• Sürekli arabasını paylaşan bi’ arkadaş var, sonradan görme mi acaba diye merak ediyorum açıkçası.

    Ne zaman baksam aynı açıdan aynı fotoğraf, anladık yazar kişisi araban var. Güle güle kullan, tüm sözlük öğrendi; si ra dan sir adam adlı kişinin wolksvagen marka aracı var, baz modeli haberimiz var benzinli bi’ de.

    Bir takım fotoğraflardır.
    3 1 ...
  • ya bi siktirin gidin amk bulmuşsunuz bir kavram cool mool bayılıyorsunuz kategorilendirmeye yada yüceltmeye her bi boku.

    kime göre neye göre bu coolluk?

    soğan hazırlayacak bebek boku temizlicek bunlar ne diyorsun birader?
    2 0 ...
  • marco reus

    110.
  • marco reus, 31 mayıs 1989 dortmund doğumlu alman futbolcu..

    dünyada en çok beğendiğim, değer verdiğim oyunculardan biridir, pes 2013'te real madrid'imde sağ kanatta oynatıyorum kendisini *

    dünya futbolunda çok önemli bir isim marco reus, artık ismi borussia dortmund'la özdeşleşmiş durumda..

    ön bölgede sağ sanat, ofansif ortasaha, sol kanat, forvet gibi çeşitli mevkilerde rahatlıkla oynayabilmektedir..

    çok rahat çalım atar, çok hızlıdır, gol vuruşları çok temizdir, uzaktan şutları çok iyidir..

    bugün isteseydi bundan 3-4 yıl önce çok iyi kontratlarla real madrid gibi takımlarla 4-5'er yıllık sözleşmeyi rahatlıkla yapardı.. ama o kaptan olarak gemisini terketmedi, borussia dortmund'u signal iduna park'ı terketmedi..

    işte o sebeple bugün, borussia dortmund'un efsanesidir, taraftarlarının mario götze ile lewa'ya bakışı ile veya hummels'a bakışı ile marco reus'a bakışı arasında çok fark vardır..

    geçen yıl yanılmıyorsam ekim veya kasım ayında borussia dortmund formasıyla 100. golünü attı, bir çok asisti var..

    çok çok daha iyi bir kariyeri olabilirdi, ama geçirdiği iki üç ağır sakatlık onu biraz etkiledi, 2014'te dünya kupasında almanya kadrosunda yer alamadı bu yüzden..

    her ne olursa olsun son 10 yılda bastian schweinsteiger'le birlikte alman futbolunun yetiştirdiği en önemli isimdir bence..

    bundan yıllar sonra ilerde, borussia dortmund denince akla gelen ilk isim olucak marco reus.. *

    ayrıca yıllardır, giydiği kramponlar vs puma'ya ait, puma'nın ürünleri, sanırım bir anlaşması var..

    marco reus borussia dortmund ile 2013-2014, 2014-2015 ve 2019-2020 yıllarında almanya süper kupasını, 2016-2017 yılında ise almanya kupasını kazandı..

    marco reus kicker dergisi tarafından 2012 ve 2019 yıllarında almanya'da yılın futbolcusu seçildi.

    almanya a milli takımında şu ana kadar 44 maça çıkan reus, bu maçlarda 13 gol atma başarısı gösterdi..

    kulüp takımlarında ise marco reus'un şu an itibariyle 180'in üzerinde golü bulunuyor..

    marco reus futbolu 4-5 yıl sonra bıraktınca borussia dortmund'un bir değeri olarak futbol dünyasında yer alacaktır..

    marco reus, futbolu bırakmadan almanya'ya gitme imkanım olursa eğer signal iduna park'ta 11 numaralı sarı formasıyla reus'u izlemeyi çok istiyorum *
    4 0 ...
  • Rahmetli Ninemdi.
    Her sabah kalkıp rüyalarını anlatırdi.
    Rüyaları da maşallah türk dizileri kadar hareketliydi.
    Ölmüşler görülür, altın küpler bulunur, uçar düşer, ejderha bile görürdü. Öğleye kadar da rüyasını yorumlayarak geçirirdi.

    Rahmetlinin 2002 yılında vefatından beri düş işleri bakanlığı boş yerini dolduran olmadı.
    Evet 2002 yılından beri düş olayı bitti.
    5 0 ...
  • türkiye ve libya'nın yapmış olduğu antlaşma ile birlikte resmen başlayan muharebelerdir...
    (bkz: libya ile denizyetki alanlarının sınırlandırılması)

    sevgili arkadaşlar, önce kısaca tarihimizde önemli bir yeri olan 1911 yılında başlayan trablusgarp savaşı'nı hatırlayalım...
    zira 110 sene önceki trablusgarp savaşı'nı iyi idrak edemezsek, bugünkü 2. trablusgarp savaşını anlayamayız...

    trablusgarp osmanlı'nın kara bağlantısı olmayan uzak toprağıydı.
    osmanlı'nın donanması yoktu.
    1911'de trablusgarp'ta toplam osmanlı askeri sayısı sadece 10 bindi.
    1911 yılının eylül ayının sonunda italya trablusgarp'a saldırdı.
    fakat ilk saldırılar başarısız oldu.
    yerli halk özellikle sunusi'ler osmanlı'nın yanında kahramanca savaştılar.

    italya, donanmasıyla, büyük ve modern silahlı ordusu ile sahilden içeriye giremedi.
    osmanlı'nın vatan toprağı saldırı altındaydı lakin osmanlı vatan toprağını savunmak için asker gönderemiyordu.

    birkaç subay, birkaç vatansever.
    sivil kimliklerle mısır üzerinden trablusgarp'a gittiler.
    bunlardan biri de gazeteci şerif bey kimliği ile trablusgarp'a gelen kurmay binbaşı mustafa kemal'di.
    (bkz: gazeteci şerif bey in zorlu trablusgarp seyahati/#37798871)
    ikinci trablusgarp savaşı

    trablusgarp'a gelen vatansever subaylar derhal teşkilatlandılar.
    yerel halkın da destek vermesi ile savunma organizasyonları oluşturuldu.

    trablusgarp kumandanı, kurmay albay neşet bey'di.
    bingazi kumandanı; kurmay binbaşı enver bey'di.
    derne kumandanı ise kurmay binbaşı mustafa kemal'di...

    ikinci trablusgarp savaşı

    yerli halkın desteği ile osmanlı kuvvetleri ancak 25 bin kişiydi.
    buna mukabil italyan ordusu mevcudu 100 bindi.

    bir avuç vatansever tam 9 ay vatan toprağını canları pahasına savundular.
    mustafa kemal burada bir gözünü kaybetti.
    yine de geri adım atmadılar.
    italyan ordusu her türlü üstünlüğüne, lojistik imkanlarına sahip olmasına rağmen libya kıyılarından içeriye giremedi.

    ama italya'nın iyi bir donanması vardı.
    beyrut'u topa tuttular, çanakkale boğazına saldırdılar, 12 adaları işgal ettiler. balkan ülkelerinin de sırtlanlar gibi fırsattan istifade edip osmanlı'ya saldırması ile başlayan balkan harbi ile birlikte osmanlı italyanlar ile anlaşmak zorunda kaldı.
    (bkz: uşi antlaşması)
    (hani bazı embesillerin lozan'da kaybettik dedikleri 12 adaları işte bu antlaşma ile kaybettik)

    aylarca kıyıya çaktığımız, her cephede tokatladığımız italyanlara libya'yı teslim ettik.
    ama trablusgarp'ı hiç unutmadık.
    kuvvacı şeyh sunusi'nin yardımlarını hep gözlerimiz yaşlı dinledik.

    geçtiğimiz günlerde mavi vatan için libya ile çok önemli bir antlaşma yaptık.
    gerçekten çok önemli bir hamleydi.
    lakin libya'nın meşru hükümeti iç savaşla meşgul.

    şu an türk silahlı kuvvetlerinin şerefli, namuslu, vatansever bazı subayları vatan toprağı trablusgarp için ta o uzak diyarlarda mücadele veriyor.
    şehit düşüyor...

    evet.
    geçtiğimiz günlerde yıldırım düşmesi(!) sonucu ile 4 askerimiz şehit oldu.
    ikinci trablusgarp savaşı

    siz bu aslan parçalarının yıldırım düşmesi sonucunda mı şehit olduğuna inanıyorsunuz?
    neyse...

    libya'da bugün yeni mustafa kemal'ler, enver bey'ler, neşet bey'ler savaşıyor.
    karşımızda ise 7 düvelin desteklediği hafter soysuzu...

    başta ülkemizin cumhurbaşkanı tayyip erdoğan olmak üzere, tüm siyasetçilerimizin, tüm türk silahlı kuvvetleri unsurlarının namusudur libya ile yapılan antlaşma.
    ikinci trablusgarp savaşı

    (bkz: balyoz mağduru tümamiral cihat yaycı/#42490335)

    umarım ülkemizi yönetenler namuslarını ve şereflerini satıp bu antlaşmadan vazgeçmezler, geri vites yapmazlar.
    bu antlaşmadan vazgeçmek vatana ihanettir.
    şehitlerimize ihanettir.

    ve türkiye cumhuriyeti şartlar ne olursa olsun libya'ya asker göndermelidir.

    1911'de donanmamız yoktu, imkanlarımız yoktu. buna rağmen yüzlerce subayımız, askerimiz canları pahasına oradaydı.
    bugün çok şükür donanmamız da var, her türlü imkanımız da.
    soysuz suudi arabistan, soysuz bae, soysuz mısır, hafter kuvvetlerinin yanında türklere karşı savaşırken, libya'yı adım adım işgal ederken türk silahlı kuvvetleri'nin libya'ya asker göndermesi kaçınılmazdır.

    bütün dünyayı karşımıza alsak da bunu yapmalıyız.
    dün imkanımız yoktu, bugün var.

    allah, şu an orada bulunan bir avuç kahraman askerimizi korusun ve onları muzaffer kılsın.

    kuvvayi milliyeci sunusi kardeşlerimiz için, gazi mustafa kemal'in kaybettiği sol gözü için, sakın libya'yı kaderine terk etmeyin.

    muhtaç olduğumuz kudret damarlarımızdaki asil kanda mevcuttur.
    11 1 ...
  • Sanat ve okuma aşkıyla yanıp tutuşan Kültürlü insandır. ineceği durağa daha çok yol varsa ve trafik de sıkıntılıysa göz kapakları ağırlaşıncaya kadar kitabını okuyup, yavaş yavaş kitabını kapattıktan sonra, başını cama yaslayıp kulağında çalan beethoven'ın ay ışığı sonatını dinleyerek okuduğu son cümleyi düşünüp uykuya dalmak istiyor da olabilir.
    Neyse herkesi kendim gibi sanıp yine büyük bir yanılgı içerisine girip, hayal kırıklığına uğramak istemiyorum. N'apim günde 1500 sayfa kitap okuduktan sonra gelen rahatlama hissini seviyorum. Kim bilir belki de ben tuhafımdır...
    metroda kitap okuyan artist
    5 0 ...
  • kolpaçino ahmet.
    "küçük enişte" olarak tanıyoruz kendisini.

    kolpaçino ahmet 2015 yılında "en doğru sistem başkanlık sistemidir, başkanlık sistemini getirelim ki torunlarımız bile rahat etsin..." demiş.

    kaynak;
    https://www.sabah.com.tr/...dogrusu-baskanlik-sistemi

    ekran şeysi;
    ahmet davutoğlu

    4 sene sonra bugün.
    aynı kolpaçino ahmet ne dedi?
    "Demokratik parlamenter sistemi savunuyoruz..." dedi.

    kaynak;
    http://www.diken.com.tr/d...nter-sistemi-savunuyoruz/

    ekran şeysi;
    ahmet davutoğlu

    e hani başkanlık sistemi gelince torunlarımız bile rahat edecekti?
    şimdi; "Bu sistem devam ettiği takdirde, demokratik toplum düzenini sürdürmek mümkün olmayacaktır" a dönmüş olay.

    siyaset ne kadar pis bir şey ya.

    gerçi bunun akıl hocası, bunu piyasaya süren adam da böyle.
    dün ak dediğine bugün kara diyor.

    eee? davutoğlu'nun "usta" sından, reisinden ne farkı var?
    8 2 ...
  • malum partidir.

    (bkz: 15 temmuz vakfı ve 309 milyon liranın yok olması)

    15 temmuz şehit ve gazileri için toplanan 309 milyon lira bağış parası ve bu parayı topladığı iddia edilen vakıf bir süredir konuşuluyor.
    önce adresinde bulunamayan vakıfa çakma bir adres buldular, bir de mütevelli heyeti atadılar.
    sonra da cumhurbaşkanı yardımcısı çıktı, paranın hazineye aktarıldığını, hazinenin de parayı faize koyduğunu ve 309 milyon liranın tam 338 milyon 971 bin lira olduğunu söyledi.

    bugün de mecliste bu tartışmalar yaşandı.
    https://www.yenicaggazete...zorlayan-soru-260216h.htm

    309 milyon lira para toplanmış, para faize yatırılmış ve tam 338 milyon lira olmuş.
    yani artmış.

    kaç senede?
    3.5 senede.

    şimdi 309 milyon liranın 3.5 senelik faizi sadece 30 milyon lira mı?
    309 milyon lirayı bankaya yatırıyorsun ve 3 senede sadece yüzde 10 faiz alıyorsun öyle mi?

    bak sen şu işe.

    309 milyon lira para 3 sene bankada faizde dursa bugünkü faiz oranları ile hesaplarsak ne kadar faiz getirisi olur biliyor musunuz?
    tam 120 milyon lira. (bugünün faiz oranlarıyla hesaplarsak bu oluyor, 5-6 ay önce, geçen sene faizler daha yüksekti, o dönem aldıkları faizi artık allah bilir)

    yani 309 + 120 = 429 milyon lira olması lazım o paranın.

    ama faizden sadece 30 milyon lira gelmiş.

    geri kalan 90 milyon nerde?
    dağa kaçtı,
    dağ nerde?
    inek içti.
    inek nerde?
    göle düştü...

    ulan şehit paralarının üstüne yatıyorsunuz, yetmiyor bir de faizinden indıragandi yapıyorsunuz.

    valla helal olsun. böyle bir soygun dönemi, arsızlık dönemi görülmemiştir...
    12 1 ...
  • teşhircilik normalde yasalarımızda suçtur. teşhirci nedir? aslında cinselliği çağrıştıran açıklığını aleni sergileyip bundan zevk alan kişi teşhircidir. özel birinin karşısında soyunup onu tahrik edecek her türlü fanteziye girmesi teşhircilik değildir ama bunu kamuya ait bir yerde yapması teşhircilik ve suçtur.

    sözlük de aleni bir yerdir. burada orasını burasını açıp başka kişi veya kişilerin zihninde mastürbasyon malzemesi olup bundan haz alan kişi de teşhircidir. suç işliyordur.
    ayrıca varoş bir sözlükte bunu yaptığı için de kenar mahalle orospudur.
    7 1 ...
  • bakın ortalıkta salgın üstüne salgın var. şimdi de uyuz salgını baş göstermiş. benim aziz atatürk'ümün aşı seferberlikleri ile yendiği tüm bulaşıcı hastalıklar, suriyeliler ile geri döndü bu ülkeye.
    4 2 ...