• yanlış anlaşılmasın. iki hatta değil tek hat ile gerçekleşiyor bu olay. faturasız gibi dilediğin şekilde kullanıyorsun, ödemeni de faturalı gibi ay sonu yapıyorsun. turkcell'in rahat hattı işte böyle bir şey. adı gibi rahat bir kullanım sağlıyor.

    tıpkı adı gibi "rahat" bir uygulama. yok pakatim bitti mi yok internetim kaldı mı yok liralar yetecek mi gibi bir durum yok. kullanıyorsun ve ödüyorsun. büyük kolaylık sağlayacak bu rahat denen hadise.

    insan kafası rahat olsun istiyor. telefon kullanırken de durum böyle. bu yüzden turkcell'in rahatı on numara bir hizmet olmuş. sadece konus, internetini kullan, sosyal medyada takıl, gerisini düşünme diyor resmen. çoğumuzun ihtiyacıda zaten bu.

    Turkcellin yeni sunduğu telefon kullanmanın rahatlığının ön planda olduğu bir hat. Taahhüt deyince herkes bir korkuyordu artık o dert kalmamış kafamız raHAT.
    10 0
  • https://m.uludagsozluk.com/e/41845783/

    Görünce gittim hemen ben de aynısını yaptım. Teşekkür ederim big beng bey bu püf noktasını bizimle paylaştığınız için.

    Sözlükte bazen güzel şeyler de olabiliyor.

    t:Entryleri pek bir Eğlenceli yazar.
    8 1 ...
  • Aslında bugün benim yakınım olmasa da bir ölüm haberi aldım normalde de düşünürdüm bu yazacaklarımı ama şimdi daha belirginleşti ölüm diye bir gerçek varken kalp kırarak yaşıyoruz bu basit bir şeyde olabilir aynı evin içinde bile birbirimizi eleştiriyoruz umursamazlığımız almış başını gidiyor peki ya sevgisizlik aile kavramının aynı evde zoraki olarak yaşamak olduğunu düşünen evlerle doludur sağımız solumuz bizim olanı sevmek olduğu gibi kabul etmek kendi fikrimizi kabul ettirmemek niye bu kadar zor geliyor bizlere düşünmeden edemiyorum ama çoğu zaman da düşündüğümle kalıyorum.
    6 0 ...
  • hayatınızın bir dönemine eşlik etmiş kokulardır. sadece hatırlamak değil bu, hissediyorsunuz. en azından mutlu olabiliyorsun, ya da üzülüyorsun.

    - tebeşir kokusu.
    - kokulu silgi.
    - bayat bisküvi kokusu.
    - kalemtraştan yeni çıkmış ahşap kurşun kalem kokusu.
    - sıcak süt kokusu.
    - vicks kokusu.
    - leblebi tozu kokusu.
    - mazot- benzin kokusu.
    - zarf kokusu.
    - sahaftan alınmış kitap kokusu.
    - ilkokul da beslenme saati gelip de çantalar açıldığın da ortalığa yayılan yiyeceklerin o karışık kokusu.
    - pide kokusu.
    - pastel boya kokusu.
    - dalin şampuan.
    - çatapat, mantar tabancadan çıkan koku.
    - eski yorgan kokusu.
    - simit kokusu.
    - yeni biçilmiş yonca, yeni sürülmüş tarla kokusu.
    - yıkanmış beton merdiven kokusu.
    - odun ateşin de pişirilen kıstırma ve mayalı ekmek kokusu.
    - çıra kokusu, yanmış portakal kabuğu kokusu.
    - taso kokusu.
    - balataları yanmış araba kokusu.
    - lunaparkları hatırlatan toz kokusu.
    - bebek kokusu.
    - sevgiliyi anımsattığın da burun sızlatan kokulardır.

    size bir an da geçmişi yaşatan kokulardır. parayla satın alamayacağınız kokulardır. insanın içini bir hoş ederler. en güzeli, sevilen kişilerin bıraktığı kokusu ve eşyalarının kokusu olsa gerek...
    8 1 ...
  • insan durduk yere kendisine değersiz der mi, demez tabii. Çok zorlanıyorum sözlük, bazı şeyleri ya ben bilmiyorum ya da zorla öğretmeye çalışıyorlar gibi. Hissetmiyorum ama hissettiriliyorum. Çoğu zaman alttan alıyorum, başkasını üzmemek için çok uğraşıyorum ve ne oluyor biliyor musun sözlük, üzülüyorum. Beni hiçbir zaman baştacı yapmadılar biliyor musun sözlük, çok isterdim.
    10 1 ...
  • “Bu aşk öyle derin, öyle inatçı, öyle tutkulu ki ; senden uzağa kaçacağım. Ve fizana gitsem de beni bulup saklandığım yerden var edeceğini umacağım.

    Güneşi izleyeceğim ve hep gelmeni bekleyeceğim.

    Git desem de gelir misin?
    Senden kaçsam da peşimden beni izler misin?
    Herkesin unuttuğu, kimsenin olmadığı kutuplara gidecek kadar ileri gitsem de; gidişimin tek ve yegane sebebinin sen olduğunu anlar mısın? “

    LOS AMANTES DEL CIRCULO POLAR.
    10 0 ...
  • ünlü düşünür schopenhauer'un notlarında da kendisini açık eden hastalığı:

    "belirli bir kışkırtma yokken bile, olmayan tehlikeleri aradığım huzursuz bir endişe hali içindeyim; bu durum benim için en ufak dertleri sınırsız derecede büyütüyor ve insanlarla ilişkiyi çok zor hale getiriyor."

    kanaatimce anksiyete bozukluğu hakkında yapılmış en doğru tanım budur.
    17 2 ...
  • 19. Yüzyılın büyük sanat dahisi. Hayat hikayesini okuyunca “bizimki de dert mi be” diyorsunuz adeta. Kendisi 30 mart 1853’te, hollanda’nın zundert kendinde doğuyor. ismi bile ona özel değil, kendisinin doğumundan kısa bir süre önce ölen abisi vincent’ın ismini uygun görüyor ona ailesi. O dönemki yoksulluğu ve yozlaşmayı adeta iliklerine kadar hisseden vincent, küçüklüğünden itibaren babası gibi bir din adamı olmak istiyor. Ve bunu başarıyor da. Ancak yoksullara yardım için kendisine ayrılan fonu aşınca ve birtakım uygunsuz davranışlar sergileyince, kilise görevine son veriyor. Hayata yeniden tutunmak için sanata adıyor kendini. 20’li yaşlarının ortalarında yazıldığı sanat okulundan da atılıyor ne yazık ki. Sebebiyse döneme uygun olmayan karamsar eserleri ve değişik çizimleri. Bir dönem boşluğa düşen vincent, bu durumu da atlattıktan sonra abisi theo’nun ona gönderdiği tüm parayı boya ve tuvallere yatırıyor. Beslenme ihtiyacınıysa; kimi zaman komşusundan aldığı bir dilim ekmek ve kahveyle, kimi zamansa abisinin gönderdiği paradan artanlarla tütüne yatırım yaparak sağlıyor. 27 yaşına bastığındaysa, döneme tamamen ters ilk tuvalini tamamlıyor. “patates yiyenler” ismini verdiği bu karamsar eserinde tamamen realist ve dışavurumcu bir tavır takınan vincent, yalnızca kahverengi ve yeşilin tonlarını kullanıyor.

    Gel zaman git zaman, vincent aşık oluyor. Abisi ve babasının ısrarlarına rağmen evlendiği hayat kadını, gogh’un sanat takıntısından sıkılıyor ve onu terk ediyor. Bunun acısını unutabilmesi mümkün değil zaten. Tüm olumsuzluklara rağmen hayatına aldığı kadın, onu ailesine karşı rezil edip terk ediyor. Bunun üzerine ailesinin yanına dönen vincent, orada istenmediğini fark edince yeniden yalnız yaşantısına dönüyor.

    Ona kadınlardan fayda gelmeyeceğini anlayan vincent, kendisine sanattan anlayan bir dost aramaya koyuluyor. Bulduğu isim de paul gauguin. Başlarda çok iyi anlaşsalar da vincent'ın nevrotik rahatsızlıkları nedeniyle bir gün ağır bir tartışma yaşıyorlar ve gauguin de kendisini terk ediyor. Ta ki ertesi gün eşyalarını almak üzere evine dönerken her tarafı kan içinde görene dek. Evet meşhur kulak kesme vakası. Bu olaydan kısa bir süre sonra vincent kendi isteğiyle akıl hastanesine yatıyor ve fransız hastanesinin penceresinden gördüğü gökyüzünü resmediyor, “yıldızlı gece” ismini verdiği eserine.

    Abisinin kollarında vefat etmeden önceyse şu sözleri mırıldanıyor son bir çabayla: “hüzün, her zaman baki kalacaktır.” kardeşinin vefatına dayanamayan abisi theo da birkaç ay sonra yaşama gözlerini yumuyor. Ancak theo’nun eşi, ikisini de günümüzde hala konuşulacak insanlar yapmayı başarıyor; vincent’ın tüm tablolarını dünyaya armağan ederek. Tabii hayatı boyunca eserleri adeta çöp değeri gören vincent’ın, ölmeden önce satabildiği bir eser var: “arles'te kırmızı bağ”

    vincent van gogh
    20 1 ...
  • murat 131 kartal'dır. ama yeni kasa.
    s400 maketiyle tur atan vatandaş

    ya kusura bakma kardeş, şunu yapacak tek gerizekalı tanıdığım sensin, bu araba senindir diye düşündüm.
    20 3 ...
  • Kadın, bedenen ve ruhen hazır olduğunda anne olmalıdır.

    Annelik, yaşla ilgisi olan bir kavram değil, hayata zıpkın gibi durabildiğin, insan yetiştirecek güce ve duyguya sahip olduğunda gündemine almalısın.

    Kimi için 30, kimine 35, kimine göre 45'tir.
    Boşverin yaşı, başınızdır ònemli olan!
    8 1 ...
  • görünüşe göre yetmemiştir. 4-5 yıl sonra akp diye bir parti kalırsa görürüz oy farkını ayı kardeşim. daha ilk kaybettikleri seçimle mitoz bölünmeye başladılar. gerçi muhafazakar-sağ partiler hep böyledir. azcık güçten düşünce parçalanmaya, partilere bölünmeye başlarlar.
    9 1 ...