• beş ya da altı yaşlarındaydım. daha ilkokula başlamamıştım. annem o zaman bir adamla evliydi; evli olduğu adam gece yarısı ya da daha geç bir saatte eve sarhoş gelir, anneme saldırırdı. annem beni uyutmuş olurdu o zamanlarda çoktan. ama ben çoğunlukla onun çığlıklarına uyanır, mutfakta sessiz sessiz ağlayışını dinlerdim yatak odasından. eşi sızıp kaldığı zaman da kalkıp annemin yanına gider, yaralarını okşar, öperdim ve onunla birlikte oturur ağlardım. kimi zaman eşi bana da saldırırdı, uyanık olduğumda. gerçi saldırması için uyanık olmama da gerek yoktu, uykumdan uyandırıp saldırdığı da olurdu.
    annem ve eşi boşanmanın eşiğine geldiğinde, eşi artık gözü dönmüş bir şekilde ikimize de saldırmıştı ve biz de bir yaz gecesi o sızdığında yalnızca biraz nakit parayla şehrin öbür ucundaki dedemin yanına gitmiştik apar topar. olan her şey benim için anlamsızdı. eşi yine sarhoş gelmişti, anneme saldırmıştı ve küfür etmişti; yetmemişti, beni de uykumdan uyandırmış ve saldırmıştı. annem yine yara bere içindeydi. ben de. mutfakta oturmuş ağlıyorduk. yani, her şey olağan seyrindeydi aslında.
    dedemin sokağında oturan çocukları tanıyordum. dedeme sık sık geldiğimiz için birçoğuyla arkadaştım ama yine de onların arasına girmem biraz zor oldu. her gün orada olabilmeme hiçbiri alışkın değildi. ben de değildim.
    bir akşam, çocuklar böyle sokakta bisiklet sürüyordu. anneler, anneanneler ve babaanneler bir kilimin üzerinde oturmuş sohbet ediyordu. ben de onlardan uzakta, dizlerimi karnıma çekmiş ve dizimi çeneme dayamış bir şekilde bisiklet süren çocukları izliyordum. çünkü benim bisikletim yoktu. hayır, evimizde kalmamıştı. hiç bisikletim olmamıştı. çocuklar önümden geçtikçe ağlayasım geliyordu, onlara özenmekten.
    sonra bir akşamüzeri, dedem mavi ve benim sürebileceğim boylarda bir bisikletle çıkıp geldi evinin garajından. dayımın çocukken bindiği bisikletini tamir etmişti. yüzü gülüyordu. "mavi ama sen seversin maviyi. kızların her şeyi pembe olacak değil ya!" diyerek bindirmişti beni bisikletin üzerine ve saçlarımdan öpmüştü. ben de o kocaman göbeğine sarılmıştım. o günden sonra, mahalledeki çocuklar yerine, dedem oldu en yakın arkadaşım. bisiklet sürmeyi öğretti, yaralandığımda yaralarımı sardı, ergenliğe girdiğim ilk sıralarda dertlerimi dinledi.

    teşekkür ederim dede. sen gittin ama o mavi bisiklet duruyor hâlâ garajda. en yakın arkadaşım olduğun için, diğer çocuklara ne zaman özensem asla yüzümün düşmesine müsaade etmeden bana elinde avcunda ne varsa verdiğin için. teşekkür ederim dede.
    5 0 ...
  • Once kendini geliştir, sonra aileni, sonra mahalleni, sonra ilçeni, sehrini ve sonunda ülkeni. Sen kendini geliştirmez sadece fabrika gibi emredilene ittat edersen ülkeye uçak da gemi de yapsan nafile. Ancak somun üreten makina kadar olabilirsin. Makinayi üreten mühendis kitap okuyanlardan çıkar.
    2 0 ...
  • bkz kuantum ne alaka ya? Kuantumla 3ten fazla boyutun alakasi ne?

    Bu arkadas beni uyuz etmek icin aciyor bu basliklari ben anladim. Da gene de;

    Evren 'euclidian' olarak terimlenecekse 3+1 boyutludur. O 4. boyut zaman olmak uzere, 3 boyutta yapabildigin luks hareketleri 4. boyutta her zaman yapamazsin, geri gitmek pek mumkun degil 4. boyutta, 4 boyutlu varliklar 3 boyutu manipule edebilirler, bu mantikla 5 boyutlu bir varlik da 4u eder vb...

    Senin o dusuk kapasiteli boyut algina gelecek olursak, Sicim teorisi 21 boyuta kadar evreni aciklayabiliyor, ozellikle Heterotik sicim teorisi bu 21 boyutu derinlemesine, matematiksal aciklamalarla gozler onune serebiliyor.

    Fakat Total sicim teorisi olan M teorisi, ki bu, eski sicim teorisine kiyasla su an kullanilan olur. 9 boyutlu acikliyor evreni. Muhtemelen kabul edilecek olan da bu.

    Sen 3 boyutlu yasamaya devam et, sunlar da 9 boyutta takilir:

    (bkz: calabi yau manifoldu)
    (bkz: sicim teorisi)
    (bkz: string theory)
    (bkz: 21 boyut)
    2 0 ...
  • Apartmanlar arasından boru gibi sesi yankılanarak geliyor. Saat iki olmuş bizim minik pandamız hala teras sefasında.
    Uyku muyku bırakmadı hayvan oğlu hayvanın torununun dölü. Sinirimden tansiyonum çıktı. Bok yiyen.
    3 0 ...
  • Çok duygusalım.
    Birilerinin derdini kendime dert edinip yardımcı olmaya çalışıyorum ve yeri geliyor oluyorum da. Sonra o birileri kendisini iyi hissedip yoluna devam ederken ben arkalarından bakakalıyorum.
    - Sıradaki!
    4 0 ...
  • artık aklımda sürekli kendini tekrarlayıp beni huzursuz eden düşüncelerin yer almasını istemiyorum.

    bir an önce hayatımın üzerinde yer alan sis misali belirsizliklerin dağılmasını, gereksiz ve sürekli evhamlanma döngümün kırılmasını, insanları umursamamayı öğrenmeyi ve artık güzel günlerin benim de kapımı çalmasını istiyorum.

    sanırım bu şartlar altında çok şey istiyorum.
    12 2 ...
  • parfüm

    139.
  • Parfüm kokusu çok değişik bi olay. Hiç beklenmedik yerde burnuna gelen tanıdık bı parfüm kokusu yüzünden anlık dejavular yaşıyorsun...

    Bi yandan iyi oluyorsun, bi yandan kötü hissediyorsun. Parfüm kokusunun Allah belasını versin!
    9 1 ...
  • (bkz: akp lileri reis sevdalılarını şoke edecek belge)

    abd'yi şoke edecek(!) yaptırımdır.

    evet, reisimizin imzaladığı kararname ile abd'den ithal edilecek olan;
    750 ton arpa,
    700 ton buğday,
    700 ton mısır,
    100 ton pirinç

    için öyle bir yaptırım uyguladık ki turamp şerefsizi şaşırıp kalmıştır.

    şimdi hazırsanız aşağıdaki görselde abd'ye uyguladığımız yaptırımı göreceksiniz;
    abd den ithal tarım ürünlerine uygulanan yaptırım

    evet, gördüğünüz üzre reisimizin onayladığı bu yaptırım ile abd'den ithal edilecek bu tarım ürünleri için 0 (sıfır) gümrük vergisi uygulayacağız.

    kararname yayınlanma tarihi: 14 ağustos 2018.

    reisimiz bir yandan ey turamp, ey amerika derken, bir yandan da gümrük vergisi muafiyetini imzalamış.
    şüphesiz ki reisin bir suçu yok, yine kandırmışlar adamı.

    ha, görsele itibar etmeyenler için, kararnamenin resmi gazete linkini de koyuyorum;
    http://www.resmigazete.go...er/2018/08/20180815-8.pdf

    sevgili arkadaşlar, kardeşler...
    arada bir twitter, facebook, atv, diğer kanallar, yavşak ve yandaş medyayı takip etmeyin.
    resmi gazeteyi, kararname metinlerini de takip edin.

    evet itiraf ediyorum, bunları takip etmek çok sıkıcı, ama hiç olmazsa devletin nasıl yönetildiğini, halkın nasıl kandırıldığını resmi yoldan anlayabiliyorsunuz.

    hayırlı yaptırımlar diliyorum, ayfon kırmaya, dolar yakmaya devam edin.
    16 8 ...
  • etrafımdaki insanlara çok fazla haksızlık yapıldığını düşünüyorum. hak etmeyen onlarca insanın cahilce, acımasızca kalpleri kırılıyor. ve bunlar genelde kadınlar ve çocuklar oluyor. ben onlar için bir şeyler yapmak istiyorum. böyle şak diye insanın aklına gelmiyor ama bir tane de onlar için yapılacakalr listem olsun.

    1) annemi yanıma alacağım. benimle yaşayacak. abimle de konuştuk. baktın olmuyor seninle ortak ev alırız. orada yaşar. sen ayrı takılırsın. dedi. annemi burada bırakmayacağım. ilk ve en önemlisi bu.

    2)annem ve yengemi yemeğe götüreceğim. güzel bir restorana. bunu fırsat buldukça yapacağım. o an bulunduğumuz ortam müsait olursa gezdireceğim. biliyorum yaşlanmış olacaklar ama olsun, benim de o zamana arabam olur. ne amcamı ne kuzenimi ne babamı alacağım. abim isterse gelebilir. senelerdir güya tatile diye memlekete vs gidiliyor. bunlar çıkıp çıkıp balık tutmaya gidiyorlar. kadınlar evde. akşam gelenlere yemek hazırlıyorlar. düşüncesiz herifler..

    3) arkadaşlarıma yemek ısmarlayacağım.

    4) bayramlarda özellikle kendi memleketinden uzakta, yaşlı, mutsuz insanları ziyaret edeceğim. (bu gün bir arkadaşıma bayramda geleyim size, sizinkilerin ellerini öpeyim dedim. çok sevindi.)

    5)) melek ve ablasına nerede olurlarsa olsunlar okumalık kitap göndereceğim. küçük hediyelerle beraber. bayram kargoları..

    6) biriken ve artık beni bunaltan kitaplarımı bir liseye topluca bağışlayacağım. ben kendi lisemin kütüphanesinden çok kitap okudum. o kadarına param yetmezdi. kimbilir belki de başka şeylere yönelirdim kafam bunlarla meşgul olmasaydı.

    7) burs vereceğim. bunu tam olarak nasıl yapabileceğimi bilmiyorum. ama eminim ilerde karşıma çıkacaktır. ne kadarına gücüm yeterse.

    8) hastanede zor durumda gördüğüm insanlara yardım edeceğim. bir keresinde bir akşam bir amca yolumdan çevirmişti. "bana çay alır mısın?" demişti. koskoca adam neden kızı yaşındaki insandan böyle bir şey istesin cebinde parası varsa? geceleri bazen bizim hastanede kimsesizler yatıyor, oturma yerlerinde. onlardan biriydi. işte onlara karınca kararınca yardım etmek istiyorum. sadece çay ya da poğaça değil.

    aklıma geldikçe ekleyeceğim bunları...
    7 2 ...
  • an itibariyle patronuma yaptığım şeydir.

    tesadüfen çıplakken elimde telefon vardı ve ayna karşısında tam memelerimin belli olacağı zaman elim kameraya kaydı ve fotoğrafı çekmiş bulundum, sileyim derken yanlışlıkla whatsappdan patronumu ekledim gönderseçeneğinden, tam da o sırada tamamen rasgele ''karını boşa, beni al erkeğim'' yazacak şekilde harfler bir araya geldi.

    umarım yanlış anlamaz da yanlışlıkla olduğunu tahmin eder.
    14 2 ...