• Neredeyse tüm aile fertlerini bir bir kanserden kaybeden biri olarak, bir gün ben de kanser olursam ne yaparım, nasıl düşünür hissederim hiç bilmiyorum. ölme ihtimalini yoğun hissetmek korkunç olmalı.

    Amcam akciğer kanserinden gözümüzün önünde eriyerek yaşamına veda etti. 'Kızım ölmeyeceğim ben üzülme' deyip güldürmeye çalışırdı beni. Yanında güya iyi görünürdük ama gözlerimizden üzüldüğümüzü anlardı. Vefatının acısı inanılmazdı benim için, günlerce ağladım.

    Neslican' ı tanımıyorum, ilk kez bu gece haberim oldu kendisinden. Sosyal medyaya epey uzak biriyim. Ama çok üzüldüm kendisi için. Nolursa olsun o gitti, artık yok. Anılarıyla yaşayacak. Bir insanın hayatı herşeydir. Tanınsın, tanınmasın, pekçok hasta insan için yaşam mücadelesi zordur. Bunu yakinen yaşayanlar çok daha iyi bilir.

    yaşamı son bulan her insan garip bir hüzün bırakıyor içimde. vefat eden özellikle çocuk ve gençse..

    Keşke hastalıklar, ölümler hiç olmasaydı :(
    6 0 ...
  • Ekrem başkan okullar açıldı burs isinden ses yok.
    Geçen bakkaldan ekmekle süt aldım parasını başkan verecek dedim adam beni sokağın sonuna kadar kovaladı.
    Yoksa vaadlerinin hepsi yalanmı?
    2 0 ...
  • Varsa yada yoksa demek meseleyi düşünsel boyutta felsefe yapmaktır. Halbuki akıl kıyas eder. Akıl düşünür ama Varsayım ve ihtimalleri hakikat yerine koymaz. Zincirin halkalarını takip ederek bir ucundan diğerine kadar nereye bağlı olduğuna bakar. Geçmişten gelecek çıkarımı yapar. Sana diyorlar ki ahiret var. Hesap kitap var. iman et ve ona uygun yaşa. Doğmadan önce neredeydin? Madem yoktun hiçtin nasıl meydana çıktın? Madem dünyaya geldin neden yokluğa gittiğini iddia ediyorsun? Madem yokluğa gidecektin bu dünyaya ne yapmaya geldin? Yokluktan geldiğine inandın, yaşadın bu hayatı bir güzel, ölümü de kabul ettin, ee peki hiç mi aklına gelmedi yoktan vareden yine yoktan vareder diye? ölümden sonra başka bir hayatla varolabileceğini neden ihtimal mesabesinde değerlendirdin? Enaz Yaşadığın bu dünya hayatı kadar gerçek olabileceğini niye düşünemedin ki? Sınırları 140 milyar ışık yılı mesafesi kainatı kendi kendine varettin de ahiretin varolacağına ihtimal vermedin öyle mi? Ha aklın erdi de işine mi gelmedi yoksa? O zaman ihtimaller hesabına devam et sen. Belki tutar..
    3 0 ...
  • Televizyonda görüp (TRT 2)gitmek istediğim ama yaşım küçük olduğu için babamın beni göndermediği konser. Türkiye'de bayağı olay olmuştu hatırladığım kadarıyla, bizim sınıftan Mert diye bir arkadaş kuzenleriyle gitmişti hep hava atardı.
    0 0 ...
  • rockstar'ın bir kaç gün önce yayınlamış olduğu launcher. indirene grand theft auto: san andreas bedava; ama kısa bir süreliğine.

    ki varsa meraklısı, alttaki linkten abansın.

    https://socialclub.rockst...450-1694450766.1568854450

    teşekkürler.
    0 0 ...
  • 299+

    tereddütsüz.

    not:seks için dünyanın en zevkli şeyi diyen adam dümdüz, görmemiş bir aptaldır. turnosol olarak kullanın bu bilgiyi.
    0 0 ...
  • newyork post'un haberine göre, ABD savunma bakanı Mark esper, Aramco'ya yapılan saldırılar sonrasında tırmanan gerginlik yüzünden, suudi arabistan'ın çağrısı ve başkan Trump'ın onayı ile körfeze hava savunma kuvveti gönderileceğini açıkladı.

    Kaynak:

    https://nypost.com/2019/0...ia-in-wake-of-oil-attack/

    Savaş yaklaşıyor mu dersiniz ?
    3 0 ...
  • Kök hücre bağışı ile ilgili detaylı bilgi vermek istiyorum.

    ilk önce sizden 3 tüp kan alınır ve bu kan bilgisayar ortamında taranarak, sağlık bakanlığı kök hücre veri tabanına atılır.

    Diyelim ki sizin kök hücreleriniz bir kişi ile % 100 uyum sağladı.
    Sağlık bakanlığı sizi arayıp uyumlu bir hastaya kök hücre verip veremeyeceğinizi sorar.

    Diyelim ki evet dediniz. Sağlık bakanlığı size bir ambulans tahsis ediyor. Evinizden alıp kök hücrenin alınacağı hastaneye götürüyor.
    Eğer çalışıyorsanız sizin adınıza işyerinizden rapor alıyor.

    Hastanede bir tane de refakatçiniz olması gerekiyor. Sağlık bakanlığı aynı sizin olduğu gibi onun da yeme, içme ve barınma masraflarının tamamını karşılıyor.

    Sonra size 5 gün boyunca her gün iğne veriliyor. Kök hücrelerinizin 2 katına çıkarılması sağlanıyor.

    Aynı zamanda kök hücrenin transfer edileceği hastanın da mevcut kök hücreleri olabildiğince zayıflatılıyor ki uyumsuzluk ihtimali iyice düşsün.
    Burası işin en kritik noktası. Bu aşama, hastanın ölme riski en yüksek olduğu aşama.
    Eğer siz bu aşamada "ben vazgeçtim, kök hücre vermeyeceğim" derseniz büyük ihtimalle bu hasta kısa süre içinde ölüyor. Yani ben vazgeçtim, oynamıyorum demenizin bedeli çok ağır olabilir.

    6. Gün doktor sizi bir makineye bağlıyor. Bu makine 3 saat boyunca bir kolunuzdan kanı alıyor, kanın içindeki kök hücreleri ayrıştırıp diğer koldan geri veriyor.

    Uygun miktara ulaşılınca işlem bitiyor.

    Ancak % 10'luk başka bir ihtimal de var.
    Doktor kök hücrelerinizi koldan alınan kandan değil de direk ilikten de almak zorunda kalabiliyor.
    Bu durumda sizi genel anestezi ile uyutuyorlar. Kalçanızdan girilen bir iğne ile iliğinizden yeterli kök hücre alınıp hastaya naklediliyor.
    Yaklaşık 2 saat Sonra uyandırılıyorsunuz.

    Tüm işlemler bittikten sonra 4 gün daha gözlem altında tutuluyorsunuz.
    Kök hücre değerlerinizin tekrar yükseltilmesi için ilaç veya iğne takviyesi alıyorsunuz.
    10. Gün yine sağlık bakanlığının ambulansı sizi evinize kadar getirip bırakıyor.

    Olabildiğince detaylı anlatmaya çalıştım. Çok meşakatli bir iş ama nihayetinde bir insanın canını kurtarmak da çok kolay bir şey değil ve de çok kutsal, çok insani bir görev.

    Kök hücre bağışı, sanıldığı gibi 3 tüp kan vermek demek değil yani.
    5 0 ...
  • böylece nefret kusacağınız biri daha azaldı. insanın şakacıktan ölemeyeceğini öğrendik mi? kimse dikkat çekmek için bacağını kestirmezdi. "neden sürekli gülüyorsun" diye sorulacak biri de kalmadı nihayetinde. iyice sindirdik mi; "şov yapıyor"ları, "sıktı artık ölecekse ölsün"leri? hepsi tamamsa ağzımızı doldura doldura; "sıradaki" diye bağıralım bence. ee şimdi kimin hayat enerjisini ve inancını sömürüyoruz?

    ailesine sabır diliyorum. az önce kardeşim yazdı neslican'ın öldüğünü. daha bikaç saat önce kendisinden bahsetmiştik. kötü bir tesadüf oldu.

    ama ailesi çok güzel bir evlat yetiştirmiş. direndi, savaştı ve kazandı. ölmek oyunu bitirmez. neslican biçok insanla hikayesini paylaşma, kendini özgürce sunma cesareti gösterdi. biçoğumuzun katiyen boğuşamayacağı, bıkıp teslim olacağı tonla şey yaşadı. yaşamayı başardı. aldığı her nefesi hak etti. yaşı mühim değil. kansere yenildi ama bir hayatın nasıl yaşanması gerektiğini öğretme vazifesini layıkıyla yerine getirdi.

    hepsi bu.
    11 1 ...
  • ezan

    398.
  • ille de arapça okunulacak diye baskı kurulan islam dini'nin namaza çağrısı.

    neden arapça okunacak? her ulus kendi dilinde okusun.
    yok olmaz...
    neden? çünkü ilk ezan arapça, kuran arapça, o yüzden ezan arapça okunacak...

    vay be, faşizme bak.

    ezan ille de arapça okunacak diyenler, peki madem öyle ezan arabistan'dan mı çıkmış? ezan arapların mı? müslümanların mı?

    okuyun anlatıcam...

    öncelikle islam dininde ezan nasıl ortaya çıktı, ilk nasıl okundu onu hatırlayalım.

    biliyorsunuz hz muhammed ve müslümanlar medine'ye hicret ettikten sonra ilk camiyi yaptılar, ibadetlerini bu camide yapmaya başladılar.
    fakat namaz vakitlerinde tüm müslümanlar camiye toplanamıyor, cami kısmen boş kalıyordu.
    müslümanları namaz vaktinden haberdar edecek bir çağrı yöntemi aramaya başladılar.
    "çan" teklif edildi, ama çan hristiyanların kiliselerinde kullanıldığı için uygun bulunmadı.
    yahudilerin boynuz şeklindeki borusu (şofar-shofar) da yahudi nüfusunun çok olduğu medine'de (bkz: yesrib) kullanılamazdı.
    "ateş yakalım", "bayrak asalım" gibi teklifler de ortaya atıldı.
    hiç biri kabul görmedi.
    hz muhammed sahabeden bilal habeşi'ye ezan okumasını söyledi, bilal habeşi de ezan okudu ve bilal habeşi'nin bu çağrısı bundan böyle namaza çağrı olarak kullanılmaya başlandı...(bir rivayete göre bilal habeşi ezanı okuduktan sonra nereden aklına geldiği sorulmuş, o da "rüyamda gördüm" demiş.)

    peki neydi ezan?
    ezan bir çağrı, bir bildiriydi.
    kökeni de bugünkü etiyopya, yani o dönemki ismi ile habeşistan'dı...

    habeşistan'da ms 100 yılında aksum krallığı diye bir devlet kuruldu.
    aksum kralı abraha ms 330 yılında hristiyanlığı kabul etti, devletin resmi dinini de hristiyanlık yaptı.
    aksum krallığı dünyadaki ilk hristiyan devletlerden biridir.

    işte bu ilk hristiyan aksum kralı olan abraha'nın asıl adı "ezana"dır. kral ezana, hristiyan olduktan sonra adını "ibrahim peygamber"e atıfla abraha(ebrehe) olarak değiştirmiştir.
    ezan

    işte hristiyanlığa geçen aksum kralı ezana, hristiyanlığı tüm ülkesinde yaymak istiyordu.
    kral, artık isminin ebrehe olduğunu, krallığın resmi dininin hristiyanlık(ortodoks) olduğunu tıpkı islam'daki ezan gibi, insan sesi ile ve günün belli saatlerinde aralıklı olarak sürekli tekrarlatmak suretiyle ilan etti.
    ve halk da okunan bu ilana "kral ezana'nın bildirisi" anlamına gelen "ezan" dedi.

    hülasa, islam'da ilk ezanın bilal habeşi tarafından okunması bilal habeşi'nin sesinin gür olması, güzel olması, bunu rüyasında görmesi ile alakalı değil, bilal habeşi'nin bizzat habeş kökenli olması ve atalarından gelen bu gelenekten haberdar olmasından kaynaklıdır.

    şimdi hal böyle iken, bir habeşistan geleneği olan ezanı alınıp islam'a adapte edilirken, bu ezanın arapça okunma dayatması nedendir?
    ezan araplardan, arabistan'dan çıkmış bir şey değil ki?
    özünde hristiyanlık çağrısı olan bir gelenek. islam'ın etiyopya'dan devşirdiği ezan neden benim kendi dilimde okunamaz?

    not-1: habeş kralı ezana'nın babası olan kral ousanas'ın ünvanı ella allada'dir. bu kralın bir diğer ünvanı da ella amida'dır.(hamd edilen, hamd).

    not-2: aksum-habeş kralları arasında bir tane daha ella amida mevcut. bu ella amida'nın babası ise kral kaleb'dir. kendisi hem kral, hem de bir hristiyan azizidir.
    ezan

    kaleb bu bölgenin yerel dillerinde köpek anlamına geliyor, fakat hükümdar kaleb'in adının anlamı; "tanrıya adanmış, tanrıya bağlı, tanrının temsilcisi ve yeryüzündeki halifesi" anlamına gelir.

    yani; kaleb--->caliph--->halife...

    not-3: kuran'da fil suresinde bahsi geçen filleri ile kabe'ye saldıran ebrehe ile kral ebrehe farklı kişilerdir. fil suresinde geçen ebrehe aksum krallığının yemen valisi olan bir generaldir, kral ezana(ebrehe) ile alakası yoktur. ayrıca mekke'liler yemen'i de "habeşistan" olarak tanımlardı.

    not-4:bakınız burası çokomelli, etiyopya ortodoks hristiyanları tewahedo kiliselerine bağlıdırlar, ilk tewahedo kilisesi kral ezana tarafından yaptırılmıştır.
    tewahedo'nun tevhid anlamına geldiğini yazmamıza gerek var mı? yok.
    ezan

    islam mitolojisinde habeşistan etkisi çok daha fazladır, bu ayrı bir yazı konusu tabi. ben ezan'ın kökeni hakkında bilgi vermeye çalıştım biraz.

    ekler;
    etiyopya'daki ezana taşı(obelisk);
    ezan

    bir diğer ezana obeliski;
    ezan

    yemen'in başkenti sana'da bulunan al qalis kilisesi, burası "kaaba abraha" olarak biliniyor.
    ezan

    aksum kralları listesi;
    ezan

    #tarih
    #din
    6 3 ...