• (bkz: düşman içerde olunca kapı kilit tutmaz)

    ya işte...
    sen sürekli cumhuriyetin tapu senedi olan lozan'ı o siyasal islamcı pis diline dolarsan, küçücük fetöcü beyninle bu ülkenin kurucu ve kurtarıcı liderine lanet okursan, elin yunanı da gelir lozan'da elde ettiklerine de göz diker, seni sevr'in karanlığına mahkum etmek için her yolu dener.

    bu işler böyledir.
    97 yıllık cumhuriyetin tapu senedi için "hezimettir" diyebilen soysuz köpekleri içimizden temizlemedikçe göt kadar yunanistan'la cebelleşir dururuz.

    ingiliz mi6 beslemesi siyasal islamcı köpekler...!!!
    açın lloyd george'un lozan hakkında söylediklerini okuyun da utanın.
    lozan antlaşması

    lloyd george'un açıklamasının meali şöyle;
    "mudanya mütarekesi yeterli değildi, lakin lozan'dan daha iyi şartlara sahiptik.
    sevr antlaşmasından mudanya mütarekesine kadar olan süreç bir geri adım olsa da, lozan tam bir hezimettir. bundan sonra başımıza ne gelecek acaba? lozan sadece bir kilometre taşı..."

    yukarıdaki belgede geçen "rout" kelimesinin "hezimet" anlamına geldiğini bildiğinizden şüphem yok aslında.

    gördüğünüz üzre lozan tam bir hezimettir(!).
    ama bizim için değil, ingilizler için ve ingiliz muhipleri için...
    8 1 ...
  • Bir realite. Acil yasak getirilmeli. Maksimum 2 çocuk yapmaları ve onları da adam gibi yetiştirmeleri gerek.

    Evet kürtleri arada savunuyorum ama gerçekleri dile getirmemiz gerek.

    Ayrıca evet essy hewali biz bakıyoruz elektrik faturasını biz ödüyoruz amk.

    Ödeyenlerinize ve adam gibi yaşayanlarınıza kimsenin bir şey dediği yok.

    Benim anne tarafı kürt 4 kardeşler evet biraz fazla. Erkek kardeslerinin birinin 12 yıllık evliliğinden 3 çocuğu var.

    Diğerinin ise 4 yıllık evliliğinden 1 çocuğu var. Faturalarını falan gayette ödeyen insanlar. Hiç bir şekilde ihanetleri söz konusu değil. Burada 10 kişiye sorsan 9 u helal olsun der eminim. Bazılarını görüyorum aq trende 5 tane çocuk küçücük. Demek oluyor ki zaman aralığı çok yok aralarinda. Ve bu bir zarardır ülke için. Böyleleri çok sıkıntı kimse kusura bakmasın.
    6 2 ...
  • fatih terim

    7498.
  • 2019/20 sezonu geneli konuşmak gerekirse ligin ağustos ayında başlaması, transferlerin geç tamamlanması, şampiyonlar liginde kazık kura, falcao ve andone'nin sakatlanması üzerine forvetsiz takımın forvette adem büyük-emre mor ile 4-6-0 gibi bir taktiğe mahkum kalması sonucu kötü bir ilk yarı performansı geçirdi.

    14.haftadan sonra falcao'nun dönmesi, sakatların iyileşmesiyle birlikte 8 maçlık galibiyet serisi yakaladı. bunlardan biri kadıköy'de 3-1'dir. 25.hafta 50 puan alan galatasaray liderin 3 puan gerisinde ve şampiyonluğuna trabzonspor ve başakşehir ile birlikte 2.70-2.80-2.90 gibi oranlar verilen favori 3 takımdan biri konumundaydı.

    coronavirüs sonrası oyuncular 6 kişilik gruplar halinde antrenman yaptı, taktik antrenman yapılacak koşullar hiçbir kulüp için oluşmadı. öte yandan 26.hafta rize deplasmanı muslera, falcao, andone sezonu kapattı ve adem büyük kırmızı kart görüp 3 maç ceza aldı.

    monaco onyekuru'yu geri çağırdı ve galatasaray tamamen forvetsiz + kanatsız kaldı.

    27.hafta gazişehir maçı ahmet çalık 54.dakikada kırmızı kart gördü. maç 105 dakika oynatıldı ve alper ulusoy türk futbolunda 11 yıldır uygulanmayan çift vuruş 6 saniye kuralıyla galatasaray'ın galibiyetini elinden aldı.

    29.hafta feghouli trabzonspor maçında kırmızı kart gördü ve 3 maç ceza aldı.

    kalede yedek kaleci okan kocuk, savunmada 2003 doğumlu emin bayram, forvette emre akbaba oynayarak sezonu geçiren galatasaray son 8 maçta yalnızca 6 puan alarak 6.sıraya kadar düştü.

    velhasıl bu kadar mazeret varken galatasaray'ın toplayacağı maksimum puan son periyotta 8-9 civarıydı. hocaya yazacak ekstra bir şey bulamıyorum çünkü kim varsa zaten onu oynattı. takım iyiyken neler yaptığını da herkes gördü.

    başkalarının 2 forveti ve kalecisi sezonu kapatsa, takımları avrupa kupalarında mücadele etse, as oyuncu olarak düşündükleri hücumcular yalnızca 800-900 dakika performans verse takımları ilk 6'ya bile giremezlerdi.
    4 0 ...
  • Anne babanın çocuk yetiştirmede başarısız olduğunun ispatı olan insan evladı.
    Bir tanesiyle birkaç gündür muhatap olmaktayız, çocuk asla mutlu olmuyor, kendi kırdığı eşyada bile başkasına suç atıyor. Hatalarını başkalarının hatalarını gündeme getirerek ve yüksek ses tonuyla bastırmaya çalışıyor. Kızdığı kişiye her türlü zararı vermekten çekinmiyor. Karşılık verilince gidip anasına sığınıyor.
    Arkadaşlar,
    Sevgili Romalılar,
    Sizin bu hayattaki evlenme amacınız çocuk yapmak değil mi? Öyleyse bu çocuk ne lan? Basbayağı başarısız olmuşsunuz demek ki.
    5 1 ...
  • ne mehdisi? kuran da mehdi falan yok.. kuranda yok ama diye baslamayin valla söverim.. ne demek kuranda yok ama bilmem ne sih efendi ne dedi.. kuranda olmayan islam dini icin yok hükmündedir.. yok kendinize baska kutsal kitaplar edindiyseniz bu da islami baglamaz.. örnek aldiginiz kitaptan devam edin.. kendinizede kurtarici beklemeyin.. kulun, yetimin hakkindan uzak durun.. adeletsizlikten kacinin.. dedikodu gibi agir günahlara bulasmayin.. birakin kiyamet kopuyorsa kopsun.. nedir bu göt korkunuz.. ne gunaha bulastinizda kiyametten korkar oldunuz.? mehdi gelecekte sizin götü falan kurtaracak mi saniyorsunuz? he allah bi mehdi gönderecek.. bunca tecavuze, hirsizliga, adeletsizlige karsi sessiz kalan hatta sapiga destek olan sizle olacak.. tabi lan allah in adeletide öyle birseydi..

    tekvir süresinde dedigi gibi.. o topraga diri diri gömülen kiz cocugunun ve buna sessiz kalanin hesap görülecek elbet..

    e tecavuze ugrayip yakilandan, buna destek olandan sorulmayacak öylemi.. sen allahin kulusunda o degil.. yaw he he..

    sen once bi sunu unurma ateiste allahin yarattigi kuldur.. ona yapilaninda sorar allah hesabini.. ama sonra o ateist olusunun hesabini baska davada görür..

    kendine kurtarici bekleme.. islam dini sana son kurtariciyi 1500 sene önce gönderdi.. bi kitap ile.. adi muhammed idi kitabi kuran.. baska kurtarici bekleme..
    2 0 ...
  • Gidipte dönmemek açılıpta geri dönememek dönüpte görmemek var hakkınızı helal edin.

    Çok lazımsın göt gidişin olsunda dönüşün olmasın diyenleri duyar gibiyim! Sağ sağlim geleyim o lafları yedirecem size.
    2 4 ...
  • Öncelikle inançsızlığı bir aydınlanma olarak görmek korkunç bir yaklaşım. Bunu söylemek gerek. Inancın cehalet ile zeka ile ilgisi yoktur ki bilim dünyasından birkaç kişi tanıyor olsaydınız alanına muazzam katkılar yapan onlarca teist bilim insanı görürdünüz. inançsızlığı bir aydınlanma formuna sokanların motivasyonu, kendini gerçekleştirme basamağına erişememiş kişilerin kullandığı bir kılıftan ibaret. Futbol takımı desteklemekle aynı motivasyon. Bilime katkı yok, entelektüel birikim yok. Ama inançsızım demek ki birikimliyim gibi komik bir algı.

    Dinler yok olacak mı? Bunu tarafsız gözle değerlendirmek zor. Lâkin mevzubahis semavi dinlerin yok olacağından söz ederken bunu bilgilenmekle açıklamak korkunç. Inancın karşısına bilim konulamaz.

    Dinin yok olmasına gelince; günümüzde dinin insan hayatındaki etkisi nispeten çok daha az. Bu yadsınamaz. Ancak 13. asırda yaşasaydınız da islam'ın 50 yıllık ömrünün kalabileceğini iddia edebilirdiniz. islam o günkü ölüm-kalım mücadelesini kazandı.

    Peki böyle bir şey günümüzde mümkün mü? Pek tabii... Humanizma... Yani Tanrı'ya ihtiyacımız yok fikri belli ürünler ortaya sundu. Pek çok çaresizliğe çare oldu. Ancak insanın idrakini şaşırtacak bir felaket yeniden insanı bambaşka bir düzene itebilir.

    Dinler tarih boyunca evrim geçirdiler. Meselenin diğer boyutu da bu. Günümüzdeki anlayışınız da dinin evriminin bir parçası. Bugün toplumsal davranıslarınız belli kalıpların içinde değil mi sanıyorsunuz? Hepsi gelişimin bir parçası. Eskiden de böyleydi. Bilinen ilk yazılı dini metin olan Rig Veda'da da insanın topraktan geldiği yazıyordu. Ya da başka pek çok ilkel dinde de şefaar kavramı vardı. Bunlar evrim geçirdi. Peygamber kavramı hayatımıza girdi. Yunus Emre ile ayaktakımının islam'dan anladığı farklıydı. Bu günümüzde de böyledir. Siz dinsizleştiğinizi sanırken yepyeni bir dinin kollarindasınız. Yalnızca peygamberleriniz çeşitli kurumlar ve medyatik isimler. Bugün meşhur bilim kurulları çoktan ortaçagın dogmatik kilise yapısına dönüştü. Zamanı gelince taptığınız bu kurumlar da sorgulanacak.

    Bu esasında üzerine cilt cilt kitap yazılacak bir konu. Burada açiklanamayacak kadar kompleks bir yapıda.
    3 2 ...
  • Üstteki entry'yi okuyunca, aklıma Hikmet Kıvılcımlı'nın şu sözü geldi: "din konusu, sadece toplumun çatısında tıkırdayan bir kültür meselesi değil, insan beyninde, düşünce mekanizmalarında işleyen adeta sistemleşmiş canlı bir düşünce biçimidir ve insan beyninde kolayca sökülüp atılamayacak derinliklere yapışmış köklere sahiptir. Söküldü sanıldığı yerde, başka bir nesnenin veya konunun fetişe edilişine; tapımına dönüşmüştür."
    3 1 ...
  • uzun zamandır kendisine derin bir ilgi beslediğim yazar. öyküleri, yarattığı karanlık dünyalar hep cezbederdi beni.

    yaklaşık 7 sene önce kendisini okumaya başladım. an itibariyle ile de, Türkçe'ye çevrilmiş tüm öykülerini bitirdim. yedi sene, dile kolay. tüm öyküleri için, hemen hemen Türkçe'ye çevrilmiş her kitabı almam gerekti. kitaplığımda da bir 'pavloviç çehov' kısmı oluştu ister istemez.

    eğri ayna,
    karım ve ben,
    bir taşralının öyküsü,
    mektup,
    perpetium mobile

    isimli öykülerini şiddetli tavsiye ediyorum.
    6 0 ...
  • "arabasıyla gezdiriyor." Muş.

    Birilerini kilosundan, boyundan ne bileyim ben yamuk burnundan falan vurmaya çalışacak kadar ne yaşıyorsunuz?

    Bir şişman olarak değil, bir insan olarak empati yapıyorum.

    Ayıp size abiler!

    Birisinin bedenini örten etin kilosunu söz konusu edene kadar, kendi olamadıklarınızdan bahsedin!

    Çirkin hesaplarınızın bedelini bir başkasına ödetecek kadar acizsiniz belli ki...

    Toplasan bir yaralı parmağa işemeyen erkek, gider arkanızdan bunları söyler işte. Kendisine bunu "hak" görür.

    Kullandırmayın kendinizi ablalar! lokmanızı, "ağzından düşürse de gülsek" diye hazırda bekleyenlerle paylaşmayın.

    Her erkeği "adam" sanmayın!
    16 1 ...