• insanı boşa giden emeği ve zamanıyla baş başa bırakacak kadar acı bir olaydır. Siz 4 saat boyunca kuantumdan ve bundan dolaylı diğer disiplinlerden bahsedersiniz Ama en sonunda kız "hmm. Pekiii senin burcun neydi ya?" der. Hüsran.

    4 saat anlatılır mı iq demeyin, kuantum bu 4 saat bile az. Zaten bizim de anladığımızdan değil.
    11 0 ...
  • imamoğlu'nun birkaç gün önceki seçim gezilerinden birinde, bir teyzeyle olan diyaloğuna denk geldim bugün. yarısına kadar izledim, sonra sinirden kapattım.

    videonun başında ablam diyor ki; "bu pahalılık nedir böyle, kurtarın bizi" vs.

    biraz ilerledikten sonra imamoğlu'na soruyor aynı abla; "yoksa sen tayyip erdoğan'ın adamı değil misin?"

    "değilim" diyor imamoğlu. abla da yapıştırıyor cevabı; "o zaman benden sana oy yok!"

    baştaki pahalılıktan şikayet eden teyze gitmiş de başka bir abla konuşuyor zannedersiniz. sinirden videoyu kapattıran diyalog ise şu:

    (t: teyze, i: imamoğlu)

    t: "o zaman sen hangi partidensin? yoksa o sakallının partisinden mi?" (küçümseyici mimikleriyle bezediği ve kastettiği kişi, yüksek ihtimalle temel karamollaoğlu)
    i: "hayır, chp'liyim ben. senin oyuna talibim."
    t: "sana oy vermem, sen tayyip'ten değilmişsin."
    i: "az önce pahalılıktan şikayet ediyordun, nasıl çözülecek bu sorun oy vermezsen?"
    t: "ne alâkası var, tayyip erdoğan yüzünden mi yüksek bu fiyatlar?!"

    yok teyzecim, sen de tayyip erdoğan da kusura bakmayın. 16 senedir bu ülkenin başında petric var çünkü.

    hepinizden özür diliyorum, bu hayat pahalılığı benim suçum!

    devamında teyze, fiyatların yüksekliğini "kar, dolu, boran, mevsim şartları" vs. gibi unsurlara bağlayacak gibi oluyor da ben sinirden videoyu kapatıyorum.

    kar yağdırdığı için allah'ı eleştiriyorlar da, yine de tayyip erdoğan'ı eleştirmiyorlar!

    aynı ablayı yanılmıyorsam a haber daha sonra, "imamoğlu'na haddini bildiren yürekli kadın(!)" etiketiyle haberlere çıkarttı.

    öyle saça böyle tarak demiş atalarımız.

    o a haber ki, dün kazaara başka bir sokak röportajında "güya" 90'ların chp belediyeciliğini eleştirtmek için vatandaşa mikrofona uzatıyor. o abimizin söylediğine kulaklar inanamıyor; "ya abicim, 90'larda araba mı vardı istanbul'da allasen?"

    haklı, o zamanlar taksim'den şişli'ye eşekle gidiyorduk tabi! gençler siz nereden bileceksiniz?!

    tıpkı 24 haziran seçimleri öncesi vatandaşların kendisine yönelik eleştirileri dinletildiğinde, bu eleştirilerin bir tanesine dahi yanıt vermeyip "vatandaşlarıma teesüf ediyorum, bizden (2002'den) önce evlerde buzdolabı bulabiliyor muyduk, fırın bulabiliyor muyduk?.." diyen recep tayyip erdoğan tarzı bir cevap oldu doğrusu!

    haklısın reis, senden önce uganda'ydık biz, sayende medeniyetle tanıştık!

    peygamber-i zişan efendimiz (s.a.v) ne güzel buyuruyor; "toplumlar nasıl bir hâl içindeyse, yöneticileri de aynı hâl içinde olur!"

    sizi bilmem ama, günümüz türkiye'sinde benim iliklerime kadar hissettiğim bir hadis-i şerif bu.
    5 0 ...
  • Annedir.
    Gidendir.
    özlenendir.
    bir daha hiç kahvaltı hazırlayamayacak olandır.
    ben gidip biraz içeyim en iyisi. restart edemedim kendimi.
    12 1 ...
  • karslıları yavaştan tedirgin eden durumdur. daha 4 5 yıl önce adı sanı bilinmeyen bu soğuk memleketin popülerliği doğu ekspresi ile patlamaya geçmiş durumda. sıcak çikolatasını kahvesini kettle'ını alan doğu ekspresine binip kars'a doğru yol alıyor.

    biz karslıları tedirgin eden asıl şey şu; ölecek miyiz lan, doğru söyleyin? bizim görmediğimiz bir şeyi mi gördünüz bu şehirde? bir yerlerde altın günü falan çıktı da bizim mi haberimiz yok? petrol yatağı falan mı var? ölüm döşeğine yattık da bizim mi haberimiz yok? Şehre bizim haberimiz olmadan nükleer santral kuruldu da o mu sızıntı yapıyor? Zombi virüsü mü yayılıyor?

    kars olm bu. soğuk bi memleket. nüfusu 287.654. soğuktan k*çı donan adamlar artık istanbul'a, ankara'ya, izmir'e göç ediyorlar.
    11 0 ...
  • benim başıma gelmişti bu.

    4 tane keko kadıköy de yürürken laf attılar. kızı yakınlardaki bir kafeye bırakıp bunlar yanına döndüm
    hayırdır siz ne iş dedim. sana mı soracağız oglim minimalinda bir cümle kurmak üzereydi ki bağıra bağıra "bu vatan bölünmez! şehitler ölmez" tadında cümleler kurup birine daldım saniyesinde insanlar bu dördünü lince başladı en son amcanın biri "hadi apon gelsin alsın seni pkk pici" deyip elemanı tokatlıyordu.
    19 0 ...
  • tüm diğer yeşilçam karakter oyuncuları gibi, çocukluğuma, fakir ama gururlu, çirkin ama sevimli, tatlı mı tatlı tebessümler bırakmış değerli oyuncu.

    hala dostluğa, aşka ve mutlu sonlara inanabiliyorsak, kumandayı elimize aldığımızda intikam dizileri yerine bağışlayan yaşar usta klasiklerini tercih edebiliyorsak sizlerin sayesinde...

    allah rahmet etsin.
    15 2 ...
  • Yalnızca merak ettim..
    Anladığım kadarı ile ayşen hnm ölünce hemen eşini mi aradınız paramızı istiyoruz diye ...

    Oda efendi efendi sizinle konuştu...

    ilginçmiş..
    14 0 ...
  • kemal sunal, zeki alasya, erol taş, tarık akan, adile naşit, hulusi kentmen, nejat uygur, levent kırca, sümer tilmaç, tekin akmansoy gibi çocukluğumun sembollerinden biri daha gitti. ne yeni yetme oyunculara alışabiliyorum, ne de yeni türkiye denen garabete. sadece ve sadece bu vefat haberleriyle; ölüme her geçen gün daha çok yaklaştığımı hissediyorum. umarım gittiği yerde mutlu olur. zira bizleri yıllarca mutlu etmeyi başardı.
    33 1 ...
  • geğirmek, boğaz temizlemek, gaz çıkartmak, insanın suratına esnemek, omuz atmak, kalçaya tekme atmak, küfür etmek, yanında sevgilin olsun olmasın fark etmeksizin beden temizliği yapmak, enseye şaplak, ortamda utandırıcı anı anlatmak, izinsiz çanta telefon karıştırmak, emrivaki ile bir yere davet etmek yahut davet edilmediğin yere gitmek.

    samimiyet, samimiyetin göstergesi diye diye makyajladığınız kabalığınızın öldürdüğü centilmen adamları hasretle anıyoruz.

    samimi olmayıverin lütfen, zaten beceremiyorsunuz.

    not: kalçaya şaplak dışında hiçbir samimi eyleminizi, tdk tanımlı samimiyete yakın bulmuyorum. tşk.
    14 2 ...
  • -yarış atına dönen insanlar, kapitalizm şirketlerde bulunan etkinlik verimlilik gibi kavramları normal hayata sokmuştur. sürekli çalışmanız ve birilerini geçmeniz gerekir insanı insan olarak değil yarış atı olarak değerlendirir haliyle insanlar insani duygularını kaybeder

    -sinir, stres. Hep birilerini geçmek, hep yarış içerisinde olmak insanı tüketir

    -değer yargılarının değişimi: Kapitalizm tüm değer yargılarını düzenler. birisi çok boş bir insan olduğu halde cebindeki parasına göre çok daha yüce insan olarak görülürken diğeri çok iyi insan olduğu halde pek önemsenmeyebilir. iyi-kötü güzel-çirkin gibi yargıları dahi şekillendirir kapitalizm

    -adalet hastalığı: Kapitalizmin hakim olduğu yerlerde adalet parası olandan yanadır. haliyle hastalıklı bir adalet vardır, herkes için adalet var söylemleriyle yola çıkarlar. ancak herkes eşittir ama parası çok olanlar daha eşittir mottosuyla hareket ederler. Ayrıca; '' Kanunlar örümcek ağı gibidir büyük sinekler deler geçer küçükler ise takılır kalır'' bu sözle kapitalizmin adalet olgusu güzel özetlenmiştir.

    böyle uzar gider.
    6 2 ...