• bugün kuruluşunun 36. yıldönümü olan türk yurdu, yavru vatan.

    36 sene önce bugün. hiç unutmuyorum...
    15 kasım 1983.
    trt ekranı, zaten başka da kanal yoktu...
    rahmetli rauf denktaş kuzey kıbrıs türk cumhuriyeti'nin kurulduğunu tüm dünyaya ilan ediyordu.

    rahmetli babama; "baba kim bu tombiş amca" diye sormuştum.
    "onun adı toros oğlum, bozkurt toros..." diye yanıtladı babam.

    canlı canlı şahit olduk kıbrıs türkü'nün gurur gününe...
    ne mutlu...

    kıbrıs türkü'nün bu haklı mücadelesinde başta kahraman türk mukavemet teşkilatına, onun yılmaz neferleri bozkurt rauf denktaş'a, doktor fazıl küçük'e, rahmetli başbakanlarımız karaoğlan bülent ecevit'e, necmettin erbakan'a ve türk silahlı kuvvetleri'ne sonsuz teşekkürler.

    nice 36 senelere.

    ek;
    bozkurt rauf denktaş'ın kuzey kıbrıs türk cumhuriyeti'ni ilan edişi;
    https://streamable.com/wdsya

    çok yaşa kuzey kıbrıs...
    9 0 ...
  • intihar eden kişinin çektiği acıları kavrayamamak, kendi konforlu hayatından başkalarının acılarına empati yapamamaktır. ülkemizde sıklıkla karşılanır. medeni ülkelerde bu tür vakalara insanlar hoşgörü ve saygıyla yaklaşır.
    7 0 ...
  • nokta atış şeklindeki ilandır.
    aradıkları araştırma görevlisinin bir tek isim soyismini yazmamışlar.

    ilan şöyle;
    “tarih bölümü lisans mezunu olup yeniçağ tarihi alanında tezli yüksek lisans yapıyor olmak ve balkanlarda madencilik üzerine çalışıyor olmak.”

    bu kriterlere uygun araştırma görevlisi arıyorlar.

    ilan şu;
    karabük üniversitesi araştırma görevlisi ilanı

    linki de şurda;
    https://ilan.memurlar.net/ilan/48981/

    rezalete bak!!!

    acaba bu kritere uyan bakan, milletvekili, belediye başkanı yahut akp il başkanı çocuğu kim?
    keşke ismini verseydiniz.

    liyakat neydi liyakat emekti.
    emek hırsızları.

    balkanlarda madencilik üzerine çalışan tarih mezunu kimse ona sokayım ben.
    hırsızlar...
    31 2 ...
  • akp döneminde başkanlık sistemi ile birlikte uçuşa geçen ülkemizi kıskanan almanya'daki mercedes (4 matic) fiyatlarıdır.
    10 bin peşin ayda 312 birim taksitle mercedes

    10 bin birim para peşinat verip, ayda 312 birim para ödeyerek toplamda 43.490 birim para karşılığında sıfır kilometre üstelik deposu da ful dolu bir şekilde mercedes sahibi olabiliyorsunuz.
    diğer modeller de aynı şekilde 10-15 bin peşin, 300-350 birim para taksitle.

    videoda model model göstermiş arkadaş;
    https://streamable.com/7n0p4

    şimdi, bizim ülkemizde 10 bin birim para verip ayda 312 birim para ödeyerek toplamda 43 bin 490 birim paraya sahip olabileceğimiz herhangi bir sıfır kilometre araç var mı?

    fiyatları özellikle birim olarak yazdım ki euro-tl cinsinden gelip kimse saçmalamasın.

    birime bakın.

    almanya'da asgari ücret 1557 euro, yani 1557 birim.
    türkiye'de asgari ücret 2000 tl yani, 2000 birim.

    2000 birim ücret alan biri 10 bin birim peşin verip 300 birim taksitle toplam 43 bin birime bir araba alabiliyor mu?

    hadi bu araçlar almanya'da üretiliyor ondan ucuz diyelim.
    peki aynı araç hollanda'da, fransa'da, ingiltere'de, çekya'da...yani almanya dışındaki ülkelerde de üç aşağı beş yukarı bu fiyata satılıyor.

    biz malesef ülkemizde bir araç kendimize alırken, bunun üzerine 2 araç da devlete alıyoruz.
    soyuluyoruz.
    ne diye? birileri lüks yaşasın, lüks yesin içsin, itibardan tasarruf etmesin diye...
    17 5 ...
  • tam manasıyla yaşamayan bilemez. herkesin hayatını aynı oranda çalmıyor bu şerefsizler.
    insanın dini inancı olmayınca şükürkar da olamıyor. ahirete güvenemiyor. madem ki böylesine bir kurtlar sofrasına düştük, ya durup kirleneceğiz ya da gidip kurtulacağız düşüncesi hakim oluyor.
    o yüzden yanabildiği kadar yansın ortalık. böyle toplum da yerin dibine batsın.
    6 2 ...
  • Aslında siyanüre nasıl erişmişler diye değil, bir insanın kendisini ve ailesini ölüme götürecek olayın gerçek sebebi nedir diye sorulması gereken bir durum.

    ister ekonomik, ister çevresel etkenler olsun bireyin böyle bir şey yapabilmesi psikolojik dengenin ciddi olarak bozulmasıyla sonuçlanabilecek bir durum ve burada kişi kendi hayatı dışında belki de eşinin ve hatta çocuğunun hayatını sonlandırma hakkını, bir kurtarıcı olarak kendinde görebiliyor.

    Böyle bir durumda elbette çıkan haberler zincirleme etkiye sebep olabiliyor, insanın aklına karpuz kabuğu sokabiliyor. Elbette bu tarz malzemenin satışı da, haberlerin içeriği de önemli AMA bu durumda asıl önemli olan toplumun mevcut durumunu gerçekten anlamak istemek ve anlamak.

    Çünkü sadece siyanür yasaklanırsa, ilerleyen zamanlarda onun yerini doğal gaz ölüm haberleri almaya başlayabilir. Olay sadece şekil değiştirecektir.

    Olayların bu şekilde devam etmesi durumunda, mevcut siyasi otoritenin bundan ciddi bir şekilde etkileneceğini ve durumu kontrol altına almak için haber içeriklerini kısıtlayarak durumu görmezden geleceğini düşündüğüm durum.

    insanlar gibi toplumlar da hastalanır ve biz ülke olarak buna çok açık bir konumdayız.
    8 0 ...
  • insanın aklında ister istemez kötü düşünceler uyandıran nur 33 ayetidir.

    "Evlenmeye güçleri yetmeyenler de, Allah kendilerini lütfuyla zengin edinceye kadar iffetlerini korusunlar. Sahip olduğunuz kölelerden “mükâtebe” yapmak isteyenlere gelince, eğer onlarda bir hayır görürseniz onlarla mükâtebe yapın.[387] Allah’ın size verdiği maldan onlara verin. Dünya hayatının geçici menfaatlerini elde etmek için iffetli olmak isteyen cariyelerinizi fuhşa zorlamayın. Kim onları buna zorlarsa bilinmelidir ki hiç şüphesiz onların zorlanmasından sonra Allah (onları) çok bağışlayıcıdır, çok merhametlidir."

    Şimdi öncelikle anladığım kadarıyla ayette fuhuş olarak tercüme edilen kelime budur: (الْبِغَٓاءِ)
    kuran daki kafa karıştırıcı ayet

    Ben emin olmak için bu kelimeyi önce translate'e yazdım fakat muhtemelen harekeler yüzünden tercüme edemedi. Ben de bu kez google'da arattım. Hakikaten de karşıma hep fuhuş ile alakalı görseller çıktı.

    kuran daki kafa karıştırıcı ayet

    Bilmeyenler için şunu da belirteyim: meallerde parantez içinde yer alan ifadeler kuran'ın bir parçası değildir. Yani kuran'da yazmayan, yalnızca tefsircilerin yorumlarından ibaret olan ifadelerdir.

    Yani bu ayette kimin bağışlanacağı belirsizdir, yoruma açıktır. O zaman ortada iki durum var:

    1- bağışlanacak olan fuhşa zorlanan cariyedir.
    2- bağışlanacak olan fuhşa zorlayan cariye sahibidir.

    Şimdi iki ihtimali de değerlendirmek istiyorum. Bir kere bir kişinin bağışlanabilmesi için o kişinin bir suç işlemiş olması gerekir. Suç işlememiş birisi zaten bağışlanmaz, çünkü ortada bağışlanacak bir durum yoktur. Dolayısıyla zorlanan cariyenin neyden dolayı bağışlanacağı merak konusudur. Zorlama durumu varsa zaten bu bir tecavüzdür. Üçüncü bir zorlayan kişi varsa da bu kişi de tecavüz suçuna ortak olmuş demektir. Bu durumda ortada bu ikisinden başka suçlu yoktur. Cariye sadece mağdur durumdadır. Çünkü cariye zaten bir ganimettir, sahibinin malıdır. Cariye olarak hizmet etmesi şartıyla canı bağışlanmış kadındır.

    ikinci ihtimali zaten düşünmek dahi istemiyorum. Fuhşa zorlamak yani bir tecavüze aracılık edip bundan kazanç sağlamak gibi son derece aşağılık bir suçun zaten bağışlanabilmesi mümkün değildir. Bu ihtimalin doğru olmadığını umut ediyorum.

    Fakat her iki ihtimalde de ortak ve oldukça rahatsız edici bir durum var. Her ikisinde de bir tecavüze aracılık eden ve bundan kazanç sağlayan aşağılık bir adam müsveddesi var. Fakat bu adam müsveddesine karşı ne bir cehennem tehdidi ne de bir cezadan bahsedilmiyor. sırf farklı düşünce ve inançları benimsedikleri için her ayette insanlara hakaretler yağdıran ve onlara cehennemde uygulanacak fantastik işkence yöntemlerinden uzun uzun bahseden bu kitap; niçin fuhşa zorlamak yani bir tecavüzden kazanç sağlamak gibi yeryüzünde işlenebilecek en aşağılık suç için hiçbir tehdit ya da yaptırımdan söz etmiyor?

    Sanki "sigara içmeyin", "içki içmeyin" vb. masum bir hatadan bahseder gibi "fuhşa zorlamayın" demekle yetiniyor sadece.

    Ben samimi birisi olduğuma inanıyorum. Bu ayeti de benim vicdanım ve mantığım kabul etmiyor.
    8 3 ...
  • Sürdürmekte olduğum ilişki türü. Buluşmak için öncesinden randevulaşıyor, ben tayyörümle, beyefendi de takım elbisesiyle geliyor. Resmi bir el sıkışmasının ardından çantamdaki dosyaları çıkarıyor, geleceğimizi şekillendirmek adına planlarımızı yapıyor, imzaları atıyoruz. Sonrasında noterde tasdik ettirip olaysızca evlerimize dağılıyoruz.

    harika bişi. Ne trip var ne samimiyet ne de yersiz sorular. Mis gibi ilişki... ilişkiye eğlence katmak isterseniz PowerPoint sunumu da hazırlayabilirsiniz, planları öyle sunarsınız. Çok heyecanlı uff.
    10 2 ...
  • Sn. Bakanın açıklaması Kevin carter'ın plutzer ödüllü fotoğrafını akla getirdi.

    kişi başı et tüketimi 15 kilo

    Kurban bayramına karşı çıkan ve hayvan katliamı yakıştırması yapan embesiller (hijyen, eziyet, şiddet, kan, dini bir ritüel olarak sadece hac görevi olup istanbul'da hacı mı oluyorsunuz, kışlık et stoklaması vb haklı bazı yönleri olduğunu da söylemek gerek) eğer kurban bayramı olmasa millet et yiyemeyen, et tüketimi açısından zaten açlık seviyesi-dengesiz beslenme durumunda ülke olarak olduğumuzu unutmayın.

    Ülke olarak son 20 yılda tarım ve hayvancılık alanında nereye geldiğimizi görüyor musunuz?
    Hiçbir engelleme muhalefet olmadan ve kaynak kısıtlaması olmadan ülkeyi yönetenlerin milleti açlığa ve yokluğa mahkûm etmeleri itirafı olan açıklama.

    Tarım ve hayvancılık açısından fao, eurostat, numbeo verilerine bakıp halkın satınalma gücü hakkında bilgi sahibi olabilirsiniz.
    Ya da kafanızı Edirne'den öte çıkarıp batmış Yunanistan, sürünen ispanya bizden daha iyi olup, bizden daha kötü olan ve et tüketiminde hemen hemen aynı seviyede olan Bulgaristan bizim yarımız kadar kazanıp bizimle et tüketimi-satınalma konusunda nasıl aynı seviyede oluyor diye görüp anlarsınız.
    4 0 ...
  • yazıyla onbeş kilo. bakan pakdemirli söylemi.

    geçen gün de cumhuriyet tarihinin en büyük sığır sürüsü var şu an demişti. bunun ironi olduğunu düşünüyorum. yoksa bu kadar yoksul halk neden bize oy versin gibi bir şey demeye çalışmıştır.

    neyse konuya dönelim. 15 kilo et içinde pirzola, antrikot, sucuk, pastırma, kavurma, lokum tabir edilen etler vardır.

    hanginiz yedi lan benim hakkımı?

    koskoca bakan yalan söyleyecek değil ya!
    15 2 ...