• müşteri: anahtarı kaça çekiyorsunuz?
    ben: 6 lira ablacım.
    müşteri: (bağırarak) Daha 10 gün önce 5 liraydı hemen nasıl 6 lira oldu!
    ben: dolar yüzünden abla fiyatlar günlük değişiyor.
    müşteri:ne doları dolarla ne alakası var suya da zam geldi onuda mı dışarıdan alıyoruz.(der ve çekip gider)

    o suyu getiren arabanın petrol kullandığını, plastik şişelerin döviz ile alındığını, piyasanın birden pahalandığını ve aynı piyasayı o firmadaki işçilerinde kullandığını düşünmeyen insandır. Tek bilgi kaynağı televizyon olan dar düşünceli ablamız hain gibi bakarak ayrıldı bugün dükkandan. ulan sıçarken bile dolar harcıyorsun ardını sildiğin tuvalet kağıdı düğmesine bastığın sifon bile yerli değilken neyin tatavası bu.
    2 1 ...
  • Marjinal olmak, değişmek demektir. Farklılık ve bunun getirdiği aykırılık olayını en ideal bir şekilde rezil ve rüsva olmadan ilerletmek ve sürdürmek manasını taşır. Dolayısı ile, kişi bu marjinallik olayından zevk alır ve bu yaşam biçimini benimseyip, daim ettirir ise, çevresinde olan insanlar da bu insanı benimser.

    Aslında yaşam biçiminin bu olduğunu anlatmaya çalışması, olayı değiştirir. Marjinalite, kişinin yeni keşfettiği ve zevk aldığı bir biçimi, kendi kültürüne göre uyarayıp çokta fazla zorlamadan, standart çizgisinde giden insanların fikir ve görüşlerini pek fazla önemsemeden ve kimseyi kırmadan dilediğini elinden geldiğince yapabilen ve yapan insandır. Hak verilir, haklıdır. Tabularını yıkmıştır. Kimse, kolu komşu ne der psikolojisi ile yaşamak zorunda değildir.

    Sırf farklı görünmek adına bu olayı yanlış anlayan kişiler, utanmakla mükelleftir. Onlar için büyük bir yanılgı vardır.

    Edit: evet sırf sabahları pijama ile ekmek alıp, cafeye pijamayla oturduğum için yazdım bunları.

    Edit2: bunu söylemesem olmaz;

    Bir gün şirket içi arkadaşlar ile iş çıkışı bir restorana oturduk. Neyse yemeğimizi yedik. Yemek sonrası, Yoğurt sipariş ettim. Masada şirketten stajyerler ve türlü bölümden yöneticiler vardı. Herkes tuhaf bir şekilde bana baktı. Cebimden polen çıkarttım çünki. Yoğurtla bir güzel karıştırıp, millet çayını içerken, bir güzel yedim.

    Bir bakışlar sormayın, sanki canlı danayı, kıç tarafından yemeye başlamışım gibi.

    Dedim ki bakmayın öyle, beni böyle sevin sevecekseniz. Polen olsa, cepten çıkartacak halimiz yoktu elbet. Her yerde bulunmuyor melet.

    Ne yapayım?
    4 0 ...
  • Genelde, onu kestiğimi düşünüpte kendini bulunmaz hint kumaşı sanmasın diye yaptığımdır.
    Pilot değilim kimsenin bir tarafını kaldırmam.
    4 0 ...
  • 1954 ile 1989 yılları arasında tam 35 sene paraguay'da diktatörlük yapan, tekrar tekrar seçilebilmek için ülkenin anayasasını defalarca değiştiren, bütün devlet kurumlarına ve mahkemelere yandaşlarını dolduran, muhaliflerin sesini kesmek için hepsini vatan haini ilan eden, hapislere atan piç kurusudur.

    şu kişi;
    paraguay da 35 sene diktatörlük yapan piç kurusu

    çok ilginç, çok tanıdık geliyor değil mi? sanki içimizden biri gibi...

    yavşak herif kendini bir de başkomutan ve mareşal ilan etmiş.
    neyse ki vurmuşlar götüne tekmeyi, sürgünde sürüne sürüne gebermiş.

    gerek siması, gerek huyları çok tanıdık gelen bu kişiyi merak edenler için;
    (bkz: alfredo stroessner)

    Edit: paraguaylı diktatör sever çomarlar eksilemiş.
    Lan olm burası demokratik bir ülke. Biz diktatör sevmeyiz. Hadi yallah latin amerikaya.
    21 13 ...
  • asrın liderimizin bm genel kurulunda birebir temas kurduğu, resmi görüşme yaptığı liderlerdir.

    1-)yunanistan başbakanı çipras;
    rte nin bm genel kurulunda görüştüğü liderler

    2-)mozambik devlet başkanı nyusi;
    rte nin bm genel kurulunda görüştüğü liderler

    3-)slovenya cumhurbaşkanı pahor;
    rte nin bm genel kurulunda görüştüğü liderler

    evet bunların hepsi dünyaya yön veren ülkeler.

    ingiliz başbakanı, fransız cumhurbaşkanı, abd başkanı falan görüşme talep etti ama reisin programı dolu olduğu için randevu vermedik.

    dünya 5'ten büyüktür taam mı?
    9 2 ...
  • Tam bir kabustu. Facia! da denilebilir.

    Benim için , ilk gördüğümde beynimde şimşekler çakmasına ve “Bam ! işte bu kişi” dememe sebebiyet veren bir iç sesi dinlememle başladı her şey.
    2 ay süren uzaktan flörtöz bakışlar sonrasında yavaş yavaş tanışmaya başladığım insanla her şey ilerlemişti. Muhabbet, sohbet, iyi ortak alanlar.
    Şaka şaka. Ortak alanı ben bulup, o alanlar hakkında bilgi toplayıp, çok uzun bir zamandır sanki o şeye ilgi duyuyormuşcasına anlatıyordum. ( tatlı tatlı yapıyordum bunu *kıps ).

    Bir insanın gözünde mükemmel olmaya çalışmak aslında en büyük hataydı zaten. Ben kendimi erkenden salıverdiğim için belki de. (kaçan kovalanır taktiğini uygulamadım) hep samimi davrandım. Her neyse her şey iyi güzel, onun için ideal kız arkadaş konumundayım. Güzel bir mekanda akşam yemeği sonrasında, akşam, bir ara yakınlaşma türü bir şeyler oldu. Meraklanmayın. Masum bir öpücük sadece..

    işte bu, benim ilk öpücüğüm. Bunu ona söyledim. Belki küçük, ama benim için büyüktü dedim. Çünkü bu kız ilklere önem veriyor aslında, ne olursa olsun. Yıldızlara bakıp omzunda ağlamakta bir diğer ilkti mesela..

    Duygusallığa gerek yok, anlatım akışını yeterince bozdum. Bundan 3 gün sonra bunun sevgilisi olduğunu öğrendim. Ve bir BAM! Daha. Şimşekler sadece heyecandan çakmıyor arkadaşlar. O gün üzüntü ve hissedilen kullanılmışlık hissinin tarifi olamazdı belki de. Zamanla kabullenip üzerimdeki saflığı atmaya yemin etmiştim zaten. Böyle işte
    7 2 ...
  • 17. yıla girdi girecek akp iktidarı sonrası utanma sıkılma kalmadığının en güzel örneği.....

    '' '' aSO Başkanı Nurettin Özdebir, sanayicinin maaşları ödeyemez duruma geldiğini söyledi. Özdebir, işçi çıkarmamak için maaşların 6 ay süreyle işsizlik Fonu’ndan ödenmesini istedi.'' '

    nurettin özdebir koyu bir akp'li ve reis hayranıdır ,takdir etmemek elde değil.
    aferin.....
    5 1 ...
  • Başa beladır. kimseye bir zararin olmadigi halde tanimadigin bir suru insandan kufur yersin.
    Kizlar sana sen oldugun icin degil paran icin yaklasirlar ve en kisa zamanda yataga atmaya ugrasirlar.
    Kim gercek dost kim degil ayirmakta zorlanirsin.
    3 0 ...
  • atatürk 1936'da kral olan ve savaş döneminde yetkisi olmayan kral edward ile görüşmüştür. bu fotograf da avrupa'nın alay ettiği hasta adam osmanlı'nın geçmişte kaldığının ve türkiye'nin ingiltere kralının, cumhurbaşkanını resmi olarak ziyaret ettiği güçlü ve onlarla eşit konumda onurlu bir devlet haline gelmiş olduğunun belgesidir.
    şakirt ayak takımının ima ettiği gibi bir durum olsa protokol çok farklı olurdu.
    ama tarih bilmeyen geri zekalılara ne anlatabilirsin ki? ne lloyd george bilir, ne churchill bilir, ne 8. edward'ı bilir.
    ben buraya misilleme olarak malum şahsın terörist fethullahla da, türk düşmanı barzaniyle de ppklı şivan perverle de çekilmiş fotoğraflarını koymam.
    zira bu şahsi rezillikleri atatürk'ün onurlu dış siyasetiyle bir tutmak aymazlıktır.
    11 0 ...
  • "göreve geldiğimden beri abd yi çok iyi yerlere taşıdım" diyen trump'a bm kurulundaki üyelerin kahkahalarla gülmeleri olayı.

    http://www.ensonhaber.com...silcilerini-guldurdu.html
    5 0 ...