• yanlış anlaşılmasın. iki hatta değil tek hat ile gerçekleşiyor bu olay. faturasız gibi dilediğin şekilde kullanıyorsun, ödemeni de faturalı gibi ay sonu yapıyorsun. turkcell'in rahat hattı işte böyle bir şey. adı gibi rahat bir kullanım sağlıyor.

    tıpkı adı gibi "rahat" bir uygulama. yok pakatim bitti mi yok internetim kaldı mı yok liralar yetecek mi gibi bir durum yok. kullanıyorsun ve ödüyorsun. büyük kolaylık sağlayacak bu rahat denen hadise.

    insan kafası rahat olsun istiyor. telefon kullanırken de durum böyle. bu yüzden turkcell'in rahatı on numara bir hizmet olmuş. sadece konus, internetini kullan, sosyal medyada takıl, gerisini düşünme diyor resmen. çoğumuzun ihtiyacıda zaten bu.

    Turkcellin yeni sunduğu telefon kullanmanın rahatlığının ön planda olduğu bir hat. Taahhüt deyince herkes bir korkuyordu artık o dert kalmamış kafamız raHAT.
    10 0
  • Seni haketmiyordur ama sen onun sağladığı imkanları hak ediyorsundur canım benim.

    Gidip bir vajinaya girmek, bir penisi içine almak değil asıl mesele. insanlara mutlu hissettikleri anlar için kızamayız. Ama karşısındakini Aptal yerine koyması affedilemez.

    Erkekse genelde kadın hizmeti konforunu, kadınsa erkeğin maddi konforunu kaybetmemek için yaptığı şeyler bunlar.

    Duygusal tarafına girmiyorum. Aldatan insan sevmiyordur. Net!

    Kendisini sevmediğin insanın imkanlarını sömürüp, kendine mutluluk alanı yaratmaktır aldatmak.

    iğrenç olan budur.
    2 0 ...
  • Kilo almamak mide kurdunuz yoksa, metabolizmaniz ve tiroit beziniz normal çalışıyorsa sadece az yemek yiyor olmanizdan kaynaklanır. O yüzden ilk öncelik iştahınızı açmaktan geçer. Iştahı açmak için de yapılması gereken en önemli şey sadece sevdiğiniz şeyleri yemektir. Evet sadece sevdiğiniz şeyleri yiyeceksiniz. Çünkü sevdiğiniz bir yiyecek olduğunda acıkmayı beklemek zorunda olmazsiniz. (Ki bu kısım çok önemli. Iş sizin acikmaniza kalirsa kilo alamazsiniz zaten çünkü biliyorum iştahınız yok)
    Yani acıktığınızda önünüze konan yemek sizin pek sevdiğiniz bir şey olmasa da doymak için yersiniz. Ama burada önemli olan şey siz acıkmak için sofraya oturacak kısma gelmeden size bir şeyleri yedirebilmek. Her daim yanınızda sevdiğiniz bir yiyecek bulunsun. Bu aklınıza gelen her şey olabilir. Çikolata seviyorsundur çikolatan olsun hep. Yoğurt seviyorsundur yoğurt olsun. Makarna seviyorsan her gün makarna ye. Tost seviyorsan tost ye. Ama bunu öğünlerine yaymalisin. Örneğin tost seviyorsan sadece kahvaltıda değil öğle arasında da ye, akşamda ye, gece de ye. Tabi bu seni bir süre sonra sıkacak. O yüzden sevdiğin bir yiyeceği değil birkaç yiyeceği öğünlerine yayman daha doğru. Yanı sırf x yemeğini seviyorsun diye tüm öğününü x yemeğiyle doldurmak seni de mideni de bunaltir.

    Devamlı olarak sevdiğin yemeklere ve yiyeceklere ulasabilmen lazim. Böyle yediğin zamanda iştahın artmaya baslayacak. Sevdiğin yemek veya yiyecek 5 taneyse bile bırak 5 tane yiyecekle doldur en azindan ilk 1 ayını. Sonrasinda önceden zorla yediğin seyler de sevdiğin yemekler kategorisine girmeye başlayacak ve daha fazla yemek isteyeceksin. Daha fazla yemeye baslayinca da kilo almaya baslayacaksin.

    Ayrıca sipraktin adlı ilaç da iştah açıcı etkiye sahiptir. Ben o şekilde degil, ilaçla açmak istiyorum iştahımı diyorsan buyur.
    0 0 ...
  • varmış lan böyle bir kafa valla bak.
    Olm süper lan. Aldatacaksın tabii. Yok yok ayrılamazsın. Ayrılmadan önce boynuzu takman lazım önce. Çünkü seni hak etmediği için aldatılmayı hak etti. Kafa rahat. Vicdan mı? Ha sadakat mi dediniz? Karakter, doğruluk filan? Kullanmıyorum şekerim gaz yapıyor. Gibi gibi.

    Bir intikam yöntemi olarak da vicdani mastürbasyon olarak da beş para etmeyen eylem. Tabii fikirler subjektiftir rerere rörörö falan filan di mi? Yoo buz gibi gerçekler bunlar evet.
    5 2 ...
  • bu şerefsiz hakkında tek bir entry olmaması sapık milyarderlere kul köle olmuş medyanın bizi nasıl da beyinsiz npc'lere çevirdiğin ayan beyan bir kanıtı. pizzagate skandalının arkasındaki asıl isim bu.
    https://www.uludagsozluk.com/e/41856915/

    yazık yahu, dünyadan haberimiz yok!
    3 0 ...
  • bu tabir dost zannettiklerinden kazık yiyen insanların, başına 'gerçek' kelimesini koyarak ürettiği ütopik bir karakterdir. ''bak bu gerçek bir dost''. ''gerçek dost dediğin''... bir de şey var, ''kardeşten öte''.

    herkesin ve her şeyin gelip geçici olduğu bir dünyadayız. kardeşin kardeşi terk ettiği, sokak köpeğiyle insanın sırdaş olduğu bir yer burası. o yüzden her şeye dramatik bir anlam yüklemek yerine biraz anı yaşasak, ayrıntılara takılmasak, biraz da kendi işimize baksak, dünya daha güzel döner ve bizler çok daha huzurlu günler yaşarız.

    imza: bir dost.
    2 0 ...
  • bir dönem fırtına gibi esiyordu.

    fırtına dediysem önüne kattığını götüren, her şeyi berbat eden, insanları yazmaktan soğutmasıdır.

    bu ve bunun tayfansının sözlüğe o kadar çok zararı dokundu ki insanlar artık yüzlerini ekşiterek bakmaya başladılar, irite oldular ve gittiler. zaten sallanıyordu sözlük, kendisi de tam manasıyla yıkımı getirdi. fake hesapla yazdığı hikayeleri, "cesur"luk altında yaptığı ucuz hareketleri olsun bir çok yazara sebep olmuştur. sol frame e tiksinerek bakma sebebidir, özel hayatını bir dönem gözümüzün içine sokarak yaptığı manasız işlerin karşılığı da hep olumsuz olmuştur. kendisine ise ego mastürbasyonu...

    sözlük yönetimine olan güven zedelenmiştir, zaten onların da güveni pek hak ettikleri söylenemez. zira son yıllarda "yetkili" kisvesi ile aldıkları adamların kibarca bir ipe derman olamayacak tipler olması da bunu destekler niteliktedir.

    ya sırf sürekli birisi dükkanınıza geliyor diye ona ortaklık teklif eder misiniz? hem de bu esnada huzuru bozan birini? işte bu düz mantık bile bu soruda "ne yapıyonuz aga siz kafanız mı güzel" dedirtmeye yetiyor.

    uludağsözlük yıllar önce ölmüştür, bu da tabutuna vurulan son çividir...
    19 0 ...
  • etuuu

    2110.
  • aslında bir zamanlar sözlük olarak anılan ancak günümüzde çöpçatan sitesi, cinsel yaşam forumu, fotoğraf paylaşım platformu ve daha bir sürü şeye dönüşen uludağ limonata'ya, son yıllardaki tahammül hudutlarını çılgınca aşan seviyedeki kalitesizliği sebebiyle bir veda yazısını bile çok görüyordum; fakat yıllar boyunca bir görünüp bir kaybolarak karabatak imajı çizdiğim için hâlâ döneceğimi düşünen okuyucularımın varlığını geçtiğimiz günlerde fark ettim. bu sebeple altı buçuk sene sonra şahsımı bekleyenleri bilgilendirmek adına etuuu karakterinden çıkarak klavyemi son bir kez yok oluşun eşiğindeki bu siber mekan için eskitiyorum.

    yönetimdeki, bilinen formattaki ve kitledeki kökten değişim sebebiyle bir zamanlar her gün hayırlar dilediğim ve arkadaş olarak hitap ettiğim kimselerle hasret gidermek ve de yeni okuyucularla belki bir iki öyküde kucaklaşmak adına son üç yıldır buraya oldukça nadir uğramaya başladığım için kuvvetle muhtemel bu zaman dilimi içerisinde üye olanlardan şahsımı tanımayanların sayısı oldukça çoktur. elbette ki edebî geçmişi boyunca ticarî kaygı gütmediği için anonimliği bir numaralı ilkesi haline getirmiş biri olarak giderken bile kendimi ifşa etmeyeceğim. fakat aldığım onca teklife rağmen edebi faaliyetlerimi yıllardır kendi tercihim doğrultusunda bağımsız şekilde sürdürdüğüm sektördeki bazı kimseler tarafından 21. yüzyıl türk edebiyatının kıymeti bilinmemiş öykücülerinden biri olarak tanınırım. bu yüzden burada da kısa sürede parlamak ve her dönüşümde daha fazla okuyucu kazanmak benim için pek zor olmadı. gerçi bugün yazmaya başlamış olsam, hatta hiç mübalağa etmeden söylüyorum ki dünya edebiyatının önde gelen isimleri kimliklerini gizleyerek şu sözlüge üye olsa; vücudunun muhtelif yerlerini paylaşarak ilgi çekmeye çalışmaktan başka işlevi olmayan düşük mertebeli ve pek de güzel olduğu söylenemeyecek bir hanımefendinin serçe parmağı kadar konuşulmaz. konuşulmamaları bir yana dursun, son zamanlarda bana yapıldığı gibi sırf uzun yazmış diye ağır hakaretlere uğrarlar. okuyucuları bile bu anlamsız nefretten nasibini alıp "bunu okuyanın anasını avradını vs." gibi son derece galiz yorumlara maruz kalır. gerçekten, edebî teknik ve üslûbun tenâsül uzuvları kadar değeri kalmadı. peki ne oldu da bu noktaya gelindi? sanırım son yıllarda en sık sorulan soru bu.

    bu sorunun cevabını ismail alpen'in pek yakında çıkacak olan ''türkiye'nin en büyük ikinci sözlüğünü nasıl batırdım'' adlı eserinde bulabilirsiniz; ancak ben sizler için kendi açımdan değerlendireyim. hack olayı ve benzeri bazı skandalları gündeme getirip işin magazinsel yönüne de bulaşmayı hiç istemiyorum. meseleye muhtasaran değinecek olursak: interaktif sözlüklerin bir anda popüler hâle gelmesiyle beraber yıllardır kemik kadrosuna iyili kötülü takviyeler yaparak varlığını sürdürmüş uludağ kayak merkezi'ne üye olmanın çok kolay olması hasebiyle sözlük kültüründen bihaber büyük bir kitle geldi ve vandal-moğol-hun-suriyeli akınları gibi büyük bir etkiye sebep olup zaman içinde bugünlerde şâhit olabileceğiniz çöküşü başlattılar. tabii böyle olunca nicelik niteliğin önüne geçti ve sözlük sahibi girişimci arkadaş şirketleşme çatısı altında sözlük kültürüne yabancı istilâcılara ancak sözlük kültüründen ve o döneme kadar bir şekilde korunmuş formata tamamıyla uzak bir yönetimle hakim olabileceğini düşünerek hiçbir şekilde anlam veremediğim bir adım attı. başta her şey güzeldi tabii, yılların 600-700 arasında oynayan aktif kullanıcı sayısı 1000'lere ulaşmıştı; reklamlar ve tıklanmalar da hâliyle arttı ama işte balık da baştan koktu... sözlüğü o döneme dek ayakta tutmuş öz evlatlarını tasfiye etmek ve bu kalitesizliğin baş müsebbiblerini kayırmak gibi anlamsız politikalar güden evlere şenlik bir moderasyonu gören bu kitle, zaten onlardan önce ufaktan başlamış olan fotoğraf akımını müdahale edilemeyecek boyutlara taşıdı. anonimlik perdesi ortadan kalktı ve insanlar yazılarıyla değil görünüşleriyle konuşulmaya başlandı. bunun domino etkisi yaratıp yazarlığı bitireceği hakkında birçok kez uyarıda bulundum amma velâkin aykırı yazı stilim sebebiyle bu konuda da ironi yaptığım sanıldı ve maalesef ki kullanıcılar ve yöneticiler tarafından ciddiye alınmadım.

    bu geçiş sonucunda birikimleriyle, espri anlayışlarıyla ve sağlam edebî kalemleriyle bu sözlüğü muadilleri arasında sağlam bir konumda tutan herkes yavaş yavaş gitmeye başladı; kusura bakılmasın ama zamanla da geriye sadece eski sözlüğün çürük elmalarıyla, yeni gelen kitlenin en vasıfsızları kaldı. bugün aktif kullanıcı sayısına baktığımızda 300 küsuru geçmiyor, büyük kısmı da gizemli yazar. ben nicki görünen ve gizemli yazarlar arasında bu denli yakın bir oranı daha önce görmedim. demek ki insanlar artık burada görünmekten bile utanır oldu. daha çok şey ekleyecektim ama mümkün olduğunca kısa tutmaktan yanayım. yazdıkça üzülüyorum çünkü. keşke 2016'da gelişmeler kısmına 'arkadaşlar güzeldi' yazılıp kapatılsaydı da bugünleri görmeseydik.

    eski ekşi sözlük antik temasının yerine dayatılan son derece kullanışsız ve rezil temadan da bahsetmezsem olmaz. eskiden 5000-10000 karakter arası bir yazı yazarken bembeyaz tertemiz bir a4 kâğıdına yazıyormuşçasına rahatken, bu temanın zorunlu hale gelmesiyle beraber kendimi tırtıklı mukavvaya yazıyormuş gibi hissetmeye başladım. hem gözümü yoruyor hem ilhamımı korkutup kaçırıyor hem de diyalog kısımlarını düzenlerken yukarıdan gizli bakınız almak bile işkenceye dönüşebiliyor. bunun dışında başlıkların durduk yere soldan kaybolması gibi çok sayıda bug söz konusu; ama moderasyona bugüne kadar ne bildirdiysem çözemediler... tabii bunun büyük bir sorun teşkil etmediğini düşünüyorum çünkü çok az sayıda kişi bir satırdan uzun yazıyor, yazabiliyor.

    şimdi ne zaman bir bakıp çıkayım desem bir başka rezilliğe şahit oluyorum. erkek arkadaşım sımsıcak salep gibi içime boşaldı hamile kalır mıyım tarzı binlerce başlık ve entry, buruşmaya yüz tutmuş uzuvlarını cüretkarca paylaşan anti-aging müptelası teyzelerin peşinde 'çabuuuuuk menopoza girmeden acillll' nidalarıyla dolaşan gençler, sanırım köpüğü kaçmadığı için takdir görerek dünün en beğenilen entry'si olan bir fincan kahve fotoğrafı, evli barklı insanların macera dolu kaçamaklarına dair son dakika haberleri, hangi amaca yönelik atıldığı meçhul yüzlerce kimliği belirsiz el ve ayak fotoğrafı, 'hepinizin .mına korum' yazıp ibret vesikası görünüşünü sergileyen krotchy doll'lar ya da kaslarını az daha sıksa altına kaçıracakmış gibi görünen mr. olympia'lar; talep olursa anadan üryan fotoğrafımı paylaşırım diyen, meme uçlarını sansürleyip paylaşmakta beis görmeyen, ahlaka mugayir fotoğraflarının müşteriler şüpheye düşmesin diye kendine ait olduğunu ispatlamaya çalışan komisyoncusuz emekçiler ve daha nicesi...

    ve yıllar sonra hakkımdaki bir eleştiriye hak veriyorum. evet... benim dönemim bitti, etuuu bitti... çünkü genel kitle ve moderasyon hikâye, deneme, makâle değil; insan uzuvları, erotik görseller, çirkin hakaretler, kadın erkek ilişkileri üstüne mânâsız ve seviyesiz tartışmalar görmek istiyor. anlayış gösteriyor ve bu sisteme uyum sağlayabilecek bir mizaca sahip olmadığım için bir daha hiçbir koşulda dönmemek üzere gidiyorum. oysa 2019'da sözlüğe son kez dönmekteki hedefim, karakteri şanına yaraşır bir hikaye serisiyle sonlandırmaktı ama daha fazla tahammül edemedim. her ne kadar artık uludağ ve sözlük kelimelerini bir araya getirmekten hicap etsem de ilk kez bir hikaye serimde yardımcı karakterimin (salih) başrolümden daha çok sevilmesi, toplu taşımada tanımadığım insanların da etuuu okuduklarını görüp kendimi alter egolu bir süper kahraman gibi hissetmem, birçok farklı insandan hikayelerim hakkında "hayatımda okuduğum en iyi hikaye" şeklinde dönüşler almak gibi eşsiz tecrübeler yaşadım. bu yüzden bugüne dek yazdıklarımı okumaya vakit ayıran, özel mesaj kutumu parlatıp beni muhabbetine lâyık gören ve okumasa bile hayat verdiğim karakter etuuu'yu ve kedisi salih'i sevip sayan herkese en kalbî samimiyetimle teşekkür ederim.

    hayırlı vedalar arkadaşlar...
    22 5 ...
  • ups boobs

    24.
  • --spoiler--
    yeni keşifim.

    antartikayı keşfetsem bu kadar sevinmezdim valla.
    --spoiler--

    Kral seneye de ateşi falan keşfedeceksin inşallah.
    22 4 ...
  • şahsiyet

    125.
  • vicdan denen şey bağırsak gibidir. Sen uyurken de çalışır. Köreltsen de insaniyetini; işlediğin o korkunç cinayet, çıktığın idam sehpasıdır.

    Sımsıkı düğüm olur boynunda, kurbanının yağlı urgan gibi elleri. Kimse katil olduğunu bilmese de, her gece kendin asarsın kabuslarında kendini. Bağırsak vicdan gibidir. Derdin boşaltmaksa içini, kendin çekersin ipini. insan dener ve yanılır…
    6 0 ...
  • Kadın eve para getirse dert, getirmese dert.

    Çalışmayan kadını ayrı ezer yurdum erkeği, çalışıp ondan çok maaş alıyorsa da ayrı bir komplekse girip farklı tacizlerde bulunur.

    Kadın çalışsın, kazansın. Ama erkekten çok kazanmasın.
    Zor dengeler, evet.

    Neyse gençler, hadi ben taksiye çıkıyorum şimdi de. Havalimanına giden varsa atlasın arkaya.
    17 2 ...