• son bir iki sezonunu izleyemediğim dizi. şimdi netflix'ten tekrar başladım. özleşmişiz. şunu fark ettim ki, eskiden ted'i severdim ama şimdi 'çoban' diyorum sadece. bu kadar salaklığı nasıl sempatik bulmuşum anlayamadım. lily de öyleydi ama bildiğin kaşarmış da sineye çekmişiz. sanırım eskiden daha fazla tahammül edebiliyormuşum insanlara.
    ama barney hala adamım ve robin de hala seksi geliyor gözüme. neyse dağıtmadan, zamanla baya baya değişiyormuş insan. bunu gösteriyor bu dizi bana.
    9 1 ...
  • Kabile devleti Türkiye'de sıradan bir gün.
    Dün milyonali yıldırım garsonunu müşavirliğe atamıştı. Bugün de Tayyip teyze oğlunu kredi yurtlar genel müdürlüğüne atamış.

    Bakkal yönetemeyecek adamlara ülke yönettirirsen böyle açık açık dalga geçerler işte.

    --spoiler--
    Gençlik ve Spor Bakanlığına ilişkin atama kararları Resmi Gazete'de yayımlandı. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan Kredi Yurtlar Genel Müdürlüğü görevine teyzesinin oğlu Recep Ali Er’i atadı.
    --spoiler--

    Kaynak: http://www.cumhuriyet.com...zesinin_oglunu_atadi.html
    11 1 ...
  • gençken o kadar da sıkıcı değilmişiz aslında. bunu, nick hikayesi olarak yazmışım zamanında ama burayı da karşılıyor sanırım.

    uzun zaman önceydi sözlük...

    lisedeyken hayalimde iki şey vardı;

    - ankara'da matematik okumak
    - okurken radyo programcılığı yapmak.

    ilkini tutturamadık, bari ikincisini deneyelim dedik... hani çene sağlam ya, götürürüz bir şekilde. tabi bir de yıllardır sağlam radyoları, sağlam sürelerle dinleyen insanız...

    okulun radyosu vardı o zaman, kampüs fm diye... herkes öğrenci, iki kız var tepede, onlar ilgileniyorlar... es kaza interneti karıştırırken gördüm oralarda ilanını... hemen bizim dekanlığın altındaymış zaten yeri... buldum yeri, kızın tekini de... bana, önce bi' denememiz lazım seni dedi, ben de ''beni burada deneyebilecek yeterlilikte biri olduğunu sanmıyorum'' dedim, o da ''boş olduğun gün ve saatleri bi' kağıda yaz, önümüzdeki pazartesi saat 1de toplantı var burada ol.'' dedi...

    o toplantıdan; çarşamba 13-15 saati benim olduğun haberini aldım... şimdi herkes radyocu olmak istediği için, talep çok. e ilgilenenler de amatör olunca, kimseyi kırmamak adına haftada bir gün, 2 saat yayın veriyorlardı... zaten profesyonelliğe geçişim de oradandır.

    eve (3+1 evi yurda çevirmişler) geldim, ee iyi hoş güzel de; ne yapıcam programda ve programın ismi ne olacak? diye düşünmeye başladım hafız... önce ne yapacağım önemliydi, format... kırmızı başlıklı kız hayranıydım hafız ben, bilenler bilir kbk'yı... gazete haberlerini okuyup, üzerine yorum yapacaktım. ama yaptığım yorumlar öyle olacaktı ki; hiçbir zaman karşı tarafa cevap hakkı doğmayacaktı. format hazır... bir de isim gerekiyor... o an evde olanlarla salonda otururken, elime bir a4 alıp başladım bir sürü şey yazmaya... onlar da söylüyorlar bir yandan... ama formatla uyuşması da lazım... eleye eleye, 3-4 tane kaldı... ve daha önceden başka bi' yerde de kullandığım gazoz kapağı'nı seçtim... evet gazoz kapağı kampüs fm de ve akabinde çalıştığım diğer yerel radyodaki programımın ismi... ama programımın ismi diye bu nicki almadım...

    how i met your mother gibi oldu lan, ehehehe... neyse... devam ediyoruz...

    2001'de falan da ekşide yazardım ben... farklı bi nickim vardı ama... ben o zamanlar irc'ye kaptırınca, uzun süre girmedim diye şutlamışlar beni sevgili saygılı arkadaşlar ve bir daha da almadılar, itü sözlüğün de yazar alımı kapalıydı o aralar... sinirliydim, agresiftim... sonra, hem liseden hem üniversiteden bi' arkadaşım msn'de birgün ''lan gk uludağ sözlük diye bir yer açmışlar, gel yazar ol hemen'' dedi... iyi, eyvallah dedik...

    bağlıyorum canlar, bekleyin biraz...

    şimdi biraz önce bahsettiğim msn konuşmasından yaklaşık 4 ay önce kadar; çok fena terk edildim hafız ben... deli divane aşığız falan... tabi şimdi ciddi manada umursamıyorum o hatunu o ayrı... 4 sene geçmiş lan üzerinden, boru mu... içip içip sarhoş olmalar, telefonda adam öldürmeler falan... o kadar önemsiyorum yaani...

    çok saçma gelecek biliyorum;
    duygusal yazılarıma hep güvenirdim ben... buraya yazar olurken de, onlar vardı aklımda... sadece duygusal şeyler yazacaktım... ki, o hatun internette bir şey ararsa es kaza, fark ederse uludağ sözlüğü ve beni de fark etsin ki; onu ne kadar sevdiğimi anlasın... ve o hatuna şimdi gidip; gazoz kapağı ne demek senin için desen sana direkt benim adımı soyadımı söyler... yani yolda yerde gazoz kapağı görse, aklına ben gelirim...

    ha şimdi tekrar yazar olsam bu nicki alır mıyım? almam...

    yaa öyle işte canlar...
    7 1 ...
  • https://m.youtube.com/watch?v=EF4H_vX1qtU+
    Moğollar/ Yolum seninle

    Beni çağıran uçurum, uçurum oldu sevdan...
    Kaçmam...
    Yok saklanmam başından-sonundan, korur bizi...zaman...
    Kim söylemiş son diye, olmaz diye, kanar diye...
    Anlatma...
    Anlamam...

    Aşk varken; sözlerinde, düşlerinde, yeniden doğmak gibi nefesinle, çoğalıp sevginle...
    isteme...
    Durdurmam...
    Kim söylemiş son diye, olmaz diye, kanar diye...
    Anlatma...
    Anlamam...
    Büyüt beni; gözlerinde, ellerinde, yeniden ses oldun sözblerime, gücün saklı içimde...
    Vursunlar...
    Ağlamam...
    ister bahar, ister ayaz...
    Yolum seninle...
    Duysun dünya, karşı dursun, düşsün peşime
    2 0 ...
  • tiktok

    172.
  • Türkiye'deki iq yoksunu insalara ulaşmanın bir yolu olan bir gereksiz uygulama. Sonra neden halk aptallaşıyor diye sorulmasın. Teknolojinin yan etkileri bu olsa gerek. (bkz: teknoloji)
    1 0 ...
  • Şiir sevdiğim, ağladığım, sürekli müzik dinlediğim zamanlardansa şu an daha iyiyim. Ha ağlayabildiğimde daha mutluydum, rahatlıyorum o ayrı mesele ama şimdiyi tercih ederim.
    10 1 ...
  • üstad kadir mısıroğlunun heredottan sonra tarihin ikinci babası olduğu gerçeğidir. adam yaşayan kütüphanesi, her söylediğini belgelere dayandırıyor diğer sözde tarihçiler gibi sözde kalmıyor.
    1 0 ...
  • Zaten aklı vardır akıllı telefona ihtiyaç duymaz. Sadece aptal insanlar bir telefona bu kadar para verirler. Hayatı boyunca bir kitaba 20 lira vermeyen adamın bi telefona 4000 tl vermesi çok komiktir. Alo diyorum ve saate bakıyorum bana yetiyor. Metroda otobüste instagram facebook deli gibi saçma sapan videolar yada story ler izlemiyorum. Kitap okuyup kendimi bi adım daha ileri atıyorum. Dedim ya ancak boş beyinler bu konuda kendilerini savunabilir.
    13 0 ...
  • hüseyin avni lifij'in alegori adlı tablosu...
    gecenin tablosu

    hüseyin avni lifij bence en kıymetli türk ressamlardandır.
    kendisi son halife abdülmecid efendi'nin şehzadeliği döneminde elinden tuttuğu bir ressamdır.
    bilindiği üzre abdülmecid efendi'de usta bir ressamdı ve sanatçılara destek verirdi.
    bu yüzden şehzade abdülmecid efendi'nin himayesi ile avrupa'ya gönderilmiş ve tahsil görmüştür.

    hüseyin avni lifij bu eserinde bizzat şahit olduğu 1. dünya savaşını ve getirdiği yıkımı resmetmiştir.
    tablo 1916 tarihlidir.

    tabloda ön planda 3 kadın vardır.
    biri yaşlı, onun yanında biri çıplak, diğeri yarı çıplak iki genç kadın.

    bir savaş tablosunda çıplak kadınların olması, masum insanların savunmasızlığı(çıplaklık insanoğlunun en korunmasız ve masum halidir) ve savaşın yıkımının ressam tarafından bu şekilde aktarılmasıdır.

    hüseyin avni lifij bu betimleme ile savaşta masum insanların ne kadar mağdur olduğunu göstermiştir.

    eser "nü" tablo olarak kabul edilse de aslında masumiyet ve mağduriyetin yansımasıdır.
    benim burada gördüğüm çıplaklık erotizm değil, savaşın yıkımıdır...
    11 2 ...
  • hera

    55.
  • şahsen en nefret ettiğim, en iğrenç bulduğum tanrı.
    orospu...

    nasıl uyuz oluyorum ya.
    gezdiğim her antik kentte, okuduğum her mitolojik hikayede bu şıllığın kötülüklerinin dokunduğu kahramanlar var.
    herkese mi kötülük yapar bir insan?
    hera yapmış.

    ulan bir anne kendi oğlunu uçurumdan atar mı?
    bu atmış işte.
    yavru hephaistos topal doğduğu için, "onu topal doğurduğundan utanarak" uçurumdan atmış yavrusunu.
    sonra hephaistos anasından intikamını almış tabi.
    -----------------------------
    şuradan okuyabilirsiniz: (bkz: hephaistos/#40356453)
    -----------------------------

    hırs dolu bir kadın bu!
    kocası zeus, aynı zamanda abisi.
    ama güçlü olmak istediği için abisi ile birlikte olmuş.
    ulan, sen abinin huyunu suyunu biliyorsun, dişi sinek görse düdüklemeye çalışan bir adam, bile bile evleniyorsun onunla.
    ne için?
    onun bahşedeceği güce, makam ve mevkiye sahip olacağın için.
    o halde???

    bu hera şıllığına en uyuz olduğum mevzu, gariban leto'yu sürgün etmesi.
    zeus, leto'ya kayıp hamile bırakınca (rivayete göre zeus leto bacıya tecavüz etmiştir)
    bu hera boş durmamış, leto doğurmasın diye peşine kiralık katiller takmış, kadıncağızı rahat bırakmamış.

    neyse ki poseidon burada devreye girmiş de yengesi leto'nun delos adasında doğum yapmasını sağlamış, burada artemis ve apollon dünyaya gelmiş.
    ama hera bunları yine rahat bırakmamış, poseidon'un başka işlerle meşgul olduğu bir anda harekete geçmiş ve leto'yu çocukları ile birlikte delos'tan kaçmak zorunda bırakmış.
    leto'da evlatları ile birlikte anadolu'ya, likya'ya gelmiş, bugün letoon olarak bildiğimiz antik kente yerleşmiş...
    (bkz: letoon/#40340058)

    hera'nın kötülükleri biter mi?
    bitmez tabi, zeus'un evladı herkül ile arasını açan da bu kahpedir.
    herkül bunun yüzünden neler neler çekmiş garibim.

    truva'nın felakete uğramasının da sebebi budur.
    sırf paris güzellikte onu değil afrodit'i seçti diye agamemnon itine gaz veren ve savaşa zemin hazırlayan budur.
    (bkz: truvalı helen/#40453183)

    çok acayip bir kadın bu yani.
    ya bak, kimseye bir kötülüğü olmayan demeter'i bile çileden çıkarmış bu.
    sırf kıskançlıktan...
    demeter'in zeus'tan olma kızı persephone'u kaçırtmış hades'e gaz verip.
    bu arada hades ile zeus kardeş, hera da bunlarla kardeş aynı zamanda, yani persephone'u kaçıran hades aslında o kızın amcası oluyor. yuh amk!

    hiç bir şey yapmadığı zamanlarda ise büyük ablası hestia'ya sararmış.
    hestia lan!
    bildiğin melek gibi kadına bile çemkirirmiş bu şıllık.
    hestia sırf bu hera ona düşmanlık beslemesin, kocasını felan ondan almasın diye korkusundan evlenememiş.
    yani koskoca en büyük tanrıçayı bile bezdirmiş bu hera...

    ha bir de hikaye bu ya; hera, bafa gölü'ne girip yıkanırmış, bir gün bafa gölü'nde yıkandığı sırada memelerini sıkmış ve memelerinden fışkıran sütler ile ege adaları oluşmuş...

    sözün kısası, seni hiç sevmiyorum hera...
    orospusun nazarımda...en büyük orospu sensin...
    8 1 ...