• Üstad Yılmaz özdil'in Ekonomik yıkımı çomarlarla alenen taşak geçerek anlattığı yazıdır.

    --spoiler--
    Memlekette adalet olmadığı için boş vakitlerinde hobi olarak ekonomi ve sağlık bakanlıklarıyla ilgilenen adalet bakanımız “ekonomide yaşanan sıkıntılar psikolojik” dedi.

    Bence tam isabet.

    Mesela dünya bizi kıskanırken, markete gidip, geçen sene 14 liraya aldığın deterjanı bu sene 29 liraya aldığını düşünüyorsan, geçen sene 12 liraya aldığın peynirin aynısını bu sene 22 liraya aldığını zannediyorsan, teşhis doğru, sen ruh hastasısın.

    Sayın hükümetimiz enflasyonun taş çatlasın yüzde 18 olduğunu söylerken, markette iğneden ipliğe her şeye en az yüzde 80 yüzde 90 zam geldiğini sanıyorsan… Farzedelim geçen sene 18 liraya aldığın tuvalet kağıdını bu sene 41 liraya alıyormuşsun gibi geliyorsa… Kıçını pırıl pırıl silerken kafanı temizlemeyi ihmal etmişin demektir.

    Tüik'in enflasyon sepetine göre Avustralya palmiyesinin tohumu ucuzlamışken, Kanada müzelerine giriş bileti ucuzlamışken, uzay istasyonunun radyasyon panelini optik laboratuvara monte etmek için kullanılan vida ucuzlamışken, sen hâlâ pazara gidip ısrarla domates almaya çalışıyorsan, kendi kendine konuşarak “domates fena zamlanmış” diyorsan… E saplantılısın.


    Elektrik faturasını görünce parmağını prize sokup çarpılmışsın gibi hissediyorsan, su faturasını görünce “bizim evde hamam mı işletiyoruz birader” diye gözlerine inanamıyorsan, görmezlikten gel, halüsinasyondur… Ve ben sana müjdeyi şimdiden vereyim, doğalgaz faturası geldiğinde göreceksin asıl üç boyutlu halüsinasyonu!

    Çin'den bile fazla büyüyen asrın ülkesinde işsizsen ve iş aradığın halde bulamıyorsan, muhtemelen kafadan kontaksın… iş aramayı filan boşver, uzan şöyle, iç dünyana yönel, kendini ara.

    Patron konkordato ilan edip, hepinizi kapının önüne mi koydu?
    Verilmiş sadakanız varmış kardeş, kurtulmuşsunuz… Farkında bile değilmişsiniz, bunca sene aklından zoru olan adamın yanında çalışmışsınız demek ki.

    Bak okullar açıldı, 40 yapraklı incecik defterin fiyatı dört liradan 7.5 liraya düşmüş, kurşun kalem 50 kuruştan iki liraya ucuzlamış, boya kalemi 15 liradan 35 liraya gerilemiş, silgi üç liradan sekiz liraya azalmış, kırtasiye fiyatları yüzde 300 hafiflemiş, hükümetimiz daha ne yapsın? Sana bi teşhis de milli eğitim bakanımız mı koysun yani.

    Bu adalet bakanının yönettiği adalet sisteminde…
    Birinci derece hakim ve savcılar 2018'in yılbaşında 2.430 dolar alım gücüne sahipken, bugün aynı maaşla anca 1.430 dolar alım gücüne sahipse…
    Birinci derece hakim ve savcıların ekonomik refahı yılbaşına göre net 1.000 dolar erimişse…
    Bu yazıyı okuyan birinci derece hakim ve savcılar, 1.000 doları 6.3 lirayla çarpıp, “ulan dokuz bin lira maaş alıyoruz, yılbaşına göre 6.300 lira kaybımız var, öperim böyle aşkın ızdırabını” diyorsa…
    işte bunlar hep psikolojinin bozulma belirtileridir!
    --spoiler--

    Kaynak: https://www.sozcu.com.tr/...asyon-goruyorsun-2643758/
    14 2 ...
  • Bir kere, adamın adı "Atatürk".
    Türk'ün kendisinden kuyruk acın var. Türk lafını duydunmu alerjin azıyor, tüyü dökülmüş uyuz it gibi kaşınıyorsun. Kuyruk sokumun sızlıyor.
    Ee tabii Türk'ten bu denli sızı kapınca, haliyle Ata'sını da sevmiyorsun...

    Sonra O dahinin sadece adı değil, safı da Türk... Duruma el koymasaydı ne güzel geçinip gidiyordunuz dini ve Gayr-ı Milli unsurlarla Türk'ün sırtına yapışmış keneler misali.

    Yedi ceddin de askerlikten muaftı. At sırtında Türk'ün üç kıtada anası ağlarken, sizler sofu ayaklarında tekkelerde miskin miskin yatıp günü gün ediyordunuz.

    Kiminiz ümmet ayağında arada kaynarken, kiminiz de azınlık ayağında sırtınızı emperyal güçlere dayamıştınız. Onların kıyağıyla vergisiz, emeksiz, zahmetsiz saltanat sürüyordunuz.
    O dahi adam hepinizin tekerine çomak soktu diye düşmansınız ona.

    Ölüsünden bile ödünüz kopuyor. 17 sene, üç kıtada Osmanlı’nın askerliğini yapmış komutana Osmanlı edebiyatı üzerinden laf sokmaya çalışıyorsun.
    O yedi düvele karşı, 'milletim' derken milletinin önüne gururla 'Türk' eklemeyi eksik etmeyen adam gibi Adam’dı.
    Sen üç tane oy korkusuna 15 senedir o millet dediğin şeyin adını söyleyemiyorsun.

    onu eleştirmeye sizin gibi namussuzların tıyneti yetmez.
    5 0 ...
  • üretim teknoloji yoktu diyerek götünden uyduranların sabah sabah eleştirdiği başkomutandır.
    cumhuriyetin kuruluşu ile olduğu yıllar arasında 15 sene içinde 46 fabrika açmıştır. bunların içinde teknolojik olarak, uçak, silah, alev atar gibi üretimler de vardı.
    atatürk daima kendi çizgisini belirledi. "Yaptığımız ve yapmakta olduğumuz inkılapların amacı, Türkiye Cumhuriyeti halkını biraz daha hızlı ve bütün mana ve biçimiyle uygar bir toplum haline değiştirmektir."
    4 1 ...
  • Araştırmanın önce bizim gezegenden başlaması gerektiğini ortaya koyar. Marsta hayat var mı jüpiterde su var mıdan önce dünyada hayat var mı diye sormanız lazımdı. Sanki dünya çok şey.
    6 0 ...
  • Çok ilginç ben böyle liglerin hastasıyım mümkünse 59-60 puanla şampiyonluk gelsin 40 puanla falan küme düşülsün her şey kıran kırana olsun küme düşme adayı takımı 5 hafta sonra şampiyonluk yarışında görebilelim ne bilim seyirciyim işte hoşuma gidiyor bizim ilgin de durumu o yönde he değişecek hep değişti bizimki geleneksel.
    2 0 ...
  • uludağ moderatörü tel bıyıklı liseli ergenlerdir.

    silik kısmını daha yeni keşfediyorum, bir baktım 53 tane entry var. bilgi içeren entry'nin sonunda bile ahaha, adafsf, :D , :p falan var diye koca entry'i silmişler. ulan koskoca sözlüğe 2 paragraftan fazla entry giren bir ben varım bir de fake hesabım, derdiniz ne benimle ibne götten verenler? ben koskoca iş adamı sözlüğünüzü adam hesabına almış üstüne uzun entry girmişim, karşılığı bu mu? zil takıp oynamanız lazım bre gavat sürüsü. artizlik yapmayın bana sikerim şovunuzu ha akıllı olun.

    şimdi komple hesabı silik yaparlar ahaha.
    1 1 ...
  • Olma ihtimali olan felaket degil bereket olan durumlar.

    _ nukleer savas
    _ yapay zeka saldirisi
    _ olumcul virus
    _ meteor carpmasi
    _ iklim degisikligi
    _ uzayli istilasi.
    3 0 ...
  • maksim gazinolari assolistleri vol 1

    'odeon müzik yayımcılık' şirketinin 2016 yılında yayınladığı, zamanında maksim gazinoları'nda şarkılar söylemiş zeki müren ve bülent ersoy'un seçilmiş eserleri yorumladıkları efsane ötesi albüm.

    çile bülbülüm, ah bu şarkıların gözü kör olsun, gözlerin doğuyor gecelerime, ben küskünüm feleğe, gücüme gidiyor böyle yaşamak gibi bilinen eserler var albümde.

    Buyrun: https://open.spotify.com/...si=7aAhv0CgTGK0T6CLIAW-XQ
    5 0 ...
  • --spoiler--
    yapraklara yeşil rengi veren klorofil, sarı rengi veren ksantofil, turuncu rengi veren karotin ve kırmızı rengi veren antosiyanindir.

    Bütün bu renk pigmentleri tüm yapraklarda sürekli bulunmasına rağmen yeşil rengi veren klorofil baskın durumda olduğu için yapraklar yeşil renktedir ve diğer pigmentler maskelenmiş durumdadır.

    Havaların soğumasıyla birlikte yaprak içerisindeki klorofiller azalmaya başlayınca, karotinlerin parlak turuncu ve sarı renkleri daha sonra da yapraklardaki fosfat miktarı azaldıkça antosiyaninlerin kırmızı ve eflatun renkleri yapraklarda hakim olur.
    --spoiler--
    8 0 ...
  • darmadağınık hayaller,
    gittikçe karmaşıklaşan sessizlikler,
    hiç mi rahat durmaz..

    en iyisi, uyumak..
    sadece sevgi istediğin rüyalar misali kalbinde son bulmak mı dersin..

    oysa bulutlarla örülü sözlere,
    güneş sarısı düşlere mühim olmuşken,
    ne gerek vardı anlamsız gidişlere mi
    dersin, derim , deriz..

    biz insanlar severiz..

    ruhunun kaderini cümlelerin ellerinde yeniden diriltmek varken, kederini yüceltmek neden ki..

    kış gelmiş gibi doğadan vaz geçmek,
    tüm canlılığıyla yeşil gözleri ateş gibi sözlere değişmek zihninde..
    çölde denizi görmeden maviyi cömertçe tüketmek ufak tefek nefeslerle,

    toprağın gizemini yok etmek sezsizce,

    anlamsız hikayelerim,
    anlam biriktirmeyi umursamayacak ki hatıralarım,
    diye söylense de yılların..

    yaşasın rüyalarda umutların..
    9 0 ...