehmet' ait olabileceğini düşündüğü çeşitli tuğra çizimlerine de rastlar. Fatih'in kimi yarım, kimi tamamlanmış tuğra çalışmalarında "Mehmed b. Murad Han" namı okunmaktadır. Bunun yanında; Ünver'in defterle ilgili yaptığı incelemeler neticesinde, defterin ön ve arka kapağından, II. Abdülhamid döneminde yeniden ciltlendiği ve bazı resimlerin alttan kesilmesi nedeniyle sayfaların boyutlarının küçüldüğü anlaşılmıştır. Ayrıca Ünver, olası bir kaydın veya notun da bu ciltlenme sırasında yok edilmiş olabileceğini belirtmektedir.

    Nitekim, Süheyl Ünver 1961 yılında "Fatihin Çocukluk Defteri" adıyla ele aldığı makalesinde defterle ilgili olarak "Ahersiz lâkin mührelenmiş ham beyaz kağıt üzerine yeni cilt. Kağıtların üst ve alttan küflenmiş bir defter. XV. asırdan kalma, Fatih'in şehzadelik veya saltanatının ilk senelerine ait müsvedde defteri gibi de telakki olunabilir. Bu gibi vesikalara da kıymet vermeği düşünenlerce iyice tetkik edildikten sonra hükmolunmak için düşünülmeğe değer" ifadelerini kullanmıştır.

    Şehzade Mehmet'in Edirne Sarayı yıllarındaki eğitimi hakkında bilgi sunan 22x29x5 cm boyutlarında ve 180 sayfalık defterin yalnızca 30 sayfası dolu olup diğer sayfaları boştur.
    H. 2324 numaralı defter, günümüzde Topkapı Sarayı Müzesi Kütüphanesi'nde yer almaktadır.

    https://m.facebook.com/st...91&id=478336065887783
    7 2 ...
  • Falih rıfkı atay'a ait olmayan uydurma bir söz. internette her gördüğünüz şeye inanmayın sazan gibi.

    Ha her ne kadar islam denince akla hemen çorap kokusu gelmese de camilerin çorap koktuğu bir gerçektir.
    5 2 ...