• Bir işi de usulüne göre yapın be arkadaşım.

    "Türkiye Ormancılar Derneği Genel Başkanı Orman Mühendisi Hüseyin Çetin, kampanyanın dolayısıyla ‘Milli Ağaçlandırma Günü’nün tarihinin doğru seçilmediğini söyledi. Tüm dünyada ve Türkiye’de 21 Mart Dünya Ormancılık Günü ve Orman Haftası’nın kutlandığını, ağaçlandırma kampanyalarının düzenlediğini hatırlatan Çetin eleştirilerini şöyle sıraladı:

    “iÇ ANADOLU’DA SONBAHARDA DAMLA YAĞMUR DÜŞMEMiŞ. KUPKURU TOPRAĞA FiDAN DiKEMEZSiNiZ”
    “Ağaçlandırma çalışmalarında esas olan fidan dikimi. ’11. ayın 11’inde, saat 11’de, 11 milyon fidan’, güzel bir söylem. Ama biz bunun gerçeklemesini mümkün görmüyoruz. Doğu Anadolu’da eksi 8-10 derece donda fidan dikebilir misiniz, dikemezsiniz. iç Anadolu’da sonbaharda damla yağmur düşmemiş. Kupkuru toprağa fidan dikemezsiniz.


    33 yıllık memuriyet hayatımın 28 yılı ağaçlandırmada geçti. Çoğu iç Anadolu bölgesinde olmak üzere, 16-17 bin hektar orman çalışmasında bulundum. iç Anadolu’da sonbahar kurak gittiği zaman fidan dikimi yapılamaz. Ancak yağış olursa, toprakta bir rutubet olursa ağaçlandırma çalışması yapılabilir.

    “KAMPANYAYI ONAYLAMIYORUZ”
    Türkiye’de fidan dikim mevsimi değil. Biz bu yüzden bu kampanyayı onaylamıyoruz. Türkiye’de fidan dikimi için uygun mevsim ilkbahardır. Keşke 11 milyon fidanın hepsi ağaç olsa, biz ormancılar olarak çok seviniriz. Sembolik 50-100 fidan dikerseniz bunu sulayabilirsiniz ama 11 milyon fidanı sulayamazsınız.”

    Bu tip kampanyaların Türkiye’nin orman varlığına bir faydasının olmadığını, sadece kamuoyunun çevre bilincine katkı yapabileceğini söyleyen Çetin, dikilecek 11 milyon fidanın en az 8-9 milyonun zayi olacağını ileri sürdü.

    Independent Türkçe’den Dündar Kale’nin haberine göre, ağaçlandırma çalışmalarının geniş ve orman potansiyeli olan sahalarda yapılmasının gerektiğini de belirten Çetin, “Keşke her ilimizde 50-100 hektar gibi alanlar belirlense ve çalışma bu alanlarda yapılsaydı. O zaman ülkemizin orman varlığına katkıda bulunulabilirdi” dedi.

    “BU FiDANLAR, O AĞAÇLARIN YERiNi TUTAMAZ”
    Türkiye’deki orman varlığının tehdit altında olduğunu ileri süren Çetin, “Madencilik çalışmaları yüzünden başta Kaz Dağları olmak üzere Türkiye’nin tüm orman alanları şu anda delik deşik olmak üzere. 2004 yılında çıkan bir maden kanunu ile her türlü orman alanında her türlü madene izin verildi. Bu ormanlarda yüz yaşında ağaçlar kesiliyor. Şimdi dikilecek 11 milyon fidan, bu ağaçların yerini 20-25 sene sonra ancak doldurmaya başlayacak” dedi.

    “ZATEN 21 MART VARDI”
    Ormancılık politikası uzmanı Prof. Dr. Erdoğan Atmış ise 21 Mart Ormancılık Günü varken, 11 Kasım’ın ‘Milli Ağaçlandırma Günü’ ilan edilmesini eleştirdi. Atmış, “21 Mart ‘Ormancılık Günü’dür, ağaçlandırma günüdür, ormancılık için bayramdır. Şimdi onu yok sayıp, 11 Kasım’da böyle bir şey yapmak baştan yanlış. 21 Mart üstelik uluslararası bir gündür. Asıl ağaçlandırma bu dönemde olur. Ormancılar ağaçlandırma çalışmalarını 1940’lı yıllardan beri başarı ile yapıyor” diye konuştu.

    Bu tür kampanyaların ‘halka şirin görünmek için’ yapıldığını söyleyen Atmış, “Bu işlerde hangi tür nereye dikilmiş, menşei nedir, bu fidanlar daha sonra varlığını sürdürebilmiş midir, bunların da bir çalışması yok ne yazık ki” dedi.

    Kasım ayın ağaçlandırma çalışmaları için uygun olduğunu, ancak ideal dönemin ilkbahar mevsimi olduğunu belirten Atmış, fidan dikimi için hava ve yağış durumunun da önemli olduğunu aktardı.

    Kampanya üzerinden hükümetin orman politikalarını eleştiren Atmış şunları söyledi: “Türkiye’de ormanlar hükümet eliyle yok ediliyor, iktidar ayakta kalabilmek için ekonomiyi güçlendirmek için inşaat sektörünü ihracat sektörünü ayakta tutmak zorunda. Günümüze kadar da hep ormanlardan verdiler. inşaat sektörüne malzeme sağlamak için, orman sahalarında maden alanları açtılar. Odun üretimini 3 katı arttırdılar. 2003 yılında 13 milyon metre küp odun üretimi vardı. Geçen yıl 20 milyondu, bu sene Bakan Bekir Pakdemirli, 31 milyon metre küpe çıkartacaklarını söyledi. Yani 3 katından fazla bir atış söz konusu.”

    “RANT YÜKSELiYOR, ORMAN AZALIYOR”
    Atmış, hükümetin orman varlığı hakkında verilerinin de gerçeği yansıtmadığını iddia etti:

    “Orman Genel Müdürlüğü’nün verilerinde 2005-2015 yılları arasında ormanlarımızın arttığı görülüyor. 60 ilde alansal olarak artıyor, 2 ilde değişmiyor, 19 ilde ise azalıyor. Sanayileşmiş, göç alan ve rantın yüksek olduğu illerde ormanlar azalıyor. Mesela Marmara bölgesinde 3 il dışında diğer illerde ormanlar azalıyor.

    Enerji ve maden tesisleri ormanları paramparça ediyor. Bu alanlar kayıtlarda hala orman olarak görünüyor. Otel yapılmış, enerji santrali yapılmış, maden tesisleri kurulmuş alanlar kayıtlarda hala orman alanı. Böylece ormanlar da azalmamış oluyor. Ama bakınca gerçekte orman yok buralarda. Asıl tehlike bunlar. Bu tip kampanyalarla bunları perdeliyorlar işte.”

    “BOŞ KALAN TARIM ARAZiLERi ORMAN OLUYOR”
    Orman alanlarındaki illerde yaşanan artışın yüzde 35’nin ağaçlandırma çalışmalarıyla gerçekleştiğini aktaran Atmış, köyden kente göçün de ormanların büyümesinde etkisi olduğunu iddia etti. Atmış, “Göç alan, köyleri boşalan illerde tarım alanları yeniden ormana dönüyor. Geçmişte de ormandı bu alanlar. Doğa kendini tamir ediyor.

    “HAVALAR BiRAZ SOĞUYUNCA YAPILMALIYDI”
    istanbul Üniversitesi Orman Botaniği Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ünal Akkemik ise 1 Kasım tarihi için, “Bu fidanlar ormanlık alana dikilecekleri için, bir daha sulanma şansları olmayacak. Bir kere su verilecek, sonra doğal yollarla sulanması beklenecek. O yüzden fidan dikimi havalar biraz daha soğuyunca yapılmalıydı” değerlendirmesini yaptı.

    Anadolu’da fidan dikimi için genelde mart ayının tercih edildiğini aktaran Akkemik, “Dikilen her fidan ağaç, fidan dikilen her alan orman olmuyor. ‘Ağaç dikme’ ifadesi kullanılınca insanlar sanıyor ki diktim orman oldu. Bu yüzden doğrusu ‘fidan dikmek’. Bu dikilen fidanların da denetlenmesi lazım, ne kadarının tuttuğu belirlenmeli. Bunlar yapılmadan bu iş, sadece toplumsal duyarlılık yaratmak dışında işe yaramaz” dedi.
    0 0 ...
  • Failan (2001 / g.kore / dram).

    Konusu : çin'de yaşayan failan, anne ve babasını kaybettikten sonra akrabalarını bulabilmek için güney kore'ye gider ama akrabalarının kanada'da yaşadığını öğrendikten sonra güney kore'de yapayalnız kalır... Çin'e dönmek istemeyen failan, güney kore'de oturma izni alabilmek için kendisinden yaşça büyük, mafyanın fedaisi olan kangjae ile para karşılığında kağıt üzerinde sahte evlilik yapar... kağıt üzerinde sahte evlilik yaptığı eşi kangjae'a minnet duymaya başlayan failan, eşi ile karşı karşıya gelebilecek midir?..

    farklı kültürden olan iki insanın basit ama etkileyeci hikayesi.

    https://www.vizyonfilmizl...ar-failan-filmi-izle.html
    0 0 ...
  • k pax

    Günün birinde akıl hastanesine gelen bir adam ilginç şeyler anlatır. Başka bir yıldız sisteminden dünyaya geldiğini ve gözlem yaptığını anlatır. Bu adam deli mi yoksa doğruyu mu söylüyor. Son anına kadar merakla izlettiren bir film.
    0 0 ...
  • Aylardır uğramadığım ata mekan. Geçen gün teşrif edeyim dedim, şifremi unutmuşum. Yeni şifre alayım dedim, mail adresimin şifresini de unutmuşum. Nasıl olacak bilmiyorum artık. Cemaatçi falan da değilim "çay koyun baştan başlayalım" diyen. Bu saatten sonra da çaylaklıktan başlayıp yazar olmak da ne bileyim... Mail adresimin şifresini bulmam gerek. ':('

    Mesaja kapalıyken insanın kendisini inzibat taburunda hissettiği sözlük.

    Edit: orda 'yazar'ım kardeşim. Sen tatlı canını sıkma ve anlayarak oku. Anlam bindirmem düşüktür sadece, Oturur word sayfasına yazarım. Ne olmuş yani.
    1 1 ...
  • acayip taşak geçtiğim yer. şimdi orada çaylak hesabım var kız gibi yazılar yazıyorum sonra tabi bi dünya erkek mesaj kutusuna damlıyor. ama nasıl damlamak. sonra bana ismimi soruyorlar ismimin haydar olduğunu söylüyorum. sonra sinirleniyorlar. kıllı ve asi olduğumu da yineliyorum tabi bu mallara.
    bazıları hala inanmıyor. o kadar kendini kaptırmış.
    4 1 ...
  • benli olunca çok güzel, pembeli poturcuklu olunca da muhteşem oluyormuş.

    bence bu gecelik meme fizibilite çalışmaları yeterli.
    o kadar çok meme edebiyatı okuyor ve meme görüyorum ki artık burada,
    bence sözlüğün adının memintosözlük olma vakti geldi.

    edit: başlığı anlamadılar hâlâ çalışmalar devam ediyor, hâlâ şöyle böyle olmalı diyorlar (ağlayarak gülen emoji).
    6 1 ...
  • yatakta yatıp tavanı izlerken gelen "şu an yanımda kocisimle mutlu mesut uyuyup sabah uyanınca 10 a kadar temizlik yapıp 10'Da müge anlı eşliğinde kahvaltımı yaptıktan sonra kocişim işten dönene kadar ona yemek yapıp altın günlerinde boş boş takılabilirdim." fikridir.
    sessizce telefonu elinizden bırakarak sakinlesin. ve uyuyun.
    17 5 ...
  • Şampiyon sana yakıştımı şimdi bu? Her konuda vs atıyorsun ama sıra memintolara gelince sade rakibe vuruyorsun? Sonunda beni de manyak ettiniz ya helal olsun.
    5 1 ...
  • gökyüzünü izlemekten, kamuran akkor dinlemekten, insanlığa susup kendime konuşmaktan, birilerinin programladığı saatlere uymaktan..
    çok yoruldum arkadaşlar, cesaretim yok diğer yolu deneyemem.
    yaşamak, mutlu olmak için aptal olmak gerekiyormuş, çokça aptalım oysa. yine de tatmin olamıyorum.
    bi’ of çekmelik canım var, sığdıramadım bu dünyaya onu.
    6 0 ...
  • menzil şeyhi'dir...

    evet, menzil şeyhi muhammed raşit erol 90'lı yıllarda dizlerinden rahatsızmış, doktorlar kaplıca tedavisinin iyi geleceğini söylemişler.
    tabi şeyh bu, kaplıcaya gitmek yerine kaplıcayı komple satın almışlar afyon'da...

    sonra afyon'da satın aldıkları kaplıcaya müritleri de gelmeye başlamış.
    böylece kaplıcayı satın aldıkları parayı kısa süre içerisinde çıkarmışlar.

    işte menzil holding'in çalışma prensibi.

    ne olursa olsun bir ticari işletme açıyorsun, müşteri sıkıntısı hiç çekmiyorsun, sonra gelsin paralar...

    kaynak: saygı öztürk'ün yeni çıkan "menzil" isimli kitabı.
    dizleri ağrıyor diye kaplıca satın alan şeyh

    bu kaplıca olayını aktaran da raşit erol'un oğlu feyzeddin erol.

    feyzeddin erol kim?
    eskişehir, sivrihisar ilçesindeki bilvanis çiftliği'nin (buhara köyü) sahibi.
    yani menzil tarikatı'nın buhara kolu'nun başındaki adam.
    (bkz: menzilcilerin bilvanis çiftliği ve buhara köyü)
    17 7 ...