• 14 yıllık komşumuz (12 senesi kapı komşuluğu) bir günde evin eşyaları ve 2 çocuğunu alıp bastı gitti. Resmen zengin kaçışı yaptı. Yeni ev açtı kendine aynı ilçede. Eşiyle araları açıktı uzun zamandır. Boynuz da vardı biraz. Boşandılar da sayılır. Adam akşam geldi kapı duvar. Aradı bağırdı çağırdı gitti.

    Ne ilginç hayatlar var la.

    Onca senelik komşumuzdu yine de. içim burkulmadı değil.
    5 0 ...
  • başta sert bir iklim gibi duruyor. ama alisinca alışıyor insan. bir hastalık değil, bir başlangıç değil ve bir sonuç da değil. sanki her şeyin toplamı gibi.

    insanlar ve kicikirik eylemleri herhangi bir his,düşünce uyandirmiyor zihinde.

    belli bir noktadan sonra geriye dönüş yoktur, demiş. ışte o noktaya ulaşmak gerekir.
    6 1 ...
  • +Aloo!
    -Buyrun.
    +Ahmeti aramıştım ben.
    -Ben ahmet değilim. Ben hasan.
    +Oo hasan nasılsın? ahmeti arayacakken yanlışlıkla seni aramışım kusura bakma.
    - est. Önemli değil.
    + hazır aramışken hafta sonu düğünümüz var sen de davetlisin. (S.çtık temizleyelim bari)
    - ooo! Hayırlı olsun allah mutlu etsin gelmeye çalışırım inşallah. (Şerefsiz, yanlışlıkla aramasa haber vermeyecek. Nah gelirim)

    Sonuç: elbette ki gidilmedi.
    4 1 ...
  • 31 yaşındayım ve haklı bir başlık olduğunu düşünüyorum.

    sözlüğün bu seviyesizliğiyle tutunacak geçerli sebeplerimiz yok bence. beyin fırtınası yapıp durmuyoruz her gün burada malum. başlıklar leş.

    o yüzden; hepimizin bi şekilde hayattan hasarlı olduğunu ve "normal" hayatlarımız olmadığı için burada olduğumuzu düşünüyorum.
    8 0 ...
  • gavsul azam dedikleri abdülkadir geylani tarafından yazılmış gibi yapılarak paylaşılan, gavs'ın müritlerine müjdesidir.
    menzilcilerin paylaştığı gavs ın şirk dolu müjdesi

    gavs uçuyor, kaçıyor, gökte geziyor, denizin derinliklerinde de olsa gelip müritlerini buluyor falan fişman...

    işin gerçeği, abdülkadir geylani'nin böyle ifadeler falan yok.
    bunların tamamı şirkçi menzilcilerin uydurması.

    yani adamlar hem din istismarı yapıyor, hem resmi evrakta sahtecilik yapıyorlar.
    katmerli şirk + nitelikli dolandırıcılık.

    hem allah katında, hem türk ceza kanununda suç bunlar hep.

    operasyon kaçınılmaz, zevk almaya bakın sofiler...
    14 4 ...
  • türkiye cumhuriyeti hükümeti'nin büyük(!) başarısıdır.

    bakınız biz 2018'de yüzde 7.25 ile 6 milyar dolar dış borç aldık.
    bu aldığımız borca karşılık 2 milyar 613 milyon dolar faiz ödeyeceğiz geriye.
    dün gece bu konuyu yazmıştık.
    (bkz: 2023 e kadar dış güçlere ödenecek dolar faizi/#40436288)

    bu faiz oranı dünden beri kafamı kurcalıyor.
    çünkü dolar bazında görülmemiş bir faiz bu.

    ben de buna istinaden bizim gibi bir başka batık ülkenin aldığı dış borç ile kıyaslama yaptım.
    arjantin ile.

    evet, arjantin de bu sene imf'den borç aldı. tam 50 milyar dolar.
    arjantin, bu kredinin tamamını kullandığı takdirde ödeyeceği faiz oranı sadece yüzde 1. 96.
    diyelim ki kredinin tamamını değil de, 10 milyar dolarlık kısmını kullandı, o zaman ödeyeceği faiz yüzde 4.96.

    bu durumda arjantin'in aldığı bu dış borcun ortalama faizi yüzde 3.5'lara geliyor.

    buyrun kaynak olarak da devletin resmi kurumu trt;
    https://www.trthaber.com/...r-borc-alacak-369145.html

    şimdi, demek ki dünya piyasalarında yüzde 7.25 yerine, yüzde 3.5-yüzde 4 oaranları ile rahatça kredi bulabiliyorsunuz.
    peki neden yüzde 7.25 ile kredi alıyorsunuz?

    bugün sayın berat albayrak adlı şahıs, kendisi için kredi kullanacak olsa, yüzde 7.25 faizli krediyi mi kullanırdı, yoksa yüzde 4 faizli olanı mı?
    tabi ki hangisinin faiz oranı düşükse onu kullanırdı.

    peki devletimizi yönetenler neden bile bile yüksek faiz ile borç alıyorlar.
    acaba arada komisyon oranları mı var?
    bu komisyonlar birilerine mi gidiyor?

    bunun adı türkiye cumhuriyeti hazinesini bilerek ve isteyerek zarara uğratmak hatta soymaktır.
    bu vesile ile namuslu türk savcılarını göreve, berat albayrak'ı da istifaya ve yüce divanda hesap vermeye davet ediyorum...
    -----------------------
    -------------------------
    edit:
    kimse "gidin imf'den borç alın" demiyor.
    yüzde 7.25 faiz oranı çok yüksek. daha düşük oranda krediler bulunabilir.

    örneğin, daha 20 gün önce akbank 980 milyon dolar sendikasyon kredisi buldu. hem de sadece yüzde 2.75 faizle.
    http://www.finansgundem.c...syon-kredisi-aldi/1346766

    akbank bir şirket, sen koca devletsin.
    akbankın yüzde 2.75 ile aldığı krediyi senin devlet olarak yüzde 2.5'lara alman gerekmez mi?

    2.75 nerde 7.25 nerde?
    8 4 ...
  • Günlük hayatımızda birçok yerde pratik çözümler sunan ve hayatımızı kolaylaştıran birçok yapıştırıcı vardır. Yapışması zor olan yüzeylerde bile yapıştırıcılar sayesinde kesin sonuç alabiliriz. Ancak istediğimiz şeyleri kuvvetlice yapıştırırken neden bu yapıştırıcıların kendi kaplarına yapışmadığını hiç düşündünüz mü? Bu durumun tek sebebi var o da ‘su’.
    Günlük hayatımızda kullandığımız yapıştırıcılar çözücü olarak genellikle su ve bazı kimyasal maddeler içerir. Su ve kimyasal maddeler, yapıştırıcıyı bulundukları kabın içinde kullanılana dek sıvı halde tutarlar. Yapıştırıcı, bulunduğu kaptan dışarı çıktığı zaman hava ile temas eder ve içindeki su buharlaşır. Suyun buharlaşması yapıştırıcının kuruyarak sertleşmesini sağlar. Böylece yapıştırıcının sürüldüğü yüzeye sıkıca tutunma özelliği artar ve yapıştırma görevi bitmiş olur. Yapıştırıcılar içinde bulundukları kaplarda ( tüp vs.) ağzı kapalı bulundukları için, çözücü olan madde buharlaşamaz. Böylece katılaşamayan yapıştırıcı, bulunduğu kabın yüzeyine de yapışamaz.
    Bunun yanı sıra ‘japon yapıştırıcısı’ olarak kullandığımız güçlü yapıştırıcılar ‘siyano-akrilit’ kökenli monomerlerdendir. Bu yapıştırıcıların polimerleşmesi için su veya hidrojen kaynaklı başka bir maddenin yarattığı neme ihtiyacı vardır. Siyano-akrilit molekülleri suyu ile bir araya geldiğinde uzun, güçlü zincirler oluşturarak polimerleşirler ve yüzeyleri birleştirirler. Bu nedenle süper yapıştırıcılarda, içinde bulundukları kap hava almayacak şekilde ve tüplerin uçları kapalı olarak üretilir. Yapıştırıcı kabından çıktığı anda polimerleşme gerçekleşir. Eğer kaba hava kaçacak olursa içerisindeki tüm yapıştırıcı polimerleşir ve bulunduğu yüzeye yapışır.

    Kaynak:http://www.kimyasalgelism...uklari-kaba-yapismaz.html
    6 1 ...
  • Dün de orospu çocuğunun biri “andımızı okumak için kırk takla atıyordunuz, ne ara kıymete bindi” babında bir yorum yapmıştı.

    Ulan eteksiz ibneler, elektrik olmadığında müdür beni çağırıyordu andı okutmak için. Çıplak sesimle tüm okulu inletirdim.

    Sizinle bizim aramızdaki fark bu işte.

    Şimdi siktirin gidin, tatava yapmayın.
    5 1 ...
  • yok.
    ilk başlığı zall açmadı, o günü hiç unutmuyorum, eğitim bakanı hüseyin çelik davetliydi açılışa.
    ne açalım dedi ismayil'e, o da " abi, klavye aç, sonuçta ekmeğimiz bundan " dedi. işte sonra ilk entryi bakan girdi. sonra hepimiz öpüştük. şampanya patlatıldı. ilk gün diye bissürü kız yazar falan vardı. tengir ilk gün uludağ sözlük'ün çok bozması diye başlık felan açıyordu. okuyon mu la hala entryi? çocuklar gibi şendik.
    11 1 ...
  • suriye'de savaş sona ermesine rağmen,
    afrin, el bab, cerablus'ta güvenli bölgeler oluşmasına rağmen, suriyeli pisliklerin ülkemize gelmeye devam ettiği gerçeğidir.

    --- spoiler ---
    içişleri bakanlığı'ndan açıklanan verilere göre, türkiye'deki suriyeli sayısı bir önceki aya göre 33 bin 435 kişi arttı.
    --- spoiler ---

    hayır siz ne yapmaya çalışıyorsunuz?

    5 milyon suriyeliyi geri göndermek şöyle dursun, hala bunları ülkemize alıyorsunuz.
    amacınız nedir sizin?

    http://www.yenicaggazetes...-33-bin-artti-209216h.htm
    13 3 ...