• Oy kullanırken cumhurbaşkanlığı oy pusulasında fotoğrafına şöyle bir kaç saniye baktım. Yüzümde bir gülümseme belirdi ve bastım mührü üzerine.

    Alengirli tablolar gibi fotoğrafın karşısındaki insanlarla iletişime geçebilen bir fotoğraf çektirmiş. Ayrıca tebrik ediyorum bu yüzden kendisini ve çalışma arkadaşlarını.
    8 3 ...
  • kahve sigara.
    oy kullanmaya gidiyeah.

    gelince salamli kasarli tost cay siyah zeytin.
    salatalik domates bir tane aci yesil biber.

    edi: ha miktariyla yaziyormusuz.cay sekersiz buyuk cam fincanda porselende icemiyorum cabuk soguyor.
    ekmek kepek ekmegi cok yavan bir ekmek bogaza yapisiyor.
    salam macar salam kasar dilim kasar.
    salatalik domates ustune tuz atilmis sinirsiz.
    siyah zeytine bayilirim artik kac tane yersem.
    kahvaltida aci yesil biber cok guzel oluyor bir ya da iki tane.
    7 1 ...
  • yukarıdan aşağı sıralı olarak yazıyoruz.

    tanışılmak istenen kıza atılacak ilk mesaj

    tanışılmak istenen kıza atılacak ilk mesaj

    tanışılmak istenen kıza atılacak ilk mesaj
    8 0 ...
  • 3 arkadas 5 liralik hesap odemek zorunda kalir.
    Arkadas 1 = 2 lira
    Arkadas 2 = 2 lira
    Arkadas 3 = 1 lira
    verir.

    Iste bazi tipler, her zaman "arkadas 3" olmak icin minik cakalliklar yapmaya calisirlar. iste bu 1 liranin hesabini yapanlarla arkadas da olmayin sevgili de. Maddi ve manevi siz zararli cikarsiniz.

    Her zaman 2 lira vermeye calisan Arkadas 1 de tehlikeli tiptir. Onlar da fazla verip maddiyat kanaliyla ustunluk taslamaya calisabilirler. Arkadas 3 kadar tehlikeli olmasa da bu tipe de dikkat edin.

    "ya orayi siktiret sonra gideriz gel surda simit yiyelim" diyenler var ya, onlari secin.
    4 0 ...
  • Once abazan yazmasini ogren bu bir. Sozluk kizlari da muhtemelen senin kadar ters oltanin ne oldugunu biliyordur bu da iki.

    Sikimtrak sokumsalak yurume teknikleri vol 35345. Fislicekmis sanki vurduracak ariyor.
    9 1 ...
  • sevdiğiniz kişinin size ayıracak vakti olduğu halde ayırmaması. belki teknoloji hiç gelişmemiş olsaydı ve birbirinizden haber almadan uzun bir süre yaşamanız gerekseydi, -içiniz sevip sevildiğiniz hissiyle misler gibi rahat- mışıl mışıl uyumak mümkün olurdu; çünkü «imkanı olsa benimle konuşmak isterdi» diyebilirdiniz kendinize. ama diyemeyince bir gün bile geçmek bilmiyor.

    dünyada kimse tarafından özlenmeyen insanların olması müthiş bir trajedi değil mi?
    3 0 ...
  • Gamzeleridir.

    Allaaahahgghh. Ilk entrydeki elemandan daha kanser bir hücre olmayı denedim, ve sanırım başardım. Aaaaahhhhgggg.
    4 2 ...
  • Acı çektim günlerce acı çektim susarak.
    Oysa sıcacık bir merhaba diyecektim ve başımı usulca dizine koyup, dört gün dört gece susacaktım.
    Beşinci gün seni öldürmek için çareler tasarlayacaktım.

    Saçların mutlaka örülmüş örülmüş olmalıydı. Geceye uzanan çıplak ellerin.
    Bir dilim elma, birkaç dilim portakal, radyoda eski hicaz türküleri, dilinde "ayrılık da sevdaya dahil"...
    An gelir, paldır küldür çöker gece üzerine. Kan kırmızı şarap kadehi. Yanlış yaşamaktan korkmuşsundur.

    Kimi zaman da yazma içindekileri kusmaya yarayan itiraflardır.
    5 2 ...
  • aileme karşı sık yaptığım hareket. eminim buna benzer durumlarda bir çok kişi vardır. kimseyi üzmemek veya kendini daha fazla üzmemek için soğurma tarzı bir hareketle söylemek istenen şeyler içeri atılır. tepki mekanizması bütünlüğünü kaybeder ve duygu durum bozukluğu oluşabilir. en önemli nedenleri ebeveynlerin baskıcı davranması ve çocukların fikirlerine saygı duymamasından ileri gelir.
    6 0 ...
  • Ahmet Hamdi Tanpınar’ın meşhur ‘’Saatleri Ayarlama Enstitüsü’’ adlı romanını okuma fırsatını buldum.Nedense hep erteliyordum fakat bu sefer ertelememem gerektiğini düşündüm,çünkü çok sevilen ve övülen romanını okumam gerektiğini düşündüm.Öncelikle herhalde beklentimi fazla yüksek tuttuğum için olacak ki ilk elli sayfalık kısmında pek bir ısınamadım,sonra kitabı daha sora tekrar başlamak için beklettim ve yaklaşık bir ay sonra tekrar okumaya başladım. Sanırım bir romanı okumadan önce hakkında fazla bilgi edinmemek ve eleştirileri okumamak daha faydalı,çünkü hem beklentilerimiz yükseltiyoruz hem de eleştirilerin bizi yönlendirmesine sebep veriyoruz.Bence kitabı okuduktan sonra eserler hakkındaki eleştirileri okumalıyız.

    Romanda baş karakter Hayri irdal adında biri,neredeyse ilk iki yüz sayfa boyunca bu adamın evlilikleri,kişiliği,hayatı ve serüveni anlatılıyor.Babası,halası,seyit Lütfullhah efendi,çok iyi bir insan olan Abdusselam bey,saat ustası Nuri efendi,Dr.Ramiz ile olan ilişkileri ayrıntılı bir şekilde anlatılıyor.Bütün bunlardan sonra konu ‘’Saatleri Ayarlama Enstitüsü’’ ve kurucusu Halit Ayarcı’ya geliyor.Kitap gayet akıcı ve edebi açıdan gayet doyurucu.

    Ahmet Hamdi Tanpınar’ın bu romanda geçmiş(eski) ile geleceği(günümüzü,yeniyi) karşılaştırdığı hep yazılıp söylenir.Fakat romanda bu şiirindeki sembolist öğe gibi özellikle Hayri irdal-Saatleri Ayarlama Enstitüsü-Halit Ayarcı üçgeninde çokta güzel anlatılıyor.Buarada açıkça söylemek gerekirse insan hemen cumhuriyetin kuruluş evresini aklına getiriyor ve oradaki kültürel çatışmaları düşünüyor.Ben Hayri irdal’ı yenilikleri hemen benimseyemeyen,yapsa bile tam olarak içselleştiremeyen türkiye toplumuna, saatlari ayarlama enstitüsü’nü genç cumhuriyete ve nedense Halit Ayarcı’yı da Atatürk’e benzettim.Bazen enstitüdeki aşırı yenilikleride cumhuriyet döneminde yapılan ‘’Güneş Dil Teorisi’’ ile ‘’Türk Tarih Tezi’’ ne benzettim.

    Yazımı sonlandırırken şunları da söylemem gerek ki Ahmet Hamdi Tanpınar’ın psikanaliz hakkında baya bilgili olduğu anlaşılıyor romanda.

    NOT: Ahmet Hamdi Tanpınar için daha ayrıntılı bir inceleme için Selahattin Hilav’ın ‘’edebiyat yazıları’’ adlı kitabında Ahmet Hamdi Tanpınar ile ilgili eleştirisini inceleyebilir.
    8 0 ...