• üniversitede edebiyat hocam burada konyalılar hakkında yazılan kötü şeyleri - zaten iyi şey yazılmaz ekşiyi biliyoruz- derste bize kendi fikriymiş gibi söylüyordu. (ben anlıyordum tabii) öyle bilinmeyen, saygı duyulmayan hoca da değil he kendisi prof yaşlı başlı ama yobaz işte ezbere konuşan biriydi. insanlık çok başka ve değerli bir şey, bilgili, kariyerli olmak çok başka. bana kendisi göstermiş biridir sağ olsun... insanlık kazanır, insanları bölenler, konyalıları sevmem cart curt edebiyatı yapanlar ömür boyu kötü anılırlar.
    0 0 ...
  • Zaman zaman geçirdiğim hastalığı yazarım kısaca bazı başlıklarda. O süreç o kadar zordu ki! Kendimi hep buna dayanırsam çok güzel bir şey ile mükafatlandirılacağım diye telkin ettim o dönem. Sahiden de öyle oldu.

    Milim kıpırdasam korkunç, dayanılamayacak sancılar saplanıyordu tüm bedenime. Hasta olarak uyandığım ilk sabah metrobüsle hastaneye gittim ki metrobüste oturduğum yerde korkunç acılar çektim yalnızca . Bir devlet hastanesinin acilinde 2 saat sıra bekleyip öyle muayene oldum. Yatış yapılmadı. Teşhis konulamadı.
    Bir kaç gün sonra para buldular özel hastaneye götürdüler beni. Yalnızca 3 saat kaldım. Serum verdiler ya öyle bir rahatladım ki ilk kez tüm ağrılardan arınmıştım günler sonra. Ancak onlar da teşhis koyamayınca çıkışımı yaptılar.
    Bir kac gün sonra eczanede o özel hastanede 3 gün yatmış göründüğümü öğrendim. Eczacının söylediğine göre devlet gecelik ödeme yapıyormuş hasta için o yüzden öyle şeyler yapıyorlarmış bazı özel hastaneler o dönem. Şimdi nasıl bilmem ama çok zoruma gitmişti. Ben orada 3 gün yatabilsem en azından 3 gün acı çekmemiş olacaktım çünkü. Allah biliyor ya çok acı çektim ama "of" bile demedim. Böyle öğrenmiştim.
    Aylar sonra günden güne de iyileştim bir kaç degisik tedavi ile işte antibiyotik, d vitamini , göz anjiosu, lomper ponksiyon, diazomid tedavisi gibi ... çok ağır ilaçlar kullandım o süreçte. Direndim sonuna kadar. Diazomid kullanmak zorunda kaldigım için çocuk yapmak bile yasaklandı 1 yıl ki en çok çocuk istediğim dönemdi.

    Bir taksi paramız bile yoktu anlayacağınız. Eşime müdür küfür etmişti iş yerinden sabah beni hastaneye götürmek için izin istedi diye. O da ona küfredip işinden olmuştu. Neyse, geldi geçti be! Allah ne kadar hasta varsa şifasını versin inşallah. Demek istediğim şu ki sağlık olsun! Başka her şeyin çözümü bulunuyor.
    3 0 ...
  • düşerek. siz hiç rip akıntısına kapılıp karadeniz'in azgın dalgaları köpüre köpüre üzerinizden geçerken kendinizi dolandığınız halattan kurtarmaya çalıştınız mı? boğularak ölmek, yanarak ölmekten sonra en berbat ölüm şekli belki de. düşmekle nasıl kıyasladınız ki?
    3 0 ...
  • Kardeş sakın ha! O gidişin dönüşü yok!

    Biraz zaman... sonra hepsi geçecek bu kadar!
    Intihar etmek kaybetmektir, pes etmektir, yenilmektir. Savaşmalısın.
    4 0 ...
  • Kavga. Lise 2’de böyle bi grup meslek lisesi öğrencileri geldi lisenin önüne, biz de süper lise öğrencileriyiz tabii ki. bu ibneler bizim sınıftan birini tartaklamak amaçlı gelmişler tabi biz de olayı sonradan anladık. Teneffüste Çıkışa çağırdılar bizim elemanı, kıllandık haliyle. Neyse gitti onların yanına; böyle bi el kol hareketleri, çocuğun yakasından tutup hesap sormalar falan... nasıl deli olduk anasını satıyım. Hemen gittik yanına, destek olduk akabinde o gelen pezoları da bir güzel dövdük sonra da müdür çağırdı yanına, cezamızı kesti gönderdi.

    Bıçak, biber gazı taşıdığım için de birkaç kere öyle çağırdı müdür yanına. O konuda da çok ceza yedim. Hiperaktif biri olduğum için pek duramazdım yerimde başıma ne geldiyse hep ondan geldi işte. Olsun ama güzel yıllardı keşke o yıllar tekrar gelse... özledim yeminle..
    4 1 ...
  • hayatında baba figürünün eksikliğinden olur genelde. (bkz: daddy issues)
    bu sadece aşk ilişkisi olmak zorunda da değil. bazen belli bir yaşa gelen adamlar çevrelerinde kendilerini genç hissettirecek kızlar arar ama eskort anlamında değil, baya sohbet edip beraber takılmak için. bunun için hem aklı başında, zeki hem de güzel ve genç olmanız gerekir. buraya kadar normal. işin rengi "cep harçlığı" mevzusunda değişiyor. bunun için de (bkz: sugar daddy). bir de karşı cins olanı için var ona da (bkz: sugar mommy) deniyor. bu kişiler sizinle yatmak için birlikte olmazlar. sizi gezdirirler, yedirir içirirler, ortamlara sokarlar, bir de cebinize harçlık sıkıştırırlar. konsomatris gibi yani. onlara kendilerini iyi, güzel/yakışıklı, klas, cömert vs ne kadar iyi sıfat varsa öyle hissettirmeniz gerekir. gerçi bu elbette onlarla zaman geçirmekten keyif almayacaksınız anlamına gelmez. pavyondakiler gibi içkili ağızlarının kokusunu çekmiyorsunuz sonuçta.

    höö sen bunları çoh eyi biliyong diyecekler için not: hayır, daha önce hiç sugar daddy'lik müessesinden faydalanmadım. sadece birtakım daddy sorunlarım olduğu ve hayatta (bkz: mentor) eksikliği çektiğim doğrudur. o yüzden şöyle cemiyete yakınlığıyla bilinen, 30-40 yaş arası tonton beyler eklerse sevinirim. tercihen her gün takım elbise giymesini gerektiren bir işi olsun. sevgiler.
    3 0 ...
  • doktora yeterlilik sınavını başarıyla geçmiş bulunuyorum.

    hayatımın en stresli iki döneminden biriydi. diğeri de hiç şüphesiz yüksek lisans tezimi yetiştirmeye çabaladığım dönemdi. şu an nasıl hissediyorum? büyük bir rahatlama var. özellikle son 2-3 haftadır ölüp ölüp dirildim. belki de hayatımdan eksildi. fazlasıyla yıpratıcı bir süreç olduğu kesin. özellikle yazılı sınavdan bir gece önce "galiba benden olmayacak, başka bir şeye mi yönelsem" düşüncesi çok baskındı. zira bilmeniz gereken o kadar çok şey var ki insanın belki de sınırlarını zorlayan bir durum söz konusu oluyor. dönem izni isteyip sınavı 6 ay kadar daha ileri atabilirdim ki bir çok arkadaşım bu yolu tercih etti. bense pandemi dönemini iyi geçirmiştim. tüm metinleri okumuştum. bu stresi neden bir 6 ay kadar daha uzatmalıydım ki? tüm riskleri ve sorumluluğu aldım. ne olacaksa olsun, dedim. tek kurşunum vardı. çünkü bir önceki sınava girmemiştim. hani eski bir şarkıda der ya "If you had one shot, one opportunity. Would you capture it Or just let it slip?" elimden geleni yaptım. 5 alanın tamamında tek girişte hem sözlüde hem de yazılıda başarılı oldum. neyse, ileriye bakmak gerekiyor. umarım iyi bir doktora teziyle tamamına erdirebilirim.

    hiç öyle ego patlaması söz konusu değil. akademi öyle bir şey ki insan bilim karşısında ne kadar küçük olduğunu görüyor. ama yine de "mb hoca" derseniz buna hayır demem. eheh.
    12 4 ...
  • yazdıkları bende algıda seçicilik oluşturuyor. ister istemez herhangi bir başlıkta nikini görünce yazdıklarına dikkat ediyorum. bunun altında yatan neden açık artılaması olabilir. psikolojide maruz kalma etkisi ya da tanıdıklık etkisi diyorlar buna. yazdıklarının çok sayıda artı almasının sebebi bu olabilir. bunun dışında fikirlerimizin genellikle örtüştüğünü düşündüğüm bir yazar. artı bir.
    6 0 ...
  • Mağduriyete sebep olan zihniyettir.

    Malum bu ülkenin insanları bir tek türbana laf edildi mi mağdur olur. Onun dışında, say ki yüzlerce işçi maden ocaklarında katledilmiş, say ki yiyiciler Allah diyerek çalıyor, say ki memlekette ağzına açan kodese tıkılıyor, say ki ekonomi bombok, yoksulluk diz boyu... Asla ve kat'a sorun değildir. Yeter ki kimse bunları başımıza saranlara laf etmesin.
    9 1 ...