• Bir akşamüstüne doğrunun melankolisini sonsuzlaştırmak istiyorum
    yaşadığıma tanık olun
    Bu bireysel çırpınışları asmak istiyorum,
    tanık olun
    Ama bir aralıkta yaşıyoruz sanki,
    yeryüzü ayaklarımızın altından kayıyor ve kimse bunun
    farkında değil

    Her yerde benciller ve ukalalar kendi ölçülerine zorluyorlar hayatı
    Ve hiç kimse denizin nasıl büyük ve derin bir şey olduğunun
    farkında değil

    Ve hiç kimse bir karpuz kabuğundaki çıldırtıcı,
    taze ve derin yeşilliğin
    farkında değil
    Ve hiç kimse çocukların neden mahzun olduğunun farkında değil
    Ve onları nasıl bir dünyaya hazırladığımızın
    Hafifçe başım ağrıyor, bir çocuk ağlayışı, geçen bir tren,
    vakitsiz bir horoz
    Birazdan televizyon sesi yükselir, hayatımızı karartmak
    ve zapt u rapt altına almak için
    Hiçbir şairi kıskanmıyorum ve hiçbir şaire özenmiyorum, istiyorum ki
    kendi çırpınışları, kendi savruk davranışları içinde
    bir disiplin yaratsın şiirim
    işte durup dururken uzak semtlerinde Ankara'nın geniş ve soğuk
    bir gecekondu akşamının izlenimi geliyor aklıma
    Ve tereddütsüz geçiyorum şiirime bunu
    Mutlu olmayı bir kez yitirdim sonsuzca belki de
    Üzüntüyle ayrılıyorum bu şiirden

    işte bir şiir-ataol behramoğlu
    9 0 ...
  • Ortaokul yıllarında pek severdim kendisini, aklımda yer eden iki romanı şeytan yemini ve kızıl nehirler olmuş.

    O zamanlar polisiye-gerilim türünü çok severdim, grange' yi diğerlerinden ayıran en mühim nokta müthiş betimlemeleri ve adeta turist rehberi gibi karakterin gittiği her yeri tanıtıp geziye çıkmışsınız hissi yaşatmasıydı.

    Betimlemeleri o kadar başarılıydı ki, yıllar evvel okumuş olmama rağmen kitaplarından beynime kazınmış birkaç kesit vardır. Kitaplarının kalınlıklarına aldanmayın, bir çırpıda okunur; polisiye sevip grange okumadım demek olmaz sözün özü, Tez okuna !

    Not : Bir de, 'zener' in laneti' ismiyle bir çizgi roman serisi de mevcut. Geçen yıl okumuştum ve onu da hayli beğenmiştim.
    4 0 ...
  • enflasyon

    198.
  • akp'nin halı haltına süpürmek istediği canavardır.

    malum eskiden enflasyon canavarı denirdi. zira iktidarlar asla rakamlarla oynamazdı, manipüle etmezdi!!.

    mesela 1 ay içinde 40 tl'den, 55 tl'ye fırlayan ve 1 ay içinde ortalama yüzde 38 olan enflasyona, akp yüzde 2,4 falan diyor.

    gerçi akp, vakaları da saklamıştı, vefat rakamlarını da manipüle ediyor.
    3 0 ...
  • şu şekilde gelen;

    Merhaba. Sana bunları mesaj yolu ile söylemek istemezdim ama o güzel yüzüne bakıp ayrılalım nasıl diyebilirim? Bir süredir ilişkimiz yürümüyor, farkındasın. Sana eskisi gibi ilgi gosteremediğim konusunda şikayetçisin. Her dakika seni düşünsem bile işten güçten fırsat bulamıyorum, bunu anlamıyorsun. ilişkimiz çekilmez bir boyuta geldi. Ancak geçmiş günlerin hatrı çok büyüktür. Her zor anında yanında olacağıma söz veriyorum. Aileni yine seni çok sevdiğim gibi sevdim. Umarım dost kalabiliriz. Her şey için çok teşekkür ederim. Kendine iyi bak.

    Şu anlama gelen;

    Merhaba. Sana bunları mesaj yolu ile söylemek istemezdim ama yüz yüze söyleyecek cesaretim yok. Ben biriyle tanıştım, 3 senedir ilişkimiz devam ediyor. Seninle 2 senedir beraber olduğumuzu biliyorum. Onunla beraber olmam seni aldattığım anlamına gelmez, böyle şeyler düşünme tamam mı? Sen çok tatlı, çok güzel, çok memelerin falan var ya. Acayip bir şeyler yemin ediyorum. Neyse, her şey için teşekkür ederim. Güzel günlerimiz oldu. Ailenle daha yeni tanıştım ama hepsi bok gibi insanlar. Babanı nassı yendim amaaa, koyduk muuuu? Ulan ya ahahah, tavlayı adamın öyle kolunun altına sıkıştırırlar. Senin babanın agumonoakdor. Neyse, uzatmayalim, ayıq ol beni bir daha arama, sorma.

    Mesajlardır. Evet.
    6 0 ...
  • Benim için En birinci etken Kibirli olması sözlük.

    Net aptallık belirtisi. Bilmiyorlar ki Aksine Kibir alçalmak demek. Kendi ateşinde yanıp tükenmek demek. Unutma Sen bir hiçsin. şu koskoca evrende küçücük bir nokta dahi değilsin. üretebildiğin tek şey dışkıyken başka insanları küçümsene ancak acınır. Kibirlerinden atalarını dahi yok sayabilecek bu insanlar başka birini nasıl mutlu edebilir? Yeri gelince Onu da küçümsemeyeceğinin garantisini nasıl verebilir? Bilmeliler ki böyle kişiliklerin hiçbir işi rast gitmeyeceği gibi, hayatları boyunca da hiç sevilmeyip, mutsuzluğa mahkum olacaklar.

    Çok şükür hayatımda kadın erkek fark etmez böyle insanlar yok, hiç olmadı, girmelerine de izin vermiyorum zaten.
    14 3 ...
  • okuyoruz da neler okuyoruz da bu hale geliyoruz acaba.

    ücretsiz dağıtılan "cevab veremedi" kitapları okunuyor sanırsam.
    1 0 ...
  • keşke bunu değiştirme gibi bir şansları olsa, bence çoğu değiştirirdi.

    eşcinseller baskı altında yaşıyor ülkemizde ve diğer ülkelerin çoğunda.

    çalışma hakkı verilmiyor, para karşılığı cinsellik yaşayanlar dışında, normal bir işte çalışıp eşcinsel olduğu anlaşılanlara bile, ilişkiye girmek için baskı uygulanıyor.

    bunu yapanların çoğu evli erkekler.
    ve reddedildiğinde o kişiyi rezil etmek için elinden geleni yapıyorlar.

    ben eşcinsellerin tamamını desteklemiyorum. bazıları psikolojik olarak bence iyi değil. ve yaşadıklarından ötürü sapıklaşmış. bunun aynısı heteroseksüellerde de var.
    adam evli, evlenme yaşında çocuğu var, çocuğu yaşındaki kızlara bakıyor, para yedirerek ilişki yaşamak istiyor.

    kadın evli çocukları var, eşi dışardan çok mülayim bir insan ve evini geçindiren bir adam fakat kadın önüne gelenle yatıyor.

    bu her yönelimde var.
    eşcinsellik hastalık diyorlar, ben tedavi olan birini görmedim, duymadım.

    cinsel tercih diyorlar, 10 yaşındaki çocuk nasıl sağlıklı bir tercih yapabilir.

    en doğrusu cinsel yönelimdir.
    ve en kötüsü küçük erkek çocukların, taciz edilerek böyle olmasını sağlamaktır.
    arkasını ellemek, kucağına oturtmak bile bu yöne sapmalarına neden olabilir.

    eşcinsellik içten gelen bir durum olsa dahi, buna karşı gelmeyi öğrenmek gerekir. nefsinle mücadele edeceksin.

    her önüne gelene bakmamalı. sürekli yatacak birini aramamalı. hayat sadece seksten ibaret değil, fakat çoğu eşcinsel böyle bir imaj veriyor.
    tabi kimin ne yaşadığını bilemeyiz.

    bir gazetede okumuştum, tecavüze uğrayan kişi, tecavüz pornolarından etkileniyormuş.
    eğer doğru ise çok dramatik bir durum.
    3 0 ...
  • goebbels'in propaganda kurallarının birazcık modifiye edilerek hala %100e yakınlıkta etkili olduğunu görmek.
    b.ktan bir virüs yaratip insanları korkutup hijyen manyağı yapmak, insanların birbirleriyle iletişimini kesmek,çocukların eğitiminin ağzına sıçmak.
    korkutma işleminin benzeri 11 eylül saldırıları sonrasında da yapılmıştı. Herkes *terorist var heralde* diye korkuyordu bir süre.
    insan vücudunun %98 oranla yendiği virüs için %94 etkili aşı üretmek ve bunu insanların gülümseyerek yemesi. Hatta ve hatta aşı olmak istemiyorum,rna aşısı deneysel,uzun süreli yan etkilerini bilmiyorum diyenlere çoğunluğun baskı uygulaması, hatta baskı uygulayanların bunu gönüllü olarak yapması. Polis devleti olsanız böyle birşey yapamazsınız.
    *eve misafir alanları ihbar edeceğim* diyen manyakların aramızda çok olduğunu görmek. Benzeri eski sovyet ülkelerinde komünizm zamanında vardı, hala kübada mevcut. Çok özgür ülkelerdir bu ülkeler.
    sosyal/ana akım medyanın hala hayvan gibi etkili olması. Mantığını kullanan bir avuç kişinin, mantığını kullanmayıp sadece duygularla hareket eden çoğunluk tarafından sindirilmesi. Bu çoğunluğun güya *özgürlükçü/eğitimli* olması lakin tek argümanlarının *insanlar ölüyor* olması.
    süper inanılmaz ölümcül virüsün sizde oldugunu tespit edebilmek için test yapmak zorunda olmak. Bu bile başlı başına bir komedidir.
    2 0 ...
  • Gidenlere de, dönemeyenlere de saygım tam; amma velakin, kurtuluş savaşına gidenlerin niye gittiği belli. Kıbrıs desen aynı. Güneydoğu şehit ve gazilerine zaten hiç... bunlar biraz farklı geliyor. "amerikalılar ve ingilizler geri çekilsin diye 250 şehit verdik". Ne zaman? 1953'te. Ondan 30 sene önce ingilizler anadolu'dan geri çekiliyordu, amerikalılar'ın misyoner okulları ortadaydı. Ne ara canını kurtarmak için can verecek kadar samimi olduk, diye sorguluyorum. Yani bizim askerimizin hayatı bence diğer herkesten daha değerli. Bilmiyorum yanlış mı düşünüyorum. Güney kore çok mu müteşekkir peki? Bir dostluk köprüsü mü kuruldu? Gümrük birliği antlaşması uyarınca güney kore bize gümrüksüz malzeme satabiliyor (araba). Biz ise, ab üyesi olmadığımız için güney kore'ye tarife ile mal satıyoruz. Bundan 20 sene önce "Biz sizin orada savaştık, gelin bizimle anlaşın, biz de size gümrüksüz mal satalım" dedik, cevap ne peki? No.
    0 0 ...
  • Devlet olarak fransa tarafından tanınmıştır. Bence Mutluluk verici bir gelişme.

    Macron, iç politikada oy devşirebilmek ve sömürgelerine güçlü görünmek uğruna devletini agit'ten (minsk grubu) fiilen çıkarmayı başarmış ve kurtluğunu gizlemek için kullandığı arabulucu postunu kaybetmiştir.

    [Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Yves Le Drian, hükümetin çağrıyı kabul etmeyeceğini belirterek "Ermeni dostlarımızın kendisi bunu istemedi. Böyle bir karar alınırsa kendi kendimizi (AGiT) Minsk Grubu'ndan çıkarmış oluruz ve arabulucu rolümüzden vazgeçmiş oluruz" dedi.] https://www.milliyet.com....ari-doldurdular-6371552/3

    Aslında macron'un kendine göre bir hesabı vardı. O da muhtemelen topu biden'ın kucağına atmak, abd tarafından türkiye'yi yalnızca soykırım değil, karabağ'ı tanıma tehdidiyle de sıkıştırtmak, hatta resmen türkiye'ye bir abd faturası kestirmek.

    Bu, mantıklı olabilirdi... Ama rusya aynı gün "statü konusu benim için kapandı" demeseydi.

    [Peskov, Moskova'nın Dağlık Karabağ'ın statüsü konusundaki tutumunu değiştirmediğini açık bir şekilde söyledi, bölgenin mülkiyetinin Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) kararlarıyla belirlendiğini vurguladı.]

    Fransa aslında, yeni başkan koltuğuna oturmadan olabildiğince seri bir biçimde savaşı bitirmeye çalışan rusya-türkiye-azerbaycan'ın hamlesine yetişemeyerek alan kaybetti.

    Bir kısım yorumcular, daha bu iş bitmedi, fransa ağır ama sağlam bir tepki verir, diyor ama; ab üyeliğinden ortak fonlara kadar türkiye ile gram bağı kalmamış fransa'nın türkiye'ye ne ile tehdit edebileceğini bilemiyorum.

    Abd illa bir şey yapar ama zaten yapacak; bütün konuları bir kenara bırakalım, doğu akdeniz için yapacak. Bu konu en azından, alan kazanılarak kapatılmış oldu. Hem de idlib'in rövanşı alınarak.
    0 0 ...