• bugün 101. yıldönümü olan hadise.

    ama vahdettin sevenler nedense hiç hatırlamamış. çok ilginç...

    vahdettin, general harrington'a yazdığı mektupta iltica talebinde bulunmuş, 1 kasım 1922'de saltanatın kaldırılması ile bu talebi işleme konulmuş ve 17 kasım 1922 tarihinde sabah saatlerinde britanya donanmasına ait hms malaya zırhlısına binerek topuklamıştır...

    öncelikle şunu iyi bilmeniz lazım.
    vahdettin kovulmadı, sürgüne gönderilmedi. vahdettin hakkında herhangi bir deport yahut sürgün kararı ve/veya emri yoktur.
    (bkz: vahdettin hakkında çıkan sürgün kararı)

    vahdettin gayet de kendi istek ve arzusuyla ingilizlerden siyasi sığınma talep etmiş, ingilizler de bu talebi (vahdettin'in halifelik sıfatını kullanmak için) kabul etmiş ve onu istanbul'dan alıp götürmüşlerdir.

    esasen ingilizler vahdettin'i hindistan'a götürmek istiyorlar, hint müslümanlarının britanya ile olan bağlarını güçlendirmek için hilafet makamını kullanmak istiyorlardı.

    lakin ingilizlerin bu düşüncesi ters tepti.
    zira hindistan müslümanları, vahdettin'in hindistan'a getirilmesini reddetti. hatta britanya hindistan bakanlığına şöyle bir mektup yazıldı;
    (bkz: ülkemizde ingiliz ajanı padişah istemiyoruz/#38102858)

    işte ingilizlerin bu planı ters tepip, vahdettin de elde kalınca ingilizler vahdettin'i malta'ya atıp kaçtılar.
    garibim vahdettin de ağzına çalınmış bir parmak ingiliz balıyla mısır'a, hindistan'a sultan olma umuduyla bekledi durdu.
    tabi beklerken umutlar tükendi.

    vahdettin ingilizlerden bir fayda gelmeyeceğini anlayınca çareyi amerikan başkanına mektup yazmakta buldu.
    (bkz: vahdeddin in amerikan başkanına yazdığı mektup)

    bu mektupta vahdettin yardım edilmesi halinde sahip olduğu padişahlık ve hilafet makamlarını tekrar geri alabileceğinden bahsetmiş ve amerika'nın çıkarlarına hizmet edeceğini deklare etmiş.

    tabi bu arada vahdettin bu mektubu italya'dan yazıyor.
    yani, malta'dan italya'ya geçmiş.
    peki italya'da nerede yaşıyor?
    san remo'da...

    bak bu san remo'daki yaşantı zurna'nın zırt dediği yer.
    fakir, yoksul, sefil vahdettin, italya'nın gözde tatil beldesi san remo'da şu evde yaşıyor;
    17 kasım 1922 vahdettin in topuklaması

    ne kadar da fakir ve harap bir ev değil mi?
    bahçesi de var;
    17 kasım 1922 vahdettin in topuklaması

    neyse, vahdettin abd'den de umduğunu bulamayınca, şansını bir de fransa'da denemek istemiş.
    13 mart 1924 tarihinde fransa cumhurbaşkanı millerand'a bir mektup yazmış.
    (bkz: vahdettin in millerand a yazdığı mektup)

    üstelik bu mektubun bir kopyasını da britanya kralı'na da göndermiş.
    amma ve lakin fransa henüz 5 ay önce kurulmuş türkiye cumhuriyeti'ni ilk tanıyan, hatta türkiye cumhuriyeti kurulmadan evvel, tbmm hükümeti ile ilk anlaşmayı yapan (bkz: ankara antlaşması)
    ülkeydi. türkiye'ye karşı böyle hasmane bir tutuma girmemesi gerektiğini sütçü imam'dan, kara yılan'dan, şehit kamil'den öğrenmiş, fransız devlet hafızasına kazımışlardı.

    işte vahdettin'in yaptığı bu tüm girişimlerden aldığı yanıtlar hep olumsuz olmuştu.
    çünkü vaktiyle türkiye üzerinde işgal girişiminde bulunanların hepsi artık "geldikleri gibi gideceklerini" çok iyi anlamışlardı...

    işte son padişah vahdettin'in yurtdışına çıkışı ve oradaki hayatı kısaca böyle.

    o osmanlı'ya padişah olacak kudrette biri değildi, yaptıkları, tam bir ingiliz kuklası olması ve kaçışı da osmanlı hanedanının en niteliksiz, en basiretsiz üyesi olduğunu doğrular.

    hülasa son halife abdülmecid efendi de ölmeden önce "beni vahdeddin in yanına gömmeyin" şeklinde vasiyet vermiş ve vahdettin'in nasıl kişiliksiz biri olduğunu bu şekilde vurgulamıştır...

    #tarih
    9 2 ...
  • Ve üzerine market ürünlerini yığarak eğlenmek. Güzeldir ama maalesef bu kızların bazıları alışveriş arabasına sığmıyor, bazıları ise sepete bile sığabiliyor.

    Mesela; tengir budun gibi çıtı pıtı bir kızı sepette bile gezdirebilirsiniz jelibon alıp.
    8 1 ...
  • Zemzem suyu, içinde en çok mineral bulunduran sulardan biridir.
    içerisindeki yoğun mineraller ütünün buhar deliklerini anında tıkayacak ve ütünüzün mübarek bir şekilde ahirete intikal etmesine neden olacaktır.
    4 1 ...
  • Kim diyor bunu? Diyen Bir adanalının yüzüne de söylesin isterse bakalım ne tepki alacak.

    Bizim oradan adamın hası çıkar, siz düzgününe denk gelmemişsiniz sadece. Sepette 2 yumurta kırıldı diye sepeti komple çöpe atamazsın.
    3 1 ...
  • Müzik tek bir çeşit olsaydı yada restaurant larda yemek eşliğinde çalınan hafif parçalar gibi sözsüz enstrümantal melodiler olsaydı belki bir sıkıntı olmazdı. Ama adam sabahın köründe bangır bangır heavy metal dinlerse bırak rahatsız olmayı küfür bile edersin. O yüzden hiç kimseyi senin hoşuna gidiyor diye mecbur bırakamazsın. O kapalı mekanın içinde derdi olan var hasta olan var o an onu dinleyecek durumda olmayanı var. Varoğlu var. Şimdi bir de Eski köye yeni adet çıktı, hadi diyelim ki aşka geldiler Biri marş söyledi diğeri ilahi, ee bunun önünü alamazsın ki. Diğeri de der ki ekmek parası abi ne yapalım. Ama bu durum hakikati değiştirmiyor. Bu iş, sebebi her ne olursa olsun neticede insanlara rahatsızlık vermektir. Kusura bakmayın ama Buna da kimsenin hakkı yok.

    Bir müzik yapacaksan yada bir derdin varsa çıkarsın sokağa kurarsın tezgahını adam gibi, bakarsın işine. ister dinlerler ister dinlemezler. Orası senin maharetine kalmış. Öyle hazır kalabalığı buldun dallll. Siyasiler gibi. Yok öyle yağma..bir uyanık sen değilsin.
    3 1 ...
  • yoğun hissedilen nefret duygularıyla hareket ettiğinizi, bunun için buraya gelip saçmaladığınızı az çok anlayabiliyorum. Lâkin, bilmediğiniz konular hakkında yorum yaparken, biraz daha dikkatli olun, araştırın ve öyle yazın. Bu çok zor değil, Bilgi çağında yaşıyoruz ne de olsa.

    Öncelikle şunu yazayım, joker, 2019'un en iddialı filmlerinden ve yukarida yazıldığı gibi saçma sapan bir film de değil.

    Uzun zaman sonra tam anlamıyla bir sinema filmi izlemis gibiydim salondan çıkarken. Marvel ve dc evrenine pek uzağım, şu süper kahraman filmleri de pek hoşuma gitmez. Buna rağmen, joker inanılmaz etkiledi beni. Bu bile büyük bir başarı. Joker kimdir, batman kimdir, bu herifin mazisi nedir? Sorularının cevabını bulamayan ben, oturdum 2 saat ağzım açık bir şekilde filmi izledim. her ne kadar gömüyor olsanız bile, joker çok büyük bir film. Filmi de tam olarak anladığınızı sanmiyorum bu arada, yaptiginiz yorumlar belli.

    Ayrıca, marvel ve dc'yi sevmiyor olabilirsiniz, bunu anlarım. Lâkin, her marvel ve dc izleyen de sinemadan anlamıyor diye bir olay yok. Arz-talep meselesi bu filmler, dünyada milyonlarca alicisi var bu filmlerin. Sizin düşünceniz değerini düşürmüyor yani.

    Ayrıca, günümüzde ve geçmişte sinema'nın iki yönlü ilerlediğini unutmamak lazım. Bir tarafta sinemanın entertainment tarafı, diğer tarafta sanatsal tarafı. Her iki tarafı da sevmeye bakın, sinema o zaman bambaşka bir hal alacak gözünüzde.
    5 2 ...
  • Birileride yıllardır o koltukta oturuyor bi ingilizceyi bile öğrenememiş.
    4 0 ...
  • ahmet kaya

    4470.
  • Ergenlik dönemimde şarkılarının hepsini ezberlediğim insandır. Hala da ezberimdedir. Çok dinledim kendisini. akıl başa geldiğinde bazı şeyleri anlamaya başladım. Eskiden Gülten Kaya'nın "Apo o zamanlar barışı istiyordu. O yüzden o konserde Apo'yu özledik dedi" yalanına inanmak istiyordum. Fakat yok arkadaş. Bu adam kendisini severek dinleyen halkına ihanet etmiş bir terör sempatizanıdır. Türk halkı onu çok sevmişti. Hiç bahane uydurmayalım. O dönemde bile "Apo'yu özledik" diyebilen bir adam, şu dönemde Hdp'den millet vekili olmuş, sırtını pyd'ye ypg'ye dayamıştı.
    2 1 ...
  • b

    102.
  • 2 nolu harf. A'nnenin gerisinden gelendir, baba'dır, baba gibi baba diyemem, çünkü babalar yeri gelir şam yeri gelir iskeledir. Ama ekseriyetle babalar hıyar'dır. Ben hariç diyemem, ben de hıyarım. B harfi zikredilince aklıma koskoca bir "baba" gelir. Allah selamet versin, babaların çocukları üzerinde psikolojik ve sosyolojik tesirleri çoktur. Bir çocuk ilkin babasından öğrenir. Baba bildiğin çocuk için öğrenim anıtı. iyi yahut kötü, güzel ya da çirkin. Her bir b.k babadan talim edilir.

    Kız çocukları ile erkek çocuklarının "baba" algısı ve bakışı farklıdır. Nazar cinsiyete göre değişiklik arz ediyor. Bir yaşa kadar aynı olsa da sonra değişiyor. Mesela bir yaşa kadar "kahraman" olarak görülen bu mezkur, erkek çocukta pelerini yanıp tutuşuyor ama kız çocuğunda pelerini ütüleniyor.

    Benim babamla hukukum yaşlanınca gelişti, gelişiyor, birbirimizi çeyrek asır küsur sonra tanımaya çalışıyor, çalışıyoruz. Yanında sigaramı içip, hayat pahalılığından dem vuruyorum, o da herhangi bir ağrısını en ince ayrıntısına kadar şerh ediyor. Mimiklerini takip ediyorum o ara: zamanı görüyorum, mevsimsel ağrıları, ülkenin yakın tarihini, düşen hükümetleri, akşam üstü eve dönüşlerini, şehri, avluyu, ibriği...

    ezan-ı muhammediye değiyor kulaklarıma, çocukluk ağrılarım babamın şakaklarında sallanıyor. Dükkan kepenki rahatsız edici sesiyle uyandırıyor beni uykumdan, kumaş kokulu dükkanına giriyorum. Cumbalı, kadife, empirme, dantel, şifon kumaş kokulu. Dükkan yerden arşa kadar kadın kokuyor. Yaşadığımız eski zaman dağ yamaçlı şehir belini büküyor üzerime: Kale yıkılıyor. çıngıraklı bir adam geçiyor çarşının ortasından, meyan kökü kokulu bir adam, demicirler çarşısından davudi çekiçler yankılanıyor, marangoz dükkânlarında burnu uzayacak pinokyolar yontuluyor...

    Babam ağır ağır çekiliyor zihnimden, korkum giderken kendinden kendini bana bırakması.
    2 0 ...
  • çaylak yemekten kevgire dönmüş, 5 günlük mahpus hayatından sonra tekrar aranıza katılmış derbeder bir yazar.

    hayır yaptığı birşey de yok, moderasyonla kan davası var galiba.
    4 2 ...