• evet arkadaşlar. bugün şirkete geçmeden önce amerikan hastanesinde çalışan dayımın yanına gittim. bir işim vardı kendisiyle. onun bulunduğu kata çıktım. bi baktım etrafı hafif kalabalık. ne oluyor acaba dedim, bir baktım ersun hocamız orada. fotoğraf çektiriyorlar. bildiğiniz üzere amerikan hastanesine sık sık ünlü isimler gelir. daha önce sneijder, gomis ve negredo'yu görmüştüm orada. neyse gittim hocamın yanına bir iki kelam etme şansı yakaladım. sizinle tekrardan güneşli günler görebilecek miyiz hocam dedim, gülümsedi sadece ve henüz ortada resmîleşen bir şey olmadığını söyledi. yani zaten geldi bize ama tedbirli davranarak temkinli bir cevap verdi. erzurumspor maçında sizi takımın başında görebilecek miyiz hocam dedim, nasip kısmet, sabırlı olmak lazım dedi. eski fenerbahçe'yi görmeyi çok özledik dedim. inşallah yakındır o günler dedi ve bizlere hoşçakalın arkadaşlar diyerek gitti. eski fenerbahçe'nin sinyalini çaktı ersun hocam.

    dayımla çekildiği fotoğrafı da atıyorum, bu arada dayım fanatik gs'lidir.

    13 aralık 2018 ersun yanal la konuşmam
    9 0 ...
  • SöZcü gazetesi'ni ve yazarlarını fetöcülük ile suçlayan kumpasçılara karşı tokat gibi bir yazı.

    --spoiler--
    Fethullah Gülen henüz Türkiye'de tanınmıyordu ama, izmir Kestanepazarı'nda kulaktan kulağa yayılmaya başlamıştı.
    Vaazlarını hiç kaçırmayan hatırı sayılır bir esnaf grubu oluşmuştu. Manisa'dan Denizli'den Uşak'tan Afyon'dan dinlemeye gelenler vardı.
    Din ekseninde ticari faaliyetti, kendi aralarında tuhaf bir zincir oluşturmuşlardı, sadece birbirlerinden alışveriş yapıyor, kendilerine katılmayan esnafı alışveriş zincirinin dışında tutuyorlardı.
    Fethullah Gülen bu dinci-tüccar kalabalığı, öğrenci yurdu kurmaları için teşvik etmeye başladı. “Işık evi” tabir edilen cemaat yurtlarının temeli 1972 yılında izmir Bozyaka'da atıldı, peşpeşe mantar gibi türedi.
    10 sene içinde, 1982'de Yamanlar Koleji'ne dönüştü. Karşıyaka sınırları içinde ama, Yamanlar Dağı eteklerinde, o günkü izmir'in gözden uzak, tenha bölgesindeydi.
    1982 tarihi çok önemliydi… Çünkü, 12 Eylül darbesinde sağcı solcu, devrimci ülkücü herkesi biçmişler, hapse tıkmışlar, Fethullah Gülen'e hiç dokunmadıkları gibi, üstüne, Yamanlar Koleji'ne yol vermişlerdi.
    Feto'nun gözbebeği sayılan kolejin kurucu müdürü, hapse girmem için beni mahkemeye veren Sezen Aksu'nun babasıydı. “Yaman dede” lakabıyla tanınıyordu.

    Esrarengizdi.
    Ege bölgesinin çeşitli şehirlerinden gelen ve orada yatılı okuyan öğrencilerin adeta dünyayla ilişkisi yoktu, dışarda arkadaşları yoktu, zaten dışarı da pek çıkmıyorlardı, haftasonu sadece altı saat çarşı izni veriliyor, robot gibi yetiştiriliyorlardı.
    Ders dışında sürekli namaz kıldıkları, dini sohbetler yaptıkları konuşuluyordu. Kız öğrenci almıyorlardı. Feto'nun sık sık bu okula gittiği, toplu ibadetler yapıldığı söyleniyordu.
    Burslara tamah edilerek aileleri tarafından zorla buraya gönderilen bazı öğrencilerin psikolojisinin bozulduğu, bazılarının kaçtığı, bazılarının davranış bozukluklarıyla hastanelik olduğu duyuluyordu.

    Sadece milli eğitim içinde değil, medyada da adeta sihirli bir el tarafından korunuyordu, ne soruşturuluyor, ne haber yapılıyordu.

    Matematik Olimpiyatı diye bir şey icat ettiler.
    Sonradan icat edecekleri Türkçe Olimpiyatı'nın miladıydı.
    Güya dünya çapında matematik yarışmaları düzenliyorlardı, Yamanlar Koleji öğrencileri hep dünya şampiyonu oluyordu!

    Tören yapmaya bayılıyorlardı.
    izmir'in kamu ve yerel yöneticilerini, iş dünyasını törenlere davet ediyorlar, normalde içeriye kuş bile sokmazken, kapılarını ardına kadar açıyor, dünya şampiyonu dedikleri çocukları sahneye çıkarıyor, şarkılar filan söyleniyor, törene katılan lavuklara plaketler veriliyor, övgüler düzülüyordu. Bu okuldaki törenlere katılmak moda haline getirilmişti.

    90'lara doğru, yüksek duvarlarla çevrili kampüs şeklindeki okulun ortasına devasa bir bina yapıldı. Kubbeliydi. Bildiğin cami mimarisiydi. Sadece minaresi eksikti. Haftasonu çarşı iznine çıkan öğrencilerden öğrenildiği kadarıyla, camiydi. Dışardan merak edip soranlara “kütüphane binası” diyorlardı ama, camiydi, toplu namaz kılınıyordu.

    CIA destekli Fethullah Gülen organizasyonunun, kumpas davalarından 15 Temmuz darbe girişimine uzanan tüm faaliyetinin odak noktası, başlangıç noktası, nüvesi, işte bu okuldu.

    Ve bu okulu, Türk basınında ilk kez cesaret edip, barındırdığı tüm tehlike ve tehditleriyle birlikte haber yapan, okul adı altındaki bu cemaat yapılanmasının mutlaka durdurulması gerektiğini yazan, afişe eden, alarm zillerini çalan, Yeni Asır gazetesinde dokuz sütuna manşet olmasını sağlayan kimdi biliyor musunuz?

    Yücel Arı'ydı.

    Evet…
    Sözcü'nün yeni iddianamesiyle, Emin Çölaşan ve Necati Doğru'yla birlikte torbaya sokulan, sözcü.com.tr'nin haber koordinatörü Yücel Arı.

    Özellikle, asrın liderimizin iyi okuması gereken bir yazıdır bu.

    Ömrü boyunca çalıştığı tüm gazete ve televizyonlarda, Yeni Asır, Sabah, Star, Habertürk, Hürriyet ve Sözcü'de feto yapılanmasıyla mücadele eden, üniversiteden beri arkadaşım, 30 yıllık gazeteci Yücel'in, fetoya yardım etti diye suçlanması tesadüf değildir.

    Sinsi bir takiptir.

    Yücel iddianamede neyle suçlanıyor mesela?
    2013-14-15 yıllarında Sözcü'de yapılan haberler nedeniyle suçlanıyor.
    Halbuki, Yücel o tarihlerde Sözcü'de değildi.
    2016'da Sözcü'ye geldi.

    Sözcü iddianamesinde Yücel'in iş adresi olarak neresi yazıyor?
    “Hürriyet Towers” yazıyor!
    Bu yanlış adres çok açık şekilde gösteriyor ki…
    Yücel'i bu torbaya monte edenler, çoook önceden mimlemişler, adresi değiştirmeyi unutmuşlar!

    Özellikle, asrın liderimizin iyi okuması gereken bir yazıdır bu…
    Fetoyla mücadele ediyoruz ayaklarıyla yürütülen Sözcü davası, fetoyla mücadele edenleri imha etme operasyonudur.
    --spoiler--

    Kaynak: https://www.sozcu.com.tr/...l/fetocu-oyle-mi-2792452/
    10 3 ...
  • cimer

    17.
  • sayın cumhurbaşkanı.

    siyasiler ve karar vericiler ,

    çocuklarını suriyeli çocukların gittiği devlet okullarına göndermedikçe,
    devlet hastanelerinde torpilsiz, kayırmasız muayene sırasına girmedikçe,
    markete, pazara yanında yağcıları ile değilde bir başına gidip nedir hal diye bakmadıkça,
    allah düşürmesin “sıradan bir vatandaş” gibi adliyeye, polise gitmedikçe,
    trafikte çakarları söndürmedikçe,
    kendisine dert yananı anlamak yerine provakasyonla, teröristlikle suçladığı sürece,

    kısacası temizlik işçisi mesut gibi, sekreter ayşe gibi, emekli Hüseyin amca gibi, öğrenci Zehra, memur Osman gibi çile çekmedikçe,

    bu ülkede hiç bir şey iyiye gitmez. çöküyoruz. ahlakımız, adaletimiz, eşitliğimiz, izanımız çöktü. eziliyoruz sayın cumhurbaşkanı. eziliyoruz.
    4 0 ...
  • Dinci ile dindarı karıştırıyorsunuz.

    Mesela, benim babaannem dindar, rahmetli anneannem dindardı. ikisi de cumhuriyet kadını, kadınıydı.

    Mesela, ülkenin içine edenler, din din diye milleti ayrıştıranlar dinci.
    Anlaştık mı?
    8 2 ...
  • bunlar yüksek hızlı trenin fıtratında vardır.
    nitekim 1828'de londra'da da yüksek hızlı tren kazası olmuştu.

    çapulcular, geziciler, ayyaşlar amacına ulaşamaz.
    27 10 ...
  • Agzima sıçan firma.
    Bir türlü kurtulamadım şundan
    Aklınız varsa bulaşmayın,bizim yoktu bulaştık.
    2 0 ...
  • saatlerce ayılamayacak , her boşlukta kendini uyuma isteğinde bulacak olan insandır .
    1 0 ...
  • Geceyi seviyorum. Kimse yok, Sessiz, sakin. Bu saatte Herkes yarım ölüm halinde. bir süre uyuduktan sonra uyanırım. Camdan bakarım, hava almak için balkona çıkarım. Gündüz yapılacak işlerimi toparlarım. Düşünürüm. Hem de herşeyi, herkesi. Bir mahkemem olur sanki gece. Bugünkü davam da bu sanırım. Ben sana sonsuz bir aşk vadetmiştim, sense sahte bir dünyada günübirlik sahte heveslerin kurbanı oldun.
    8 0 ...
  • çocukluğumu ben pek güzel hatırlamıyorum.

    daha kendimi bildim dedim 32 yaşındaki amcam öldü.

    Teyzem ciğer hastası oldu.Bu olduğunda daha 4 yaşındaydım.

    3 halamın kocası aldatıyor.

    28 şubat sürecinde lise sonda gelen katsayıyla 3 kardeşim katsayı mağduru oldu.Lise değişimi yasaktı.28 Şubat süreci bizim ailenin üzerinden silindir gibi geçti.Özel ve yurt dışında okuyamadılar.3 kardeştiler.Bu olduğunda daha 6 yaşındaydım.Bunun etkisi ömür boyu sürüyor.

    9 yaşımda babam kan kanseri oldu.Atlattı.ama ömür boyu hastanelere gidecek.

    16 yaşımda abim maddeye başladı.

    18 yaşımda dedemi kara toprağa verdim.Aynı yıl dayı oldum.

    Ertesi sene amca oldum.Yaşıtlarım sokakta top oynarken ben daha kendimi yeni yeni bilmeye başlarken dayı amca oldum.

    22 yaşında annemi kara toprağa verdim.
    5 0 ...
  • 1- Gelecek endişesi, susmak bilmeyen kaygılar. Emin adımlar atamıyorum bu yüzden.
    2- Karşıma çıkan insanı elemeye yer arıyorum. Haline tavrına, en ufak mimiklerine kadar irdeleyip değerlendiriyorum adamı. Bu kadar obsesiflik iyi mi kötü mü bilmiyorum ama hayatımın geri kalanını o adamla geçireceğim, her halinin çekilir olması lazım.
    Sonuç: boş küme.
    3- Ben gerçekten sıkılganım bunu çok net görüyorum. Ne kadar yoğun sevgi beslersem besleyeyim, aynı yatakta aynı yüzü bir yere kadar çekebiliyorum. Yalnızlığımı özlüyorum, yanımdaki insan fazlalık gelmeye başlıyor bir yerden sonra.

    Allah büyüktür.
    9 0 ...