• antik çağlardan kalan bir pagan tapınağı olan didim'deki apollon tapınağında altında şort ve terlikle ezan okuyan adamdır.

    izleyelim inşaallah;
    https://twitter.com/enson...tatus/1279110282820882444

    evet, ayasofya'da namaz kılıp ezan okuyacakken biraz güneye gitmiş ve didim'deki apollon tapınağında karar kılmış bu kardeşimiz.

    bakınız bu tip şeyler çomar ezikliğidir. islamla alakası yoktur. ezikliğin dışa vurumudur.
    bu çomar arkadaşımız ezanla ve islamla dalga geçmiş resmen.
    akli dengesi yerinde olan normal bir birey bunu yapmaz, yapmamalı.

    ayrıca, zaten tapusu ülkemize ait bir yere "burayı da fethettik" demek nasıl bir vatan hainliğidir, nasıl bir cahilliktir arkadaş?

    neyi fethettin lan çomar?
    orası zaten bize ait, sen neyi fethettin?

    didim'deki apollon tapınağı ülkemize gelen turistlerin yoğun olarak ziyaret ettikleri bir antik kalıntı. bir mücevher adeta.
    böyle şeyler yaparak bu sene zaten gelmeyen turistlerin hiç gelmemesini sağlamak için yarışıyorlar adeta...
    13 5 ...
  • hy-brasil, hy breasil, hy breasail, hy breasal, hy brazil, ı-brasil olarak da bilinen efsanevi ada.

    hy brasil, kelt mitolojisindeki efsanelerde, irlanda'nın batısında atlantik okyanusunda yattığı söylenen ve yine efsanelerde 7 yılda bir görünür hale gelen efsanevi adadır.

    efsanevi adanın isim kaynağı bilinmemekle beraber, irlanda'da yaşayan kelt kabilelerinden biri olan bresail klanından geldiği düşünülmektedir.

    isim benzerliği nedeniyle her ne kadar brezilya'ya ismini veren yer olarak düşünülse de, brezilya ismini ülkede yetişen brazil ağacından almıştır.

    ada her ne kadar efsanevi olsa da, 14. ve 15. yy haritalarında yer almıştır.

    adanın varlığı 17. yy'da yazılan birkaç kitapta da geçer lakin bunların yazarların hayal ürünü olduğu belirtilir.

    brasil adasının yer aldığı bazı haritalar;

    katalan atlası-1375;
    hy brasil

    piri reis haritası-1513;
    hy brasil

    salzburg üniversitesi haritası-1570;
    hy brasil

    abraham ortelius haritası-1595;
    hy brasil

    hy brasil efsanesi, britanya adalarındaki bir başka efsane ada avalon ile benzerlikler taşımaktadır.
    büyük britanya adasının güney batısındaki efsaneye göre efsane ada avalon da bazen görünür, bazen kaybolur bir haldedir.
    bu bağlamda hy brasil'e irlanda'nın avalon'u diyebiliriz.
    (bkz: avalon/#42715192)

    #tarih
    #mitoloji
    11 3 ...
  • türkiye cumhuriyet tarihinin en başarısız iki bakanından biri olan, tarım bakanı bekir pakdemirli beyanı.

    chp niğde milletvekili ömer fethi gürer, tarım ve orman bakanlığına yönelttiği yazılı soru önergesinde kaç çiftçinin icralık olduğunu, kaç çiftçiye bankalara olan borcu nedeniyle icra takibi başlatıldığını sormuş.

    bakan bey de; "bu ticari sırdır söyleyemeyiz" demiş.

    tarım bakanımızın çiftçilere bakışına bakın.
    bakan bey çiftçileri ticaret yaptıkları kişiler olarak görüyor, bakanlığını da bir ticari kurum...

    neyse, gerçek olanı ben söyleyeyim.
    türkiye'deki çiftçilerin yüzde 85'i bankalara borçlu.
    her iki çiftçiden biri ise icralık durumda.
    ekilebilir tarlaların çoğu da bankalara ipotekli...

    gerçekten eşi ve benzeri görülmeyecek kadar kötü bir dönemden geçiyoruz.
    allah bizlere öncelikle sabır versin, sonra da kafayı yememek için güç ve kuvvet.

    kaynak;
    https://www.milligazete.c...sir-oldu-bakan-aciklamadi

    #tarımvehayvancılık
    14 1 ...
  • Bal gibi de olur.
    Hormonlarına söz geçiremeyen erkeklerin avuntusudur bu.
    Bunlar adam gibi sevmeyi bilmezler.
    Siz onların gözlerine bakarken, onlar sizin memelerinize bakar mesela.
    Aşkın tanımı budur onlar için.
    Bi sevişse tekmeyi koyacaktır, başka kollara koşacaktır.

    Bunlar Evlenmeden olmazcı kızları kezban, yobaz diye etiketlerler.

    Her sevgilisiyle sevişip, evlenirken meryem ana masumluğunda gadınlar isterler filan.

    Ben sadettin teksoy. Gerçekleri yazmaya geldim gidiyorum. Hadi eyw.
    6 1 ...
  • çok üzücü bir olay.

    bir haber sitesinde okuduğum bir yazıya göre bilinçli olarak zehirlenmiş olma ihtimalleri varmış. zira yerde çırpınırken kan kustukları görülmüş. ancak bir yandan da bulaşıcı bir hastalık türünün varlığı ihtimalinin araştırılması için Biosecurity South Australia adlı kurumla da iletişime geçilmiş.

    bu arada haber 2019 yılından. henüz rapor çıkmadı diye yazıyordu birçok yerde. bu işin akıbetine ilişkin bir şey bulamadım. bulan olur da haberdar ederse sevinirim.

    hayvanlara kötü bir şey olduğunda aşırı derecede üzülüyorum...
    4 0 ...
  • Tam bir ay oldu. Hiç bir tepki vermeden sadece uyuyordu. Ilk defa bugün güzel bir haberle güne başladık. Bilinçli olarak göz kapaklarını oynatabilmiş, kafasını sağa, sola çevirmiş ve serçe parmağıyla doktorun eline dokunmuş. Bir mucize ise yavas yavas kendini gösteriyor. Dualarınıza hala ihtiyacımız var. Rabbim bize ve evlatlarına bağışlasın.
    13 0 ...
  • Ulan tavuk yemekle yabancının parasını bastırıp avlanmasının ne alakası var kafanız bu kadar mı partizanca çalışıyor...besin zincirinde insanoğlunun beslenme kaynağı olan bir hayvanın belirli standartla sadece bu amaç uğruna yetiştirilip tüketilmesi ile hiçbir amacı olmayan ekosistemdeki yeri sadece varolmak olan vahşi bir hayvanın sırf eğlence uğruna öldürülmesini bir tutmak için en hafif tabirle aymaz olmak lazım.
    9 3 ...
  • kesinlikle başınıza bela açılır. hatta dayak bile yiyebilirsiniz. isterse öldürsün, dokunursam en sevdiğim ölsün. zira daha önce artistlik yaptık da aldık ağzımızın payını.

    gelin hele gelin, toplaşın da bu konuda nasıl saçma sapan bir olay yaşamışım anlatayım size.

    yıl 2016 nisanı, şimdilerde her aklıma geldiğinde adına lanetler okuduğum biri o dönem hayatımda, sevgiliyiz. saçma sapan bir konu tartışmaya sebep oldu. elemanın tekiyle bir işe girişecekmiş de bilmem ne. ama öyle saçma bir samimiyet ki bu, isyan ediyorum bundan nasıl haberim olmaz, hani her şeyi birbirimize anlatıyorduk gibisinden saçma sapan ilişki klişeleriyle bezenmiş isyanımla melankoli buhranları yaşıyorum. zaten bir tane bira içmiştim, bunu telefonda duyunca o sinirle 2 kırmızı daha aldım, konuştukça konuşuyoruz ve ben baya sarhoş oldum.

    neyse efenim, ben sarhoş olunca bir anda pamuksu bir hal aldım, biraz da iyi konuşunca bu, yumuşadım, affettim. çiğköfte dürüm aldım bir parka oturdum. bu arada halen telefonda bununla konuşuyorum. o da nesi! bir kadın çığlık atıyor, bağırıyor. aha dedim kadına şiddet! evet evet aynen bu şekilde bir cümle kurdum. telefondakine de şaka niyetine "i am hero" diyerek neler oluyor diye bakmaya gidiyorum. binanın yanında alt sokağa merdiven iniyor, diğer yanında da park. merdivenden inerken kızın bağırarak binadan çıkıp merdivene oturduğunu gördüm. annesi de arkasından seslendi binanın önünde ve binaya girdi. merdivenden telefonla konuşarak indim, yanından geçtim. 5-6 basamak indim ve telefondakine "iyi, burada bir sorun yok gibi" gibisinden bir şey dedim ve geri çıktım. çıkmaz olaydım amk!

    yeniden bu kızın yanından geçerken kız delirdi bir anda, sen kimsin ulan! bana mı halleniyorsun gece gece(saat akşam 11-12 civarıydı) gibisinden bağırarak üzerime saldırdı. tekme vuruyor, ben de o sarhoşluğun etkisine kendini bırakmışlığın pamuksu tribiyle "ablacım kötü bir niyetim yoktu, sakin ol" diyorum salak gibi. halbuki "siktir git amk o..su diyerek arkamı dönüp gitmem lazım. malım işte. halen bunu yatıştırmaya çalışırken annesi geldi, kızım dur çocuğu duymuyor musun diyor. e duymuyor işte kahpe, götü kalkmış amk!

    birkaç saniye sonra bu götü kalkıklığın sebebi belli oldu. yukarıdan kısa boylu ama yağlarının üzerine birazcık kas yapangillerden olan biçimsiz biri koşarak ve bağırarak geliyor. dedim abisi herhalde. onu da sakinleştirmeye çalışı.. yumrukları yiyorum, halen ayaktayım, kollarımı açtım, nereye vuruyorsun al bak böyle duruyorum amk! diyorum ve mal gibi yüzümün hoşaf oluşuna bizzat ön sıradan şahit oluyorum. en son aldığım darbeyle götümün üzerine düştüm. yere düşen telefonu kulağıma aldım, ağlıyor. ben de mal gibi karşımdakilere bakıyorum. adamın karşısında öylece durunca bir tehdit oluşturmadığımı anlamış(!) olmalı ki durdu sonunda.

    beraber olayın aslını konuşarak merdivenleri çıktık. annesi kahve yaptı getirdi, kahve içiyoruz. sanki deminki biz biz değiliz, o biçim saçma bir ortam içerisindeyim. meğerse bu keko sığırı bu lanet kızın nişanlısıymış. tartışmışlar da kız o yüzden sinirle bağırarak evden çıkmış. ortada bir şiddet de yokmuş. bildiğin kızın şımarıklığı işte. sonra eve bıraktılar beni ve aynaya baktığımda kaşımın açıldığını görmemle yanlarına geri döndüm. evime 300-400 metre uzaklıktaydı olay yeri. hastaneye götürdüler, salak gibi merdivenden düştüm dedim hastane çalışanlarına. kaşım yapıştırıldıktan sonra eve bırakırken bu sığır herif, "yarın seni ararım" dedi ve bir daha da ne duydum sesini ne de gördüm.

    ertesi gün yüzümün dağılmış halini gördükçe ve bir de adamdan davacı olamayışımın pişmanlığı ve kederiyle bildiğiniz tecavüze uğramış gibi bir his ile 1 ay evde bunalımdaydım. berbat bir histi.

    2 aya tamamen yara izleri yok oldu ama ben de sağlam bir ders aldım. asla ama asla, bir kadına ne yapılırsa yapılsın dönüp de bakmam. olur da yardım edeyim falan, ben kötü olurum da onlar yine evlerine gidip ateşli bir kavgayla devinim kazanmış ilişkilerini gece sonu seksiyle taçlandırırlar. olan da sana bana olur.

    herkes hak ettiğini yaşar bu dünyada. o yüzden kimse için üzülmeyin. tabi insanın eline düşmüş eziyet gören hayvanlar ve çaresiz insanlar dışında.

    bunu da yazın bir yere, gün gelir karşınıza çıkar, arkanızı dönüp gitmenin o an için yanlış ama uzun vadede mantıklı olduğunu aklınızdan çıkarmayın. benim sadece 2 aylığına yüzüm dağıldı. sizin belki hayatınız dağılabilir hatta yok olabilir.
    11 4 ...
  • high noon

    10.
  • Geçtiğimiz yıllarda bir sinema dergisinde eleştirmenler tarafından en iyi western filmlerinin bir listesi yayınlanmıştı ve ilk sırada High Noon yer alıyordu. izledikten sonra listeye de hak verdim. Şöyle ki sinemacılık sanatı açısından muadillerinden bir kaç gömlek üstün bir eser çıkmış ortaya; Film başlarken gözünüze duvarda ki saatin 10:40 olduğu ilişiyor ve film boyunca saatin 12:00 olmasını bekliyorsunuz, yani tam manasıyla 1 saat 20 dakika boyunca gerçek zamanlı olarak işleyen bir film var karşınızda. Sahne çekimleri bir ders niteliğinde olduğu gibi bu sefer karşımıza "savulun ben kahramanım" gibisinden bir şerif hikayesi değil de herşeyini insanları için vermiş fedakar bir insanın, kötü günde nasıl yalnız bırakıldığını ve geçmişinden nasıl da kurtulamadığını ve bu durumun yarattığı ölüm korkusunu izliyorsunuz. Film başlarken söylenen şarkı filmin tamamına hakim ve sözleri ile müziği bilinç altınıza işliyor öyle ki sabah uyandığımda ben bile şarkıyı mırıldanıyordum.
    Ve bildiğim kadarıyla bir sosyalist olan Gary Cooper dönemin hükümet baskısı altında ki western sinemasından ayrı filmler çekmek isteyen bir aktördü, bu filmde bir protesto niteliğindeydi.

    Bu filmden sonra filme cevap olarak, başrolde john wayne ve dean martin'nin olduğu Rio Bravo çekildi.
    1 0 ...
  • herif çıkmış ankara’dan istanbulda haftalardır çöp toplanmıyor diye yazıyor.

    yalan söylemeyin lan. bakın dün de bu iddiayı gördüm indim baktım çöplere, gayet de toplanıyor çöpler benim mahallede.

    ayrıca paint ekrem ne oğlum? adama bir türlü ne diyeceğinizi bulamadınız he cidden.

    sağcılar da fındık kurdu mesela bence, hani kendilerine kurt diyorlar ya.

    senin gibi sağcılar da enik işte, sürü haline gelince it sürüsü oluyorsunuz.

    t. yanlış bir iddiadır.
    5 1 ...