• türk guguk sisteminde komedyenliğin son perdesi.

    emin çölaşan ve necati doğru meğerse fetöcüymüş.
    insan neresiyle güleceğini şaşırıyor.

    taa yıllar önce kimsenin ruhu duymazken fetö nün maskesini düşüren adamlar meğer fetöcüymüş.
    dünyada fetöcü olabilecek son insan bunlar herhalde.

    https://www.sozcu.com.tr/...dogru-fetocuymus-2787390/
    3 1 ...
  • ürgüp'lü cemal'e yakılan türkü'dür. şaşırdınız mı? Ben de şaşırdım. Çünkü çoğumuz türkü olarak değil de bir rock şarkı olarak biliriz ürgüp'lü cemal'in öyküsünü.

    Uzun zamandır ürgüp türküleri üzerine uzunca bir araştırma yazısı yazmaktayım, bilir kişilere ulaşmak için yöreyi ve türkülerini pek iyi tanıyan bir kaç arkadaşımla uzun süreli sohbetlerim oldu, laf arasında geçti: 'cemal'i bilir misin umut? ürgüp'lü cemal? Türküsü pek bi hüzünlüdür aslında. Uzunca zaman türkü olarak okunmuş yöre halkı tarafından, 70'lerden sonra da erkin koray işte, bilirsin.'

    Yine laf arasına çok sey sıkışırdım, bunun hakkında uzunca bir yazı yazacağım zaten siz çok sevgili yazarlara. saygılar hocamlar. (bkz: Swh)

    Neyse uzatmıyorum, günün ilk şarkısı erkin koray'dan geliyor: cemalim.

    Buyrun: https://youtu.be/ogyCB3-A7u8

    --spoiler--
    Ürgüp'ten de çıktığımı görmüşler
    Kır atımın sekişinden bilmişler
    Beni öldürmeye karar vermişler
    --spoiler--
    3 0 ...
  • bence en vurucu sahnesi 5.bölümde melittanın ve baba batiatus un öldüğü kısımdan sonra oğul batiatus ve doctorenin koşarak gelmeleri, o müziğin çalmaya başlaması, batiatusun ölen babasına bakan üzgün yüz ifadesi, gök gürlerken doctorenin ölü eşini kucağında ağlayarak taşıması ve içinde şimşekler çakan gannicusun kederli bir biçimde semaya bakmasıdır..
    0 1 ...
  • ben affleck, oscar isaac, charlie hunnam ve pedro pascal'ı kadrosunda bulunduran netflix filmi. jc chandor yönetecek filmi. A Most Violent Year dışında sevmediğim filmi yok yönetmenin. Umarım çıtayı düşürmemiştir.

    dünyanın en acımasız kartellerinden birini soymaya çalışan bir ekibin macerasını konu alıyor film. Umarım klişe bir aksiyon-soygun filmi olmaz. Bekliyoruz bakalım.

    https://www.youtube.com/watch?v=68MqzPxNKMA+
    1 0 ...
  • bireysel silahlanma fikrinin kitlelere yayılması açısından tehlikeli bir varsayım.

    bu varsayamın konusu, yakın bir akademisyen tanıdığımızın, avrupa’da bir üniversitede düzenlenen seminerde konu ile alakalı bir profesör tarafından düzenlenen konuşmasından kesitler barındırıyor. kendisi bize bu konuşmadan bazı önemli noktaları aktardı ve öğrendiklerimiz karşısında şaşırdık, etkilendik. bazı korkutucu noktaları da olan bu konuşmanın özetini buraya bırakayım.

    bildiğimiz üzere pubg bir oyun, amacı hayatta kalmak için diğer oyuncuları öldürmek olan bir oyun. hem pc, hem ps hem de mobil sürümleri mevcut. en güçlü bilgisayardan en basit telefona kadar her türlü mecrada insanların hayatına girmiş durumda. bu profesörün seminerde bireysel silahlanma ile ilgili yaptığı bir araştırmada ilginç sonuçlara ulaştığını, şaşırtıcı sonuçlar elde ettiğini söyledi ayrıca ucu bu oyuna da dokunuyor.

    yapılan araştırmda yaşı 12-18 aralığındaki gençlerin bu oyunla tanışmadan önce silah modellerini bilmediklerini, mermi çeşitleri ile ilgili herhangi bir bilgilerinin olmadığını ortaya koymuş. bildiğimiz üzere pubg silahlar üzerine temelleri atılmış çok detaylı ve profesyonel bir silah oyunu. bu gençlerin silahların marka ve modellerini ezberlemiş olması ve hatta bu silahların daha iyi kullanılabilmesi için üretilen ek ekipmanların detaylarını bile bilmesi ürkütücü bir boyut almış durumda. önemli bir detay da oyunun çok gerçekçi bir ‘insan öldürme’ simülasyonu olması. kısacası bireysel silahlanma üzerine bir antrenman yapıldığından, alıştırma süreci olarak dizayn edildiğinden bahsediyor. oyunda insanın hayatta kalmak için ilkel yönlerini ortaya çıkarması ve tüm bu ilkel duyguların yanında bu işin teknik bilgilerini de bu oyunla öğrenmesi korkutucu.

    ellerine gerçek bir silah bile almamış bu gençlerin teoride bu kadar ileri boyutta bilgi sahibi olması doğal olarak onları bireysel silahlanma adına bir istek çemberi içinde arayışlara itiyormuş. sanıyorum bu oyundan etkilenerek bir çocuğun cinayet işlediği bilgisi de verilmiş konuşmada hatta bu olay ülkemizde de haber yapılmış.

    şöyle bir baktığımızda korkutucu bir gerçekle karşılaşıyoruz. bu çocuklar, mermi çeşitlerinden, silahın performansını artıran eklentilerine kadar tüm detayları oynamamaları gereken bir oyundan öğreniyorlar. bomba gibi kitlesel bir ölüm makinasının nasıl ve ne mesafede kullanılabileceğine, hangi stratejik hamleleri yapıp rakip takımı yok edeceklerine dair bilgi sahibi oluyorlar ve bunları binlerce kez deneyimliyorlar. hem de gerçeğe çok yakın bir simülasyonda.

    biraz üzerine düşününce konuyla ilgili bir çok varsayım insanın aklına geliyor. 7’den 77’ye oynan bu hayatta kalma oyunu oyuncuya sadece teorik bilgiyi değil birebir savaş ortamını, vahişiliği ve hayatta kalmak için diğerlerini öldürmesi gerektiği fikrini nakşediyor.

    sanıyorum bu kadar büyük bir kitleye bu oyunu yaymak, sunmak, reklamını yapmak konusunda bir destek alıyorlardır.

    profesörün sorduğu soru şu; bu oyunun dinamikleri neyi teşvik ediyor. oyuncular neye hazırlanıyor ve bu derin silah bilgisi neden bu kadar detaylı işlenerek kontrolü yapılamayan yaş aralıklarına hitap edecek şekilde ulaşılabilir oluyor?

    çok ilginç bir konu ve dikkat çekici de. sanırım sosyal medya sitelerinde bu oyunun yayıncılar tarafından en popüler konu başlığı olduğunu bilmek de kitlenin ne kadar büyük olduğunun bir göstergesi. bir gün insanların sürüklendiği bir çatışma ortamında bu oyundan öğrendikleri ile hayatta kalmaya çalışması fikri gerçekten korkunç. ekip olmak, insan öldürmek, ekipman çeşitliliğine sahip olmak, ilkel güdüleri sınırı alınamayan noktalara ulaştırmak. bu oyun bunun antrenmanını en üst düzey gerçeklikte yaşı çok küçük çocuklara ulaştırıyor. bu çocuklar yaş olarak gördükleri her şeyden etkilenmek için biçilmiş kaftanlar. tıpkı sigara içen rol modellerini örnek almaları gibi, sigaraya ulaşabiliyorlar ve rol modellerini taklit ediyorlar ama silahlara ulaşamıyorlar. ya bir gün belli bir yaşa geldiklerinde ulaşırlarlarsa?

    yurtdışında bir askeri birlikte görev yapan askelere komutanları tarafından önerilmiş bir oyundan bahsediyoruz. hem de şu cümlelerle; ‘’bu oyunu oynayın, olası bir durumda düşmana karşı nasıl pozisyon almanız gerektiğini ve bu pozisyonlarda hangi silahların hangi tepkileri verdiğinin antrenmanını yaparsınız, defalarca denersiniz.’

    gerçekten korkutucu bir ‘oyun’. bu hipotezin hiçbir zaman teoriye dönüşmemesi umudu ile.
    6 2 ...
  • ben de dahil birçok kadının hatıralardan, acılardan ve belki de o düşünüldükçe can yakan mutluluklardan arınmak için yaptığı eylem.
    4 0 ...
  • 15 yaşında orospu çocuklarının sözlükte fink atmasına izin verdiğiniz için bi boka yaramaz hale geldi burası. Şu sik kafalı idiot bile kendini nimetten sayıyor. Bunu ispiyonlamayan yetkilinin ayrı, silmeyen moderatörün ayrı amına koyayım.
    8 1 ...
  • bir erkek bir erkeğe diyorsa; gülünüp geçilir
    bir kadın bir kadına diyorsa; ömür boyu küsülür
    bir kadın bir erkeğe diyorsa; kadın eğlenir, erkek içine atar
    bir erkek bir kadına diyorsa, erkek ölür.
    8 0 ...
  • Konuşmak,anlatmak,derdine derman aramak için değil rahatlamak için yapmalı bunu.
    Yoksa yiyip bitiriyor insanı çaresizlik ,anlatamama duygusu.
    Yani depresyonda olma hali.
    9 1 ...
  • Şu an Herhangi bir şehire giden otobüste olup seyahat etmek istiyorum.
    Işıklar kapanır.
    Kimisi uykuda başının sürekli yana düşüyor olmasından irkilip bölük pörçük uyumaya çalışıyor, kimisi gecenin ahengine uygun müzik dinliyor, ben ise genellikle dışarıya bakmakla yetinip göz hapsine aldığım binalardaki ışığı açık pencereleri, mekanları avlıyordum; belki balkona asılmış çamaşırlar, yahut perdeler, kapının önü... Net görünmeseler de
    Bir anlık geçişleri yakalamak yetiyordu düşünmeye,
    hiç tanımadığım insanlara, hiç okumadığım hikayelerin kabına uzaktan göz kırpıyor olmanın heyecanını yaşamaya yetiyordu.
    insanlar...
    Varlığınıza bir anlığına, uzaktan şahit olmakla bile bir şeyler kazandığımı hissediyordum bu yolculuklarda.
    Evet,
    küçük bir dünyam var.
    Küçük ama kalabalık.
    8 2 ...