• dr harleen in yancıları devreye girmiş. hatta bazıları işi rte' ye bağlamış.

    çanakkale savaşından bu yana, bu topraklara bir mustafa kemal atatürk daha gelmemiştir.
    atatürk' ü herhangi bir siyasi ile kıyaslamak abesle iştigaldir. bu da belgesi,

    dr harleen in atatürk hakkında açtığı rezil başlık

    bu kumaşta ve bu çapta bir lider varsa " dr. ve yancıları " yerden göğe haklıdır.
    var mı ?... tekrar sorayım var mı ?
    10 2 ...
  • dr harleen in atatürk hakkında açtığı rezil başlık

    Uludağ sözlükte istisnasız her Allah'ın günü Atatürk'e hakaret edilip, bu hakaretler moda haline getirilmişken; Atatürk'ü küçük düşüren, Atatürk'ün korkak olduğunu söyleyecek/ima edecek kadar Çirkinleşerek hatırasına aleni bir şekilde saldırı barındıran, yasal düzenlemelerle de suç olduğu sabit rezil ötesi başlıktır. 'Yazdıkları şeylerden ötürü yazarlarımın tutuklanmasını kabul edemiyorum' diyen zall'ın vicdanına bırakıyorum ben bu başlığı. Atatürk'ün alenen küçük düşürüldüğü, Atatürk'ü koruma kanununa muhalefet taşıyan bu suç unsuru entry için ne yapılacak hepimiz göreceğiz.

    Atatürk'ü koruma kanunu:

    Madde 1 – Atatürk'ün hatırasına alenen hakaret eden veya söven kimse bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Atatürk'ü temsil eden heykel, büst ve abideleri veyahut Atatürk'ün kabrini tahrip eden, kıran, bozan veya kirleten kimseye bir yıldan beş yıla kadar ağır hapis cezası verilir. Yukarki fıkralarda yazılı suçları işlemeye başkalarını teşvik eden kimse asıl fail gibi cezalandırılır.

    Madde 2 – Birinci maddede yazılı suçlar; iki veya daha fazla kimseler tarafından toplu olarak veya umumi veya umuma açık mahallerde yahut basın vasıtasiyle işlenirse hükmolunacak ceza yarı nispetinde artırılır. Birinci maddenin ikinci fıkrasında yazılı suçlar zor kullanılarak işlenir veya bu suretle işlenmesine teşebbüs olunursa verilecek ceza bir misli artırılır.
    36 12 ...
  • Erkeklerin kadınlara yapıştırdığı yaftalamalar eksik kalmış gibi;

    kadınların kendi hemcinslerini "gömme" çabasını tv'deki ucuz magazin programlarını izler gibi izliyorum.

    Böyle hayretle..

    Merak ediyorum mesela; ben sokakta aç bir hayvan gördüğümde, inşaatta güneşin alnında çalışan emekçi gördüğümde, üstü başı yıpranmış çocuk gördüğümde falan gözlerim doluyor.

    Hiç mi vicdan yok acaba; kadın açık giyinmiş, kadının o saatte dışarıda işi neymiş, biraz da kadın kaşınmışmış.. vicdan yok susmasını bilin bari.
    Susun ya susun.

    -si ze ne . Bitti gitti.

    Bu ülkede kadının sadece adı var, kendi yok.

    Şuraya da cağnıım Dina'm dan "çık sokaklara" şahanesini bırakıyorum.

    -Ne çiçeğim ne de ‘bağyan’, kadınım ben ayan beyan” sözleriyle eğlenceli başlayan şarkı, ataerkil sisteme kafa tutarken gülümsetiyor. Kadınlara “Al sazı eline, bağıra çağıra çık sokaklara” dedikten sonra, “Eksik etek demişler bana, akşamın körü ne işim varmış oralarda, kız kısmı içinden gülermiş, bacaklarını örtermiş” diye bu kez uzun havayla devam ediyor...

    https://www.youtube.com/watch?v=P1puMcbyMC4+
    8 2 ...
  • fethullah gülen'i ve hizmet hareketini övdüğü videoların ortaya çıkması üzerine halen (maalesef) adalet bakanlığı koltuğunda oturmuş bekir bozdağ adlı akp linin sözleri.

    “Kürsüye geldiğimde, geçmişte yaptığım bir konuşmayı getiriyorlar, bunu FETÖ’nün teröristleri yapıyor. ''

    insan şaşırıyor maalesef tuz kokmuş durumda.

    bir şeyler yazayım dedim böyle bir durumda ne yazılır insanın aklına bir şey gelmiyor.

    bir devlet memuru kirasını (ev sahibinin hesabına) asyabank'a yatırdı diye işten atıldı buna benzer bir kaç işlemden insanlar hapiste gülen hareketini besleyenler ise ..

    türkiye'de bakanlık mevkisinde ...

    birde bunların bir lafı var fetö'cü darbe başarılsa idi ezan sesi duymayacaktık.

    yuh !
    34 1 ...
  • Tamı tamına 425 milyar lira olmuştur.
    Bu borcun 50 milyar liralık kısmı kredi kartı borcu olup vatandaşlara ait icralık dosya sayısı 18 milyona yükselmiş.

    2002 de vatandaşın toplam borcu sadece 6.6 milyar lira idi.
    http://www.sozcu.com.tr/2...borcu-426-milyar-1687707/
    8 0 ...
  • Dincilerin ve onların diyanetinin yüzünü ortaya koymuş yazıdır. Herkes okumalı Ve dincilerin, akapelilerin islamiyet anlayışını anlamalıdır. Bu yazı yakın tarihte yıllarca ders olarak okutulacaktır.

    --spoiler--
    “Haram parayla, yolsuzluk parasıyla hacca gidilir mi?” diye sordular, sayın diyanetimiz “helaldir gidilir” diye fetva verdi.
    *
    “Hırsızlık, dolandırıcılık, fuhuş, uyuşturucu parasıyla yapılmış camide namaz kılınır mı?” diye sordular, sayın diyanetimiz “caizdir” dedi.
    *
    “Milletin orasına koyacağım” diyen müteahhit, ilahiyat fakültesi yaptırdı, “Allah kabul etsin” diyerek plaket takdim etmediler mi?
    *
    islam tarihi boyunca herhangi bir dindarın kütüphanesinde dolar istiflenmiş ayakkabı kutuları, yatak odasında yedi adet büyük boy para kasası, memleketi soyan hayırseverin uçağıyla ailece umreye giden mütedeyyin bakan duydunuz mu hiç?
    Yoga'dan saç ektirme'ye kadar her mevzuya maydonoz olan diyanetimizin, hutbelerde iki kelime bile olsa “rüşvet”ten bahsetmesi gerekmiyor muydu?
    *
    Camide içki içildi iftirası atıldı, sustun.
    Camide fuhuş yapıldı iftirası atıldı, sustun.
    Mustafa Kemal olmasaydı bu topraklarda ezan bile okunamazdı, hal böyleyken, Atatürk döneminde camiler ahır yapıldı dediler, gene sustun.
    Bizim diyanetimize göre, iftira atmak, iftiraya sessiz kalmak sevap mıdır?
    Atatürk camileri ahır yaptıysa, makamında oturduğunuz diyanet işleri başkanlığını Toki mi kurdu?
    *
    Dindar hükümetimiz hayırlara vesile olması için Vakıflar Kanunu çıkardı, “hırsızlık, dolandırıcılık, hileli iflas, üçkağıtçılık, haysiyetsizlik, şerefsizlik, adilik, namussuzluk” gibi suçlardan mahkum olan kişilere vakıf kurma imkanı tanıdı… Sustun.
    Fetocular, fakir fukaraya yardım ediyoruz ayağıyla dinibütün insanlarımızdan camilerde bağış topladı, Somali'de dana kestik, Uganda'da kavurma dağıttık yalanıyla, kurban paralarını Pensilvanya'ya havale etti… Sustun.
    Burnuna sinek konmuş Afrikalı aç çocuk posterleriyle mübarek ramazan ayında hayırsever insanlarımızı dolandırdılar, Almanya'daki asrın yolsuzluğu Deniz Feneri'nin foyasını ortaya çıkaran Cumhuriyet savcımız açık açık “zekat hırsızlarını koruyan bir güç var, ben bu güce hırsızların imparatoru diyorum” dedi… Sustun.
    Diyanetimiz ölü balık taklidi yaptığına göre, zekat hangi kurumumuzun ilgi alanına giriyor acaba? Atom Enerjisi Kurumu'nun mu?
    *
    Hazreti Muhammed'e Akp amblemiyle nüfus cüzdanı çıkardılar, peygamberimizin çocuklarının arasına “Tayyip” ismini koydular. Cami avlularında ücretsiz olarak dağıtılan dini kitapta “Tayyibim” başlıklı ilahi vardı, o ilahide “Tayyip'i üzmek, Allah'ı üzmektir” deniyordu. Akp il başkanı “Tayyip Erdoğan bizim için ikinci peygamber gibidir” dedi. Akp milletvekili, Tayyip Erdoğan'a dokunmanın “ibadet” olduğunu söyledi. Akp bakanı, Tayyip Erdoğan'ın doğup büyümesine vesile olan Rize, istanbul ve Siirt'i “mübarek şehirler” ilan etti. istanbul'da “helal ve Tayyip ürünler konferansı” düzenlendi, Tayyip ürünlerin en helal gıdalar olduğu anlatıldı… Diyanetimizin gıkı çıkmadı.
    *
    Akp milletvekili “Allahu tealanın bütün vasıflarını üzerinde toplayan lider” dedi. Terziler odasından kahveciler derneğine, yumurtacılar kooperatifinden manifaturacılar birliğine kadar, herkes kınadı. Diyanet'in tepkisini neden duymadık? Yoksa bu şirk'i, bu putlaştırmayı diyanetimiz duymadı mı?
    *
    Cami avlusunda miting yaptılar. Akp'li başbakan yardımcısı, mihrapta imamla beraber seçim konuşması yaptı. Musalla taşının başında oy istediler. Minarelerdeki mahyalara belediye başkanlarının isimlerini yazdılar. Bu ülkenin başbakanı umreye gidip, Kabe'de kendisini alkışlattı, siyasi slogan attırdı… Diyanet ağzını açıp tek söz söylemedi.
    *
    Akp'li belediye binasının önüne kabe maketi kurdular, Hira mağarası maketi kurdular, peygamberimizin evinin maketini kurdular, peygamberimizin temsili eşyalarını sergilediler, dört metreye beş metre ebatlarındaki maket kabe'yi tavaf edenlere zemzem suyu ikram ettiler. Akp'li bir başka belediye, maketten hicret parkuru düzenledi, seçmenleri rehber eşliğinde maket Mekke'den maket Medine'ye götürdüler, yol boyunca maket Kabe'yi, maket Merve tepesini, maket Safa tepesini gösterdiler, dekor olarak Ümmü Mabed çadırı kurdular… Diyanetimiz sanki Jüpiter'deydi, görmezden geldi.
    *
    iftar sofralarını şarkıcılarla türkücülerle gazinoya çevirdiler. Kutsal toprakları adeta ihale dağıtım merkezi haline getirdiler, kocaları ihale kovalayan dümenden türbanlı sosyetik hanımlar umre dönüşünde free shop'ta viski alırken fotoğraflandı. TOBB yönetim kurulu mesela, TOBBluca umreye gittiler, TOBB başkanı imam oldu, yönetim kurulunu baştan aşağı zemzemle yıkadı, bol bol fotoğraf çektirip gazetelerde yayınlattılar, dönüşte viskiyi bırakacaklarını müjdelediler. Bunların Mekke-Medine maceralarını okurken benim bile maneviyatım arttı, helali hoş olsun hepsine köprü ihalesi, havalimanı ihalesi veresim geldi. Diyanetimiz de böyle mi hissetti?
    *
    “Peygamber ocağı”na kumpas kurdular, “cami bombalayacaklar” dediler, “vicdansızlara sesleniyorum, Allah Allah diye taarruz eden bir ordu, nasıl olur da Allah'ın evini bombalar” diye isyan eden genelkurmay başkanını terörist diye hapse tıktılar… Yılbaşı ağacı süslemekten nazar boncuğu takmaya kadar her konuda fetva fışkırtan diyanetimiz, Türk Ordusu imha edilirken en ufak bir tepki bile vermedi.
    *
    Cami sattılar, cami…
    Tık demedi.
    *
    izbe tarikat yuvalarında, imam hatip mezunları derneği'nin karanlık evlerinde oğlan çocuklarına sistematik olarak tecavüz edildiği ortaya çıktı. Gariban kız çocuklarımız, izni olmayan, ruhsatı olmayan, denetimi olmayan kaçak Kuran kursu binalarının enkazında ezilerek can verdi. Çaresiz kız çocuklarımız, kucaklarına itildikleri tarikat yurtlarında diri diri yakıldı… Diyanetimiz seyretti.
    *
    Haçlı seferlerinde bile islamiyet'e bu kadar zarar verilmedi.
    *
    Şimdi aynı diyanetimiz diyor ki, Milli Piyango bileti haramdır filan.
    *
    E bi fetva da ben vereyim bari…
    Rulet bile bu diyanetten daha helal'dir, rulet bile!
    --spoiler--

    Kaynak: http://www.sozcu.com.tr/2...su-haram-oyle-mi-2131196/
    7 1 ...
  • -sigara. % 83'ü vergidir.

    -alkol. örneğin 70 liralık rakının 59 lirası vergi. rakının gerçek fiyatı 11 lira. bu yüzden kaçak içki yaygınlaştı.

    -sinema. 80'li yıllarda bir bozuk parayla yani bugün ki 1 lirayla 3 film seyredebiliyordun. şimdi ise bilet fiyatları 12-20 lira arası.

    -benzin. vergiler vs. yüzünden 1 liraya mal olan benzin türkiye'de 4.5 lira. şimdi daha da arttı gerçi. bu yüzden 80'li yıllarda gazete fiyatına yani 1 lira olan otobüs bileti bugün 3 lira.

    -kırmızı et. doğuda hayvancılık terör yüzünden ölünce pahalı ete mahkum olduk.

    -mizah dergileri. bunu özel olarak dağıtıcısından öğrendim. 10-15.000 satan leman dergisinin basılma oranı 40.000. satılmayanlar 2-3.000 tanesi ciltlenerek yeniden piyasaya sürülüyor. kalanlar seka'ya yeniden kağıt yapılması için gönderiliyor. bu satılmayan dergilerin ederide fiyata ekleniyor tabiki. bu da 2,3 kat fiyat artışı demek. yani dergi 4 lira yerine 1.7 lira olmalı. ayrıca bu fiyatta dağıtımcının payı % 33. % 33'te çalışanlara kar olarak kalan para.

    çizgi roman fiyatlarıda böyle. siteler zaman zaman % 40-50 fiyat indiriminde bulunuyor. yani yarı fiyattan bile kar yapabiliyorlar. çizgi romanlara normalden 2 katı fazla fiyat konuluyor demektir bu.
    kitapları araştırmadım ama onlarda da benzer bir fiyatlandırma olmalı. zaman zaman böyle indirimler kitaplarda da yapılıyor çünkü.

    -bilgisayar, cep telefonu, televizyon gibi teknolojik aletler. bunlar zaten dolardaki büyük artış yüzünden aşırı pahalılandı.
    10 0 ...
  • Resmen erkeklere hakaret olan bir iddia.

    Semt kekosununun bir üst mertebesi olan herifin tekini amma abarttınız. Adam bile böylesine muhteşem olduğunu düşünecek kadar şizofren değildir yapmayın etmeyin.
    14 1 ...
  • Dogru dusunmektedir. Sevgili dediginiz insan guven imzasi attiginiz insan degildir. Telefon ozeli aile uyelerinizle de konusmalarinizi kapsayabilir, banka islemlerinizi vs de yaptiginiz seyler olabilir. Ya da cok yakin bir arkadasinizla onun "ama kimse bilmesin lutfen bu aramizda kalsin" dedigi seyleri de kapsayabilir.

    Yarin obur gun ayrilma ihtimaliniz olan biriyle sinirlariniz olmali. Ergen gibi simdi sosyal medyayi da ortak kullaniyordur buna karsi cikanlar. Telefon ozelimdir dediginde zaten akliniza "bu kesin beni aldatiyordur" ihtimali geliyorsa orada gitmesi gereken sizsiniz. Ama yok "olabilir belki ozel bir konusmasi var dostlariyla arasinda ya da benim bilmemi istemefigi ailevi bir meselesi var okumami istememistir ya da borcu var belki bilmemden rahatsiz olacaktir" diye aklinizdan geciyorsa olgunlasmis biri oldugunuzu ve yola devam etmeniz gerektigini gosterir.
    3 1 ...
  • orospu evladının tekidir. milletin, kısacık uykusunun içine sıçar bu piç kurusu. hem 3 kuruş kazanmak için birinin sikini yalamaya git, hem de yavşağın biri senin özgürlüğünden çalsın. itlaf edilmesi gereken delinin tekidir.
    2 3 ...