• Gün gelecek ahlaksizlara inen tokadımı çok arayacaksınız. Sonra kimse demesin yetiş ya hbbia karılar bikini giymiş diye. Aylardır yazmiyorum karılar Esenyurt un ortasinda bile bikini giymeye basladilar. Tek başıma mücadeleye devam. Yıkılmayan kaslı dindar.
    3 0 ...
  • yalnızlık

    9541.
  • yaşıyorken yalnızız...öleceğiz. tek başımıza değil. herkesle paylaştığımız tek ortak noktamız ölüm. ölürken yalnız değiliz. herkes ölecek...tıpkı doğmuş olduğumuz gibi

    sikerim.
    0 0 ...
  • Youtube'dan kuruluş osman son bölününü izlerlen uyuyakalmışım. Uyandığımda hemen geriye sarıp izledim. Biraz önce bitti. Bieazdan da uyurum. Şimdiden hepinize iyi geceler.
    1 0 ...
  • herkes canlı söylemede sıçarken, şebnem çatır çatır söylüyor. esas mesele stüdyo sanatçılığı değildir, stüdyoda karga bülbül olarak çıkar. Ama şebonun kendi doğası zaten bülbülken, aldığı opera eğitimiyle bildiğin her konserinde gerek kostümüyle gerek sesiyle bir kuğu olmayı başarmaktadır. Ayrıca diğer sanatçılar ya laylaylom söyler veya leylöyley aşk şarkıları söylerken, Şebo toplumsal olaylarda kadınları uyandırmaktan,doğaya,savaşlara kısaca tüm toplumsal olaylara değinen felsefe ve sosyolojiyi müzikte çok iyi ön plana çıkarabilen kraliçemizdir,candır. <3 ya hangi şarkısını yazsam şeboya ayıp olur ama 50 tane şarkısını dinliyorum. kaç sene önce en genç halindeyken yazdığı sözlere bak kadınlar için, hala geçerli...

    " Nerden geldim of, yolculuk nereye
    Belki söyler of, sorarsam kadere
    Yok sevenim arzuyla
    Mezarlar bile küsmüş of, kadınca ölene
    Yürekler alınmaz pulla parayla
    Kim yenmiş kaderi duayla
    Gelinlik giymeden ışığı görmeden
    Bebeğimden önce vazgeçtim dünyadan
    Kaderi yenmeden utandım kendimden
    Daha sevilmeden vazgeçtim dünyadan
    "
    3 0 ...
  • troll başlıklara girip troll e ahlak dersi verirler, güldürür. duvara konuştuklarının farkında değiller.
    2 0 ...
  • 1995-1996 yılları arasında “sınır ötesi” isminde bir reality show vardı. mezarından çıkıp caminin çatısına konan tabutlar mı dersin, uzaylı otopsisi mi dersin bir çocuk için gece altına işemelik her türlü içerik vardı. annem her ne kadar hadi sen uyu dese de çocuk odasının olmaması sayesinde ve yorganın arasından bu programı izleyerek s*ktik attık psikolojiyi.
    2 0 ...
  • geçmiş zaman olur ki hayali cihan değer

    çiçek pasajı...
    allah'ın cezası covid pandemisi yüzünden hasret kaldığımız, istanbul'un, hatta türkiye'nin sembol mekanlarından biri...

    çiçek pasajı'nın asıl adı, cite de pera'dır.
    galata'da bankerlik yapan hristaki zagrafos tarafından "biraz da müteahhitlik yapıp parayı vuralım" diyerekten, geçirdiği yangın sonrası harabe haline dönen naum tiyatrosunun yıkılması üzerine kazanılan arsada inşa edilmiştir.
    bu yüzden buraya hristaki'nin hanı da denilmekteydi...

    çok şeyler görmüş, çok şeyler geçirmiştir bu mekan.

    tabi ki işgal yıllarını da...

    işgal yıllarında beyoğlu'nun sakinleri arasında ekim devrimi nedeniyle rusya'dan kaçıp istanbul'a sığınan beyaz ruslar da vardı...

    çarlık rusyasında her biri iyi bir konumda, rahat ve ferah bir hayat yaşayan bu mülteci zevat, istanbul'da bulundukları zamanlarda geçimlerini sağlamak için çalışmak zorundaydı.
    kadınıyla, erkeği ile her biri çalışmaktaydı.

    işte günlük nafakasını kazanmak için çalışan beyaz ruslar arasında cadde-i kebir'de çiçek satan rus hanımlar da vardı...
    bunlar hristaki'nin hanındaki çiçekçi dükkanlarından çiçek alır, çeşitli şirinlikler ve işve naz hünerlerini kullanarak caddede satarlardı...

    kimisi birkaç sene öncesine kadar kontesti, kimisi opera sanatçısı, kimisi general kızı...
    hayat onlara acımasız davranmış, o eski hayatlarını ellerinden alıp üç kuruş paraya sabahtan akşama çalışmak zorunda bırakmıştı...
    geçmiş zaman olur ki hayali cihan değer

    her biri de birbirinden güzel tabi...

    o yıllarda beyoğlu'nun başka yabancı sakinleri de vardı.
    işgal kuvvetleri askerleri...

    kimi ingiliz, kimi fransız, kimi hindu, kimi yamyam, kimi bilmem ne bela...

    işte memleketinden uzakta yabancı diyarda mülteci hayatı yaşayan ve üç kuruş nafaka kazanmak için sabahtan akşama çiçek satmaya çalışan bu rus kadınlara tebelleş olmuştu işgal kuvvetlerinin askerleri...

    kadınları sokakta sıkıştırıyor, elliyor, mıncıklıyor, taciz ediyor, hatta kucaklayıp götürmeye çalışanlar bile oluyordu içlerinde.

    bu güzel kadınlar da bu azgın ve vahşi yaratıklardan kurtulabilmek için her seferinde cite de pera'ya sığınıyorlar, dertlerini buradaki esnaf ile paylaşıp onlardan yardım görüyorlardı.
    mülteci kadınları taciz eden sarkıntılık eden sapık işgalci askerler kadınlara esnafın yakınlık gösterip sahip çıktığını görüklerinde yapacakları pislikten vazgeçiyorlardı...

    işte, işgal yılları boyunca çiçek satan beyaz rus kadınların sığınağı olan bu pasaj, işgal askerlerinin mağdur ettiği rus dilberlerinden dolayı zamanla "çiçek pasajı" olarak anılır olmuş, "hristaki'nin hanı" yahut "cite de pera" isimleri bir kenara bırakılıp buraya bu sebeple çiçek pasajı denilmeye başlanmış ve bu isimle günümüze gelmiştir...

    **********************
    not: işgal yıllarında karakol cemiyeti namına çalışıp milli mücadeleye destek olan beyaz rus kontesi vera hanım'ın hikayesini okumak isteyenler için;
    (bkz: karakol cemiyeti üyesi rus kontesi vera hanım/#41093460)
    4 1 ...
  • emektar pavyon şarkıcısı abla...

    seyahatteydim geçenlerde...
    yoktum...
    çarşamba günü döndüm işyerine.
    çay söylemiştim, çayım geldi. "başımız sağolsun, ablayı kaybettik" dedi çaycı.

    hangi abla falan derken sokağa çıkıp kafamı kaldırdım.
    karşı binanın 3. katı bomboştu. daire boşaltılmıştı...

    bir ablamız yaşardı burada.
    abla diyorsam da benden de 2 yaş küçüktür, dünya ahiret bacım olsun.
    kalp krizi geçirmiş evinde.
    pazar günü cesedini bulmuşlar. meğer öleli 1 günden fazla olmuş.

    hemen kaldırmışlar tabi şüpheli ölüm diye adli tıbba.

    abla gece hayatı emekçisiydi.
    ama tövbe etmiş, bir iş insanının 2. hanımı olmuş, eve kapanmıştı.

    kandillerde ve bazı cuma günlerinde lokma-pişi yapar getirirdi iki laflardık.

    kimseye bir zararı yoktu.

    üzüldüm ziyadesiyle...

    dün baktım ki işyerinin önüne kocaman bir lokma kamyonu geldi.

    rahmetli ablanın birlikte yaşadığı kişi gelmiş, lokma döktürdü.

    "delikanlı adammış" dedik. "helal olsun", seviyormuş gerçekten de ablayı...

    öte yandan ablaya hayatı boyunca sahip çıkmayan şeref yoksunu akrabaları vefatından hemen sonra gelip evini yağmalamışlar. evin eşyalarını 2. elciye satmışlar 3 kuruş paraya.
    tamah etmişler...
    ömrü boyunca sahip çıkmadıkları kadıncağızın cesedinden nemalanmışlar...

    insan var insan var...
    şimdi bu ablayı o hayattan çekip çıkaran, ona ev tutan, öldükten sonra da onun için hayır yapan adamı "vay şerefsiz, kart zampara" der ayıplarsınız toplum olarak değil mi?

    ama ablaya hayatı boyunca sahip çıkmayıp öldükten sonra evini yağmalayan, eşyalarını satan akrabaları da namus timsali insanlardır çevrelerinde...

    işte böyle...
    ne hayatlar yaşanıyor, ne hayatlar göçüp gidiyor bu dünyadan.
    hayat herkese eşit davranmıyor.
    bazılarına karşı çok acımasız. cesedine bile ızdırap çektiriyor...

    işte daha gencecik bir kadın daha göçtü gitti böylece bu kahbe dünyadan.
    tam da kendine sahip çıkan, sevip sarmalayan adam gibi bir adam bulmuşken, yaşadığı zorlu yılların yorgunluğuna dayanamadı minik yüreği...

    allah gani gani rahmet eylesin...
    10 2 ...
  • Cahil gibi yazmıyoruz, boktan erotik hikayeler anlatmıyoruz diye tabularımız olduğunu mu sanıyorsunuz ?

    Bu başlığa yazan kadınlara bakıp üç kuruşluk akıllarınızla "kanka efsane olta" diyerek birbirinizi eğlediğinizi hayal ederken oldukça eğleniyorum.

    Ha bir de, burada açık görüşlü ayağı yapıp ufacık bir cinsel paylaşımda sizi yerden yere vurarak yaftalayanlar var ki onlara da ayrı gülüyorum, biraz samimi olun lütfen.

    Cinselliğe ilişkin tabuları yıkmak komşunun eşini hayal etmek değildir, burada yeri geldi cinsel terapiye yönelik bilgilerimi paylaştım yeri geldi sevdiğim sanatçıların erotik çizimlerini. Fakat sizin gibi sekse susamışlar cinselliği öyle bir noktaya indirdi ki, ucuz pornografik içeriklere entelektüellik atfedilir oldu.

    Söz konusu cinselliğe geldiğinde çoğu erkeğin içinden ödipal çatışmaları fışkırıyor, sextingten kafanızı kaldırın da biraz gerçek cinsellik nedir buna kafa yorun. kafa yormak, nasıl espri ?!

    kızların cinsel başlıklara hiç yazmaması
    8 3 ...
  • Cahil gibi yazmıyoruz, boktan erotik hikayeler anlatmıyoruz diye tabularımız olduğunu mu sanıyorsunuz ?

    Bu başlığa yazan kadınlara bakıp üç kuruşluk akıllarınızla "kanka efsane olta" diyerek birbirinizi eğlediğinizi hayal ederken oldukça eğleniyorum.

    Ha bir de, burada açık görüşlü ayağı yapıp ufacık bir cinsel paylaşımda sizi yerden yere vurarak yaftalayanlar var ki onlara da ayrı gülüyorum, biraz samimi olun lütfen.

    Cinselliğe ilişkin tabuları yıkmak komşunun eşini hayal etmek değildir, burada yeri geldi cinsel terapiye yönelik bilgilerimi paylaştım yeri geldi sevdiğim sanatçıların erotik çizimlerini. Fakat sizin gibi sekse susamışlar cinselliği öyle bir noktaya indirdi ki, ucuz pornografik içeriklere entelektüellik atfedilir oldu.

    Söz konusu cinselliğe geldiğinde çoğu erkeğin içinden ödipal çatışmaları fışkırıyor, sextingten kafanızı kaldırın da biraz gerçek cinsellik nedir buna kafa yorun. kafa yormak, nasıl espri ?!

    kızların cinsel başlıklara hiç yazmaması
    8 3 ...