referans

20.
  • Kimseye gidip kafasını meşgul etmemek için bulamadığım şey. Benim yüzümden insanlar telefonda insan kaynakları zırvalarını dinlesin istemiyorum. Dolayısıyla marmara üniversitesi mezunu ve işe ihtiyacı olan bir tarih öğretmeni olarak hala evdeyim. gel sana referans olayım diyen bir gönüllü çıkmadığına ve çıkmayacağına göre böyle kalacağım bunca bilgimle işte.
    1 0 ...
  • Kanıtlayamam çünkü 2017 yılında yaşayan her insan buna kendi şahit olmadığı sürece veya videoya falan çekilmediği sürece buna inanmaz.

    Narnia günlüklerinde dolaba girip başka bir evrene giriyordu sonra kardeşlerine falan anlatıyordu inanmıyorlardı bu da öyle işte.
    4 0 ...
  • ona karşı olan duygularım, aşk değil biliyorum çünkü aşkı daha önce tattım ve olmadığını biliyorum, sevgi de değil bu çok basit bir kelime, uzun zamandır aşık olmadığım için belki bir arayış esnasında karşıma çıktı da o yüzden böyle hissediyorum diyeceğim asla birine bir şeyler hissetmek adına bir arayış içine girmedim o yüzden bu da değil.

    her neyse adı her neyse bilmiyorum ama ben bu duyguyu çok sevdim.
    5 0 ...
  • valla saat beşten sekize kadar uyudum akşam vakti şimdi de uyku tutmuyor.

    bende vakit geçsin diye sözlüğe giriyorum.
    5 0 ...
  • insanın abisiyle arasında özel bir dil vardır.herkes kolay kolay anlamaz.beni benden daha iyi anlıyor neredeyse.valla insan kaç yaşına gelirse gelsin hala özlüyor.telefonda sık sık görüşsek de birlikte vakit geçirme tadını vermiyor.
    sizin de böyle canınızdan çok sevdiğiniz kişiler varsa ihmal etmeyin onları.hep yaninda olmaya çalışın.bazı şeylerin degeri yokluğunda daha da iyi anlaşıyor.
    5 0 ...
  • Nefes alamıyorum, kalbim sıkışıyor, sırtım ağrıyor ve midem ekşiyor. Bu kadar şeyin verdiği sıkıntıyla uyuyamıyorum da tabi. Anne olmak çok zormuş anladım. Daha anne olmadan anladım hem de. Bunları yazarken oğlumun attığı tekmelere de mutluluktan ağlıyorum zaten. Duygusal olarak baya karışığım.
    10 1 ...
  • Bir mario puzo eseri. Ayni zamanda dünya ve amerika sinema tarihine yön vermiş bir film. O güne dek amerikada en yüksek gişe hasılatıni yapmiş.

    Çekim aşaması sıkıntılı ve kısıtlı maddi imkanlar dahilinde gerçeklemiş. coppola'da filmi çekmek istememiş zamanında, ki coppola 17. Tercihiymis stüdyonun yönetmen adayi olarak.

    Ayrıca, görüntü yönetmeni gordon willis'e ayrı bir parantez acmak gerekir. 'Karakterlerin gözleri siyah, görünmüyor bazı sahnelerde' gerekçesiyle filmden kovulma asamasina bile gelmis. Ki, coppola'da öyle.

    Devam filmi ise birinci filmden daha guzel olan nadir filmlerden biridir. Coppola ikinci filmi cekmemek konusunda kesinlikle kararliymis. Fakat, ilk filmin basarisi oylesine fazlaymis ki, ikinci filmde studyonun sinirsiz maddi destek ve her şey senin istedigin gibi olacak teklifini geri cevirememis coppola.

    Geçenlerde bir yazisinda okumustum, godfather'i yaptigi icin mutlu degilmis. (bkz: bak sen)

    Kisaca, amerika ve dünya sinemasini degistirmistir. Basyapittir.
    10 0 ...
  • Koray Avcı'nın sakallarını ve gözlüğünü ekranda görüp sesini duyduğunuz anda gelen istektir.
    Bu karşı konulmaz istek insanı içten içe bitirir.
    Koray Avcı'yı dövememenin acısıyla yaşarsınız hayatınız boyunca.
    7 1 ...
  • Bazen tuhaf hissediyorsunuz. Çok konuşuyorsunuz bazen, bazen de hep susmak istiyorsunuz. En azından bende böyle oluyor. Sustum mu da bir daha kendimle dahi konuşasım gelmiyor.

    Hani uzun zamandır sevdiğim biri vardı ya benim? Hıh işte o'nunla randevulaştım gibi bir şey oldu. Bu fikir benden çıktı; yalnız başıma kahve içmeye çıkacaktım, dilerse bu esnada onu arayabileceğimi söyledim. Sağ olsun kırmadı beni. Neyse saati geldi, aradım kendisini. Sesini duyunca ilk an kalbim yerinden fırlayacak gibi oldu. ilk zamanlara döndüm. Hatta kalbimin sesini çok net duyuyordum, uzun zaman olmuş. O'nu özlediğimi daha iyi anladım. Bir de hayatımın nasıl gittiğini sordu; hayatım rutindi evet ama "sensiz de çok anlamsız" diyemedim, demeyi çok arzuladım. Ardından bir acı gerçeği daha hissettim tekrar; beni sevmiyordu. Beni asla ama asla benim o'nu sevdiğim gibi sevemeyecekti. Bunu devamlı kendi kendime söyler gibi hissettim, sessizleştim bazen. Kimi zaman da o hiç konuşmadı. Biliyorum artık işte. Çocuk gibi düşündüğümün de farkındayım ama bak bu kas kafam 1 yıl sonra anca anlayabildi; hiçbir zaman olamayacağımızı. Düşüncelerimin boş olduğunu, karşılıklı güzel paylaşımlarımızın olamayacağını bir kez daha anladım. Belki de kendime tokat atar gibi oluyorum böyle... Ne bileyim, her seferinde aramızda bir şey olmayacağından emin oluyorum.

    Tüm bunlara rağmen dost gibi arkadaş gibi oluyorum. Eh oluyorum da ya bir gün o'nun sevdiği olursa? Nitekim bu ihtimali o'ndan da duymuştum. Belki de anlatmazdı, görmezden gelirdi. yine mutlu olmasını isterdim. O ayrı mesele...

    Neyse işte içim bir kez daha burkuldu; ben biliyorum da arada tokat yemeye ihtiyacım olduğundan mütevellit sen hayatımda hiç yer edinemeyeceksin. Artık çokça eminim.

    Bu arada çok güzel güldün bir ara. iltifat etmek istedim sana, onu da beceremedim. Olmadı, neyse sen biliyorsun beni.
    18 0 ...
  • allianz arena'da ciddi sorunlar vodafone park'da ise heyecan yaşatacağımız takım.

    ortada pepe, solda adriano olduğu sürece, bayern dilerse 500.000'lik stadyumda oynasın, transfermarkt'teki değeri 599.10 milyon euro olsun, bir şey değişmez.

    böyle maçlar, milli maçtır, milli bir bakışla izleyebilmek gerekir ama nerde?

    almanlar ve türkiye'deki enver paşa takipçileri dikkatli olsunlar,

    jupp heynckes 72 yaşında,

    vodafone park'a vardığında atmosfer ile tanışınca heyecandan yaşamını yitirmesin kafi.

    schopenhauer totemi yapanlara sevgiler.
    14 4 ...