• albert camus
    Kitaplarını bir kenara bırakın da çok karizmatik değil mi sözlük?
    Hayatımın C’si böyle biri olacak.Bir gün tam karşımda böyle oturacak ve ben saatlerce izleyeceğim.

    “Oldum olası içimde biri, tüm gücüyle hiçbir şey olmamaya çalışıyor.”
    6 1 ...
  • çok ilginç.
    oysa ki biz buraya kayıt olurken buranın "bilgi içerikli, güncellenen terim ve açıklamalara sahip katılımcı sözlük" olduğunu zannederek kaydolduk.
    zall bize öyle söylemişti.
    evli olup sözlükte takılan erkek

    ama bakıyorum da essy hanım sözlüğe başka anlamlar yüklemiş.
    buranın bir genelev olduğunu zannediyor sanırım.
    bu da sözlüğün marka değerine yapılan bir algı operasyonu olsa gerek.

    sorun buradaki evli erkekler, bekar erkekler, kadınlar, eşcinseller falan değil.
    bu çok açık, buradaki asıl sorun sözlüğü sözlük olmaktan çıkaran, farklı kullanmaya çalışan ve farklı mecralara yerleştirmeye çalışan essy ve benzerleridir.

    er ya da geç sözlük yeniden sözlük olacaktır...
    8 1 ...
  • Herkes saygı duymak zorunda!

    o senin için merminin karşısına çıkmayı göze aldı şerefsiz!

    Atatürk'e saygı duymayana bende saygı duymuyorum.

    Kurtuluş savaşı, film değildi,dizi hiç değildi! Payitaht abdülhamit dizisinde ahkam kesen abdülhamit hiç değildi...

    Mustafa Kemal Atatürk! bu ülke için savaştı.. canını ortaya koydu!

    korkmadı! Osmanlı torunları gibi!

    ya seve ya da s....... saygı duyacaksınız ha duymayanlarda bedelini er ya da geç ödeyecek!
    12 2 ...
  • Amme hizmeti yapıp mektubu transkribe ediyorum;

    Simge’ye mektup

    Güler yüzlü gördün diye aptal mı sandın beni simge?istediğinde görüştüğün, aradığın, sohbet edebildiğin, içini dökebildiğin “kankan” değilim seninin. Yarabandın olmaya hiç niyetim yok hele. Sosyal medyaya aşık, onun için yaşayan, gezen, nefes alan birine değildir ihtiyacın.

    Tutarsız birine ihtiyacım Yok şu hayatta, seni sevmek isterdim, sen gözünü yummadan, sosyal dünyalarına daldın, gelen dm’lere takıldın, sarışın kızla fotoğraf paylaştığın çocuğu benden daha çok kafaya taktın. Elgelledim, günler sonra farkına vardın da şaşırdın. Muhtemelen yine bir şeyecanın sıkılmış da neye...

    Gelsin sevap pointler.
    3 1 ...
  • Eli sürekli kolumda, sırtımda vs konuşan insandan hoşlanmam.
    Birmde dürten modeli vardır bunların. Espri yapar, gülmen için dürter. Düşününce ürperdim.
    Elin ayağın dursun be kardeşim. Temas sevmiyorum.
    9 0 ...
  • Derin hüzün veren bir durum. yanlış anlasılmasin, sevgi ve aşk değil olay.

    Karişik bir kaç olaya karışmış, yüzü gözü de iyice çökmüş bir halde buluyorsanız bir zamanlar vakit geçirdiğiniz insanı, yıllar sonra güvenecek son kişi olarak da sizi aramış, o denli de çaresizse. Ne diyebilirim?

    içime bir şey oturdu, ağlamaya başladım, ama ne ağlamak.. masumiyet filmindeki bekir'in dediği gibi, bıçak yemişe döndüm.

    Ah be sözlük. Kadin olmak zor, özellikle türkiye'de. Onunla görüştükten sonra bunu anladım.
    10 2 ...
  • moderasyonun oytunkaran nickli arkadaşı kayırması durumudur. uludağ sözlük'te yıllardır yapılan ve hala devam eden kayırma eylemidir.

    ispat 1: bu arkadaş sürekli kural dışı ve formata uygun olmayan entryler giriyor. sürekli format dışı entryler yazmasına rağmen hiç biri silinmiyor ve yönetim de bu adamı koruyor. 11. nesillere en ufak hatada ceza veren moderasyon, oytunkaran'a hata yapmasına rağmen hiç ceza vermiyor. bu da kayırdıkları anlamına geliyor. moderasyon bize her fırsatta ceza vermeye çalışıyor ancak bu arkadaşı kayırıyor ve gereken cezayı vermiyor.

    ispat 2: oytunkaran'ın (#40066342) numaralı entry'si (#751555) numaralı entryle, sonundaki "evet" kelimesi dışında tamamen aynı. ancak sırf sonuna evet yazdı diye silinmiyor. sözlük kurallarında üstteki entrynin birebir aynısını yazmak yasakken bu arkadaşın entrysi sonuna evet yazmış bahanesiyle silinmiyor. ancak benim "irem" başlığına yazdığım "cennet anlamına gelen güzel bir kız ismi." şeklindeki entry efsun nickli yazarın (#1591043) nolu entrysiyle birebir aynı olduğu bahanesiyle silindi. ancak entryler birebir aynı değil. nasıl oytun efendi'nin entrysinde fazladan "dır" ve "evet" varsa benimkinde de "bahçesi" ve "çok" kelimeleri yok. yani yine birebir aynı değil. bu kurallar bize geçerliyse oytunkaran'a da geçerli olmalı. ya da ona uygulanmıyorsa bize de uygulanmamalı. eğer böyle bir kural varsa iki taraf da eşit ve adaletli olmalı.
    6 0 ...
  • bildiğimiz gibi türkiye'nin oldu bitti pratiği gereği yaşam pek çok anlamda pahalıya kaçıyor, yeni bir iş modeli çatısı altında, trabzon'un konaklar semtinde, müşterisine türkçe caz hakeza etkileyici melodramlar sunan jazz club ic,

    kitap okuyan müşterisine, çay ikram ediyor. aynı zamanda her gün 100. adisyona denk gelen müşteriye 2 kişilik tiyatro bileti, her 20 tabakta bir olmak üzere kırmızı tabağa denk gelen müşteri ise ücret ödemeden evine dönüyor.

    mekanda doğum günü kutlayanlara ise atatürk/nutuk kitabı armağan ediliyor.

    entelektüel beklenti sahibi pek çok birey de haliyle mekandan güler yüzle ayrılıyor.

    Malumunuz, Tebdil-i mekanda ferahlık vardır.

    kitap okuyan müşterilerine çay ikram eden kafe
    16 5 ...
  • "Yolla yarim" adlı şarkısı, dünyanın en underrated (ah, bu sözcüğü kullandığım için kutluyorum kendimi) şarkılarından bir tanesidir.

    Şimdi şarkıyı inceleyerek bunu kanıtlamak istiyorum. Hazırım, başlıyorum:

    "Dağlar aştım hazar eyledim
    Her gördüğüm güzele nazar eyledim."

    "Barış" isminin en çok yakıştığı insanlardan biri olduğun için dağları aşıp da hazar eylemene şaşırmıyoruz abi. Barış'ın Savaş'tan daha zor ama daha güzel olduğunu Ne güzel belirtmişsin öyle. Güzelleri görünce eylediğin nazar kötü olabilir mi? Asla.

    "Hakikat sofrası kurulunca
    Bir salkım üzüme Pazar eyledim."

    Ah, ne güzel söylemişsin. Hakikat öyle bir şeydir ki bir salkım hakikat bile bir dünya hakikat doğurmaya yetecektir. Her an Bu güzel sofrada bulunmak son derece onurlu bir eylem olacaktır.

    "Söylemeye varmıyor dilim
    Sazım çalmaz oldu tutmuyor elim."

    Abi senin sazın çalmazsa biz ne yaparız Tanrı aşkına? Hem sen kötü bir şey söylemezsin, o yüzden ne istersen söyle. Hep söyle.

    "Ben ettim sen eyleme gülüm
    Yeter affet beni allah aşkına."

    Sen böyle güzel söylersin de o affetmez mi seni? Bırak birazcık naz yapıversin. Bilirsin, onun nazı dünyaya tat verir.

    "Yolla yarim tez yolla
    Oyalı da mendil sar yolla
    iki tel kopar saçından
    Kınalı da mendil sar yolla."

    Abi ben senin canını yerim ya. Yeryüzünde hangi erkek, sevdiği kadından böyle bir şey istemiştir? iki tel saçın Ne derece önemli olduğunu senin sayende öğrendik. Dünyanın en güzel isteklerinden bir tanesi olabilir bu.

    "Yolla, yolla, yolla, meleklere ver yolla
    Yolla, yolla, Yeter beklettiğin beni allah aşkına."

    Meleklere versin de yollasın ! iki tel saç, onun bütün varlığını temsil eder, değil mi abi? Sabırsız olma abi, yollayacaktır.

    "Hasret kaldım seni sevmeye, teker teker düğmelerin çözmeye.
    Usulca göğsüne yaslanıp bir sabah vakti koynunda ölmeye."

    Oldukça etkileyici, doğal cümleler. Birazcık subliminal mesaj da var. Eheheh. Çok yakışmış, güzel olmuş. Hem bu Ne güzel bir ölüm biçimidir böyle. Sen yine de ölme abi, sen yine de ölme.

    "Coştu gönlüm sel gibi çağlar, aramıza girmiş dumanlı dağlar.
    Barış derdini söyler ağlar, yeter affet beni Allah aşkına."

    Gönlün hep coşsun abi, kötü günler bir şekilde geçecektir. Sen derdini anlat da biz bir yolunu buluruz. Affedecektir abi, bırak birazcık naz yapsın.

    Mezarına burdan Papatyalar. Canım abim benim.

    https://youtu.be/AHfK8lA7JdQ
    10 0 ...
  • bursa'da bulunan 1508 yılında 2. beyazıt tarafından yaptırılan tarihi pirinç han'ın cephelerinden birine takılan çelik kapıdır.
    510 yıllık tarihi hana takılan çelik kapı

    zevksizliğin, tarihe saygısızlığın resmi geçidini yaşıyoruz adeta son dönemde.
    bakın bu çelik kapının yanındaki dükkanların kapıları ne güzel duruyor, bir de buna bakın;
    510 yıllık tarihi hana takılan çelik kapı

    kapıyı tutturmak için poliüretan köpük de sıkmayı unutmamışlar.
    510 yıllık tarihi hana takılan çelik kapı

    belli ki bu tarih katliamcıları işlerini sağlam(!) yapıyor.

    bakın burası ünü yurt sınırlarını aşmış, o kadar önemli bir yapı ki, 2008 yılında ülkemize gelen kraliçe elizabeth bile burayı gezmiş ve alışveriş yapmıştır.

    Malesef bu ülkede vandalizm bitmiyor işte...
    19 2 ...