• Muğla kent merkezinde Uğur Mumcu Bulvarı ile Atatürk Bulvarı'nın kesiştiği kavşakta bir uçak maketi vardır.
    Gövdesinde eski harflerle "ismet" yazar bu uçak maketinin.
    muğla kent meydanındaki ismet tayyaresi

    Destansı bir hikayesi vardır bu ismet tayyaresi'nin...

    1921 yılının Temmuz ayıydı.
    Yunan Hava Kuvvetlerine ait bir DH-9 uçağı, Kuşadası-Davutlar mevkiine mecburi iniş yaptı.
    Uçağın pilotu ve gözetlemecisi(rasıt) yere iner inmez uçağı tahrip etmeye başladılar.
    Fakat o sırada tarlalarında çalışmakta olan ve uçağın indiğini, uçaktan inen Yunan subayları gören köylüler yunan pilot ile rasıtı etkisiz hale getirerek jandarmaya teslim ettiler.
    Uçağı ve Yunan subayları teslim alanlar Türk jandarmasıydı.
    jandarma uçağı Yunan subaylarla birlikte Söke'ye götürdü.

    Fakat bu olaydan italyan işgal kuvvetlerinin de haberi olmuştu.
    Bölge italyan işgali altındaydı.
    italyanlar Yunan havacıların ve yunan uçağının kendilerine teslim edilmesini istediler.
    Fakat jandarma komutanımız sadece Yunan havacıları teslim ederek, uçağı teslim etmeyeceğini bildirdi.
    italyan askerleri de bunun üzerine uçağın tutulduğu jandarma birliğini abluka altına almaya başladı.
    Türk Jandarması uçağı vermemeye kararlıydı, direnişe hazırlandılar.
    italyanlarla süren uçak pazarlığı esnasında Türkler uçağın üzerini bir brandayla örtmüştü, bir saatçi ustası ile bir jandarma onbaşı da bir yandan brandanın altında uçağın parçalarını söküyordu.

    Bu uçak, Sakarya Savaşına hazırlanan ordumuz için çok önemliydi ve bir şekilde uçak Ankara'ya ulaştırılmalıydı.
    jandarmamız bunun için gerekirse italyanlarla çarpışıp ölmeyi bile göze almıştı.
    işte bir saat ustası ve bir jandarma onbaşısı bir mucizeyi gerçekleştirdi.
    Uçağın gövdesi, kanatları, motoru ve diğer aksamları sökülerek bunların yerleri tahta kalaslarla beslendi, böylece italyanlar brandanın altında bir uçak olduğunu zannettiler.
    birkaç gün sonra da Türklerle çatışmamak için ablukayı kaldırdılar, ama arada bir gelip bakıyorlardı, brandanın altındaki uçak yerinde(!) duruyordu.
    Halbuki uçak çoktan Muğla'ya doğru yola çıkmıştı...

    işte bu şartlar altında ele geçirilen yunan uçağı parçalar halinde Muğla'ya getirilmişti.
    Fakat söküp taşıma işlemleri sırasında uçağın bazı parçaları zarar görmüştü.
    Uçağı yeniden uçurmak için işi iyi bilen bir havacı mühendis, uçak ustası gerekmekteydi...

    Ve o geliyor.
    vecihi geliyor...

    işte bu uçağı tekrar uçurmak, Ankara'ya götürüp milli kuvvetlerin hizmetine sokabilmek için Vecihi Bey, tayyare makinisti Eşref Bey ve Teğmen Hamdi Bey öncülüğünde 6 kişilik bir ekip Muğla'ya gelmişti.
    işte Ankara'dan gelen ekip, Muğla'da eli tornavida anahtar tutan vatandaşlarımızla birlikte bu uçağı 10 gün içinde tamir ederek uçacak hale getirdiler.

    Vecihi bey uçağa o an "ismet" adını verdi ve uçağın kanatlarına bir nazar boncuğu astı.
    Yanına rasıt Teğmen Hamdi Bey'i aldı ve "ALLAH utandırmasın" diyerek daha önce hiç denemediği DH-9 uçağına binerek Muğla'dan havalandı.

    "ismet" gökyüzünde süzüle süzüle uçuyordu. yerde kalan Muğlalılar ve Ankara'dan gelen ekip onları dualar ile uğurladılar.

    Vecihi Bey ve ismet Tayyaresi bir solukta Akşehir'e geldi, orada ikmal yaparak da 23 Ağustos 1921'de Ankara Malıköy Tayyare istasyonuna vardılar.

    Sakarya Meydan Muharebesi başlamıştı.
    Vecihi Bey, ismet Tayyaresinde son kontrolleri yaparak yeniden "Allah utandırmasın" diyerek uçağa bindi ve havalandı.
    ismet gökyüzünde yalnız değildi.
    Hava kuvvetlerimizin gözbebeği Albatros D-3 tipi izmir Tayyaresi'de ismet ile birlikte uçuyordu...

    ismet Tayyaresi 22 gün 22 gece süren Sakarya Meydan Muharebesi boyunca tam 28 kez görev uçuşu yaptı.
    Maşallah tık demedi.
    1 Eylül 1921'de ismet tayyaresi ve Vecihi Bey Yunan top bataryalarını bombaladı, geri dönüşte de bir başka DH-9 Yunan uçağını düşürerek Kurtuluş Savaşımızda ilk uçak düşüren pilot ünvanını kazandı.

    Tabi Sakarya Zaferi kazanıldıktan sonra ismet ve Vecihi Bey'in vazifesi bitmedi.

    Vecihi bey ve ismet Büyük Taarruz'a da katıldılar, Yunan hava kuvvetlerini perişan ettiler, elde ettikleri istihbarat raporları ile zaferimizin önemli unsurlarından oldular...

    Şayet bir gün yolunuz Muğla'ya düşerse ve Muğla kent merkezine girerseniz ve bu maket uçağı görürseniz "bu ne böyle" demeyin, o maket uçağın bir hikayesi vardır.
    O maket uçak kahraman ismet Tayyaresidir ve kahraman pilotumuz vecihi hürkuş'un uçağıdır. bir dakika önünde durun bir selam verin...

    ek: ismet tayyaresi ve kahraman pilotumuz vecihi hürkuş;
    muğla kent meydanındaki ismet tayyaresi

    muğla'daki maket uçağın kaidesi;
    muğla kent meydanındaki ismet tayyaresi
    7 1 ...
  • ryan babel

    306.
  • tam da hakkında ‘maaşını alamıyor, kulübü tff’ye şikayet edecek’ minvalli haberler çıktığı anda sakatlık haberi de beraberinde gelmiş topçu.

    buradan sevgili gazetelerimize haber başlığı konusunda yardımcı olalım.

    babel’in kasığına para sıkıştı.

    haydi bakalım sevgili gazetelerimiz, altını da siz doldurun.
    4 3 ...
  • Şu zamana kadar açıklamaktan hep çekindiğim ve utandığım ancak artık dayanamayarak bir itirafta bulunmak istediğim üzücü durumdur. Bu yaratık malesef benim kız kardeşim olur. Sürekli bizi utandırıp durur. Ben Atatürkçülüğü ve laikliği seçdiğim için babam beni severdi, onu ise akp yi ve Atatürk düşmanlığını seçtiğinden dolayı kafasına baya çok vururdu. Şu anda bu kadar salak olmasının sebebi de budur.
    asosyallikten ve sahte dinci oyunlarından kurtulsun diye sırf kardeşim diye defalarca bara götürerek sosyalleştirmeyi denedim, adım az daha kız kardeşini bara götüren gavata çıkıyordu ama her seferinde yarı yoldan kaçtı
    9 2 ...
  • amaçları doğrultusunda kendilerine yeni bir vatan buldular ve sayılarını her geçen gün artırarak ülke içinde önemli yere gelmek istiyorlar. bu doğrultuda amaçlarına göre hareket ediyorlar. şuan da 4 milyon civarındalar. çok yakında 10 milyon seviyesine gelecekler. kendi partilerini kurup meclis içinde söz alacaklar. daha sonra da Türkiye'de beğendikleri bir alana toplanıp toprak talebinde bulunacaklar. vermezlerse kaçmayacaklar! onun yerine terörist olup dağa çıkıp türk askerine kurşun sıkacaklar! abd diyecek ki; "hakkını ara suruyeli! al sana silah! öldür!" evet sen arap götü yalayan kardeşim! torunun askere gittiğinde, bunları buralara getirenlere küfür edecek. habersizce dedesine de küfür edecek. tıpkı senin gibi arap götü yalayan, "bunlar bizim din kardeşimiz yeeaaaa" diyen oç kişiler yüzünden torunun bu piçlerle savaşırken ölecek...
    5 0 ...
  • danıştay'ın andımız kararı sonrası siyasal islamcıları üzecek bir başka karar.

    bu karara göre siyasal islamcı itler tarafından 2013'te devlet nişan ve madalyalarından kaldırılan atatürk silüetlerinin yeniden madalyalara konulması gerektiğine hükmedilmiş.
    danıştay dan atatürk madalyaları kararı

    kudurun.
    https://www.yenicaggazete...k-karari-daha-213612h.htm

    Bakalım andımız kararına itiraz eden siyasal islamcılar buna nasıl itiraz edecekler.
    29 5 ...
  • 9. Sınıflarda özel konumu anlatırken yeraltı kaynaklarımızdan mevzu açıldı.
    Türkiyenin yeraltı kaynaklarından bahsederken takdir edersiniz ki bor mineralinide anlattım.Yetişmiş insan kaynağımızın olmadığını boru işleyebilecek etkili kullanabilecek bir bilgi birikimine sahip olmadığımızı falan söyledim . Öğrencimin biri çıktı ve dedi ki hocam izin vermiyolar 2023 yılında lozan bitiyomuş bizde tüm yeraltı kaynaklarımızı çıkarabilecekmişiz! Önce nasıl tepki vereceğimi kestiremedim sonra bu bilgiyi kimden aldığını sordum. 8.sınıftaki sosyal bilgiler dersine giren serhat hocasından almış.
    Gereken bilgilendirmeyi kendisine yaptım böyle bir safsataya inanmaması gerektiğini söyledim bu tür yaklaşımların kitleleri uyutmak için kullanılan yalanlar olduğunu söyledim . Mevcut bilgi birikimimle bu taze beyini aydınlatmaya çalıştım
    Bu tarz provakatif cümlelerle çocuklarımızın beynini devletin okullarında yıkıyolar ve kitle buna inanmış halde hayatına devam ediyor bir nevi öğrenilmiş çaresizlik aşılıyorlar.
    Sizden ricam imkanlarını ölçüsünde bu insanlığa anlatın böyle bişey olmadığını .
    8 0 ...
  • prometheus

    193.
  • Ateşi getiren tanrıdır. Fakat ateş burada büyük bir sembolik anlam taşır. Ateş ile kastedilen bilgidir. Eski Yunanda insanoğlunu insan yapan şey ateşi buluşudur. Prometheus ismi de pro- ve metheus ögelerinden oluşur. Metheus, meth yani bilmek kökünden gelir. Matematik de aynı köktendir ayrıca. Pro-metheus önceden bilen demektir.

    Kahin tanrı olduğu görüşü bu etimolojiden gelir ama kehanet gücü olduğu tartışmalıdır. Buradaki bilginin, insan bilgisi olduğu düşünülmektedir asıl olarak -ki doğru olan bu bence de, kehanet anlamında bilmek değil.
    6 0 ...
  • Bir kere şapka kanuna göre herkes şapka takmak zorunda değildir. Şapka kanunu, eğer başına bir şey takacaksan bu sadece şapka olabilir der.

    insanların o dönem hep şapka takmasının sebebi erkeklerde başlık giymenin yaygın bir adet olmasındandır. Osmanlı'da da başlık giymeden dolaşanlar hoş karşılanmazdı.

    2. mahmut'a kadar bu başlık sarık iken 2. Mahmut'tan sonra fes olmuştur. Atatürk'ten sonra ise şapka olmuştur. Olay bundan ibarettir.

    Fesin şapka kadar tepki görmemesinin sebebi şapkanın kenarları kıvrımlı olduğu sebebiyle namaz kılmaya engel olduğu ve bu nedenle dinsizlik alameti olarak görülmesidir. işte bu kadar ilkel düşünceleri vardı şapka kanunu muhaliflerinin.

    O şapkadan asıldı denilen kişiler de şapka kanunu bahane ederek devlete karşı isyan çıkartan ve insanları isyana teşvik eden kişilerdir. Yani tek suçları şapka takmamak değildir. Hiç kimse şapka takmadığı için asılmamıştır.

    Bir çarpıtma ve yalandır.
    13 4 ...
  • biraz hızlı ilgi duyulmalıdır zira nüfusları hızla yaşlanmakta ortada kız kalmayacak. diğer gelişmiş asya ülkeleri için de durum geçerli.

    genç kız diye alacaksınız nene çıkacak, gerçi geç yaşlanıyorlar sıkıntı yok.

    mesela bu abla koreli 51 yaşında.

    https://www.instagram.com/jungdayeon/

    bu çinli 50 yaşında:

    https://static.boredpanda...er-liu-yelin-china-35.jpg

    bak daha japonu dahil etmedim.
    3 0 ...
  • Şelale. Türk filmiydi. Sanırım hülya koçyiğit oynuyordu. 8 yaşında falandım o filme götürdüklerinde beni. Filmde de kadının kızı yanıyordu. Hala annemlere sorarım 8 yaşındaki bir çocuğu neden o filme götürdünüz diye. Ha bir de sinemada elektrikte kesilmişti hayatımın en korkunç anlarıydı sanırım.
    1 0 ...