• Bak güzel kardeşim;

    Yine de sana kardeşim diyorum sonuçta bu topraklarda birlikte yaşıyoruz Ne yapalım...

    Atatürk’ü sevmeme hakkın var, Erdoğan’ı daha çok sevme hakkın da var.Ne yapalım yani hiç dert değil sen okyanusta bir damla bile etmezsin.umrumda dahi değilsin.

    Ama hakaret edemezsin, orda iş değişir.Sen beni ve namusumu kurtarmış adama hakaret edemezsin, ettirmem, gereken neyse de yaparım, nerden inceldiyse ordan kopar yani bil...

    Duyduğum kadarıyla özür dilemişsin, iyi yapmışsın.

    Birgün o büyük insanın Ne kadar kıymetli olduğunu anlayacaksın, umarım çok geç olmaz.

    Aslında bir takkelinin, çember sakallının 3. Karısı olman gerekiyor , hak ettiğin bu...ama ne yaparsın Atatürk seni hayalinden etmiş.
    4 0 ...
  • en güzelinden ırkçı bir millet olduğumuz ve takım tutar gibi siyasi parti desteklediğimiz dışında;
    o gavur dediklerimiz kadar dilimize sahip çıkamayan acınası bir toplum olduğumuzdur efendim.

    ha bir de aşırı "light" ve de duygusalızdır nedense. ki haliyle kadınlarımız da aşırı "amcık" ve de aşırı tripli varlıklar olarak tanımlanabilmektedirler.

    kısacası, hepimizin totosuna koyayım birader.

    tşkrler.

    bugünlük bu kadar.

    - (bkz: azzon).
    4 1 ...
  • şahsen denediğim en iyi otobüs firmasıdır.

    çok yolculuk ettiğim için rakiplerini de deneme fırsarım oldu ama pamukkale bence çok daha iyi.

    eksileri şöyle.
    1. önümüzdeki tablet bazen tutukluk yapıyor, 12 saat yol gidiyorsak bu önemli.

    2. molalar çok az ve kısa, hızlı gitmek istesek uçağa binerdik, şöförler pek dakik değil.

    3. otobüsde tuvalet yok, nereye sıçacak bu insanlar?
    1 1 ...
  • aktrollere duyulan nefretin sevgiye dönüşmesi

    'elde klavyeden başka bir şey kalmayınca tabi' sözünü kendine dediğini farzediyorum.
    2 1 ...
  • sırf; "tiamat" başlığına tekrar yazmıyorum diye tahriklerine devam ettiğini anlayabiliyorum. prensip olarak atatürk düşmanlarıyla aramda bi mesafe var; gözümün önünde ölseler leşi kaldıracak ekibin neden geciktiğini falan düşünürüm en fazla.

    yapma lütfen. koskoca insansın muhtemelen. kendine daha eğlenceli işler bulabilirsin; bileklerini kesmek gibi.

    muhatabım değilsin, olamayacaksın. bi donuzluk ömrün var. germe beni. defol, lütfen.
    6 2 ...
  • eksileyen abazaların hepsi mesaj atıyordur buna şimdi. kendini böyle bir sosyal platformda teşir eden birisiyle ne paylaşabilirsiniz ki.

    evinize hatun diye almazsınız, çok ciddi konularda fikir alışverişi yapmazsınız. çok çok boş muhabbetlerle anı öldürürsünüz.

    kendinizi erkek olarak bu kadar düşürmeyin prim vermeyin.
    18 5 ...
  • Bir kimsenin kendi kendine konuştuğu esnada kurduğu bir cümlenin ardından "şunu söylemek istedim" ve "şunu kastettim" tipi cümleler kurmasıdır. Birkaç kez kendimde gözlemledim bunu. Sanki anlatan da muhatap da ben değilmişim gibi bir ifadeyi daha açık hale getirmeye çalışmak...

    Bunu fark ettikten sonra bir çıkarım kendiliğinden tezahür etti. Biz diyaloglarda ya da türlü türlü iletişimlerde kullandığımız ve kurduğumuz cümlelerin sınırlarını katiyen bilemeyiz, iletişimin yalnızca bir kısmını teşkil eden dilimiz her zaman içsel imkanları bakımından iletişimde kendisini destekleyecek şeylere ya da karşıda bir anlayışa ihtiyaç duyar. Öyle ki hepimiz kurduğumuz cümleler sonrasında yanlış anlaşılmışızdır ve ardından önceki ifadeyi kasıt yönünden yinelemek adına "şöyle söylemek istedim" deriz. Çünkü kelimeler kendi başlarına bir anlam ile var olmazlar. Birtakım anlamlara işarət ederler.

    Kendi kendine konuşan bir kişi kendisini bu esnada ya da kısa bir süre sonra yabancılaştırarak veya ötekileştirerek konuşmaya başlar. Bu konuşma esnasında kendimize söylediğimiz şeyleri bilmemek gibi bir saçmalık olamaz ama kendimizi ötekileştirdiğimizde ifademizin biraz eksik olduğunu hissedersek ya "yani" ile başlayan ya da "şunu kastettim" tipi cümleler kurarız. Zira dil düşüncelerimize bir form olamadığı gibi ötekileşmiş kendimize dışarıdan bir insana anlatır gibi anlatırız.

    Ne var ki düşünürken hal böyle değildir. Yastığa başımızı koyduğumuzda aklımızdan asla "bunu düşünürken şunu kastettim" gibi bir şey geçmez. Çünkü yanlış düşünme veya düşünme sürçmesi gibi bir şey söz konusu değildir. Fakat ne zaman düşünceyi kendi kendimize konuştuğumuz bir anda ifade etsek yetersizlik fark ederiz. Dilin bu yetersizliğini veya anlam bakımından özsüz oluşunu en iyi kendi kendimize konuşurken anlayabiliriz. Çok basit bir şekilde deneylenebilir bu. Kendi kendinize konuşmaya başlayın ve kurduğunuz her cümleden kastınızı çok iyi bildiğiniz halde yalnızca dil formundaki düşüncenizin ne kadar yetersiz olduğunu anlarsınız.

    Not: belim yine çok ağrıyor.
    6 1 ...
  • bir de özür videosu paylaşmış ki özrü kabahatinden büyük. ''o da benim görüşüme saygı duymuyor'' demiş atatürk için. ulan bu topraklarda aldığın nefesi bile ona borçluyken sen nasıl böyle bir hakaret edebiliyorsun? beyniniz bu kadar mı yıkandı? bu kadar mı tarihten bihabersiniz?

    yargılanacaksın. sen ve senin zihniyetindekiler gibi herkes yargılanacak. bugün atatürk'e hakaret eden yarın bayrağımıza, diğer milli değerlerimize de hakaret eder. eğer ki bir tane bile bunu savunan birini göreyim hemen suç duyurusunda bulunucam. beraber yargılanırsınız artık!
    22 3 ...
  • Çok çok temiz ve güzel ama aynı zamanda sağlıklı yemekler yapan birini bulursam evlenirim.
    istediğim düzeyde iyi yemek yapan birine rastlamadım.

    Şu an için sevgili kriterim; yakışıklı ve diksiyonunun düzgün olması. ilerideKi kriterim; iyi yemek yapması ve diksiyonunun düzgün olması.
    Biri eğlenmelik diğeri evlenmelik.
    6 3 ...
  • meşhur olma sevdasına düşmüş bir adet geri zihniyet mensubudur. ee elde zanaat olmayınca ne yapacak? ata'ya sallayıp damarlara basacak tabii. kaşı gözü de az düzgün ya hanımın. yapmayalım bence. meşhur etmeyelim şunu.
    15 3 ...