• iş gereği sıkça cafe, restoranda ofis yaparım. bu sabah da pek şubesi olmayan kahve zincirlerinden bitanesine oturdum.

    açtım bilgisayarı, çalışıyorum. mekan self servis. içeceğimi de almışım, bir de kahvaltılık bi sandviç. bi yandan yedim bir yandan da işleri hallettim derken boşalan servis tepsisini almaya bir garson geldi, güzelce bir kadın. tepsiyi alırken gözgöze geldik bir an, çok kısa sürdü 2 sn kadar. sonra tepsiyi alırken, teşekkür ederim dedim.

    suratıma aynı tepkisizlikle bakıp gitti. amk dedim içimden bu işi yapmak istemiyorsan yapma. insan nezaketen afiyet olsun der, hadi onu da geçtim bir mimik yapar. ama nasıl tutuldum aga anlatamam, kesin yazıyorum sandı mk kezbanı diyorum. madem öyle okusaydın da bu işi yapmak zorunda kalmasaydın diyorum, nezaketin eğitim durumu, milliyeti olmaz diyorum. ya kezban ya da sığır diyorum. diyorum da diyorum. gözüm kızda, içeri gitti. daha işim var çalışmam lazım ama felaket takık vaziyetteyim.

    bi içecek daha almak için gittim kasada bu var yanında başka bi çalışan. siparişi öteki alıyor önümdeki müşteriden. siparişi aldı sonra yanındaki kıza döndü ve anlamadığım ama işaret dili olduguna emin oldugum bir iki hareket yaptı.

    aman yarabbi yerin dibine girdim. başımdan aşağı kaynar sular döküldü. yargılamak ne kolay insanları, tuzu kuru bir "beyaz" olmak ne kolay. kendimizde herşeyi hak görüp, cayır cayır insan yargılıyoruz. düşünmeyi bırakıp tavuk gibi omurilikle idare edilir olmuşuz. önyagılarım da yargılarım da yerin dibine batsın.

    siparişi diğer kıza verdim. o da bizim esas kıza iletti. içeceği alırken, yıllar önce öğrendiğim ama yarım yamalak hatırladığım teşekkür ederim işareti gibi bişiler yaptım. anladı tebessüm etti. mimikleriyle bana cevap verdi. asıl nezaketsizin, sığırın, kezbanın kim olduğunu 1 salisede izah etti.

    bense bi kez daha yerin dibine doğru uzaklaştım.
    7 0 ...
  • kendi iddiasına göre bir davası varmış bu arkadaşın.

    ben güldüm herkes gülsün diye, buyursunlar;

    (bkz: tiamat ın entrylerini okumadan eksilemek/#41872041)

    dipnot: o olması gerektiği gibi "tiamatın" şeklinde yazmış. doğrusu onun yazdığıdır. benimki yasal alışkanlık.
    7 1 ...
  • kendi iddiasına göre bir davası varmış bu arkadaşın.

    ben güldüm herkes gülsün diye, buyursunlar;

    (bkz: tiamat ın entrylerini okumadan eksilemek/#41872041)

    dipnot: o olması gerektiği gibi "tiamatın" şeklinde yazmış. doğrusu onun yazdığıdır. benimki yasal alışkanlık.
    7 1 ...
  • (bkz: adam haklı beyler)

    hiç öyle sözlük şöyle oluyor böyle oluyor mevzularına girmeye gerek bile yok. zaten sözlüğün anasını bizzat yöneticiler belledi son 1,5 - 2 senedir. bu mevzu farklı yerlere doğru gitmeye başladı iyice. yakında hakikatten sözlüğün sağından solundan telefon numaraları falan çıkmaya başlayacak gibi duruyor. "havalı bilmem ne meme açtı" gibi tuhaf şeyler göreceğiz gibi.
    10 0 ...
  • cok nadir dizi izleyen birisiyim. bu nadir dizilerden bir tanesi de la casa de papel.
    hali hazirda hafta sonu yapacak bir sey bulamayinca oturup 3´üncü sezonu komple izledim.

    "zaten bir dizi. hayal ürünü. mantik hatasi aramak sacmaliktir." diyenler olabilir. tabi ki de olabilir ama bazi hatalar var ki; "yok artik! daha neler?" dedirten cinsten.
    Iste bu hatalar genelde film veya dizileri izlerken kafa karisikligi yarattigi icin; film veya dizinin anatemasindan kopmaya sebebiyet vermekte.

    sürekli yakalanmak üzereyken sans eseri kurtulma gibi mantik hatalarindan bahsetmiyorum. daha cok gercek hayatta imkansiz olan ama dizide var olan hatalardan bahsetmek isterim.

    bunlardan bir tanesine asagida örnek vermek istiyorum.

    --spoiler--
    3. sezonda altin kasasina girisi gerceklestiriyorlar. kasa su dolu (kapali bir sistem). dalgic su dolu kasa icerisine c4 yerlestiriyor ve kendisini korumak icin altin külceler arkasina saklaniyor. daha sonraki sahnelerde dalgica hicbir sey olmamis gibi tekrar görüyoruz.
    --spoiler--

    la casa de papel deki mantık hataları

    mühendislik okuyanlar bilir. (bkz: Akışkanlar mekaniği)

    sivilar basinci aynen iletir ve sikismazlar. yani; sivi dolu kapali bir sistem icerisine basinc uygulandiginda bu basinc her tarafta esittir (bkz. asagidaki resimler).

    la casa de papel deki mantık hataları

    la casa de papel deki mantık hataları

    Bu durumda c4´ün aniden ortaya cikarttigi basınç o kasa icerisinde her tarafa ayni sekilde etki edeceginden, dalgici bir mucize bile kurtaramaz.
    öncelikle; dalgicin burada etkili bir c4 kullandigini düsünürsek; akışkanlar mekaniğine göre sivi icerisinde bulunan dalgicin birebir o enerjinin olusturmus oldugu basinca maruz kalacagi icin; yasamasinin imkani yok.

    piroteknikte patlayicilarin birimi kilogram tnt (kgtnt) veya megajoule (MJ) ile ölcülür (1 kgtnt = 4,184 MJ)
    c4´ün etkisi tnt´nin 1,35 katidir (bkz: TNT eşdeğeri).

    bu durumda c4; 1,35 kgtnt´ye esittir.

    c4´ün aciga cikarttigi enerji: 1,35 * 4,184 J = 5,648 MJ´dür (5648000 joule = 5648000 n*m). bu enerji 200mm´lik celik bir levhayi deforme etmeye yetecek derecede.

    bu enerjinin aniden aciga ciktigini unutmayalim.

    Kasanin hacminin 150 m³ oldugunu varsayalim. kalin bir kasa ve yerin bilmem ne kac metre derinliklerinde.

    Gibbs serbest enerjisine göre;

    E = -p*V <-> p = -(E/V) -> -(5648000 N*m / 150 m³) = -37653,33 N/m² ~ 376,53 mbar ortamda olusan basinc farki.

    bu basinc farki; basinc dalgasinin olusumunu sagliyor ve yaklasik olarak bir otomobilin yüksek bir yerden atilmasiyla olusan basinc ile neredeyse ayni. Yani bu basinci dalgic o sivi icerisinde nereye saklanirsa saklansin hisseder.

    Dizide de karakterin yasamaya devam etmesi senaryo yazarinin mantik hatasi yaptigini göstermektedir.

    not: eger hatali bir hesaplama veya hesapta sahsim bir mantik hatasi yapmis isem düzeltmem icin; lütfen mesaj kutusunu isiklandirin.
    9 0 ...
  • Bunlar Adnan Menderes'i neden seviyor sanıyorsunuz siz?

    Bu adam köy enstitülerini kapatıp halk bilinçleniyor çok tehlikeli diyen bir adam.

    Bu adam tüm devlet ürünlerini, yerli ürünleri satmaya ve ABD'ye bağımlı olmaya ardından da Rusya'ya bağımlı olmaya çalışan bir adam.

    Cahiller köy enstitüsünü de uçak fabrikasını da CHP kapattı diyor. gerçek ise CHP köy enstitüsü kapatılmasın dediği için Adnan Menderes ve tayfası meclisten istifa ediyor (öneren ve isteyenler bunlar) ve yeni parti kurup köy enstitüsünü kapattırıyor.

    Daha sonra da 1950 yılında dp döneminde anlaşma yapılarak (menderes hükümeti anlaşma yapıyor) ülkenin uçak fabrikasını kapattırıyorlar.

    Adnan Menderes zihniyetinin devamı ülkede kim hepimiz biliyoruz değil mi? Bilmeye gerek yok ki kendileri biz onun devamıyız diyor zaten.

    Bu ülkeyi yediniz yedi.

    Ek: Yahudi sermaye sahibi rockfeller açıklaması

    "Mesela Türkiye’yi ele alalım. Türkler’de yıllar boyu komünizme karşı savaşmıştır.
    1950’lerde ülke yönetimine bizim desteğimizle Adnan Menderes gelmişti. Aslında Menderes bizimle başta gayet güzel bir diyalog kurmuştu.
    Bizden seçimde aldığı destek karşılığında, Marshall yardımı adı altında devamlı borç alıyor ve ülkesinde yatırımlar yaparak sanayi yapısını geliştiriyordu.”
    13 0 ...
  • Bunlar Adnan Menderes'i neden seviyor sanıyorsunuz siz?

    Bu adam köy enstitülerini kapatıp halk bilinçleniyor çok tehlikeli diyen bir adam.

    Bu adam tüm devlet ürünlerini, yerli ürünleri satmaya ve ABD'ye bağımlı olmaya ardından da Rusya'ya bağımlı olmaya çalışan bir adam.

    Cahiller köy enstitüsünü de uçak fabrikasını da CHP kapattı diyor. gerçek ise CHP köy enstitüsü kapatılmasın dediği için Adnan Menderes ve tayfası meclisten istifa ediyor (öneren ve isteyenler bunlar) ve yeni parti kurup köy enstitüsünü kapattırıyor.

    Daha sonra da 1950 yılında dp döneminde anlaşma yapılarak (menderes hükümeti anlaşma yapıyor) ülkenin uçak fabrikasını kapattırıyorlar.

    Adnan Menderes zihniyetinin devamı ülkede kim hepimiz biliyoruz değil mi? Bilmeye gerek yok ki kendileri biz onun devamıyız diyor zaten.

    Bu ülkeyi yediniz yedi.

    Ek: Yahudi sermaye sahibi rockfeller açıklaması

    "Mesela Türkiye’yi ele alalım. Türkler’de yıllar boyu komünizme karşı savaşmıştır.
    1950’lerde ülke yönetimine bizim desteğimizle Adnan Menderes gelmişti. Aslında Menderes bizimle başta gayet güzel bir diyalog kurmuştu.
    Bizden seçimde aldığı destek karşılığında, Marshall yardımı adı altında devamlı borç alıyor ve ülkesinde yatırımlar yaparak sanayi yapısını geliştiriyordu.”
    13 0 ...
  • bu yıl 147 milyon ders kitabı dağıtılacak, geçen yıl 168 milyon kitap dağıtılmıştı. her yıl öncekiler çöp oluyor. şu ana kadar bu yüzden 6 milyon ağaç kesildi ve ihalelerle 4 milyar tl harcandı/dağıtıldı!

    oysa Almanya, Fransa, Hollanda (bkz: ) ve birçok ülkede uygulanan bir çözüm var.

    kitaplar yine ücretsiz ve yıl sonunda öğrenci kitabı okula geri veriyor. kitabı sıranın/okulun gibi düşünebilirsiniz. öğrenci eğer kitabı kaybetmişse veya kötü kullanmışsa ceza olarak ücretini ödüyor.

    ek bilgi
    bu konuda geri dönüşüm çözüm değil, geri dönüşüm çöpler için yapılır. yıllarca kullanılabilecek kitaplar çöp değildir. geri dönüşümde verimlilik değişkendir, tüm kitapları geri dönüşüme göndermeyi başarsanız bile yüz binlerce ağaç yine de kesilir!

    imza için
    ~~https://www.change.org/p/...m_campaign=share_petition
    8 0 ...
  • bu şehirde yaşamak insanı ev kuşuna çeviriyor. yollarda trafik çilesi çekeceğime aman mis gibi evimde otururum moduna giriyorsun. yine de kendimce yaşamımı konforlu hale getirmek için bazı basit şeyler yapıyorum. mesela yaz günü deniz kenarı dururken çoluğunu çocuğunu avm'ye tıkan ailelere aşırı sinirleniyorum ihtiyacın varsa da sabahtan hallet git! akşama kadar gezip soluğu hamburgercide alıyor çoğu.. yazık, üzülüyorum. avm kalabalığına denk gelmemek için saah erkenden işimi halledip eve dönerim en güzeli. mutfak alışverişini de cuma akşamı halledip hafta sonu o işlere hiç bulaşmam. yine de efor sarfediyoruz konfora ulaşmak için yazarken yoruldum. kalleş istanbul!
    7 0 ...
  • Bakan Selçuk, barınaktan alınan ve bakanlığın meclisinde bakmakta oldukları "pergel" adlı köpeğin fotoğraflarını sosyal medya hesaplarında paylaşarak güzel bir haber müjdeledi. bu güzel haber şöyle açıkladı.

    pergel’i barınaktan alıp bakanlığın bahçesine getirdik ve okullar da alabilsin diye bir kampanyanın çalışmalarını başlattık. dediler ki “bir bu mu kaldı?” emin olun müfredattaki kitaplara hayvan sevgisini anlatan bir paragraf koymakla, okul bahçesine isteyen çocuğun sevebileceği, su verebileceği, günaydın diyebileceği bir can koymak arasında sevgi kadar büyük bir fark var. okullarının bahçelerine hayvanları misafir eden yönetici ve öğretmen arkadaşlarım fotoğraflarını bizimle paylaştıkça bunun müthiş bir gönüllülük hareketi olduğunu görüyorum. inşallah okullar açıldığında her okulumuzda hayvan dostlarımızı görmek dileğiyle...
    8 1 ...