• Hayatında gördüğü tek işletme mahalle bakkalı olanlarca yapılmış gerzekçe çıkarımı.

    Bak şimdi güzel evladım; son kullanıcıya sunulan ürüne mamül denir. Vestel firması Türk olduğu için son kullanıcıya yönelik çıkarttığı Vestel z20 venüs de %100 türk’tür.

    Bu türk ürününü meydana getiren işlemci, rom, pcb, ekran vs. Gibi parçalar ise ancak bir yarı mamüldür. Vestel 2100₺ Gibi bir fiyatla satışa çıkardığı bu telefon için taş çatlasın 800-900₺ maliyete katlanır ki bunun içerisindeki abd menşeili parçaların maliyeti belki 400₺’dir. Dolayısıyla sen bir son kullanıcısın ve son kullanıcı ürünü alıyorsun. iphone 8 alırken türkiye’ye direkt üretimde dönecek 5 krş bırakmazken abd’ye 6500₺ bırakıyorsun venüs alırken Türkiye’ye 2100₺ bırakırken abd’ye ise yalnızca 400₺ bırakıyorsun.

    Şimdi bunun muhakemesini nasıl oluyor da yapamıyorsun inanılır gibi değil.
    6 1 ...
  • eserlerinde tüm dünyanın bir kurgu olduğunu, medyanın ve ana akımların hepsinin bu kurgudan uyanmamamızı kendilerine görev biçtiklerini, insanların köleleştirildiğini ve kurgulanmış bir yerdeyken bunun farkında olamadıklarını yazmıştır.

    benim en çok ilgimi çeken eserlerinden biri olan amerika adlı eserinde çok iyi bir gözlemleme ile amerika-avrupa karşılaştırması yapar. 1993 yılında gittiği amerika'da tahlilleriyle amerikanın gerçek yüzünü ortaya koyar. mesela, amerikan demokrasisi'nden bahsederken, avrupa’nın nice kıyım ve yıkımın ardından vardığı demokrasiyi, amerika’nın şıp diye benimseyip içselleştirdiğini söyler. disneyland ve hollywood hakkında söyledikleri de dikkat çekicidir.

    özellikle de amerika’daki kozmolit yapıya odaklanır… ayrıca los angeles ile new york arasında da karşılaştırmalarda bulunur. los angeles yataylıklar kenti, new york dikeylikler kentidir… daha sonra seminer için geldiği türkiye'de istanbul hakkında da şöyle der;

    "istanbul, jeolojik olarak da pek çok uygarlığın, kültürün dibe çökmesiyle oluşmuş bir tortu kenti. amerikan kentlerinde yukarı, istanbul'da ise derine doğru bir dikeylik söz konusu. aynı şey roma için de söylenebilir. ama rio ya da new york gibi kentler için geçerli değil. istanbul, new york'un aynadaki yansıması gibi. belki psikolojik, bilinçaltı değil ama, bir tür derin zamansallık anlamında, düşler biçiminde de olsa kendini hissettiren tüm o fosil kültürlerden yayılan bir sızıntı söz konusu."
    6 0 ...
  • Sigara bağımlıları bağımlı olduklarını ancak sigarayı bıraktıktan sonra kabul ederler. Çoğu zevk için günde 3 - 4 tane içiyordur ve isterlerse hemen bırakabilirler.

    Elbette Günde içilen bir sigara ile 3 paket sigaranın vücuda vermiş olduğu zarar aynı değildir ve fakat tıbben her ikisi de bağımlılıktır.

    Haa bir de ne yaparsanız yapın, hangi parfümü veya ağız spreyini kullanırsanız kullanın o lanet koku gitmiyor. Nereden mi biliyorum? Tabii ki bir arkadaştan.
    10 0 ...
  • mükemmel tespit. "gözlerim kanadı" tabirini layıkıyla hak edecek tek cümleyi an itibarıyla bulduğumu düşünüyorum. işte budur.
    7 0 ...
  • Net bir şekilde tehlikedir. Bugün hastanede sıra beklerken bunlardan bir tanesi yanında karısı olmasına rağmen ağzımın içine düştü. Çemkirmesem daha vazgeçmeyecekti de. Ar, namus sıfır bunların bir kısmında. Şerefsiz herif bütün sinirimi bozdu.

    Edit; ben bunu müslümanlara saldırın diye yazmadım. Gerçekten dindar olsa bu ahlaksızlığı yapmaz zaten. Böyle olaylarla karşılaşınca tepki gösterin diye yazdım.

    Ahhahaha şimdi ben mi suçlu oldum. Çok komiksiniz. "Çok güzel" olduğumu sözlük gibi bir ortamda bu şekilde belli etmeye çalışacak kadar aşağılık değilim neyseki. Beyinlerinizin içi küflenmiş. Cahiller.
    9 5 ...
  • Kapatılsa iyi olur. Belki kendimizle başbaşa kalıp birşeyleri düşünmek ve üretmek için zamanımız olur. Ergenler enes çatur izleyemez, kızlar boktan fotolarını internetten paylaşamaz toplum yine eski düzgün zamanlarına geri döner. Ancak googlenin bu hamlesinin uzun vadeli olacağını düşünmüyorum sonuçta koskoca ülkeden reklam vs vs kazançları var, enayi değiller ya.
    6 1 ...
  • Bir şeyden rahatsız olup bunu karşı tarafa hiç söylemeyip, hiç belli de etmeyip kendi kendine anlamasını bekleyerek içinde biriktirip sonra birden patlamak.

    Mesela bir arkadaşım kiloluydu, her hafta kendi kendine katı sözler verip tatlıyı filan kesiyordu, ertesi gün hiç o değilmiş gibi oturup bi kutu ekler filan yiyordu, bana ithafen "cheat meal yapıyorum" diyordu (sporcu diyetinin haftada bir ve tek öğün olmak üzere ekilip o öğünde kafaya ne eserse yenmesi). Ben de buna arada takılıyordum "cheat week yapıyorsun sen" filan diye. Bu da gülüyordu, bazen şaka ifadesiyle kızıyordu, sonra birden patladı. "benim hayatıma karışmayın ne istersem yaparım istediğimi yerim Vs Vs" diye terslendi, halbuki bana bir kere ciddi ciddi rahatsız oluyorum deseydi yeterdi, konusunu bir daha açmazdım.

    işte çok sıkıntılı bir durum bu.
    7 0 ...
  • Zeytin, peynir, çay üçlüsü.
    Birini çıkart o kahvaltı eksik kalır.

    Ha bir de patates kızartması var. Haftasonu gelen misafir gibidir. Misafirliği kısa sürer ama tatlıdır, özletir kendini.
    16 2 ...
  • fotoğraflarımı yandeks diske kaydettim.
    numaraları geçirdim.
    artık yeter çok fazla telefon bağımlısı olduğumun farkına vardım resmen instagramdan çıkamıyorum. tuşlu telefondan sadece arama ve sms yapacağım. arada bilgisayardan girerim instagrama o kadar. gerçekten şu kelepçeden kurtulmak istiyorum. başaracağım.
    7 1 ...
  • lavandula

    20.
  • boş işler müdiresi. şu küçücük yerde nasıl büyük dünyalar yaratmışsınız yahu. komedisiniz. aldığınız nefes zarar yemin ediyorum. gidin efendi gibi derslerinizi verin üniversitede. sonra da düzgün bir adamla evlenip sosyal medyadan elinizi eteğinizi çekin.

    ya da dur lan! siz kimseyle evlenmeyin. bu hastalık sizde bağımlılık yarattı. kurtulamazsınız. kandırıp da evleneceğiniz adamlara yazık olur. umarım 35 yaşına kadar koca bulamayıp kedi annesi olursunuz. amin. ajhaahahahahaha.

    boş işlerin boş yancısı seni.
    13 12 ...