• türkiyede herhangi bir kadın ( açıktan meral akşener yazamıyorlar yemiyor bir yerleri ) iktidara gelirse fetöcüdür anlamı çıkan nefis tespittir. zannedersin ki 13 sene boyunca ne istedilerse vermiş olan "bir" kadındı. madem erkekliğiniz ile bu kadar övünüyorsunuz açıktan yazın meral akşener fetonun piyonudur fetoya hizmet ediyordur diye. bizlerde gerekli yerlere iletelim görseller ile. hem sizlere yargı karşısında bu iddialarınızı ispatlama imkanı doğsun yeni bir destan yazın ülkeyi kurtarın bu fetoculardan.
    7 0 ...
  • En azından kitap satıyorlar, okunmuş terlik gibi saçma sapan şeyler yok.
    14 5 ...
  • ne söylesen ne kadar lanet etsen az kalır. 7 yaşında. kendimi düşünüyorum 7 yaşında ama hatırlayamıyorum bile. neredeyse bilincin hala kapalı idrak yeteneğin sınırlı yeni yeni öğreniyorsun birçok şeyi. din nedir küfür nedir ölüm nedir bilemezsin ki. sadece içgüdülerin vardır korkarsın sevinirsin gülersin ağlarsın. ötesi yok.
    10 4 ...
  • Çocuk tuvaletini kendi yapmaya başladığından itibaren verilmeli yaşına uygun şekilde.

    Bak bu senin çişini yapmanı sağlıyor, kakanı da buradan yapıyorsun bunlar senin bir parçan gibi gibi.

    Yaşı daha ilerlediğinde iyi dokunma ve kötü dokunma da öğretilmeli.

    Tabii bizim ülkemizde cinsellik bir tabu olarak görüldüğü ve duvarlar örüldüğü için okullarda verilsin mi tartışması içinde buluveriyoruz kendimizi.

    Kıza ayıp öğretirken erkeğe göster amcalara pipini diyoruz. Çocuk onu işediği bir organ olmaktan çıkarıp ''aaa bu böyle gösteriliyor demek ki önemli bir şey ve bir sakıncası yok'' olarak algılıyor.

    Sonra ne oluyor? ikiside büyüyor. Birisi baskıdan dolayı aileye baş kaldırır davranışlarda bulunuyor. Birisi gösterdiğini herkese göstermek, uygulamak istiyor.

    Al sana gebelik.

    16 yaşında gebe kalıp ailem beni öldürür diye kendini porsuğa attı 2 yıl önce kızın biri.

    Verilmeli arkadaşım ailede de okulda da verilmeli. Nasıl korunulur öğretilmeli.

    Yıkın şu lanet duvarlarınızı, tabularınızı.
    8 2 ...
  • ezilmişliğin suret bulmuş hali bunlar. biri sizi över ya da severse sizden ve ondan nefret ederler. önyargıları zaten olabildiğine fazladılar. ezilmişlerdir, buralarda kendilerini tatmin etmeye çalışırlar. neden onları sevmiyorlar diye geceleri yatmadan battaniye altlarında ağlıyor olabilirler, yerrrim.
    13 3 ...
  • Ulu önder ebedi başkumandan atatürk'ün müthiş keyifli olduğu bir anda çekilmiş fotoğrafıdır.
    sanki 24 haziran seçimlerinde türkiye 1923-1838 arası fabrika ayarlarına dönmüş haberini alıp keyiflendiği fotoğrafıdır.
    atatürk ün müthiş keyifli fotoğrafı

    rahat ol atam.
    iyiler kazanacak...
    30 18 ...
  • arkadaşlar okuyun.
    ben ankarada bir yurtta kalıyorum. kaldığım yurtta bir hindistanlı kalıyor. allah kitap din ümmet ayakları yapıyor. bizim türk devletimiz bu hintliye bilmem kaç lira burs veriyor. sonra bu hintli 20 tane islami derneklere gidip burs falan alıyor. kaldığımız yurtta sınırsız yeme içme hakkına sahip. bir türk olarak gitmediğim şehirlere gitmiş. bizim türk hükumetinin gençlik ve spor bakanlığı bünyesindeki gezilere ve kamplara katılıyor. yani benim ülkemin kaynaklarını adını bile telaffuz edemediğim bir hintli kullanırken ben neden kullanamıyorum. bide her yıl 2 laptop ve 2 tablet veriyorlar.
    13 3 ...
  • herkesi kendileri gibi zannettiklerinden oluşturmaya çalıştıkları algıdır.

    onlara göre iyi parti fetö'den destek alıyor, yurtdışından destek alıyor, dış güşlerden destek alıyor.

    neden?
    çünkü kendi kurulum süreçlerinde hep bunlardan destek aldılar da ondan.
    kendileri bir anda, hiç gündemde yokken ortaya çıkan bir siyasi oluşum.

    fetö tarafından desteklendi,
    abd tarafından desteklendi,
    cia tarafından desteklendi,
    faiz lobisi tarafından desteklendi,
    yahudi lobisi tarafından desteklendi...

    biz (bkz: beni istanbul yahudilerine sorun) diyerek destek arayanları, (bkz: iktidar olabilmek icin papaz elbisesi bile giyerim) diyenleri ve bunları söyleyerek kimlerden destek aldıklarını çok iyi biliyoruz, unutmadık bunları...

    şimdi iyi parti'nin de aynı kendileri gibi desteklendiğini zannediyorlar.

    ama iyi parti sizin gibi değil.

    bakın iyi parti kimlerden destek alıyor.

    iyi parti onbinlerce kişiye ekmek veren koç grubundan destek alıyor.
    iyi parti bursa'da fabrikasının bahçesinde atatürk büstü olan sanayiciden destek alıyor.
    iyi parti yatırım ve üretim aşkı ile yanan, ama akp'nin yarattığı haksız rekabet ortamından ötürü çivi dahi çakamayan girişimciden destek alıyor.
    iyi parti kendi tohumunu ekmesini yasakladığınız çiftçiden destek alıyor.
    iyi parti hapse atıp sindirmeye çalıştığınız subaydan, astsubaydan destek alıyor.
    iyi parti atatürkçü ve cumhuriyetçi kahraman türk polisinden destek alıyor.
    iyi parti idealist öğretmenden, öğretim görevlisinden destek alıyor.
    iyi parti mahalle baskısı ile korkutup kendinize benzetmeye çalıştığınız memurlardan, kamu personelinden destek alıyor.
    iyi parti bitirdiğiniz esnaftan, kobilerden destek alıyor.
    iyi parti ev hanımlarından, genç kızlarımızdan, üniversiteli işsizlerden destek alıyor...

    aklı olan herkes iyi partiye destek veriyor.

    siz bunu anlamadınız, anlayamazsınız...
    13 2 ...
  • büyüyünce istediğimi yapma özgürlüğüne sahip olup bütün can sıkıntımı geçirebileceğimi düşünürdüm hep. kendi sorumluluğunu alabilmek belli sınırların kalkması demekti, özgürce hareket edememek, akşama kadar duvara topu çarpıp onun geri dönmesini izleme rutinini tekrarlamak sonsuzca sıkıntı veriyordu bana. zaman geçti, anladım ki olay yetişkin olmak veya sorumluluk almakla değil, dünyada bulunmakla ilgiliymiş. birey olmanın getirilerini anlayıp, hakikatle belli bir ilişki kurunca niçin burada olduğuyla ilgili sorular sormaya başlıyor insan. kusurlu bir dünyaya gelme tercihi kendisine bırakılmadığından, bir kere yaşayacağı hayatın yükünü tek başına taşımak istemiyor. varlığı başkaları tarafından belirlendiği ya da kendi varoluşunu seçtiği için değil. bütün bu tercihlerin dışında olmak istediği için belki. sonra kendiyle birlikte ötekileri de dahil ediyor bu sıkıntıya. çünkü insan sıkıntıdan meydana gelir. ve ömrü bunu anlamlandırma çabasıyla geçip gider.
    11 1 ...
  • Abuk subuk teoriler uyduracağınıza dinleyin.
    Padişahların evlilik ve birliktelikler hem hanedan kurallarına göre hem de din kurallarına göre yapılıyordu.
    Dinen kölelerle nikahsız birliktelik uygundu, taht babadan oğula geçtiği için padişahın hanedanın devamlılığını sağlaması için oğlunun olması gerekliydi, oğlan doğma olasılığını arttırmak için ise birden çok kadınla birlikte olmalıydı.
    Dinen nikah 4 kadına kıyılabilir ama Müslüman olması şartıyla, padişahlar da köle kadınlarla birlikte olarak hem dinen günaha girmiyor hem de erkek doğma olasılığını arttırıyordu, (dönemin salgın hastalıkları ve tıbbı yetersizlikler olduğu için doğan çocukların da 3'ünden 1'inin öldüğünü unutmayalım.)
    Neden Türk değildi konusu ise, Türkler zaten Osmanlı toprakları olan yerlerde yaşıyorladı yani özgürlerdi ve esir alınamazlardı - esirler, savaş yoluyla ülkesi talan edilen milletlerden alınıyordu, osmanlıda savaşa gidildiği zaman anne baba öldürülünce onların kalan çocukları esir alınır, erkek çocukları devşirme ya da yeniçeri yapılır kız çocukları ise hareme gelir fazlası ise esir pazarında satılır- (her asker esir aldığı kadınların bakabileceklerini kendine köle alır kalanını satar içlerinden güzel akıllı olanlar hareme gelir)
    Eğer padişah halktan birinin kızını almak isterse halk isyan çıkarırdı, ki özgür kadın oldukları için de nikah kıymak zorundaydı.
    Bu nedenle bütün Osmanlı Padişahların annesi gayrıTürk, sistem yüzünden, yoksa o kadınların çok güzel olduklarından değil sultanların resimlerinden de anlaşılıyor çok çok güzel olmadıkları hatta bazıları çirkin bile sayılır, ama diğerlerine göre güzel ya da akıllı olduklarından saraydalar, ki zaten bazıları cariye diye değil hizmet etmesi için de getiriyordu saraya, şanslı ya da akıllı oldukları için de sultan olabilmişler.
    7 1 ...