• Bana kalırsa yıllardır bes sistemlerini önce teşvik etmeleri sonra zorunlu tutma çabaları falan bunun habercisiydi.

    Hazineden, maliyeden ikramiye alıp emekli olma işi bugün yarın bitecek.

    Besten ne ödediysen emekli olduğunda eline o geçecek.

    Olur mu? Başka çare yok devlet açısından. Vatandaş açısından? Valla Yunanistan'da gösteri yapıyorlar da bizde kimse oralı olmaz. 2 3 yıl içinde sistem değişir.
    3 0 ...
  • "her yıl ortalama 50 milyar doların üzerine dayanan cari açığın finansmanının, ekonominin üzerindeki en büyük yük olduğunu; bu açığı kapatmak için alınacak tedbirlerden birinin de emeklilik sisteminin düzeltilmesi olacağını söylemiş."

    Bence emekliliği toptan kaldırın, ne o öyle yan gel yat, keyfine bak. En iyisi topluca gaz odalarına yollayın.
    2 0 ...
  • kesinlikle inkar edilemeyecek bir gerçek.

    rus gelinler 1 yılda çatır çutur türkçe konuşuyor.
    türkiye'ye akademik araştırmaya gelen almanlar kısa sürede espri yapıyor.
    italyan şef gelip tv programı sunuyor.
    sırp modacı bozuk türkçesiyle moda camiasına şekil veriyor.
    araplar sadece dizileri izleyip akıcı türkçe konuşuyor.

    ve daha pek çok örnek verilir. türkçe kesinlikle kolay bir dil. temel gramer kurallarını oturtan yabancı çok kısa bir zaman diliminde konuşuyor.

    büyük ve küçük ünlü uyumu kurallarıyla neyi nasıl konuşacağınız başından beri belli.
    fiiller çok kısa ve kolay.
    üstelik binlerce yabancı kelime sayesinde öğrenen kişiler kendi dillerinden bir parça bulabilir.
    cinsiyet diye bir şey yok, dilde matematiksellik yok, zırt pırt çıkan istisnalar yok.

    yani ingilizce kadar olmasa da kolay bir dil.
    1 2 ...
  • böyle durumlarda kendime hemen bir kaos düşüncesi oluşturup en mantıklı davranışı nasıl sergileyeceğimi düşünürüm.

    atıyorum bir canlı bomba farkettim ne yapmalıyım? insanlara kaçın mı demeliyim yere yatın mı? bu durumda şahsa yakınsam kendim ne yapmalıyım falan gibi manyak manyak düşünceler.

    Bazen çözümleyemediğim ve uzun süren konuşmalar da olmuyor değil.
    4 0 ...
  • Gerçekten çok uzun bir süreç ve irade gerektirir. Valla yeniden birini tanıyıp hayatima almayi onu kabul edip kendimi tanıtıp karakterime alıştırmayı düşününce yeniden birini tanımaktan soğuyorum, ugrasasim cabalayasim gelmiyor içim çekiliyor böyle.
    1 0 ...
  • efe aydal

    319.
  • Zaman zaman milliyetçiliğin bokunu çıkaran insan kişisi.
    Baya içinden çomar çıkıyor adamın.
    1 1 ...
  • sigara

    3528.
  • şu sıralar günde 2 paket içiyorum, kederden falan da değil üstelik, bayağı keyiften.

    Günde ortalama 10 bardak kahve içiyorum, bir kahve ile de 2 sigara.

    atın ölümü arpadan olsun değerli yazarlar. 10 seneye kalmaz hitchcock ince hastalığa yakalanir bu gidişle.

    size hayatta başarılar. film yapıp öleceğim. (bkz: swh)
    2 0 ...
  • grup abdal

    123.
  • harika türküler seslendirmiş çok başarılı bulduğum grup.
    her dinlemem de beni çocukluk günlerime, toplanıp ailecek köye gittiğimiz zamanlara götürür. köyde horoz sesleri ile uyanmaya, o taşlı topraklı yollarda yürümeme, köy yemekleri bazlama, katmer, baklalı yaprak sarması tadı getirir ağzıma.
    kültürel bir esinti hissettirir damağımda, sanki buram buram anadolu 3-4 dk lık şarkılara sığmış da bana sunulmuş gibi..

    enstrümanları ve şarkıyı okuyanların sesleri insanı hiç rahatsız etmez, kadife gibi böyle ilmik ilmik ruhuna dokunur, sanki ruhunuza masaj yapılıyormuşçasına içinizi hüzünsel bir huzur, mutluluk kaplar.

    seviyorum kendilerini.
    4 0 ...
  • shameless

    1066.
  • 10 sezon 5 bölüm seyrettim, tamamladım. yeni bitti.
    yani "bu diziye bir isim koy" deseler ben de shameless koyardım ismini.
    shameless

    amerika'nın şartlarında düşünülmüş ve yapılmış bir dizi.
    tabi başarısız bir de türkiye uyarlaması oldu. daha doğrusu olmadı, zaten türkiye'de bu dizinin uyarlaması olması mümkün değil, ülkede halk ayaklanması çıkar.
    ama amerika her haltı kaldırabiliyor, toplum sorun etmiyor.
    onlarla aramızda kültürel bir uçurum var ve ben şahsen kendi ülkemden ve ülkemin şartlarından gayet memnunum.
    amerika'da ne kadar iyi olursa olsun bir hayat yaşayamazdım diye düşünüyorum.

    dizi genelde gayet başarılı.
    kendini izlettiriyor. yeri geliyor güldürüyor, yeri geliyor düşündürüyor. sorgulatıyor. isyan ediyor...
    bazı anlarda dizinin o kadar içine giriyorsun ki para hesabı yapıyorsun. "yahu şuradan gelecek 10 bin dolar vardı o ne oldu?" yahut, "şurada tazminat davası açsalar şu kadar para alırlar" falan hesabı yapıyorsun.
    dizi böyle sokuyor seni içine.
    sefalete isyan ediyorsun, gallagher ailesi'nin parayı bulmasını arzuluyorsun istemeden...

    buradan sonrası karakter tanıtımı. az da olsa spoyler içeriyor, seyretmediyseniz okumayın.

    --- spoiler ---

    karakterlere gelecek olursak;

    frank: gallagher ailesinin sıra dışı babası. aslında baba demek güç frank'a, ailesi için faydalı bir şey yaptığını görmedik henüz. her türlü alavere, dalavere, dümen frank'ta var. günlük yaşıyor, hatta çoğu zaman yaşamıyor. ama kendisi tam bir sistem eleştirmeni...
    kendisini tanımlayabilecek çok güzel bir söz var; "kıyametten sonra dünyada iki şey gezinecek; hamam böcekleri ve frank gallagher..." işte böyle bir karakter kendisi.
    ama diziler tarihine geçecek kadar başarılı bir karakter frank.

    fiona: evin büyük ablası, aslında gallagher ailesi'nin annesi. tam 5 kardeş yetiştirdi büyüttü, ama kendisinin baya sorunları var. 9 sezon boyunca dizide yer aldı, kaç kişiyle yattı sayısı belli değil. mücadeleci, hırslı bir karakter fiona. tam da parayı bulacaktı ama olmadı. 10. sezonda fiona yok. umarım geri gelir.

    lip: ilk sezonlarda tam "adamım" denilecek bir karakterdi. sonra sonra bozdu, saplantılı bir hale geldi. özellikle 9. sezonda fiona'ya haksız yere yüklendi. şimdi de o çocuk yaptığı kaşardan ayrılması ve o zenci 3 çocuk annesi kadın ile beraber olup doğru yolu bulmasını bekliyorum kendisinden. lip, sen bu değilsin adamım. özüne dön.

    ian: aslında kral çocuk, ama gay olduğu için itici buluyorum kendisini. "gay isa" onun için tam biçilmiş kaftandı ama sanırım çok tepki çekti sanırım bu durum. şu mickey'den vazgeçip güzelbir manita yapıp devam etmesini istiyorum.

    carl: adamın dibi, güzel insan. bu çocuğu çok beğeniyorum. silah ve uyuşturucu işine kesinlikle devam etmesi gerekirdi. ama aile zor duruma düşünce bir çanta parayı masaya bırakması ve evi satın alması unutulmaz bir hareketti. şimdiki meksikalı hatunu götürse kendisine baya iyi gelecek. aferin carl sen doğru yoldasın çocuğum.

    debbie: bu kızı hiç sevmiyorum, bir türlü ısınamadım kendisine. özellikle son yaptığı kıyafet olayı ile iyice soğuttu kendisinden. mal.

    liam: irlanda kökenli zenci velet. kesinlikle gallagher ailesinin en akıllı bireyi.

    monica: uyuz olduğum bir diğer karakter. böyle anne mi olur? neyse ki öldü de kurtulduk gerizekalıdan.

    veronica: "kadın" kelimesinin vücut bulmuş hali, yürüyen libido. bir karakter 10 sezon boyunca harikalığını korur mu? koruyor işte. veronica sen muazzam bir yaratıksın. tek kusuru çocuklarına pek düşkün değil, anaç bir karakter değil. ama olsun.

    kev: kevin ball...saf temiz, yiğit anadolu delikanlısı tadında bir karakter. kevin'i dolandırmak çok kolay, vur ensesine al lokmasını derler ya hani, işte kevin de o...

    mickey: ian'ın gay sevgilisi, ebediyen suçlu bir karakter. ian ve bunun olduğu sahneler çıktıkça ileri alıyorum.

    svetlana: v ve kev ile bir ara 3'lü takılan seksi rus ablamız. ama sonradan cozuttu, v ve kev'in saflığını da kullanarak arkalarından iş çevirdi, en son zengin bir amerikalı ihtiyar ile evlenerek amerikan rüyasını gerçekleştirdi.

    sheila: mahallenin manyağı, ama bir o kadar da iyi kalpliydi. frank'e çok iyilikleri dokundu, en nihayetinde bu frank'ten bir halt olmaz deyip karavanına atlayarak güney yakasını terk etti.

    steve: fiona'nın dizideki ilk tokmakçısı. ama hayatı yalan üzerine kurulu ezik bir tip, kaybolup gitti.

    karen: lip'in ilk aşkı, ama çok büyük orospu kendisi.

    mandy: mickey'in bacısı, lip'in fuckbuddysi. acıların kızı.

    sean: fiona'nın nişanlısı. eski suçlu, uyuşturucu müptelası. fiona'nın hayata gözlerini açan adam. aslında iyi bir insan, ama nikah masasında yaptığı ipnelik sonrası dikiş tutturamadı.

    gus: fiona'nın kocası. iyi bir insan. shameless dizisindeki nadir iyi kalpli insanlardan. tabi ki bu iyiliğinin karşılığını fiona tarafından boynuzlanarak gördü.

    tami: lip'in çocuğunun annesi. itici bir karakter. umarım ayrılır diziden.

    mikey: frank'ın yeni kankası, ruh ikizi. birkaç bölüm gördük kendisini, sağlam bir karakterdi, ama sanırım dizide görevi sona erdi. aslında biraz dirense frank ile parayı bulabilirlerdi. olmadı.
    7 0 ...
  • bak güzel kardeşim,
    bak sana kardeşim diye hitap ediyorum çünkü bizim oralarda birine dayak atmadan önce böyle hitap ederiz ben 34 yaşında 2 çocuk babası bi memurum 2 kuruş para için belediyede veznedarlık yapıyorum akşamları hanım dırdırından çocuk gürültüsünden kaçmak için buraya giriyorum ve ne zaman gibik bi başlık açsam arkasında sen çıkıyosun. seni takip etmeye başladım bu yüzden iki kere işe gidemedim müdürümden azar yedim ve durumu ofisteki memurlara anlattım onlarda çok sinirlendi. ofisten hilminin pazarcı tanıdıklarına adminlerden aldığım ev adresini verdim şimdi sen düşün güzel kardeşim.
    3 0 ...