• Eve adımımı atar atmaz su içmek için girdiğim mutfakta karşılaştığım manzaraya bak.
    sözlük yazarlarının söylemek istedikleri
    Her ne kadar allahım sen nefsime mukayet ol desem de olmadı ve birini indirip odama geçtim. Normalde şarap seven biri de değilim ama bunca saatlik yoldan sonra ilaç gibi geleceğini düşünüyorum. Muhtemelen yarısına gelmeden sızıp kalırım ama olsun kalktığımda devam edicim. Bu arada ampullerin ne ayak olduğunu ben de anlamadım. evdekilerle karşılaştığım zaman ilk işim bu kadar ampulü götünüze mi sokacaksınız diye sormak olacak.
    0 0 ...
  • yarak kürek insanları toplama kampı gibi mübarek amk..

    bir zamanlar uyulmadığı takdirde çaylaklık sebebi olan kurallar, şimdilerde kategori adı altında sunulan embesil framede seçeneklere sunuluyor.

    bünyesine ''gelin amk, sen de gel, sen de gel'' şiarıyla üye almasını falan geçtim. bu kadar andaval sürüsünü biraraya getirmelerini de geçtim. bari sürünüze çobanlık yapın amk. hayır bakın cidden bu kadar amip organizmaları biraraya getirmek de bir başarı. sahiden olmayan ceketimin düğmesini ilikliyorum bu konuda bu platforma ve yöneticilerine. ama sahip çıkın. bunlar sizin bok yemeleriniz.

    sözlükte (sözlük derken ellerim titriyor amk yerine) adam akıllı, kurallar çerçevesinde yazan üç beş yazar kalmış. bir kısmı benim ta en başından yaptığım gibi ''ileride döner bakarım'' mantığıyla yazıyor zaten. hadi ben ve benim gibileri geçtim de, zamanında sırtından ekmek kazandığınız, buraya emek vermiş olan insanlara saygınız olsun bari lan.

    diyorum da kime diyorum değil mi? kendi bünyesindekilere bile hainlik yapmaktan gocunmayan ulu sözlük yönetim ailesi (aileyi kesstt) kalkıp da emeğinden para kazandığı insanlara mı saygı duyacak.

    peh amk.

    çok da sikinizde ya sanki tanımı: bir zamanlar mahallenin gözde kadınıyken şimdilerde mahalle yanarken saçını tarayan bir orospuya dönüşmüş enteresan ve bir o kadar sikindirik platform.

    peşin not: ''boğonmoyorson yozmo omk''cılara gelsin; ''sana ne lan sikko?''
    3 1 ...
  • * uzunca bir zamandır her şeyden ve herkesten kaçıyorum. kaçtıkça içime kapanıyorum. iletişim yollarımı teker teker kapatıyorum. kapattıkça bundan haz duyarak daha da içime kapanıyorum. fakat bu önü alınamaz bir hâl aldı. sonunda bir hayalete dönüşmem an meselesi.

    * en son işimden çalıştığım son parayı almadan ayrıldım. bilerek almadım ve almadığımdan bahsetmedim bile oraya. gururum üç kuruş paradan daha önemliydi. çoğu insan kerizlik der o, o ayrı.

    * bazen bi kızım olsun istiyorum. ama sonra şu an kızım olsa 20'sine geldiğinde ben 47 yaşımda olacağım deyip üzülüyorum. sebebini ben de çözemedim.

    * yağmur yağdığında salyangozları yol ortasından teker teker topluyorum. ama sonra da hayatlarına müdahale ettiğimi düşünüp üzülüyorum. yine de her yağmurda ezilmesinler diye köşeye koymaktan alıkoyamıyorum kendimi.

    * eminönü'nde yediğim ekmek arasından tırtıl çıkmıştı. neyse ki ben onu ısırmadan yere düşmüştü. ama yine de onu arayıp ayak altı olmayan bir yere koymak istedim. sonrasında orada çalışan biri ne aradığımı sorduğunda deli demesinler diye ''kolyemi düşürdüm'' diyebildim. işin kötüsü adamcağız da benimle aramaya başladı. ama olmayan bir kolyeyi! tamamıyla büyük bir dramdı. özür dilerim beyamca..

    * çalabildiğim enstrümanlara başkaları içinde çalamıyormuş gibi davranıyorum. ''eheaha çalsana bi yea'' denmesinden nefret ediyorum. ama sanırım çok fazla pratiğe döktüm bu huyumu. galiba artık sahiden çalamıyorum.

    * enstruman demişken, yeni bir keman alamama sebebim sadece maddiyatla ilgili değil. istesem en âlâsını alabilirim iyi bir zamanlamayla. galiba öncekinin akıbetinden mütevellit alamıyorum. kırılması hoş olmadı, sanki hayaleti hâlâ boynumda bir buse.

    * arada bir aynada kendime denk gelince çapkın bir bakış atıyorum kendime. öpücük falan attığım da oluyor.

    * prangalar her zaman ayağa takılmazlar.

    * son dönemime dair ilaçları kafama göre kullanıyorum. insanların ilaç baskısından nefret ediyorum. siktirin gidin önce kendinize çeki düzen verin. belki o zaman ben ve benim gibiler sentetiklere maruz kalmazlar. hı? ne dersiniz? ben de öyle düşünmüştüm.

    * gece uyuyamıyor olmak aslında uyumamak olabilir. gündüz hayatından çocukluğumdan beri kaçıyorum. geceler güzel, geceler iyi.

    * eski öğrencilerimden biriyle karşılaştım geçenlerde. yaşladığım ve bu süreçteki amaçsızlığım daha farklı vurdu yüzüme. teşekkürler dünya.

    * okumaya devam mı ediyorsun sahiden yabancı? siktir git zıbar lan. saatin kaçı olmuş. melatonin dengenizi siktirtmeyin.
    3 0 ...
  • aynısını bu kış polarla yaptım. yapıştı sözlük, mutlu olunca parça pinçik yapacağım bu lanet şeyi ve kurtulacağım işte az kaldı inanıyorum ben!
    1 0 ...
  • Kadın-erkek yaşadığımız, geleceğimizi de topyekûn etkileyen en büyük zorluk. Kariyerinizden tutun insan ilişkilerinize hatta evliliğe kadar geleceğinizi etkiliyor bu olay. insanlar, belli bir yaşa geldiklerinde kendini tanır ama toplumda kabul görmeyeceklerini düşünerek yanlış seçimler yaparlar. Bazıları ise (özellikle erkekler) kendilerine belli bir yaşa kadar verilen insiyatifi tepe tepe kullandıkları için davranışları artık alışkanlığa dönüşür. Ve belli bir yaştan sonra bunları değiştirmek çok zordur.

    Örneğin 30'una kadar tek amacı gezmek, eğlenmek ve cinsel ihtiyacını gidermek olan bir erkek düşünün. Bu erkek standart bir türk kızıyla evlendiğinde mutlu olmayacaktır. 30'una kadar gezen bir erkek, hele de çocuğu olunca eve bağlanacak ve eski hayatını özleyecektir. Bu bırakın evliliğini, işini bile etkileyecektir. O yüzden olduğunuz gibi olun. Zevklerinizi bilin. Seçtiğiniz insan, seçtiğiniz hayattır. En büyük kazığı kendi kendinize atıyorsunuz.
    2 0 ...
  • Baş belası bir durum. Avcumun içine aldım hohlayarak ısıtmaya çalışıyorum ama adeta erimeyen bi buz kütlesi gibi. Yorganın altına kafayı sokmadıkça ısınmıyor.

    Edit: minicik burnum var aq.

    Busee yaparım kesin ben onu. Dur örneğini çıkarayım...
    5 1 ...
  • gezinti, claude monet
    gecenin tablosu
    empresyonizmin öncüsü monet'in tüm eserlerinde olduğu gibi, oğlu ve eşini resmettiği bu tablosunda da; içinden geçtiği renkleri parçalayan ışık insanın gözünü alırken, güneş içini ısıtır adeta. ayrıca perspektifi çok güçlüdür.

    yaşadığı dönemde iki defa katarakt ameliyatı olan monet için izlenimcilik akımı, bir tesadüf müdür yoksa bir kader mi bilinmez ama bu göz kusuru onu büyük bir sanatçı yapmıştır.
    15 1 ...
  • Bizde Rusya ya gideceksek olur tabii ki. Ulan kara kuru erkek geninden bizde bıktık. Biraz da beyaz tenli bebişlerimiz olsun aq.
    6 1 ...
  • Bir sebebi yok aslında amaçsız gıcık oluyorum. Sözlüğe 20 bin nickle gelip gitmek bence tuhaf psikolojik bir sorunun var. Ben de sözlükte birileriyle tabii ki görüştüm hatta sevgili de oldum ama kimse benim hakkımda kötü bir şey ne yazabilir ne söyleyebilir farkımız burda başlıyor.

    Kasapcim muck.
    7 4 ...
  • He amkoğlu He..
    Ulan senin taşşağa sardığın filmin ilk bölümünü bile 646 bin kişi izlemiş Türkiye’de. Dünyada ise yüz milyonlarca insan.

    Senin köpek olduğun reisinin hayatının filmini ise Türkiye’de 189074 kişi izlemiş.

    Neden biliyor musun ?

    Açsınız oğlum.. sinemaya dahi gidecek paranız yok.
    Biat kültürü ile hayattasınız çünkü.
    6 1 ...