• "Sen kendini kandır dümenci ibne."
    -heijan kant

    Doğrusunu bildiğim şeyin yalanıyla beni uyutabileceğini sananlara söylemek istediğim söz. Tüm yalancı ibnelere.
    2 0 ...
  • bir buçuk ay oldu prozac adlı seretonin salgılatan ilacı bırakalı.
    saçma sapan gereksiz alış veriş yapmayalı bir ay oldu.

    şuan ki duygu durumum: endişe duyuyorum, sahneye çıkmak istemiyorum, zorlanıyorum bu duyguları daha önce de yaşadım ve kurtulmak için meslek dahi değiştirmiştim.

    şu gerçek bu endişeli durumlarda çok paralar biriktirdim, prozac kullanmaya başladığımda biriktirmeyi bırak eritmeye bile başlamıştım.

    şunu söyleyeyim biraz zor oluyor kabuğuna çekilmek kendin olamamak, espri yapamamak, bıkmışcasına yaşamak, ama yaşanıyor sadece kendini yeyip bitiriyorsun ama hayatın monoton da olsa boş da olsa insanların ilgisini çekemesen de başrol olamasan da yaşanıyor ot gibi yaşamak belki daha da pasif heyecansız şikayet dolu utangaç haller...

    ankarada ki juri üyelerinin önünde performans sergilerken bu adı geçen ilacı kullanıyordum evet bana çok şey kattığı aşikar fakat şimdi bir ikilemdeyim para mı seratonin hormonu mu? her ikisi de diyorum ve hemde başaramayacağım diye korkuyorum üzülüyorum.
    2 0 ...
  • Her şeyi acıyla öğrendiyseniz mutluluktan da içiniz sızlar.

    Kitaptan bir söz. Çok güzel tespit.
    7 0 ...
  • oha çüş yuh. ben böyle birşey görmedim. birisi bana yürüdü diyor, 5 dk sonra yazısını siliyor halbuki kendisi her önüne gelene yürüyor. sabah akşam herkese mesaj atan adam bana yürüdü diyor şaka gibi. arkadaşım ben erkek olsam mesaj alımımı neden kapatayım salak mısın? buna salak dediğim için silinir miyim? umrumda değil ya. fake hesap kullanıyor olsam şu an seni eksilere boğmam gerekirdi ama kullanmıyorum. takip ettiğim yazarlarla karşılıklı beğeni yapıyorum, şu an hepsi mışıl mışıl uyuyordur. yarın yine bir 10 15 beğeni alır bu da çünkü karşılıklı beğeni yapıyorum ve bundan sana ne?
    edit: 1 dk da 4 beğeni oldu. şey yanyana 4 pisim var kendimi beğeniyorum.
    edit2: şimdide turuncu saçlarımı kafaya taktı sanırım. Özelden mememi mi atiyim istiyorsun derdin ne?
    12 3 ...
  • insanların kendini tekrarlaması da olabilir. Karşılaşılan engeller, yaşanan kötü olaylar ve işte bu dediğinizden bir müddet sonra hayır bu da değilmiş dedirtmekten öteye geçmiyor ve işte insanlara inanç aşılayan kişilerin bizi yakalamaya çalıştığı nokta da tam burası. insan gerçekten kendini düşünmekten alıkoyamıyor, gerçekten söylendiği gibi bir imtihan içerisinde miyiz o yüzden mi iyi gidecekken bir anda her şey drama filmleri gibi boka batıyor. Yoksa bir yerlerde biz mi hata yapıyoruz? inanca bağlanıp, öldükten sonra daha güzel bir hayat olacağını düşünürsek bu olanlara katlanmak biraz daha kolaylaşabilir, fakat sonrasının olmadığını düşünecek olursak insan nasıl baş eder bu kadar kayıpla akıl sağlığını yitirmeden. Ya da asıl mutluluk, ulaşılacak nirvana akıl sağlını yitirmekten mi geçiyor.
    5 0 ...
  • ilgi mi çekmek istiyor?
    Hmm pek umrunda değil.

    Ben de burdayım mı demek istiyor?
    Açıkçası bu da umrumda değil.

    Benim umursadığım şey fotoğraflarının sapık ruhlu insanların elinde gezmesi.
    Atıp siliyorsunuz ama iş işten çoktan geçmiş, O fotoğraflar birilerinin galerilerine çoktan girmiş oluyor.

    Ne bileyim bana korkunç geliyor bu durum.
    Size gelmiyorsa buyrun meydan sizin.

    Edit: galericiler eksiliyor.*
    15 8 ...
  • Buram buram zenginlik kokan hareket. 25 krş farkla kendinizi şımartmak isterseniz yapın derim. Keşke daha önce paralı olsaymış. Kasiyer ve sıradaki insanlar size gıpta ile bakıyorlar.
    Kıyamam ya. Herkese benden poşet diyesim geliyor. Bir gün yapacağım bu çılgınlığı.
    18 6 ...
  • muhtemelen sözlükteki herkesin katılacağı durumsallı sorunsal.

    mesela sokağa çıkıp bir anket yapsanız ve ülkedeki insanların %90'ı aptal mıdır? diye sorsanız %100 evet cevabı alırsınız.

    hepiniz evet diyorsunuz da peki kim bu aptallar amk?

    ben söyleyeyim, sizsiniz.
    5 2 ...
  • Bugün yaşadığım olay. Patronun kızı aradı işteyken, yanına çağırdı. içimden aha dedim, şimdi sıçtık. Hissettim yani olacakları. Yanımda yabancı uyruklu bir çalışan daha vardı o esnada. Beraber merdivenlerden aşağı inerken korkuyorum seif, dedim. Nitekim korkumda haklı çıktım ve beklenen konuşma gerçekleşti. Sebep olarak kriz gösterildi fakat meselenin kriz olduğuna ikna olamıyorum bir türlü niyeyse. Gerçi herhangi bir sorun da yaşamamıştık üstlerimle. ihracat yapan bir firma olduğu için krize küresel kriz denip duruyordu. Hoş, içinde bulunduğumuz dönemde ihracat yapılıyor olmasına rağmen satışlar iyi değildi. asgari ücret de yüzde 25 artınca başka bir sonuç beklenemezdi. Hayırlısı olsun.
    8 0 ...
  • bilale anlatır gibi anlatacağım. o yüzden uzun olacak, kusura bakmayın...

    epdk: enerji piyasası düzenleme kurumu...
    -----------------------------------
    -----------------------------------
    ülkemizin belki de işini yapan tek kurumu olan sayıştay, epdk ile ilgili bir rapor yayınladı.
    rapora göre epdk'nın 2005-2012 ve 2013-2017 arasındaki 13 yıllık 2 dönemde 6 Milyar 846 Milyon 646 bin türk lirası idari para cezası kestiği, lakin bu para cezasının sadece yüzde 4'ünün yani; 307 Milyon 280 Bin lirasının tahsil edilebildiği yazıyor.

    arada buharlaşan para 6.5 milyar lira.
    yani neredeyse bir türk telekom parası buharlaşmış...

    evinize elektrik faturası geliyor değil mi?
    bir ay ödemeyin, ne oluyor?
    gelip şak diye kesiyorlar, parayı almadan açmıyorlar, ayrıca bir sonraki faturaya da "açma kapama bedeli" ilave ediyorlar...

    şimdi bu epdk ne yapmış?
    2013-2017 yılları arasındaki 2. beş yıllık dönemde toplam 3 milyar 755 milyon 109 bin TL idari para cezası kesmiş.
    cezayı yiyen soluğu mahkemede almış, epdk'ya dava açmış.

    ve bu açılan davaların yüzde 95'i epdk aleyhine sonuçlanmış...

    yani 3 milyar 750 milyon ceza kesiyorsunuz, ama bu kestiğiniz cezaların yüzde 95'i mahkemede iptal oluyor.
    dalga mı geçiyorsunuz?

    Sayıştay bu durum ile ilgili şöyle bir değerlendirme yazmış;

    --spoiler--
    Devasa büyüklüğe ulaşan ve yıllardır tahsil edilmeyerek sürüncemede kalan bu cezaların tahsil edilememesinin; bir tarafta yüksek faizlerle borçlanılarak finanse edilen Genel Bütçe için önemli bir kaynaktan mahrum kalınmasına, diğer taraftan sektör üzerinde düzenleme ve denetleme yetkisi olan EPDK’nın etkinliğinin zayıflatmasına yol açtığı değerlendirilmektedir...
    --spoiler--

    bir kamu kurumusunuz.
    bünyenizde profesyonel insanlar çalışıyor, hukuk departmanınız var, bir sürü hukuk danışmanı, avukat çalıştırıyorsunuz, bunlara bir dünya maaş ödüyorsunuz ve açılan davaların yüzde 95'ini kaybediyorsunuz...
    küllüm zarar.

    tabi sayıştay da aynen böyle düşünüyor ve epdk'nın neden davaları kaybettiğini araştırıyor.
    çıkan sonuç tam bir rezalet...

    epdk'nın hukuk departmanı ancak göt büyütmüş, gitmiş aybaşından aybaşına maaşlarını çekmişler sadece.
    -dava dosyaları takip edilmemiş.
    -tebligatlar yanlış yapılmış.
    -açılan davalarda usulen eksiklikler görülmüş.

    resmen rezalet.
    sen koskoca devlet kurumusun, ceza kesiyorsun, kestiğin cezayı usulüne uygun tebliğ etmiyorsun.
    açılan mahkemede usule uygun dilekçe veremiyorsun.
    dosyaları takip etmiyorsun.

    ve sonuç, ne oluyor?
    mahkemelerde kaybedilen dava oranı yüzde 95 oluyor, devlet ciddi anlamda maddi kayba uğruyor...

    bunun adı net olarak vatan hainliği midir?
    evet.

    kimbilir, belki de ceza kesilen yerlerden rüşvet alınarak dosyalar savsaklanıyor, akla her şey gelir.

    bu insanların kazandığı, evlerine götürdükleri ekmek helal midir?
    memur demek, kamu görevlisi demek tüyü bitmemiş yetimin hakkını koruyan, arayan insan demek.

    peki buharlaşan 6.5 milyar lira tüyü bitmedik yetimin hakkı değil mi?

    şimdi bundan dolayı da bir sayıştay idarecisini görevden alırlar.

    diren sayıştay...
    13 2 ...