• “Bir acayip derde düştüm herkes gider karına
    Bugün buldum bugün yerim,Hak kerimdir yarına
    Zerrece tamahım yoktur şu dünya varına
    Rızkımı veren Hüda dır kula minnet eylemem.”

    Bu sözleriyle kendini aşan şarkı ve şiirdir. Bunu yazanın da okuyanın da ellerinden öperim.

    https://youtu.be/fwB_8kGGs04
    4 1 ...
  • bu gece kalemime öğüt verdim, 140 sayfalık defterin her gün yenilenen sayfalarına kaydettiğim yaşanmışlıkları derlediğimde fark ettim,

    yollarım, keşiflerim, kısıtlarım, izahatlerim, makul redlerim, ideallerim, korkularım, sevinçlerim, güvenim, yapılmalı dediklerimi derlediğimde fark ettim,

    satırlarımı okuduğum gözlerime öğüt verdim,

    haritam, pulusam, gayem, aynada ışığın gözlerimi kamaştırıp, bilincimi hipnotize edişini, farazi münakaşamı, yaşadığım çevreyi anlamaya muktedir kılacak savlarımı görünce fark ettim,

    düşünbilimi dedim, kalbime, tekil standartlarıma öğüt verdim,

    ihtiraslarım, onların doğurduğu gaf dolu aksiyonlar, tüm mümkünlerin kıyısında, saygımı ölçülü harmanlamaya çalıştığım vefayı, daha çok sarıl, daha çok sev'in ışığıyla fark ettim.

    bu işin ilki matematik, ikincisi felsefeymiş.

    ideal sandalyeye oturunca fark ettim.

    https://www.youtube.com/watch?v=WNeLUngb-Xg+
    6 0 ...
  • Çünkü Kediler sevilir. Sevilsin diye. Sevmek ne işe yarar? Sevmek sevilmenin başlangıcıdır. Yani bi nevi alıştırma. işe hayvanları sevmekle başlarsın. Sonra insanları seversin. Karşılık beklemeden. Bu ne işime yarar diye hesabetmeden. Hayvanı bile hesapsız kitapsız sevemeyen, bir karşılık bir menfaat bir fayda bekleyen kişi, insanı nasıl sevecek ki? Sevemez. Zaten sevemediğimiz için bugün türkiye bu halde. Eğer Sevebilseydik böyle bu halde olmazdık. Biz sevmeyi bilmiyoruz. Biliyoruz aslında ama işimize gelmiyor. Egomuz izin vermiyor. Sonra bu hayat çekilmez tabi.
    15 2 ...
  • 3 pınar tanıdım. 3’ü de uzun boyluydu. Bu konuda yapabileceğim tek genelleme.ayrıca;
    (bkz: Genelle yapmanın dayanılmaz hafifliği)
    5 1 ...
  • Tartışma bağlamına enteresan bir üslup getiren kızdır.

    Kız: bir kere wittgenstein dilimin sınırları dünyamın sınırlarıdır, der.

    Erkek: onu erken dönem wittgenstein söylüyor. Sonra buna katılmıyor ki.

    Kız: ağla.

    Erkek: neden?

    Kız: ağla ve kudur.
    9 3 ...
  • Midem bulanıyor insanların hayasızlığından, pişkinliğinden, cahil cesaretinden, saygısızlığından, böyle pisliklerin çoğalmasından ve buna çanak tutanlardan.... midem bu la nı yor.

    hayata dair acı gerçekler

    Edit: https://mobile.twitter.co...tatus/1063087735290912768
    5 1 ...
  • Yetişkinlik döneminde anksiyete bozukluğu, depresyon, özsaygı ve özgüven eksikliği, obsesif kompulsif bozukluk gibi insanın ruhunu harap eden bir sürü psikolojik rahatsızlıkla cebelleşmekle devam eder. Bu korumacılığa bir de mükemmeliyetçilik eklenmişse vay halinize. Kendinizi asla hata yapmaya hakkı olmayan, en ufak hatasında dünyadaki bütün kötülükleri hak edeceğini düşünen, sürekli olarak kendini acımasızca eleştiren, başka birinin ufacık onayı için gecesini gündüzüne katarak hasta olurcasına çabalayan, insanlar zekasına ve becerilerine özenirken kendi kafasında hiçbir şeyi güzelce beceremeyeceği yönünde inançları olan bir yetişkin olarak buluverirsiniz. Evet tam olarak bu durumdayım. Bir gün çocuğum olursa ona asla "sen yapamazsın, benim yapamadığım şeyi sen mi yapacaksın, sen doğru olduğun sürece her işin yolunda gider." tarzı saçma sapan ve amacından sapan sözler söylemeyeceğim.
    9 1 ...
  • bunun için kadınlardan kaçtığımı düşünürdüm. güzel kadınlar tanırdım, tanışırdım, ayaklarıma gelmeyi isterlerdi ben gene de istemezdim. aklımın bi köşesini hep parasız oluşum yoklayıp meşgul ederdi. şimdiyse bir kadınla gezip tozabilecek kadar param çıkar ama içimden gelmiyor. böylesini de istemiyormuşum. demek ki bende başka problemler var. özgüvensizim diye düşünürdüm, şimdi ondan da bolca var. sorunu çözmeye çalışıyorum, du bakalım çözecez. inş gençliğim bitmeden güzel bi hayata erişirim. piç ediyorum hayatımı.
    5 0 ...
  • olması gereken askerlik tipidir. süresi de 3 ay olmalıdır.

    sen 12 ay yaptın herkes 12 ay yapmalı öyle mi ? başkaları 15 ay, ondan öncekiler 18 ay yaptı. o zaman 12 ay yapanlar 6 ay daha extra askerlik mi yapsın ?

    3 ay askerlik yeterlidir. 3 ayda sağını-solunu, disiplini, olası savaş durumunda siper almayı, atışı öğrenemeyen insana 33 ay da eğitim versen öğrenemez zaten.
    5 0 ...
  • hacı hacıyı mekkede, ibne ibneyi dakkada bulurmuş.
    pek hoş atasözü.

    türk düşmanı, türk düşmanını nerede bulur peki?
    londra'da tabi ki...

    kadir mısıroğlu ve şeyh nazım kıbrısi...iki türk düşmanı...
    bu iki türk düşmanının yolları nerede kesişiyor?
    londra'da...

    12 eylül darbesinden kaçarak almanya'ya sığınan kadir mısıroğlu, ingiltere yıllarında ilk iş olarak nakşibendi şeyhi nazım kıbrısi'nin yanına yerleşir.
    nazım kıbrısi kadir mısıroğlu'na sahip çıkıyor, onun ingiltere'de kitap çıkarması için gerekli finansal desteği sağlıyor, mısıroğlu'da kıbrısi'nin yanında londra'nın kuzeyinde bulunan şeyh nazım kıbrısi camisi'nde birlikte takılıyorlar.

    bakın bu caminin hikayesi de çok ilginç.
    bu cami aslında bir havra. bu havra şeyh nazım kıbrısi tarafından satın alınıp camiye çevriliyor.
    lakin nazım kıbrısi bu camiyi neredeyse 1/3 fiyatına alınıyor.
    büyük indirim...

    ama neden bu kadar ucuz acaba?
    çünkü nazım kıbrısi camisinin satın alındığı kişi kim?
    rothschild ailesi.

    rothschild'lere ait bir havra. bu havra düşük bir bedelle nazım kıbrısi'ye satılıyor ve cami yapılıyor.

    vay anasını. ama neden?

    çünkü nazım kıbrısi adlı kansız nakişbendi şeyhi, bir ingiliz ajanı.
    kıbrıs türkü, kıbrıs adasında varlık mücadelesi verirken, bu nazım kıbrısi denilen it, dr fazıl küçük ve arkadaşları aleyhine propaganda yapıyor, ingilizlerin adadaki sözcülüğünü yapıyordu. nazım kıbrısi'ye göre türk mukavemet teşkilatı kafirdi...

    bakın kurtuluş savaşımızda kuvayi milliyeyi, mustafa kemal ve silah arkadaşlarını hain ilan eden, kafir ilan edenlerle ne kadar benzer şeyler değil mi?
    devir değişiyor, zaman değişiyor belki ama bazı kansız köpeklerin ingiliz hayranlığı ingiliz ajanlığı değişmiyor işte.

    şeyh nazım kıbrısi adlı itin bu faaliyetlerinin kayıtları mit'te ve emniyet teşkilatımızda mevcuttur.

    işte bu nazım kıbrısi ile kadir mısıroğlu ingiltere'de mi6'nın kontrolünde faaliyetlerini sürdürdüler.

    mesela, kadir mısıroğlu'nun kızı hastalandığında ingiliz Kraliyet Ailesi devreye giriyor konusunda ingiltere'nin 1 numarası olan doktoru ingiliz hanedanı özel olarak tahsis ediyor kendisine...
    bu ayrıcalığın sebebi neydi?

    Bu Şeyh Nazım Kıbrısi'nin dünyanın dört bir yerinde müridi var...
    Ama her ne hikmetse müritler hep ingiliz Milletler Cemiyeti'ne üye olan eski ingiliz sömürgesi ülkelerde... Yani görevi ingiltere adına oralardaki Müslüman kitleyi elde tutmak...
    örneğin, bu Şeyh Kıbrısi, "Prens Charles'in Müslüman olup kendi tarikatına mensup olduğunu ama durumu gereği bunu açıklayamadığını" ingiliz gazete ve dergilerine manşet manşet beyanatlar ile duyuruyor...
    O derecede de pervasız yani...

    işte bizim püsküllü kadir, bundan dolayıdır ki halen tam bir Şeyh nazım Kıbrısi ve ingiliz hayranıdır. Pek sever toz kondurmaz bunlara.

    nerede bir türk düşmanı, nerede bir atatürk düşmanı varsa arkasında ingiltere olması, ingiliz bağlantıları olması ve ingiliz ajanı olmaları tabi ki tesadüf değildir.

    dünün ingiliz işbirlikçisi şerefsizleri ali kemal'ler, sait molla'lar, damat ferit'ler ne ise, bugün kıbrısiler, kadir mısıroğlulları, mustafa armağan'lar, menzilciler, fetöcüler de aynıdır.
    14 3 ...