• Çin Halk Cumhuriyeti'nin ve Avrupa'nın Aster projelerinin teknoloji transferi tekliflerini acı acı hatırlatmaktadır.

    Yukarıda bazı denyolar ABD'nin bize f14 ve f350 geçirdiğini söylemiş.
    1) Türkiye hiçbir zaman f14 almadı
    2) f14 lerini modernize eden iran hala onları kullanıyor.
    3) f350 diye hiçbir uçak yok
    4) Türk hava kuvvetleri şimdiye kadar her zaman uçak alımlarını kendi isteğine göre yapmıştır. Türaf personeli bu işi gerçekten çok iyi bilir. Şimdiye kadar aldığımız tüm uçaklar Türkiye'nin ihtiyacına göre zamanının en iyisiydi.

    (bkz: f35) hani şu isteyipte alamadığımız f35.

    Ayrıca envanterdeki tüm Amerikan uçaklarının en gizli ve " açma"
    Yazan tüm parçaları turaf tarafından açılmıştır. Abd'de bu duruma ses çıkarmamıştır.

    Oysa 90larda Rusya'dan alınan birkaç mi-8 helikopterinin servis zamanında Ruslar Türk hava kuvvetleri'nin burnundan getirmiştir.

    Servis yaptığınız tüm alanı görmemiz lazım tüm kapalı depoları açın diye taleplerde bulunmuşlardır.

    Sizler Rusların nasıl terslikler ve ibnelikler yapabileceğini bilemezsiniz. Bu mantığı anca buralarda yaşayanlar bilebilir.

    Yarın öbür gün Ruslar ne acayip talepler ile gelecek görürsünüz.

    Türk ordusunu bu duruma düşüren orospu çocukları utansın.
    Yok fetö yok Ergenekon ABD ile kavga ab ile kavga.
    2 0 ...
  • dün şirkette tüm bilgisayarlara gönderilen maildir.

    mesaj; "gördüğün gibi kendi mail hesabından sana mail atıyorum, tüm özel yazışmaların ve mastürbasyon görüntülerin elimizde, gönderdiğim hesaba bitcoin gönder" şeklindeydi.

    porno siteye şirket bilgisayarından mi giricem gerzek mal. kimbilir kaç kişiyi cukkaladılar.

    orospu çocukları.
    7 0 ...
  • https://www.mynet.com/unl...paylasim-270900-mymagazin

    “Emrem... Kocam, arkadaşım, ağabeyim, babam... 22 yıllık birlikteliğimizde, sevgi, huzur, yuva, anlam oldun bana... Merhamet ve şefkat oldun... Hayat arkadaşım can yoldaşım oldun... Birlikte büyüdük. Hayatta en değerli varlığım Ali'min babası oldun.

    22 yıllık birlikteliğimiz bugün resmi olarak noktalansa da; bu benim için bir son değil. Bana yaşattığın sevgiyi içimden söküp atmak imkansız, sadece şekil değiştirecek. Hayatımızın bu evresinde, artık farklı yönlere yürüyeceğiz. Ve biliyorum ki; yine birbirimizin en iyi dostu olacağız. Ben senin her iyi haberinde, her mutluluğunda, yüzünün her tebessümünde bu kez dostun olarak yine gururlanıp mutlu olacağım. Yolun açık olsun canım... Seni çok seviyorum...”

    lan böyle boşanma paylaşımı mı olur. bu bildiğin evlilik teklifi aq.
    15 1 ...
  • deprem

    627.
  • ankara’da ilkinde uyanıp, ne oluyor derken ikincisiyle iyi bir cevap veren deprem(ler). 3 kere oldu. Tekrarlaması korkutan şeylerden biri.

    odamda asla yamuk durmayacak olan bir tabloyu yamuk gördüğümde emin oldum. ağır bir tablo, hemen eğilmezdi. köpeğimi yanıma alıp evdekileri uyandırdım. köpeğim herkes uyandığı için mutlu oldu. ama herkes deprem mi oluyor, olabilir diyerek geri uyudu.

    nasıl ya.
    2 0 ...
  • Hani porno filmlerinde adamın ellerini bağlayıp onun gözü önünde manitasina kitlerler ya, hani bunu da ona izletirler ya, hani zavallı adam da hiçbir şey yapamayip çaresizce tüm olup biteni izler ya, hani izlerken hiç ses cikartamaz ya, hani tüm olanları kabullenip sineye çeker ya, heh işte o sikine kilit vurulmuş adam gibiyiz AMK. Bize, bu halka müstahak.
    5 0 ...
  • bence almanya'yı örnek alarak yapılan proje. okula gitmezse çeteler kurabilecek ve gettolar oluşturabilecek yüzbinlerce suriyeli çocuk var.
    bu arada suriyelilerin okul öncesinde okullaşma oranı yüzde 33,59.

    https://www.aa.com.tr/tr/...rtalamasini-gecti/1468778
    0 0 ...
  • Geçen yıl ilk çıktığı zamanki izleyişimde çok saçma bulup 10 dakika bile izlememiştim ama tekrar izlemeye başlayıp 1.sezonunu son 24 saat içinde bitirdim. Bu tamamen benim işsizliğimle de alakalı olabilir çünkü dizide sürükleyicilik ya da merak unsuru hiç yok. olabildiğince seks ve liseli içerdiği için ergen dizisi olarak görülüyor ama kesinlikle bir ergen dizisi değil. Vakit geçirmelik hoş bir dizi, fazlası ya da eksiği değil.
    1 0 ...
  • Prim kasmak icin baslik acmissin. Kendini reklam ediyorsun. Amacin kurtulmak olsa gidersin emniyete yada savciliga bu kadar basit. Burda atip tutmazsin. Demekki seninde vermeye niyetin varda iste nazlaniyorsun. Versemmi vermesemmi durumlari.
    5 1 ...
  • Eder aslında. Ama işte yanlış zaman yanlış insan. Doğru insan bulabileceğimiz de belli değil.

    Ya o değil de arkadaşlar bugün çok güzel bir gün geçirdim. Ve şu an şöyle düşünüyorum seveceksen dibine kadar nefret edeceksen de dibine kadar edeceksin. Yani böyle iliklerine kadar hissedeceksin o duyguyu. Severiz böyle salaklıkları.
    5 0 ...
  • “Sevgili Bilge, bana bir mektup yazmış olsaydın, ben de sana cevap vermiş olsaydım. Ya da son buluşmamızda büyük bir fırtına kopmuş olsaydı aramızda ve birçok söz yarım kalsaydı, birçok mesele çözüme bağlanamadan büyük bir öfke ve şiddet içinde ayrılmış olsaydık da yazmak, anlatmak, birbirini seven iki insan olarak konuşmak kaçınılmaz olsaydı. Sana, durup dururken yazmak zorunda kalmasaydım. Bütün meselelerden kaçtığım gibi uzaklaşmasaydım senden de.

    insanları, eski karıma yapmış olduğum gibi, büyük bir boşluk içinde
    bırakmasaydım. Kendimden de kaçıyorum gibi beylik bir ifadenin içine
    düşmeseydim. Bu mektubu çok karışık hisler içinde yazıyorum gibi basmakalıp sözlere başvurmak zorunda kalmasaydım. Ne olurdu, bazı sözleri hiç söylememiş olsaydım; ya da bazı sözleri hiç söylememek için kesin kararlar almamış olsaydım. Sana diyebilseydim ki, durum çok ciddi Bilge, aklını başına topla.

    Ben iyi değilim Bilge, seni son gördüğüm günden beri gözüme uyku girmiyor diyebilseydim. Gerçekten de o günden beri gözüme uyku girmeseydi. Hiç olmazsa arkamda kalan bütün köprüleri yıktım ve şimdi de geri dönmek istiyorum, ya da dönüyorum cinsinden bir yenilgiye sığınabilseydim. Kendime, söyleyecek söz bırakmadım. Kuvvetimi büyütmüşüm gözümde. Aslında bakılırsa, bu sözleri kullanmayı ya da böyle bir mektup yazmayı bile, ne sen ne aşk ne de hiçbir şey olmadığı günlerde kendime yasaklamıştım. Sen, aşk ve her şeyin olduğu günlerde böyle kararlar alınamazdı. Yaşamış birinin ölü yargılarıydı bu
    kararlar. Şimdi her satırı, “bu satırı da neden yazdım?” diyerek öfkeyle bir öncekine ekliyorum. Aziz varlığımı son dakikasına kadar aynı görüşle ayakta tutmak gibi bir görevim olduğunu hissediyorum. Çünkü başka türlü bir davranışım, benimle küçük de olsa bir ilişki kurmuş, benimle az da olsa ilgilenmiş insanlarca yadırganacaktır. Oysa, sevgili Bilge, aziz varlığımı artık ara sıra kaybettiğim oluyor. Fakat yaralı aklım, henüz gidecek bir ülke bulamadığı için bana dönüyor şimdilik. Biliyorum ki, bu akıl beni bütünüyle terk edinceye kadar gidip gelen aziz varlık masalına kimse inanmayacaktır.

    Bazı insanlar bazı şeyleri hayatlarıyla değil, ölümleriyle ortaya koymak
    durumundadır. Bu bir çeşit alın yazısıdır. Bu alın yazısı da başkaları
    tarafından okunamazsa hem ölünür ve hem de dünya bu ölümün anlamını bilmez; bu da bir alın yazısıdır ve en acıklı olanıdır. Bir alın yazısı da ölümün anlamını bilerek, ona bu anlamı vermesini beceremeden ölmektir ki, bazı müelliflere göre bu durum daha acıklıdır. Ben ölmek istemiyorum. Yaşamak ve herkesin burnundan getirmek istiyorum.

    Bu nedenle, sevgili Bilge, mutlak bir yalnızlığa mahkum edildim. (insanların kendilerini korumak için sonsuz düzenleri var. Durup dururken insanlara saldırdım ve onların korunma içgüdülerini geliştirdim.) Hiç kimseyi görmüyorum. Albay da artık benden çekiniyor. Ona bağırıyorum. (Bütün bunları yazarken hissediyorum ki, bu satırları okuyunca bana biraz acıyacaksın. Fakat bunlar yazı, sevgili Bilge; kötülüğüm, kelimelerin arasında kayboluyor.)

    Geçen sabah erkenden albayıma gittim. Bugün sabahtan akşama kadar
    radyo dinleyeceğiz, dedim. Bir süre sonra sıkıldı. (insandır elbette
    sıkılacak. Benim gibi bir canavar değil ki.) Bunun üzerine onu zayıf
    bulduğumu, benimle birlikte bulunmaya hakkı olmadığını yüzüne bağırdım. (Ben yalnız kalmalıyım. Başka çarem yok.)”
    3 0 ...