• K aranlık gecelerin ardındaki sır
    a dını fısıldar yürek pencereme
    t akatim kalmadı, yüküm ağır
    y oksun, yokluk yansır çehreme
    a y kız selamına hasret kaldım.

    h ak mıdır, zebun oluşum bu hisse
    a rtık ne yaz beklerim, ne ilkbahar
    n açarlık yazılmış yazgıma hisse hisse
    ı rmağımda yıkandı namus ile ar
    m innetine, mihnetine hasret kaldım.

    bir yazar, içimi derinden etkileyen.
    5 1 ...
  • benim anlamadığım bu kadın çatışmaya girmeyen kendi halinde bir ev hanımı karakteri bu niye ölüyor amk. 10 küsür yıldır çatışmaya giren hüsnü rıza baba mesut ali niye ölmüyor .
    7 0 ...
  • temelini an itibariyle attığım, inşallah yüzleri binleri bulacak databeys.

    arkadaşlar bu evde kalmış kız kurularıyla yeter vakit kaybettiğimiz varsa bildiğiniz 30+ kadınlar yazalım nicklerini ona göre mesajlaşmayla falan uğraşmayalım. lütfen ya.

    mesajla nıck ve yaş belirtin buraya editler eklerim.

    limon kabuu -- 32
    veronica mars -- 30
    caydemleyenkiz --28 ( bu +30 değil ama tipsiz o yüzden yazdım asjdlkad)
    ya ipek urgan ya ipek ongun * -- 37
    17 5 ...
  • sevilmemek

    184.
  • Hiç gerçekten sevildiğimi düşünmüyorum.
    Bu sadece bir kadının sevgisi değil.
    Genel toplumun sevgisinden söz ediyorum.

    Ben hiç gerçekten sevilmemiş olmalıyım ki kafamı yerden kaldıramıyorum.
    Ve yine Ben hiç gerçekten sevilmemiş olmalıyım ki geceye bakıyorum.

    Keşke siz de beni sizi sevdiğim kadar çok sevebilseydiniz.
    13 2 ...
  • şahsım dahil birçok erkeği çok üzen hadise.

    şöyle ideal bir eş olabilecek, namuslu, terbiyeli, çok çocuk bakabilecek, ev işlerinde becerikli, sarışın ve güzel mormon kızlardan ülkemizde olmaması trajedisidir.

    şahsen bu mezhebin ülkemizde yayılması lazım diyorum. gönüllü misyonerlik yapabilirim.
    11 1 ...
  • Unutması gereken şeyleri unutmaya çaba göstermedikleri için insanlar, kendi hapishanelerinde yaşıyorlar yıllarca..
    7 0 ...
  • insanlarla iletişim kuramamak.

    daha o bir şeyleri henüz söylemişken sonrasında ne söyleyeceğini bilmek.

    'bir şeyler anlatıyorum ama kime' sözü gerçekten de doğru bir söz. onun beynindekiler belli ve sen bunu değiştiremezsin ki öyle bir çabada bulunmazsın bile.

    bir de şey var gerçekten kuramamak yani böyle konuşamamak anlamsızca istemediğinden falan değil sanki konuşmayı unutmuşsun gibi, dilin dönmüyormuş gibi işte bence en hüzünlüsü de bu böyle anlarda hep çatıların gökyüzüyle birleştiği yere bakarım.
    12 0 ...
  • islam dininde vesvese olarak bilinen durumun bu olduğunu düşünüyorum. elbette en doğrusunu Allah bilir.

    o.k.b. lanetliyle çocukluğumdan beri tanışığım. saçma olduğunu bildiğin halde aklından bir türlü kovamadığın anksiyete atakları, saçma olduğunu bildiğin halde karşı koyamadığın panik ataklar ve bir ton saçma sapan takıntılar, depersonalizasyon, depresyon vb... elbette tüm bu haller beyindeki birtakım kimyasalların eksikliği ya da bozukluğu yüzünden vuku buluyor. fakat ben beynin fizyolojisine saldıran birtakım görünmeyen bilinç sahibi varlıkların bu deformasyonda payları olduğunu düşünüyorum.

    saçma sapan düşünceler saça yapışan sakız gibi zihninize bulaşır ve siz kurtulmaya çalıştıkça daha da yayılır. geçmiş ve gelecek algınıza saldırırarak anılarınızı ve hayallerinizi deforme etmeye çalışır. sanki hafızanızı kaybetmiş gibisinizdir ve sersemlersiniz. bu noktadan sonra dört bir yandan umutsuzluk bombaları atılır. ortalığı kaplayan sis bulutu sizi iyice panikletir. birden bire içinizde bu haleti ruhiyenin hiçbir zaman geçmeyeceğine dair güçlü bir sanı uyanır. bu aşama işlerin tehlikeli bir boyuta ulaştığının habercisidir. çoğu insan bu güçlü umutsuzluk saldırısına dayamamaz ve gerçekten bir daha asla düzelemeyeceğine inanır. bu düşünce kişiyi şiddeti gittikçe artan bir kısır döngüye sokar. artık sabahları gözlerinizi açar açmaz bu karanlık duygular tarafından karşılanırsınız ve gece yatağa girene kadar tüm gününüzü bunlarla boğuşarak geçirirsiniz.

    Allah'a şükür büyüyünce bu atakların çoğunu büyük ölçüde atlattım. özellikle takıntılarım hayatımı yaşanmaz hale getirmişlerdi. çok fazlaydılar. ablam beni doktora götürmek için çok uğraştı ama direndim, gitmedim. dolayısıyla hiç ilaç kullanmadım. bunu övünmek için söylemiyorum. ama birtakım önemli ilaçlar buldum. daha doğrusu Allah hediye etti.

    1. umut.
    2. Allah'a sığınmak.
    3. felsefe ögrenimi ve evreni anlamak.
    4. Kur'an okumaları.
    5. ibadetler. (bu hastalar için dini takıntıların ibadetleri olumsuz etkilediğini biliyorum. ama pes etmeyin.)

    sıralamada herhangi bir öncelik belirtmiyorum. aklıma geldiği gibi sıraladım. Allah'a sığınmak öncelik tabi, o ayrı.

    en kötüsü içinde bulunulan durumun asla düzelmeyeceğine dair beslenen umutsuzluk hissi. bu hisse teslim olmamak çok önemli. her ne kadar güçlü bir his olsa da direnin.

    araf/200: Şeytandan ne zaman kötü bir düşünce zihnini tırmalarsa, ALLAH'a sığın; O işitendir, Bilendir.
    12 6 ...
  • %90 çepni türkü diyenlere inanilmaz ayar oluyorum.

    Bi de kıpçak diyenler oluyor ona daha bir ayrı ayar oluyorum.

    O ten rengi o kıvırcık veya dalgalı kırçıl saç yapısı, kısa bacak uzun gövde ve o koca devasa burun...

    Zaten türkçemizin en çirkin ağızlarından birisi güney doğu da öteki doğu karadenizde konuşulur.

    Bozuk türkçedir burda konuşulan.

    Genel itibariyla gürcistanda bazi bölgelerde göreceğiniz tiplere çok andırıyorlar.

    Gürcü diliyle Lazca çok benzer mesela.

    Trabzonda laz yok masalına da gülüp geçmek gerekir.

    Trabzonda rum varlığı da hala devam etmektedir çok büyüj bir nufusları olmasa da, bu insanlar dinlerini zamanında değiştiren rumlardır ve türklerin anadoluya gelmeden çok önce karadeniz yerleşik halkları olarak tanımlanacak insanların torunları bugün karadenizdeki renkli göz açık ten, uzun burun üçlüsünün sebebinin ta kendileridir.

    Etnik çeşitlilik bakımdan trabzon zengindir aslında.

    Türklüğün izinin olmadığı bir yer diyemeyiz.

    Ama etnik bakımdan türklüğün baskın olmadığı bölgelerimizdendir.

    Tabi ulus devlet hepimizi türk statüsü altında toplar orası ayrı.

    Hepsi kardeşimizdir.
    6 1 ...
  • behzat ç

    10259.
  • çok sevilen bir dizi. neden mi? müsaadenle birkaç tane sıralayalım;

    - dizide oyuncular eve girerken ayakkabılarını çıkarır

    - dizinin ana karakteri bir kahramandır. ama mutsuz, sorunları olan, harikalar yaratamayan, kendi derdine çoğu zaman dermen olamayan bir kahraman. yani senin, benim gibi.

    - dizideki mekanlar, köşkler, hanlar, hamamlar, kervansaraylar değildir. tavuk dönercidir, mamakta bir gecekondudur, sakaryada senin içtiğin bir meyhanedir.

    - dizideki karakterler, adım başı rastlanan cinstendir aslında. harun gibi şişman, akbaba gibi ketum, hayalet gibi kurnaz, behzat gibi psikopat.

    - dizi, polisiye türündedir. türkiye'de geçmektedir. polislik mesleğinde olan bitenler vardır dizide. yukarıdan müdahaleler, yolunu şaşırmış polisler, mesleğin baskısı altında ezilen meslektaşları.

    aslında madde madde yazmaya da gerek yok sanırım.

    behzat ç, olabildiğince gerçektir. olabildiğince samimidir. olabildiğince bizdendir. bu yüzden bu kadar sevilir.
    14 0 ...